Siyasette ve yönetimde kadının temsiliyeti anlatıldı

CHP Fethiye Kadın Kolları tarafından “Siyasette Karar Alma Süreçlerinde Kadın Temsiliyeti' konulu panel düzenlendi

Gündem - 07-12-2024 20:59

CHP Fethiye Kadın Kolları tarafından “Siyasette Karar Alma Süreçlerinde Kadın Temsiliyeti' konulu panel düzenlendi. Fethiye Belediyesi Özer Olgun Kültür ve Sanat Merkezi konferans salonunda düzenlenen panel’ de; TBMM Başkanvekili ve CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca ve Gazeteci Özlem Özdemir konuşmacı olarak katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşımızın okunmasıyla başlayan panel’e; CHP Muğla eski milletvekillerinden Sami Gökmen ve Ali Cumhur Yaka, Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca, CHP Fethiye İlçe başkanı Mustafa Koyuncu, CHP Fethiye Kadın Kolları Başkanı Ayşe Devrim Öztürk, Fethiye Belediyesi CHP’li kadın meclis üyeleri, Kesikkapı mahallesi kadın muhtarı Süzen Taşar, sivil toplum kuruluşlarının kadın temsilcileri, partililer ve vatandaşlar katıldı.  Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren CHP Fethiye Kadın Kolları Başkanı Ayşe Devrim Öztürk “Bugün burada toplanma sebebimiz, Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının verilmesinin ne kadar büyük bir önem taşıdığını tekrar değerlendirmek ve kıymetli panelistlerimizden bilgi almaktır” dedi. Panel’ de hayatta olmayan Fethiye’nin tanınmış girişimci, siyasetçi ve stk temsilcisi olan kadınlarının tabloları duygusal anlar yaşattı. Panel başlamadan önce siyasi parti gözetmeksizin Muğla’da milletvekili ile belediye başkanı seçilen ve Fethiye’de belediye meclis üyesi ile muhtar seçilen kadınların tanıtımı ile ilgili sine-vizyon gösterimi sunuldu. “KADINLARIN KARARLI, MÜCADELECİ VE AZİMLİ OLMASI ÇOK ÖNEMLİDİR” Panel’ in konuşmacılarından TBMM Başkanvekili ve CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca “Eğer bugün Denizli’den bir kadın milletvekili olarak seçilebilmişsem; Atatürk devrimleri ve Cumhuriyet’in kazanımları sayesindedir. Geçmişte kadınların açtığı bu yolun ve onların mücadelesi çok önemlidir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak kadın mücadelesine güç vererek ve kadın temsilini artırarak kadınların önünü daha çok açmamız gerekiyor. Partimizdeki kadın milletvekili oranını artırmak, örneğin % 50’yi hedeflemek için mücadele etmeliyiz. Bu gün milletvekillerinin sadece % 17’si kadınsa, bu oranı nasıl aşabiliriz? Bunun yolu öncelikle kadınların ekonomik özgürlüğünü sağlamasından geçiyor. Kadınlar ekonomik olarak güçlü olduğunda, siyasette daha etkili rol oynayabileceklerdir” dedi. Konuşmasına devam eden Gülizar Biçer Karaca “Özgürlük ve eşitlik mücadelesinde söz sahibi olmak için, gerektiğinde kendi kararlarına itiraz edebilecek ve doğru olanı savunarak çevresindekileri ikna edebilecek bir dirence sahip olunması gerekir. Bu nedenle, kadınların kararlı, mücadeleci ve azimli olması çok önemlidir. Kadınlar, yağmurda, çamurda, karda, sıcakta, güneşin altında yorulmadan çalışır ve sonunda “Ben aday olmak istiyorum” diyerek yola çıkar. Ancak ne yazık ki, siyasi alanda cinsiyet eşitliğini sağlamak hâlâ zorlu bir mücadele gerektiriyor. Milletvekili seçimlerinde sıralamalarda kadınlar genellikle geri planda bırakılıyor. Geçmişte bu makamlarda yer alan kadın siyasetçilerin, muhtarların, belediye başkanlarının ve kadın kollarının açtığı yolu unutmamak gerekiyor. Kadınların karar mekanizmalarında yer alması, yönetim kadrolarında güçlü bir şekilde temsil edilmesi için, onların mücadele anlayışını benimsemek ve minnet duygusuyla hareket etmek şarttır” dedi.   “CUMHURİYET’İN ÖNEMİNİ BİR KEZ DAHA VURGULUYOR” Panel’ in diğer konuşmacısı Gazeteci-yazar Özlem Özdemir’de konuşmasında “1924 yılında ilk anayasa hazırlanırken Meclis’e bir taslak gönderiliyor. Ancak bu süreçte pek çok kişi önemli bir ayrıntıyı unutuyor. Anayasada 'Her Türk erkek...' ifadesi yer alıyor. Günümüzde bu durum 'eril anayasa' eleştirileriyle anılıyor. Fakat bu 'eril' kavramının kullanımından artık yorulduğumu belirtmeliyim. Aslında Atatürk, 'Her Türk erkek' yerine 'Her Türk' ifadesinin kullanılmasını öneriyor. Ancak Atatürk, iddia edildiği gibi bir diktatör olmadığı için, Meclis’ten gelen tepkilere uyuyor. Bu öneri üzerine büyük bir tartışma kopuyor ve bazı milletvekilleri, 'Kadınları da mı kastediyorsunuz?' şeklinde tepkiler veriyor. Sonuç olarak öneri kabul edilmiyor. Osmanlı döneminde ise durum çok daha kötüydü. O dönemde hayvanlar bile sayılıyor, ancak kadınlar toplumda bir birey olarak kabul edilmiyordu. Öyle ki bir evde 5 yaşında bir erkek çocuk varsa, o çocuğun sözü yetişkin kadınlardan daha geçerli sayılıyordu. Kadınlar, çocuk yaştaki erkeklerin bile otoritesine boyun eğmek zorunda bırakılıyordu. Böyle bir ortamda Cumhuriyet’in önemi ve kadınların toplumsal hayatta yer alabilmesi adına sağladığı katkılar, anlatmakla bitirilemez. Kadınların birey olarak kabul edilmediği, hayvanların bile daha fazla değer gördüğü bir düzenden bugünlere gelmek, Cumhuriyet’in önemini bir kez daha vurguluyor” dedi. Haber/Foto-Gökhan Ayyıldız
Günün Diğer Haberleri