Başkan Topçu: “Bayrağımıza yapılan alçaklığı kabul etmiyoruz”

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Fethiye şubesi tarafından 24 Ocak Adalet ve Demokrasi Haftası kapsamında anma programı ve etkinliği düzenlendi

Gündem - 25-01-2026 08:05

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Fethiye şubesi tarafından 24 Ocak Adalet ve Demokrasi Haftası kapsamında anma programı ve etkinliği düzenlendi. Bahriye Üçok Parkı ADD Fethiye şubesi bahçesinde düzenlenen etkinliğe; CHP Şanlıurfa Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Mahmut Tanal, CHP Fethiye İlçe Başkanı Mustafa Koyuncu, ADD Fethiye şubesi başkanı Filiz Topçu ve dernek üyeleri, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile vatandaşlar katılım sağladı. Saygı duruşu ve İstiklal marşımızın okunmasıyla başlayan etkinliğin açılış konuşmasını ADD Fethiye şubesi başkanı Filiz Topçu yaptı. “BAYRAĞIMIZA YAPILAN ALÇAKLIĞI KABUL ETMİYORUZ” Filiz Topçu konuşmasında “Bu gün burada Cumhuriyetimizin temel değerlerine, adalete, demokrasiye ve laikliğe sahip çıkmak, bu uğurda yaşamlarını yitiren aydınlarımızı saygı ve minnetle anmak için bir aradayız. 24 ve 31 Ocak tarihleri Adalet ve Demokrasi haftasıdır. Bu hafta yalnızca bir anma haftası değildir. Bu hafta Cumhuriyetimizi hedef alan karanlık noktalarla yüzleşme, susmadan ve geri adım atmadan, hesap sorma haftasıdır. Ne yazık ki bu gün, sorumluluğu hatırlatan Türk bayrağımıza yönelik alçakça bir saygısızlıkla karşı karşıyayız. Türk bayrağımıza uzanan her kirli el, bu ülkenin bağımsızlığına, cumhuriyetimize ve bu vatan için can veren şehitlerimizin aziz hatırasına uzanmıştır. Bu alçaklığı kabul etmiyoruz ve sessiz kalmayacağız, geri adım atmayacağız. Sözlerime son verirken Prof. Dr. Muammer Aksoy’u, Uğur Mumcu’yu, Bahriye Üçok’u, Ali Gaffar Okkan’ı ve nice devrim şehitlerimizi ve tüm şehitlerimizi saygı, minnet ve özlemle anıyoruz. Onların bıraktığı yerden Cumhuriyet’i savunmaya, laikliği korumaya ve bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin değerlerini sonuna kadar yaşatmaya devam edeceğiz” dedi. , “BU SUİKASTLARIN GERÇEK SUÇLULARI HALA ORTAYA ÇIKARILMAMIŞTIR” ADD Fethiye şubesi yönetim kurulu başkanı Filiz Topçu’nun konuşmasından sonra günün anlam ve önemi hakkında ADD Fethiye Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Burcu Yıldız Bülbül konuşma yaptı. Burcu Yıldız Bülbül konuşmasında “Türkiye Cumhuriyeti; laiklik, ulus egemenliği, üniter devlet yapısı ve hukukun üstünlüğü üzerine kurulmuş büyük bir çağdaşlaşma devrimidir. Bu devrimin mimarı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür. 1990’lı yıllar, Atatürkçü aydınların göz göre göre katledildiği karanlık bir dönemdir. Muammer Aksoy, Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Turan Dursun, Ahmet Taner Kışlalı, Çetin Emeç, Ali Gaffar Okkan ve daha niceleri; Cumhuriyet’e, laikliğe ve bağımsızlığa sahip çıktıkları için hedef alınmıştır. Bu suikastların gerçek faillerinin hâlâ ortaya çıkarılamamış olması, Türkiye’nin en büyük beka sorunudur. Ocak ayı; Toplumsal hafızayı diri tutma, Devrim şehitlerimizi anma, Cumhuriyet’e, demokrasiye ve laikliğe kararlılıkla sahip çıkma ayıdır. Unutmadık, unutturmayacağız. Aydınlanma mücadelesi sürecek” dedi. “GÜÇ İLİŞKİLERİNE GÖRE YÖNETİLİYORSA ORADA ADALET YOKTUR” Anma etkinliğine katılan CHP Şanlıurfa Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Mahmut Tanal’da konuşmasında çeşitli ifadelerde bulundu. Milletvekili Tanal;  Uğur Mumcu’nun planlı bir şekilde katledildiğini belirterek, aradan geçen yıllara rağmen gerçek faillerin ortaya çıkarılmamasının adalet duygusunu zedelediğini söyledi. Tanal “Bazı dosyalar Türkiye’de kapanmıyor; adeta kapatılıyor. Bazı failler bulunamıyor değil, bulunmak istenmiyor. İşte en büyük yıkım da budur. Bir ülkede aydınlar öldürülür, gazeteciler susturulur, dosyalar karartılırsa; devlet hukuka göre değil, güç ilişkilerine göre yönetiliyorsa orada adalet yoktur” şeklinde konuştu. Konuşmasında çeşitli iddialarda bulunan Milletvekili Tanal “Uğur Mumcu, 'Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz' diyordu. O yıllarda bu ülkenin karanlık ilişkilerini yazdı. Ne ile yazdı? Daktilosuyla yazdı. Mafya, siyaset, tarikat ilişkilerini yazdı. Silah kaçakçılığını, uyuşturucu ağlarını yazdı. Devletin içine sızdırılan yapıları, işbirlikçilerini yazdı. Ve tam da bu yüzden Uğur Mumcu hedef alındı. Çünkü Uğur Mumcu’nun yazdıkları, kimin korktuğunu, kimin saklandığını, kimin kirli ellerle, kirli ilişkiler içinde olduğunu tek tek ortaya koyuyordu. Bugün de aynı anlayış sürüyor, aynı düşünce devam ediyor. “UĞUR MUMCU’NUN YILLAR ÖNCE UYARDIĞI TABLONUN TA KENDİSİDİR” Bugün Türkiye’de gazetecilik suç gibi gösteriliyor. Gerçeği yazana dava açılıyor, soru sorana gözdağı veriliyor, konuşana soruşturma açılıyor. Tweet atana ceza yağıyor, haber yapana terör yaftası yapıştırılıyor. Bu mudur demokrasi, bu mudur hukuk devleti, bu mudur Cumhuriyet? Hayır. Olsa olsa bu bir korku rejimidir, bir baskı rejimidir. Olsa olsa bu bir tek adam düzenidir. Bugün Türkiye’de adaletin terazisi bozulmuştur. Yargı, bağımsız ve tarafsız olması gerekirken siyasetin gölgesinde karar verir hale gelmiştir. İktidara yakın olana hukuk başka, muhalefete başka çalışmaktadır. Gazeteciye başka, yandaşa başka; çiftçiye başka, rantçıya başka. İşte bu tablo, Uğur Mumcu’nun yıllar önce uyardığı tablonun ta kendisidir” dedi.
Günün Diğer Haberleri