<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Haberci TV - Türkiye'den Haberler</title>
    <link>https://www.habercitv.com.tr</link>
    <description>Türkiye'den Haberler. Haberci TV</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.habercitv.com.tr/rss/kose-yazilari" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 21 May 2026 07:15:30 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/rss/kose-yazilari"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[90 Dakikalık Maçtan Ömür Sahasına]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/90-dakikalik-mactan-omur-sahasina</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/90-dakikalik-mactan-omur-sahasina" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğlaspor, Mardin Spor, Engeller ve İnsanlığın Gönül Ligi

]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><br /> <br /> Futbol, yalnızca futbol değildir.<br /> Bir topun peşinden koşan 11 adam değil sadece…<br /> Muğla’nın yeşiliyle Mardin’in taş sokakları aynı duyguda birleşti o akşam. Bir tarafta Ege’nin serin rüzgârı, diğer tarafta Mezopotamya’nın kadim sesi… Ama tribünlerde aynı cümle yankılandı:<br /> <br /> “Başardık…”<br /> <br /> İnsan hayatı da biraz böyledir aslında.<br /> 90 dakikalık bir maç gibi başlar ömür.<br /> İlk düdük doğumdur.<br /> Son düdük ise ölüm…<br /> <br /> Kimi insan dünya sahasında çok gol attığını sanır; makamlar kazanır, paralar biriktirir, alkışlar toplar. Ama maç bitince tabelaya dünya değil, vicdan yazılır.<br /> <br /> Asıl soru şudur:<br /> Yaradan’ın katında hangi ligdesin?<br /> <br /> Kalbimizi kibirden arındırarak kullukta Süper Lig’de olabildik mi?<br /> Kupalar kaldırmak kadar değerli bir yetimin başını okşadık mı?<br /> Tribünleri coşturduğumuz gibi yürekleri coşturabildik mi?<br /> <br /> Hayatın görünmeyen puan cetveli vardır.<br /> Orada averaj; merhamettir.<br /> Gol krallığı; iyiliktir.<br /> Kırmızı kart; kul hakkıdır.<br /> Şampiyonluk ise temiz bir kalple huzura çıkabilmektir.<br /> <br /> Bu hafta aynı zamanda Engelliler Haftası…<br /> Belki de hayatın en büyük dersi burada gizli.<br /> <br /> Çünkü gerçek engel bazen ayakta yürüyememek değil;<br /> Vicdanla yürüyememektir.<br /> Gerçek engel bazen gözlerin görmemesi değil;<br /> Kalbin merhameti görememesidir.<br /> Ve bazen insanın önündeki en büyük duvar, kendi zihnidir.<br /> <br /> “Engeller zihindedir” sözü sadece bir slogan değildir.<br /> Toplumun aynasıdır.<br /> Bir insanın bedeni eksik olabilir ama umudu tamdır.<br /> Bir insanın adımları yavaş olabilir ama kalbi herkesten hızlı koşabilir.<br /> <br /> Nice insanlar vardır; bedensel engeli vardır ama ruhu dağlar kadar güçlüdür.<br /> Nice insanlar da vardır; bedeni sağlamdır ama sevgiyi, empatiyi ve insanlığı kaybetmiştir.<br /> <br /> Bugün tribünlerde coşuyoruz…<br /> Ama keşke hayatın tribünlerinde de birbirimizi alkışlamayı öğrenebilsek.<br /> Bir engelli bireyin önüne kaldırım değil umut koyabilsek.<br /> Onları acınacak insanlar gibi değil, hayatın gerçek mücadele kahramanları olarak görebilsek…<br /> <br /> Belki de asıl şampiyonluk budur.<br /> Bir insanın başka bir insanın hayatını kolaylaştırabilmesi…<br /> <br /> Belki de bu yüzden futbolu seviyoruz.<br /> Çünkü içinde hayatın özü saklı…<br /> Düşmek var.<br /> Ayağa kalkmak var.<br /> Sabretmek var.<br /> İnanmak var.<br /> Ve son dakikaya kadar mücadele etmek var…<br /> <br /> Şimdi Muğla’da da Mardin’de de çocuklar top oynarken başka hayaller kuracak. Belki bir gün formalarını giyip sahaya çıkacaklar. Kardeşlik köprüleri kurulacak. Keşke onlara sadece maç kazanmayı değil, centilmenliği, Kardeşliği, insane kalabilmeyi de öğretebilsek.<br /> <br /> Çünkü ömür dediğimiz karşılaşmada herkes bir gün soyunma odasına dönecek.<br /> <br /> Ve o gün sorulacak tek soru belki de şu olacak:<br /> <br /> “Dünya sahasında oynadın…<br /> gönül liginde kaç puanın vardı?</p>  <p class="MsoNoSpacing">Peki Rahman’ın kulluk liginde süper ligdemisin?</p>  <p class="MsoNoSpacing">Hayeller engelsizdir. Engelsiz yarınlara…</p>  <p class="MsoNoSpacing">Muammer GÖKMEN</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>  <p class="MsoNoSpacing">Uzman Vaiz</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Köşe Yazıları</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/90-dakikalik-mactan-omur-sahasina</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 20:24:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/news/default/1778790605-655df.jpg" type="image/jpeg" length="88430"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ANA: Bir Milletin Hafızası, Bir İnsanın İlk Vatanı]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/ana-bir-milletin-hafizasi-bir-insanin-ilk-vatani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/ana-bir-milletin-hafizasi-bir-insanin-ilk-vatani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bazı kelimeler vardır; sadece bir sözcük değildir.
