GÖRÜYORUM, DUYUYORUM, BİLİYORUM AMA KONUŞAMIYORUM

GÖRÜYORUM, DUYUYORUM, BİLİYORUM AMA KONUŞAMIYORUM
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

/ Orhan Okutan /

Fethiye’de siyaset yapmak kolay. Düğün, cenaze ziyareti, belirli dönemlerde de 3-5 kermes, etkinlik ve spora destek verdin mi tamam. “Nasıl gidiyor?” diye sorduğunuzda “Vallahi iyi gidiyor ilgi alaka iyi. Düğün düğün, cenaze cenaze geziyoruz” diyorlar.

DEVLET DAİRESİNDE İŞİ OLAN AK PARTİYE
BELEDİYELERDE İŞİ OLAN CHP’YE GİDİYOR
Bunun yanında devlet dairelerinde işi, sorunu olanlar ile işçi alımı yapılacağında işe girmek isteyenler, tanıdığın tanıdığını araya koyarak Ak Parti teşkilatlarının yolunu tutuyor.
CHP’li teşkilatlar da, Büyükşehir belediyesi ya da Fethiye Belediyesi’nde işi olanları, sorunu olanları, işe girmek isteyenleri konuk ediyor. Bir dönem Ak Parti ve CHP ilçe başkanlıklarının adının, çocuklarına iş bulma teşkilatları olarak değiştirilmesini tavsiye edecektim ama ciddiye almazlar diye vazgeçmiştim.

İKİ KESİM DE İŞSE ALIMLARDA PARTİZANLIK YAPIYOR
Ak Partililer, CHP’li belediyelerde partizanlık yapıldığını, işe alınacakların CHP’li olmasına bakıldığını, değilse partiye kayıt olma zorunluluğu getirdiklerini iddia ederek eleştiriyorlar. CHP’liler de Ak Partilileri, partizanlık yaparak kendilerine yakın olmayanları mülakatta eleyerek işe aldırmadıklarından şikayet ediyorlar. Ancak her iki kesim de yaptıkları itibarıyla aynı tutumu izliyor. (Bu konuda Belediye Başkanı Alim Karaca’yı ayırmak gerekir. Belediye Başkanı seçilmeden önce Seydikemer’den çok sayıda Ak Partili ile MHP’liyi Büyükşehir Belediyesine işe aldırdığı iddia edilmiş, hatta CHP Fethiye İlçe Danışma Kurulu gibi toplantılarda tartışma konusu olmuştu).
Birde milletvekillerinin bakanlarla fotoğraf çektirip paylaşma modası var ki onu hiç sormayın. Fotoğraflarla alınan sözleri alt alta koysak, Muğla cennet olurdu. Neyse biz Fethiye’ye gelelim.

CHP’LİLER İKTİDARIN UYGULAMASI NEDENİYLE
YAŞANAN ONCA SORUNU GÖRMEZDEN GELİYOR
Fethiye’de, iktidarın koy ve plajları kiralama gibi yanlış uygulamaları nedeniyle ciddi sorun yaşanıyor. CHP’liler Belediye Başkanına bakıyor, konuşuyorsa çevresinde toplanıyorlar, susuyorsa sorunları görmezden gelip onlar da susuyor. İktidarın yanlış uygulamaları nedeniyle insanlar mağdur oluyor, ticaret yapıyor para kazanamıyor ortada yoklar. Herkes karnından konuşuyor. Belediyelerin yanlış uygulamaları nedeniyle çevre tahrip oluyor, yeterli hizmet verilemiyor. Kendi partilisi yaptığı sürece kimse sesini çıkarmıyor. Susarak siyaset yapmayı keşfetmiş gibi davranıyorlar.
Bunun yanında Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki en büyük sıkıntı, Muğla ve özellikle Fethiye’de yerel iktidarın nimetlerinden faydalanmak için Cumhuriyet Halk Partili olanlar geliyor. Partinin ideolojisinden anlayışından habersiz o kadar çok yeni CHP’li yeni devşirme var ki, sık sık Cumhuriyet Halk Partisi’nin ilkelerinin hatırlatılması gerekiyor.

AK PARTİLİLER ÖLÜ BALIK TAKLİTİ YAPIYOR
Fethiye, Muğla’nın en sorunlu ilçelerinden biri. Yerel yönetimlerin hatalı uygulamaları nedeniyle sorunlar katlanarak büyüyor. Yerel yönetimlere muhalefet etmesi gereken Ak Partililer tam anlamıyla ölü balık taklidiyle zaman geçiriyor. Belediyelerin yanlış uygulamaları nedeniyle insanlar mağdur oluyor, ticaret yapıyor para kazanamıyor, ortada yoklar. Bakanlıkların yanlış uygulamaları nedeniyle sorun yaşanıyor ortada yoklar. Sorunu yaşayanlarla görüşüp isteklerinin ne olduğunu öğrenmek istediklerini görmedik. Basına yansıyan denizci Hikmet Selçuk’un denizcilerin sorunlarını anlatmak için Prof. Dr. Aydın Ayaydın’ı ziyaret etmesi var. Bu da sorunu yaşayanların çabası. Belediyelerce yapılan yanlışları dile getirip halkı bilgilendirmek yerine, bakanlıklardan kaynaklanan sorunları yukarıya bildirmek yerine düğün, cenaze, kermes ziyaretiyle siyaset yaptıklarını zannediyorlar.
Tanrı’dan belediye meclisinde Kamil Demirtaş var. Çok önemli olmayan konular da olsa “Belediye yöneticileri bakın bunu dile getiriyorum ama sakın kızmayın” der gibi anlatıp çözüm istiyor. Olsun, hiç yoktan iyidir.
Yerel yönetime muhalefet olan siyasetçilerden, kapalı kapıların arkasında iş çevirmek yerine toplumsal muhalefeti harekete geçirecek çalışma bekleniyor.

ODA VE MESLEK KURULUŞLARI DA AYNI
Sadece siyasetçiler değil Oda ve meslek kuruluşu temsilcileri de aynı: “Görüyorum, duyuyorum, biliyorum ama konuşamıyorum” diye bağıracaklar da sesleri çıkmıyor. Seslerinin neden çıkmadığına geleceğiz.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