Fethiye’nin sorunları duruyor, fotoğraf arşivi büyüyor

Orhan Okutan / habercitv.com.tr Yazı İşleri Müdürü
Son aylarda belediyelerden odalara ve meslek kuruluşlarına kadar neredeyse tüm kurumlarda tuhaf bir moda başladı. Peş peşe yapılan paylaşımların hepsi aynı kalıptan çıkmış gibi:
“Şu kurumlarla görüştük, daha iyi hizmet için görüş alışverişinde bulunduk, sorunları çözeceğiz.”, Şu toplantıya, kongreye katıldık”…
Kamuoyuna servis edilen tek şey; masada çekilmiş bir iki fotoğraf, araya sıkıştırılmış birkaç diplomatik cümle ve bol miktarda “çalışıyoruz” imajı. Çözüm yok, plan yok, maliyet analizi yok. Yani ortada faaliyet yok, sadece faaliyet görüntüsü var.
Bir konuda toplantıda bulunmak, kongreye ya da fuara katılmak bir başarıymış gibi sunuluyor. Ne konuşulduğu, hangi kararların alındığı, ne yapılacağı belli değil. Algı var, icraat yok.
Sanki çözüm üretmek yerine, çözüm üretiyormuş gibi algı yapılıyor gibi bir hava var.

FETHİYE BELEDİYESİ – MUTTAŞ GÖRÜŞMESİ: FOTOĞRAF NET, PROJELER FLU
Alim Karaca’nın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda MUTTAŞ yöneticileri ile toplantı yapıldığı duyuruluyor. Paylaşımda uzun uzun kimlerin katıldığı anlatılıyor; ancak “bölgemizde hayata geçirmeyi planladığımız projeler” ifadesinin içi bomboş.
Projeler ne?
Hangi sorun çözülecek?
Hangi kurum neyi üstlenecek?
YOK.
Söylenen tek şey, “değerlendirmelerde bulunulduğu.”
Bu kalıp o kadar sık kullanılıyor ki, artık hiçbir ağırlığı kalmadı. Eğer bu “değerlendirmeler” gerçekten işe yarıyor olsaydı, Fethiye’de yıllardır yaşanan sorunlar çoktan çözülürdü. Ama maalesef tablo ortada:
Altı yıl önceki sorunlar bugün daha da ağırlaşarak devam ediyor.
Görüşme var, çözüm yok.
Fotoğraf var, icraat yok.

FODER: TURİST ÖMER GİBİ GİDİP GELMEKLE TEMSİL OLMUYOR
Bir diğer örnek Fethiye Otelciler Birliği’nden. Paylaşımda Bülent Uysal’ın TÜROFED toplantısı ve Resort Turizm Kongresi’ne katıldığı belirtilmiş.
İyi güzel de…
Bölge için hangi karar çıktı?
Otelcileri ilgilendiren hangi gelişme yaşandı?
Gelecek yıla dair beklenti ne?
Risk ne?
Uyarı ne?
Yok.
Sadece “katıldı.”
Açıklamadan anlaşılan tek şey, gidildiği ve dönüldüğü.
Toplantının müzakeresi yok, uyarısı değerlendirmesi yok, üyeye aktarımı yok. Bir hazırlık çağrısı yok!
Oysa Resort gibi bir kongrede onlarca uzman geleceğe dair çok önemli öngörüler paylaşıyor. Bunların bir tanesinin bile sahaya yansımaması ciddi bir eksiklik.
Kaldı ki, basına düşen en net açıklamayı Bakan Ersoy yaptı:
“Bayram dönemleri dışında erken rezervasyon indirimlerini sürdürmemiz gerekiyor.”
Bu cümlenin tercümesi açık:
“Piyasa zayıf, sezon sıkıntılı geçebilir, temkinli olun.”
FODER’in yaptığı, amaç bilgi aktarmak bölgeye katkı sağlamak değil de, “katıldık” demek içinmiş gibi bir anlam taşıyor.

FTSO: E-TİCARET HAFTASI’NDAN NE ÖĞRENDİK? KİMSE BİLMİYOR
FTSO Başkanı Osman Çıralı’nın katıldığı E-Ticaret Haftası etkinliği de aynı sorunu barındırıyor.
Paylaşımda uzun uzun etkinliğin yapısı anlatılıyor, kiminle görüşüldüğü belirtiliyor, platformlar sayılıyor.
Ama şu yok: E-ticaretteki yenilikler neler?
Bu yenilikler bölgedeki işletmeleri nasıl etkiler?
KOBİ’ler için fırsat nerede, risk nerede?
Fethiyeli işletmelere özel bir tavsiye var mı?
Onlar etkinlikte buluşmuş.
İyi de orada duydukları şey Fethiye’ye nasıl taşınacak?
Bir tek cümle yok.
Sonuç yine aynı:
Algı var, icraat yok.
BU İŞİN ADI ARTIK TEMSİL DEĞİL, GÖSTERİ
Toplantıya katılmak iş yapmak değildir.
Kongrede bulunmak çözüm üretmek değildir.
Makamınıza gelen misafiri fotoğraflamak hizmet üretmek değildir.
Buralarda temsil edilen şey, kurum değil; koltuğun kendisidir.
Eğer gerçekten çalışılsaydı:
Ulaşım çözümleri için takvim olurdu.
Turizm için uyarılar paylaşılırdı.
E-ticaret için işletmelere yol haritası çıkarılırdı.
Ama yok. Çünkü amaç; bilgi üretmek, talep etmek, baskı kurmak değil.
Amaç, “oradaydım” demek.

SONUÇ: FETHİYE’NİN SORUNLARI DURUYOR, FOTOĞRAF ARŞİVİ BÜYÜYOR
Fethiye’nin kronik sorunları altı yılda çözülmediği gibi daha da ağırlaştı:
Ulaşım çözümsüz.
Turizm öngörüsüz.
Esnaf belirsizlik içinde.
Meslek kuruluşları pasif.
Odalar sessiz.
Ama fotoğraflar artıyor.
Paylaşımlar çoğalıyor.
Cümleler uzuyor.
Gerçek değişmiyor.
Bu nedenle artık süslü cümlelere değil, net bilgiye ihtiyaç var.
Paylaşım değil, rapor istiyoruz.
Fotoğraf değil, sonuç istiyoruz.
Katılım değil, temsil istiyoruz.
Aksi halde bu gidişle tek gerçek şu olacak:
Kurumlar çalışmıyor; çalışıyormuş gibi görünüyor.

























