Coğrafi işaretli ürünlerin adı var, kendileri yok

Fethiye Tahini’nde hammadde üretimi durdu, Kaya İnciri neredeyse yok oldu, Fethiye Tarhanası ise pazarda bulunmuyor

Manşet - 21-08-2025 06:45

Fethiye Tahini’nde hammadde üretimi durdu, Kaya İnciri neredeyse yok oldu, Fethiye Tarhanası ise pazarda bulunmuyor. Coğrafi işaret almak, tek başına ürünü yaşatmaya yetmiyor. Ürünlerin gelişmesi için çalışma yapılmıyorsa, yapılan açıklamalar da hayal satmaktan öteye geçmiyor.

  Fethiye Ticaret ve Sanayi Odası (FTSO) Başkanı Osman Çıralı, restoran, kafe ve otellere çağrıda bulunarak coğrafi işaretli ürünlerin menülere eklenmesini istedi. Çıralı, “Misafirlerimize sunduğumuz her tabakta bu hikâyeyi yaşatmak, hem turizmimizi hem de yerel üreticimizi güçlendirecek” dedi. Ancak sahadaki durum, bu çağrının uygulanmasını zora sokuyor. Çünkü coğrafi işaret alınan ürünlerin üretimi yok denecek kadar az. İTHAL SUSAMLA FETHİYE TAHİNİ Türkiye’nin ilk coğrafi işaretli tahini olan Fethiye Tahini, özgünlüğünü tehdit eden ciddi bir sorunla karşı karşıya. Fethiye susam üretiminin neredeyse tamamen durması, Seydikemer’de durma noktasına gelmesi tahinin coğrafi işaret kriterlerini karşılamasını zorlaştırıyor. Fethiye Ticaret ve Sanayi Odasınca Fethiye Tahininin coğrafi işaret almasını gerektiren özellikle şöyle açıklanıyor: “Ürünün Tanımı ve Ayırt Edici Özellikleri: Fethiye Tahini; Fethiye ve Seydikemer ilçelerinde yetiştirilen sarı susam ya da altın susam olarak adlandırılan golden cinsi açık renkli susam tohumları kullanılarak ve çifte kavrulma yönetimiyle üretilen, yağlı kıvamda ve kahverengi bir tahindir. Geçmişte su değirmenleri kullanılarak üretilen Fethiye Tahini, günümüzde ise elektrikle çalışan makinalar ile üretilmektedir”.   FETHİYE TAHİNİ OLARAK SATILAN TAHİN FETHİYE TAHİNİ DEĞİL Fethiye sınırları içinde susam üretimi yok. Seydikemer’de de yıllık üretim 3-5 tonu geçmiyor. Bu rakam Fethiye ile Seydikemer’in kendi ihtiyacının çok altında. Bu durumda, Fethiye Tahininin üretimi için bölge dışından gelen susam ya da ithal edilen susam kullanılıyor. “Fethiye Tahini” adıyla satılan ürün, aslında coğrafi işaret tanımına uymuyor. Ve Fethiye Tahini olarak satılan ürün aslında Fethiye Tahini olmuyor. Uzmanlar, coğrafi işaretin korunabilmesi için ürünün tanımına uygun şekilde üretilmesi gerektiğini vurguluyor. Yerel susam üretiminin yeniden canlandırılmaması halinde, Fethiye Tahininin hem hukuki statüsü hem de kültürel kimliği risk altına girebilir.   BÖLGENİN TİCARİ GÜVENİLİRLİĞİNE ZARAR VEREBİLİR Bir başka yönden bakıldığında, tüketiciye yörenin hammaddesinden yapıldığı izlenimi verilmesine karşı, ithal ürün kullanılması, hem ahlaki açıdan hem de ticaret ahlakı açısından sorgulanması gereken bir durum olarak görülüyor. Hammadde gerçeği gizlenerek yapılan üretim, uzun vadede hem ürünün itibarına hem de bölgenin ticari güvenilirliğine zarar verebilir. KAYA İNCİRİ VİLLALARA KURBAN GİTTİ FTSO’nun coğrafi işaret aldığı bir diğer ürün Kaya İnciri. Ancak bölgede incir ağaçlarının yerini villalar almış durumda. Annesi Kayalı olan bir vatandaş, “Çok severim Kaya incirini ilaç niyetine aradım, bulamadım” diyerek ürünün yok oluşunu özetliyor. Kaya inciri gibi bir ürünün üretimi çok düşük veya neredeyse yoksa, geleneksel üretim bilgisini aktarmak ve korumak oldukça zor hâle geliyor. Bu durumda coğrafi işaret, belgesel bir koruma sağlamak dışında bir işe yaramıyor.   FETHİYE TARHANASI ORTADA YOK Coğrafi işaretli ürünlerden biri de Fethiye Tarhanası. Ancak piyasada satışı yok denecek kadar az. Fethiye’de kaç kişinin tarhana satarak geçimini sağladığı ya da yılda kaç ton hazırlanıp satıldığı konusunda herhangi bir veri bulunmuyor. Üreticisi az, standardı yok, ticarileşmesi gerçekleşmemiş. Bir ürüne sadece coğrafi işaret almak yetmiyor.   SOMUT PROJELERLE DESTEKLENMESİ ŞART Coğrafi işaret almak tek başına yeterli değil. Bu nedenle coğrafi işaret alınan Fethiye Tahini, Kaya İnciri ve Fethiye Tarhanası için hammadde üretiminin artırılması, gelecek nesillere aktarılması, ticari bir mal olarak değer bulması için çalışma başlatılmalıdır. Öneri ve açıklamaların yerine, üreticilere maddi destek, geleneksel bilginin aktarılması, pazarlama desteği ve kaliteyi artıracak araştırmalar gibi somut projelerin hayata geçmesi gerekiyor. Bu adımlar atılmadığı sürece, “coğrafi işaret alındı” demekten öteye geçilmiyor.   Fethiye Susamı → 1990’larda: yıllık 200 ton | 2024’te: 3-5 ton Kaya İnciri → Yaygın köy ürünüydü | Bugün: neredeyse yok Fethiye Tarhanası → Geleneksel tüketim vardı | Bugün: pazarda görünmüyor. (Orhan Okutan / habercitv.com.tr Yazı İşleri Müdürü)
Günün Diğer Haberleri