]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing">Bir medeniyet taşır.<br /> Bir hafıza taşır.<br /> Bir ruh taşır.</p>  <p class="MsoNoSpacing">“Anne” işte böyle bir kelimedir.<br /> Belki de bu yüzden dilimizde en büyük kavramların başına “ana” gelir:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>  <p class="MsoNoSpacing">Anadolu…<br /> Anavatan…<br /> Ana dil…<br /> Ana yurt…<br /> Ana damar…<br /> Ana kaynak…</p>  <p class="MsoNoSpacing">Çünkü insanlık, özü anlatmak istediğinde “ana” kelimesine sığınır.<br /> Zira “ana”, başlangıçtır.<br /> Kök’tür.<br /> Merkez’dir.<br /> Hayatın ilk evidir.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Arapçada “ümm” kelimesi de aynı derinliği taşır. “Ümmü’l-kitap” denildiğinde kitabın özü, kaynağı anlaşılır. Çünkü anne sadece doğuran değildir; varlığı anlamlandıran ilk rehberdir.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Belki de Efendimiz’in;<br /> “Cennet annelerin ayakları altındadır”<br /> hadisi yalnızca ahirete dair bir müjde değil, dünyanın içine bırakılmış büyük bir medeniyet şifresidir.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Çünkü insanın dünyadaki ilk cenneti çoğu zaman annesinin merhametidir.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Bir çocuk doğduğunda henüz konuşamaz.<br /> Ama annenin sesini tanır.<br /> Henüz yürüyemez.<br /> Ama annenin kalbinde güvenle taşınır.</p>  <p class="MsoNoSpacing">İsviçreli psikolog Jean Piaget, çocuğun dünyayı önce somut güven duygusuyla anlamlandırdığını söyler. Sevgi, temas, korunma ve şefkat; çocuğun zihinsel haritasını oluşturur. İşte o haritanın merkezinde çoğu zaman anne vardır.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Anne, çocuğun ilk öğretmenidir.<br /> Ama sadece konuşmayı öğretmez.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Hayata güvenmeyi öğretir.<br /> İnsanı öğretir.<br /> Vicdanı öğretir.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Bir bebeğin ağladığında kucağa alınması, onun zihninde şu cümleyi kurar:<br /> “Dünya güvenli bir yer…”</p>  <p class="MsoNoSpacing">İşte dünyadaki ilk cennet hissi tam da burada başlar.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Belki bu yüzden “ana” kelimesi sadece bireyi değil, toprağı da tanımlar.<br /> “Anadolu” deriz mesela…</p>  <p class="MsoNoSpacing">Bu topraklara neden “Ana-dolu” denmiştir hiç düşündük mü?</p>  <p class="MsoNoSpacing">Çünkü Anadolu, yüzyıllardır insanları bağrına basan büyük bir ana gibi görülmüştür.<br /> Acıya rağmen merhamet üreten…<br /> Göçlere rağmen insan saklayan…<br /> Yorulanı dinlendiren…<br /> Düşeni kaldıran bir medeniyet coğrafyası…</p>  <p class="MsoNoSpacing">Aynı şekilde “anavatan” dediğimizde de sıradan bir toprak parçasını kastetmeyiz. Çünkü vatan, insanın ruhunu taşıyan ana kucağı gibidir.</p>  <p class="MsoNoSpacing">İnsan nasıl annesinin kokusunda huzur bulursa, milletler de vatanlarında kimlik bulur.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Bu yüzden ana fikrini kaybeden toplumlar zamanla yönünü kaybeder.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Bugün modern dünya tam da böyle bir kırılmanın içinden geçiyor.