Erdoğan’dan Amerikalılara vergi jesti
Orhan Okutan / habercitv.com.tr Yazı İşleri Müdürü
Resmî Gazetede yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla, ABD menşeli otomobil, kozmetik, yaprak tütün ve alkollü içeceklerde uygulanan ek vergiler kaldırıldı. İlk bakışta kulağa hoş geliyor: “Otomobiller ucuzlayacak.” Manşetler umut pompalıyor, tüketici heyecanlanıyor. Peki gerçekte böyle mi?
Bu karar, sadece fiyat etiketlerine değil, Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığına da dokunuyor. Çünkü mesele sadece ithalat değil; mesele, yerli üretimin rekabet gücünü koruyup koruyamayacağı.
YERLİ ÜRETİCİYE DARBE
Bu tür vergi indirimleri, ithalatı cazip hale getirirken yerli üreticiyi zorlar. Zaten maliyet baskısı altında ezilen sanayi, şimdi bir de dış rekabetle baş etmek zorunda. Tarımda da benzer bir tablo var. Ucuz ithalat, yerli çiftçiyi köşeye sıkıştırıyor. Kısa vadede fiyatlar düşebilir, evet. Ama uzun vadede dışa bağımlılık artar, cari açık büyür, üretim zayıflar.
ABD YPG’Lİ TERÖRİSTLERİ DESTEKLERKEN BİZ VERGİ İNDİRİMİNE GİDİYORUZ
Kararın zamanlaması da dikkat çekici. ABD, Suriye’nin kuzeyinde YPG’ye silah desteği verirken, Türkiye ABD menşeli ürünlere vergi indirimi yapıyor. Bu çelişki, kamuoyunda “yeni kapitülasyonlar” yorumlarına neden oldu. Ekonomik jestlerin siyasi karşılık üretip üretmeyeceği ise belirsiz. Vergi indirimi, diplomatik bir yumuşamadan çok, ekonomik bir taviz olasılığını çağrıştırıyor.
SON SÖZ
Vergi indirimi kararları, sadece tüketiciye değil, üreticiye de dokunur. Ekonomik politikalar, kısa vadeli memnuniyetin ötesinde uzun vadeli stratejilerle şekillenmeli. Yerli üretimi korumadan yapılan her dışa açılım, bağımlılığı artırır. Bugün ucuz otomobil alabiliriz, ama yarın kendi otomobilimizi üretemeyebiliriz.
Ekonomide popülist jestler kısa vadede cazip görünse de uzun vadede ağır bir bedel çıkarabilir. Yani ucuzluk pahalıya patlayabilir.