Soba Zehirlenmeleri
Kış mevsimini yaşadığımız bu günlerde tüm yurtta ve bölgemizde soba zehirlenmeleri vakaları görüyoruz
Kış mevsimini yaşadığımız bu günlerde tüm yurtta ve bölgemizde soba zehirlenmeleri vakaları görüyoruz. Bölgemizde doğal gazın olmaması kış aylarında daha fazla soba kullanımına ve soba zehirlenmelerinin ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Halk arasında soba zehirlenmesi olarak bilinen durum, tıbbi ismiyle karbonmonoksit zehirlenmesidir.
Benzin, doğalgaz, odun, kömür gibi yakıtlar yandığında karbonmonoksit gazı ortaya çıkar. Karbonmonoksit zehirlenmesi ülkemizde en sık uygun şekilde kullanılmayan sobalar sebebiyle olmakla birlikte, araçların egzoz dumanlarında, gaz ocaklarında, yakıtla çalışan jeneratörler ve ısıtma sistemlerinde ve hatta sigara ve nargile dumanında da karbonmonoksit bulunmaktadır.
Zehirlenme genellikle kış aylarında daha sık görülür. Bunun en sık nedeni, ısınmak için kullanılan kömür, odun, gazlı sobalardır. Bunların arızalı olması, doğru kullanılmaması ve/veya yeterli havalandırma olmadan kullanılması aşırı karbon monoksit üretimine yol açabilir.
Karbonmonoksit renksiz, kokusuz, tatsız ve yanıcı bir gazdır. Görme, koklama, tat duyularımızla algılanamadığı için de farkında olunmadan zehirlenmeye yol açabilir. Karbonmonoksit solunum yoluyla vücuda girdikten sonra, kanda bulunan alyuvarlarda normalde oksijeni taşıyan hemoglobin adlı bir proteine bağlanır ve oksijenin buraya bağlanmasına engel olur. Bu da tüm organlarda oksijenlenmenin bozulmasına yol açar. Oksijene en duyarlı organlar olan kalp ve beyin en çok ve ilk sırada etkilenen organlardır. Karbon monoksite bağlı ölümlerin üçte birinden fazlası kişi uyurken meydana gelir. İçeriye taze havanın girmediği kapalı ortamlarda çok fazla karbonmonoksit solursanız zehirlenebilirsiniz.
KARBONMONOKSİT ZEHİRLENMESİ BELİRTİLERİ NELERDİR?
Ortaya çıkan belirtilerin ağırlığı, ortamda bulunan karbonmonoksit ve oksijen miktarı, ve maruziyet süresine göre değişkenlik gösterir. En sık görülen belirti baş ağrısıdır. Hafif olgularda bazen sadece baş ağrısı, yorgunluk, baş dönmesi, öksürük, bulantı, kusma gibi şikayetlerle ortaya çıkarak gıda zehirlenmesi, migren atağı veya grip, soğuk algınlığı geçirildiği yanlış kanısına yol açabilir. Daha ağır vakalarda bilinç bulanıklığı/kaybı, koma, sara nöbeti, kalp ritminde bozukluklar, kalp krizi, ölüm görülebilir. Ağır zehirlenmelerde kişiler akut dönemi atlattıktan günler-aylar sonra ortaya çıkan geç nörolojik sekeller (bilişsel fonksiyonlarda bozulma, kişilik değişiklikleri, hareket bozuklukları, sara nöbetleri gibi) ve kalp kası hasarı görülebilir. Karbonmonoksit zehirlenmesine bazı kişiler (bebek ve küçük çocuklar, hamileler ve henüz doğmamış çocukları, yaşlılar ve solunum ve kalp-damar hastalıkları olanlar) daha duyarlıdır.