<br /> Teknoloji büyüyor ama temas azalıyor.<br /> Evler genişliyor ama gönüller daralıyor.<br /> Çocukların elinde tablet var ama gözlerinde eksik kalan bir sıcaklık hissediliyor.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Eskiden çocuk düştüğünde annesine koşardı.<br /> Bugün çoğu çocuk yalnızlığını ekranlara anlatıyor.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Dijital çağda annelik artık sadece büyütmek değildir;<br /> ruh korumaktır.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Çünkü algoritmalar yalnızca içerik taşımaz; karakter de inşa eder.<br /> Ekranlar yalnızca görüntü vermez; kişilik de şekillendirir.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Bu yüzden bugün annenin evladıyla kurduğu göz teması, belki de çağın en büyük direnişidir.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Çünkü çocuk önce annesinin yüzünde kendini görür.<br /> Sonra dünyayı tanımaya başlar.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Belki insanın en büyük yalnızlığı da burada başlıyor:<br /> Ana sıcaklığından uzaklaşmak…</p>  <p class="MsoNoSpacing">Oysa insan ruhu ne kadar dijitalleşirse dijitalleşsin, içinde hâlâ aynı şeyi arıyor:</p>  <p class="MsoNoSpacing">Sığınılacak bir merhamet limanı…</p>  <p class="MsoNoSpacing">Ve anne, insan ruhunun ilk limanıdır.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Bu yüzden annelik sadece aile meselesi değildir;<br /> medeniyet meselesidir.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Bir toplum annelerine ne kadar değer veriyorsa, geleceğine de o kadar değer veriyordur. Çünkü anne sadece çocuk büyütmez; insan yetiştirir. İnsan ise toplumun kaderini belirler.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Belki de “ana” kelimesinin bütün kutsallığı burada gizlidir.</p>  <p class="MsoNoSpacing">İnsan ilk huzuru annede bulur.<br /> Millet ilk kimliğini anavatanda bulur.<br /> Ruh ilk dilini anne duasında öğrenir.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Ve insan hayat yorunca, farkında olmadan yine aynıyeredönmekister:belki de dünyadakigerçekCennet;insanınkendisinikoşulsuzsevildiğibiryürektebulabilmesidir.Oyüreğin adı çoğuzaman “anne”dir.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Bir annenin merhametine…<br /> Bir anavatanın sıcaklığına…<br /> Bir Anadolu şefkatine…</p>  <p class="MsoNoSpacing">MuhammerGÖKMEN</p>  <p class="MsoNoSpacing">Uzman Vaiz</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Köşe Yazıları</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/ana-bir-milletin-hafizasi-bir-insanin-ilk-vatani</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 20:04:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/news/default/1778443527-b11d5.jpg" type="image/jpeg" length="41010"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Galatasaray şampiyon, Fenerbahçe’de sezon bitti ama kriz bitmedi]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/galatasaray-sampiyon-fenerbahcede-sezon-bitti-ama-kriz-bitmedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/galatasaray-sampiyon-fenerbahcede-sezon-bitti-ama-kriz-bitmedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk futbolunda bir sezon daha geride kaldı.

