Orhan Okutan / habercitv.com.tr Yazı İşleri Müdürü Yarımada koylara giden yol çeşitli müdahaleler ile hem daraltılmış hem de adeta çirkinlik abidesine döndürülmüş. Yaz aylarında her gün yüzlerce araç binlerce insan geçiyor. Umarız bu hoş olmayan görüntüler yerini tatile gelen insanların akılında kalacak güzel görüntülere bırakır.   Fethiye’nin en güzel araçla gezilecek rotaları arasında bulunan Yarımada Koylar Yolu, yapılan yanlış uygulamalarla adeta çirkinlik abidesine dönüştürülmüş durumda. Yapılan uygulamaların yasaya uygunluğu ise tartışmalı bile değil. Sadi-i Şirazi’nin dediği gibi: "Hükümdar göz yummazsa eşkıya kervan basamaz". Yasaya göre kıyılar halkın olmasına karşı, Yarımada koyların kaç tanesine girilebiliyor? Yapılaşma yasak olmasına rağmen hangi çalışmalar durdurula biliyor? Yarımadayı dolaşırken arabaların çekilip denizin seyredildiği alanların, hangi yetki ve kanuna göre çit ya da tel örgülerle kapatıldığı belli değil. Belli ki kıyıda yapılan çalışmaların görünmesi istenmiyor. Bir başka yerde kıyıya kum taşıyıp plaj oluşturuluyor. Bir başkası koyun yarısını bariyerle teknelere kapatmış. Sonra da diyorlar ki adalete güven, kurumlara güven. Sen ol da gel güven bakalım.   YARIMADA YOLU GÜZELLİKLERİYLE ANILMALI Yarımada Koylara gitmek için tersaneyi geçip Letonya yönünden giderken bir de bakıyorsunuz, önce üzerinde devasa çitlerin bulunduğu bir duvarla karşılaşıyorsunuz. Eski BP’nin alanı. Bir şirketin kiraladığı bir alan, ister istemez denizle bağ kopunca daha estetik bir yapı görmek istiyor insan.   YOLUN DARALTILMASI SAKINCALI Devam ettiğinizde, bu sefer de yeşil çimden örülen duvarla karşılaşıyoruz. BP’nin bitişiğinden başlayıp eski petrol Ofisi arazisinin geçtikten sonra diğer alanın sınırına kadar devam ediyor. Hem yolu ciddi derecede daraltıyor, hem de denizi göremiyorsunuz. Plastik çim görüntüsünün üzerinde “Emniyet Genel Müdürlüğü” yazan tabela asılmış. Muhtemelen marina yapılması için hazırlık yapılıyordur. Araçların kenara çekilip denizin seyredildiği alan yeşil çitin içinde kalmış. Daralan yoldan ilerlemekten başka çere yok. Yaz aylarında binlerce insanın gelip geçtiği yolun daraltılmaması, insanların denizle bağının kesilmemesi bekleniyor. PASLI TEL ÖRGÜLER KİMİN ESERİ? İlerliyoruz, Aksazlar Koyunun çevresinden dolanırken ağaçların denizle buluştuğu güzel görüntü içimizi açıyor. Letonya Tatil Köyüne gelince taş duvarın amansız iç karartmasına kapılıyoruz. Letonya Tatil Köyünü geçtikten sonra denizi tekrar görmeye başlıyoruz. İlerledikçe, insanları denize inmesini engelleyen paslı tel örgülerle karşılaşıyoruz. Kim koymuş, neden koymuş belli değil. Kimden izin almış, nasıl almış belli değil. Tel örgüler muhtemelen küçük, birkaç kişinin denize girebileceği alanlara girişin kısıtlanması amacıyla yapılmış gibi duruyor. İlerliyorsunuz tel örgüler de ilerliyor. İlerlediğimizde bu sefer Büyük Samanlık koyunun çevresi de o meşhur çim görüntülü çitle çevrilmiş. Zaten tel örgü var, çim görüntülü çirkin bir yapıyla tamamen kapatmak için neden çalışılır ki? Denizle insanların bağını kesmek hangi düşüncenin, hangi anlayışın ürünü?   DENİZİ SEYRETMENİN ÖNÜNE GEÇİLMESİ ANLAŞILIR GBİ DEĞİL Biraz daha ilerlediğimizde eskiden araçların kenara çekilip Kızılada ve denizin seyredildiği alana geldiğimizde bir şaşkınlık daha yaşıyoruz. Kuleli Koyuna gelmeden önceki tepede araçların kenara çekilebileceği alana toprak doldurulup ağaç dikilmiş. Yani “burada durmayın kardeş gidin işinize” der gibi. Yer yer kuruyan ağaçlar yol boyu da devam ediyor. Kim dikiyor neden dikiyor belli değil diyeceğim ama kimin ve neden diktiği belli. Ama benim bildiğim insanların ormana girip kafasının estiği yere ağaç dikmesinin yasak olduğudur. İnsanların durup iki nefes denizi seyretmesinin önüne geçen düşünce sağlıklı bir düşünce de değildir. İnsanların durup iki nefes denizi seyretmesine engel olmak için yapılan bu girişim, bu cüret nedir anlaşılmaz.   DOĞAYA MÜDAHALE YANLIŞ HOŞ GÖRÜLÜRSE YANLIŞ YANLIŞA DAVETİYE ÇIKARIYOR Biraz daha ileriye gittiğinizde denizin doldurularak plaj yapılmasına şahit oluyorsunuz. “Kötü mü olmuş?” demeyin. Bu tür bir faaliyet için izin alınması gerekir. Sizce alınmış mıdır? Doğaya müdahale yapılarak iyi görünen her şeyi doğru kabul etmek, diğer alanlardaki doğaya müdahaleler için de örnek oluşturması açısından sakıncalıdır. Keza diğer paralı plajda da deniz kısmı bariyerle teknelerin girişine kapatılmış. Yüzenlerin güvenliği için bariyer gerekebilir ancak bu koyu teknelere kapatmak anlamında olmamalı.       DOĞAL ALANLAR KİRALANMAMALI Doğal alanları kiralayarak üzerindeki değişikliklerin kontrol ve tasarrufunu kiralayana verirseniz, doğaya vereceği zarara aldırmadan en çok parayı nasıl kazanacaksa öyle düzenler. Bu nedenle koylar ve plajlar kiralanmamalı, devletin kurum ya da kuruluşları tarafından işletilmeli, sağlıklı denetimlerle halk yararı gözetilen uygulamalar sergilenmelidir. Yol kenarları da öyle isteyenin kafasına göre kapatmasının önüne geçilmeli. Yaz sezonu geldi. Bu yoldan binlerce araç on binlerce insan geçiyor. Umarız bu kötü görüntüler değişir, Fethiye’den ayrılan tatilcilerin akılında kalacak güzel görüntülere dönüşür.