Gelişmiş ülkelerde en çok karbonmonoksit zehirlenmelerinin rapor edildiği zamanlar elektrik kesintileri sonrasıdır. Elektrik kesintileri sonrası mobil, benzinle çalışan jeneratörlerin kullanımıyla ortaya çıkar. Jeneratörün iç mekana veya evin havalandırma giriş sistemlerine yakın bir yere yerleştirilmesi karbonmonoksit maruziyetine ve zaman zaman ölümlere neden olur. Ülkemiz gibi ülkelerde ise zehirlenme daha çok ısınma amaçlı kullanılan sobalardan sızan karbonmonoksit gazı nedeniyle gerçekleşmektedir. Bunlar dışında kapalı garajlarda araçların çalışır şekilde bırakılması durumunda, karayollarında bulunan uzun tünellerde trafiğin durduğu ve araç motorlarının çalışmaya devam ettiği durumlarda, kamyon kasasında veya motorlu teknelerde uzun seyahatler sırasında, kömür madeni kazalarında, yangınlarda, yöremizde çokça bulunan ve sobayla ısıtılan seralarda, hatta kapalı mekanlarda uzun süre nargile içilmesiyle de karbonmonoksit zehirlenmeleri ortaya çıkabilir.
LODOSLA SOBA ZEHİRLENMELERİNİN İLİŞKİSİ VAR MI?
Isınan hava yükselir. Bacadan geçen dumanın yükselme hızı, dumanın sıcaklığı ile çevre havanın sıcaklığı arasındaki farka bağlıdır. Yani bacanın içindeki sıcak hava, dış ortamdaki soğuk ortama doğru çekilir. Güneybatıdan esen lodos sıcak hava taşıyan bir rüzgardır. Lodosta bu fark azaldığından bacanın çekiş gücü azalır. Yani lodoslu havalarda soba zehirlenmeleri daha sık görülür.
NE TÜR ÖNLEMLER ALINABİLİR?
Yakıtla (kömür, odun, gazyağı gibi) ısınma sağlayan ısıtıcılar sadece iyi havalanan mekanlarda kullanılmalıdır.
Sobalar uygun şekilde kurulmalıdır. Soba kurmadan önce borular ve bacalar temizlenmelidir. Soba borularında fazla dirsek kullanılmamalı ve dirsek ve boru ekleme yerleri hava sızdırmaz olmalıdır. Bacanın yüksekliğinin çatının yüksekliğinden en az 1 metre fazla olmasına dikkat edilmelidir. Rüzgarlı havalarda bacadan gazın geri kaçmasını, yağmur ile ıslanmasını ve kuş, ağaç yaprağı vb. maddelerle tıkanmasını engellemek üzere bacanın tepesinde baca başlığı olmalıdır. Bacalar, kömür gibi fazla miktarda is bırakan yakıt kullanıldığı takdirde iki ayda bir, diğer yakıtlar (sıvı ve gaz gibi) kullanıldığı takdirde ise üç ayda bir temizlenmelidir. Kullanılan yakıtın standartlara uygunluğu kontrol edilmeli, izin belgesi olmayan satıcılardan kömür alınmamalıdır. Sobalar günlük olarak temizlenmeli ve en fazla üçte iki oranında kömür/odunla doldurulmalıdır. Ortam sık sık havalandırılmalıdır. Özellikle lodoslu havalarda gerekmedikçe soba yakılmamalı veya yatmadan önce mutlaka söndürülmelidir.
HER KIŞ SEZONU BAŞINDA SOBA, ŞÖMİNE VE BACALARIN TEMİZLİĞİ VE BAKIMI YAPILMALIDIR
Araba, kamyon gibi araçlar kapalı alanlarda (garaj gibi) çalışır vaziyette bırakılmamalıdır.
Çadır, karavan gibi kapalı alanlarda uyurken yakıtla çalışan ısıtıcı kullanılmamalıdır. Bu, karbonmonoksit zehirlenmesi riskinin arttığı yüksek irtifalarda daha da önemlidir.
Elektrik elde etmek için gazla çalışan bir jeneratör kullanırken, onun evden güvenli bir mesafede tutulduğundan emin olunmalıdır.
İç mekanlara, karbonmonoksit seviyeleri yükseldiğinde sesli uyarı veren karbonmonoksit dedektörleri takılmalıdır.
Karbonmonoksit zehirlenmesinden şüphelenildiği durumlarda ise hiç vakit kaybetmeden bir hastanenin acil servisine başvurulmalıdır.
Dr. Denef Berzeg Deniz
YORUMLAR