]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing">Ama bazı sezonlar sadece puan tablosuyla bitmez. Bazı sezonlar, kulüplerin yönetim aklını, saha planını, kriz refleksini ve gerçek kapasitesini ortaya koyar.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Bu sezon yine aynı hikaye tekerrür etti.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Galatasaray şampiyon oldu. Fenerbahçe ise yine sezonu ikinci bitirdi.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Yani değişen takvim oldu, değişen kadrolar oldu, değişen başkanlar oldu, değişen teknik adamlar oldu; ama Fenerbahçe açısından değişmeyen sonuç yine aynı kaldı.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Bir kez daha umut vardı.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Bir kez daha beklenti büyüktü.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Bir kez daha “Bu sezon o sezon” denildi.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Ama sezon sonunda Fenerbahçe’nin şampiyonluk umudu yine başka bir bahara kaldı.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Galatasaray, kritik haftalarda baskıyı taşıdı. Zorlandığı anlarda oyunda kaldı. Şampiyonluk yarışının psikolojik yükünü yönetti. Sezonun son virajında dağılmadı. Şampiyonluk dediğimiz şey sadece iyi kadro kurmak değildir; şampiyonluk, doğru zamanda doğru reaksiyonu verebilme işidir.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Fenerbahçe cephesinde ise tablo çok daha ağır.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Ali Koç dönemi büyük umutlarla başlamış, ancak yıllar içinde şampiyonluk hasretini bitirememişti. Ardından camiada yeni bir sayfa açılır düşüncesiyle Sadettin Saran dönemi başladı. Beklenti büyüktü. Taraftar, “Belki bu kez düzen değişir, belki bu kez yönetim aklı sahaya yansır” diye düşündü.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Ama olmadı.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Sadettin Saran da Fenerbahçe’nin yıllardır kanayan yarasına ilaç olamadı. Büyük vaatler, güçlü söylemler ve değişim beklentisi yine sonuç üretmedi. Başkan değişti, umut değişti, söylem değişti; fakat sezon sonunda Fenerbahçe’nin kaderi değişmedi.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Mourinho geldi.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Umut oldu.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Tartışmalı şekilde gitti.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Forvet hattında önemli oyuncular satıldı. Yerlerine beklenen etkiyi yaratamayan isimler transfer edildi. Kadro mühendisliği yine sorgulandı. Yönetimsel kararlar, teknik planlama ve sezon içi kriz yönetimi Fenerbahçe’yi bir kez daha hedefinden uzaklaştırdı.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Sorun sadece teknik direktör meselesi değildi.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Sorun sadece transfer meselesi de değildi.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Sorun sadece başkan değişimiyle çözülecek kadar basit de değildi.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Fenerbahçe’nin problemi artık çok daha derin: kulübün yıllardır tamamlayamadığı sportif organizasyon meselesi.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Bugün camiada Aziz Yıldırım seslerinin yeniden güçlenmesi de tesadüf değil. Taraftar artık sadece vaat duymak istemiyor. Büyük konuşmalar, güçlü cümleler, iddialı transfer açıklamaları ve sezon başı umutları artık yetmiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Fenerbahçe taraftarı sonuç istiyor.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Sistem istiyor.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Şampiyonluk getirecek irade istiyor.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Çünkü Fenerbahçe’de yıllardır aynı döngü yaşanıyor:</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Başkan değişiyor.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Teknik adam değişiyor.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Oyuncular değişiyor.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Kadrolar değişiyor.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Ama sezon sonu cümlesi değişmiyor:</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Fenerbahçe yine ikinci.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Bu noktadan sonra mesele “kim geldi, kim gitti” meselesi olmaktan çıktı. Fenerbahçe’nin önündeki asıl soru artık çok daha büyük:</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">2026-2027 sezonu gerçekten o sezon mu olacak?</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Bu soru camia için umut cümlesi olabilir. Ama aynı zamanda çok sert bir sınavdır. Çünkü Fenerbahçe artık yeni sezona sadece umutla değil, hesap verilmiş bir akılla başlamak zorunda.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Aksi halde “Bu sezon o sezon” cümlesi yine tribünlerde kalır, kupaysa yine başka ellere gider.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Ligin başka bir cephesinde ise Kasımpaşa-Gençlerbirliği maçı futbolun acımasız gerçeğini yeniden hatırlattı. Kasımpaşa 2-0 öne geçtiği maçı 3-2 kaybetti. Bu sadece skor kaybı değildi; konsantrasyon, oyun disiplini ve maç yönetimi kaybıydı.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Gençlerbirliği için ise bu galibiyet sadece üç puan değil, karakter göstergesiydi. Futbolda bazen kalite kadar direnç de kazanır. Bazen bütçe değil, inanç ayakta kalır.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Fenerbahçe için artık bahanenin değeri kalmadı. Her sezon aynı umutları büyütmek, aynı açıklamaları yapmak, aynı hayal kırıklığını yaşamak büyük camialara yakışmaz.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Büyük kulüp olmak başka şeydir.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Büyük sezon yönetmek başka şeydir.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Şampiyonluğu istemek başka şeydir.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Şampiyonluğu alacak sistemi kurmak bambaşka şeydir.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Galatasaray bu sezonu şampiyonluk hikâyesi olarak kapattı.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Fenerbahçe ise yine ikincilik, seçim, kriz, tartışma ve yeniden yapılanma başlıklarıyla sezonu bitirdi.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Ve sezonun Fenerbahçe adına en sert dersi şudur:</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Başkanlar değişti, teknik adamlar değişti, kadrolar değişti; ama Fenerbahçe’nin şampiyonluk umudu yine gelecek sezona kaldı.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Şimdi soru şu:</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">2026-2027… Bu sezon gerçekten o sezon mu, yoksa Fenerbahçe için yeni bir yılan hikâyesinin ilk perdesi mi?</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">M. ALİ KARA</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Instagram: alikaraa1907</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">TikTok: @alikaraa1907</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Köşe Yazıları</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/galatasaray-sampiyon-fenerbahcede-sezon-bitti-ama-kriz-bitmedi</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 06:35:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/news/default/1778395019-1435c.jpg" type="image/jpeg" length="18796"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bahar sadece mevsim değildir.]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/bahar-sadece-mevsim-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/bahar-sadece-mevsim-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bazen bir duanın kabul vakti, bazen insan ruhunun yeniden dirilişidir. Toprağın çatlayıp içinden filiz vermesi neyse; umutlarını kaybetmiş bir insanın yeniden ayağa kalkması da odur.

