Karagözler sahilinde afete dönüşen yangında 4 tekne kül oldu. Teknelerle birlikte, milyonlarca lira tutarındaki milli servet kül oldu, işadamları ciddi ekonomik kayıp yaşadı, yangının ardından denizde çevre kirliliği oluştu. Aylarca yıllarca verilen onca emek yok oldu gitti. Yangın için tüm kurumlar seferber oldu ancak, sistem yanlış olunca söndürme çalışmalarında başarısız olundu. Tekneler ahşap ve petrol ürünlerinden imal edildiği için, karadaki ev yangınlarında olduğu gibi suyla söndürme çalışmaları yeterince başarıyla sonuçlanmıyor, hatta hiç başarıyla sonuçlanmıyor. Bunun için köpükle müdahale gibi yöntemlerin uygulanması zorunlu oluyor. Bu kadar fazla sayıda teknenin olduğu bir yerde köpük püskürten bir yangın söndürücünün olmaması büyük bir eksiklik olarak gösteriliyor. Devlet kurumları, tekneler yapılmaya başladığı andan itibaren tüm aşamalarında vergi toplamaktadır. Tekne tamamlandıktan sonra ticari ya da şahsi olarak tüm vergileri alınmaktadır. Belediyeler, gerek teknelerden gerek teknelerin bağlı olduğu işletmelerinden vergilerini toplamaktadır. Ama bu kadar kalem verginin toplandığı bir sektör için hiç bir kurum yangınları söndürecek bir sistem kurmuyor. Su püskürtmenin dışında hiçbir müdahale yöntemi geliştirilmiyor. Bugünkü yangının örnek olması, bölgenin ihtiyacı olan köpük ya da uygun olan bir tekne yangınlarına müdahale aracı alınmalıdır. Bu kimin göreviyse sorumluluğu üstlenmelidir. Köpükle müdahalenin önemi şöyle açıklanıyor: “Marinalarda tekne yangınlarını söndürmede köpük kullanmak hayati öneme sahiptir. Köpük, yangının yayılmasını engellemekte ve alevleri hızla söndürmektedir. Doğru köpük seçimi yapıldığında, yangına müdahale hızı oldukça yüksek olur. Köpük, yanan sıvının üzerinde bir tabaka oluşturarak oksijenle teması keser ve yangının yeniden alevlenmesini önler. Ayrıca, köpük mikro su damlacıkları içerir, bu da buharlaşarak oksijeni emer ve yangının kontrol altına alınmasına yardımcı olur.” (Orhan Okutan)