]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><strong>Anadolu’nun kadim hafızasında önemli bir yere sahip olan Hıdırellez, çoğu zaman dileklerin tutulduğu, ateşlerin yakıldığı, baharın karşılandığı geleneksel bir gün olarak anlatılır. Ancak bu kadim geleneğe biraz daha derinden bakıldığında, karşımıza insanlığın ortak vicdanına dokunan semboller çıkar.</strong></p>  <p class="MsoNoSpacing">Halk inanışında Hızır ile İlyas’ın buluştuğu gün olarak kabul edilen Hıdırellez; aslında toprağın ve suyun, maddenin ve mananın, bedenin ve ruhun buluşmasının sembolüdür.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Kur’an’da geçen:<br /> “Selâmün alâ İlyâsîn…”<br /> yani “İlyaslara selam olsun” hitabı, yalnızca bir peygambere yönelik tarihsel bir selam değildir belki de. Bu ifade; hakikati yaşatan, iyiliği diri tutan, karanlık çağlarda insan kalabilen herkese verilmiş evrensel bir selam olarak da okunabilir.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Bugün insanlık büyük bir hız çağında yaşıyor.<br /> Ekranlar büyüyor, kalpler küçülüyor. Bilgi artıyor ama hikmet eksiliyor. İnsan uzaya araç gönderiyor fakat yanı başındaki insanın yalnızlığını göremiyor.</p>  <p class="MsoNoSpacing">İşte tam da böyle bir çağda Hıdırellez’in bize hatırlattığı şey; yenidenyeşermeninmümkünolduğudur.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Hızır’a gelince;sadeceolağanüstübir şahsiyet değil, tam zamanında yetişen merhametin adıdır.<br /> Bir yetimin başını okşayan eldir.<br /> Bir garibin duasına yetişen vicdandır.<br /> Bir insanın karanlığa düşmesini engelleyen ince iyiliktir.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Ve belki “İlyaslara selam olsun” sözü de;<br /> hakikati savunanlara,<br /> ahlakı ayakta tutanlara,<br /> ailesini koruyanlara,<br /> çocuklarının ruhunu dijital karanlıktan sakınanlara,<br /> adaleti kaybetmeyenlere yönelmiş manevi bir hitaptır.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Çünkü her çağın Firavunları olduğu gibi, her çağın İlyasları da vardır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>  <p class="MsoNoSpacing">Bugün modern insanın en büyük ihtiyacı; yeniden baharı hissedebilmektir.<br /> Sadece doğada değil, kalpte de bahar…</p>  <p class="MsoNoSpacing">Kinlerin yerine merhametin,<br /> öfkenin yerine hikmetin,<br /> çıkarın yerine vicdanın filiz verdiği bir iç iklim…</p>  <p class="MsoNoSpacing">Belki de Hıdırellez’in asıl mesajı budur:<br /> İnsan, içindeki baharı kaybetmediği sürece dünya tamamen karanlık olmayacaktır.</p>  <p class="MsoNoSpacing">“Selâmün alâ İlyâsîn…”<br /> Hakikati yaşatanlara selam olsun.<br /> İnsan kalabilenlere selam olsun.<br /> İçindeki baharı öldürmeyenlere selam olsun.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Köşe Yazıları</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/bahar-sadece-mevsim-degildir</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 20:27:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/news/default/1778185711-fa283.jpg" type="image/jpeg" length="10391"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Huzur ve Hızır bizimle olsun ..]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/huzur-ve-hizir-bizimle-olsun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/huzur-ve-hizir-bizimle-olsun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ ‘’İnanışa  göre  iyileri mükafatlandırıp, kötüleri cezalandıran, zorluklarda  yardımcı  olan ve bolluğa kavuşturan Hızır’ın İlyas peygamberle buluştuğu 6 Mayıs, bir bayram olarak binlerce yıldır kutlanıyor.  Hıdırellez   “Hızır” ve “İlyas” kelimelerinin halk arasındaki telaffuzundan aldığı bilinen isimdir.

]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing">Türk dünyasının mevsimlik bayramı olarak “kış mevsiminin bitip, sıcak yaz günlerinin başladığını” müjdeliyor. Doğanın canlanmasının habercisi olarak görülen bu günde, Hızır ve İlyas’ın her türlü dileği yerine getireceği inanışı yaygın olarak kabul görüyor.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Onların su kaynaklarında, kırlarda buluştuğunun düşünülmesi nedeniyle kutlamalar genellikle yeşillik, ağaçlık alanlarda, su kenarlarında, bir türbe ya da yatırın yanında yapılıyor. Bu gibi yerlere bu nedenle “Hıdırlık” da deniliyor. Hızır ve İlyas’ın kavuştuklarında Allah yolunda olmanın ve birlikteliklerinin verdiği sevinçle kuvvet bulduğuna inanılıyor.’’</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Anadolu’da  heyecanla kutlanan Hıdırellez’in kısaca tanımı böyle.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Hıdırellez’de bu inanışlara göre, bolluk, bereket, kısmet, için yapılan dualar, günümüzde hala geçerliliğini sürdürmekte, ülkemizin her bölgesinde farklı şekillerde kutlanmaktadır.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Çocukluğumuzda, mahallede yakılan ateşlerden atlayarak dilek tutulması, gül ağacına dileklerin asılması, sabahın erken saatinde yazılan dileklerin akarsu ve denizlere bırakılması,  bugün de benzer şekillerde devam etmektedir.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Kış mevsiminin sona ermesi ve baharın gelmesiyle, Mayıs ayında canlanan doğanın bereketi, toprağın uyanışı ile birlikte, bir Hıdırellez gününe daha kavuştuk.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Ülkemizin huzura ve Hızır’a en çok ihtiyacı olan günlerdeyiz.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Bugün aynı zamanda bir şafak vakti, ülkenin bağrından  zamansız koparılan evlatlarının darağacına götürüldükleri gündür…</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Bugün dilekler kişisel olmasın, hepimiz için olsun, birlik için, beraberlik için, ülkemiz için  olsun.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Dostlukların, komşulukların, yardımlaşmanın, paylaşmanın yaşandığı  o  güzel günlere kavuşmak için olsun.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Çocuklarımızın aydınlık geleceği, Ülkemizin tam bağımsızlığı için olsun.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Toprağımızın bereketi, köylümüzün emeği, işçimizin alın teri için olsun.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Kendi ekmeğimiz, aşımız için değil,  ülkemizin  varlığı, toprağımızın bütünlüğü  için olsun.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Hak, hukuk ve  adalet’in yerini bulması için olsun.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Kirlenmiş siyasetin içinde, temiz kalanların Milli uyanışı  için olsun.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Bu Hıdırellez’de;  HUZUR VE HIZIR  bizimle olsun…</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Köşe Yazıları</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/huzur-ve-hizir-bizimle-olsun</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 07:59:47 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/news/default/1777968030-94ed6.jpg" type="image/jpeg" length="63290"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Planlı büyüme işinize gelmiyor]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/planli-buyume-isinize-gelmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/planli-buyume-isinize-gelmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Seçim yaklaşınca ayni piyasanın aktörleri, yerel kurtarıcı rollerini oynamaya tekrar başlıyorlar ve etinden, sütünden, tüyünden sonuna kadar faydalandıkları KAÇAK YAPI sorununu çözeceğiz yuvarlamalarına devam ediyorlar.

]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%">Sorunun kökten çözümü ne merkezi idarenin nede yerel yönetimlerin işine gelmiyor. Pazarın daralmasını hiçbir siyasi otorite istemiyor.</span></span></strong></p>  <p><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%">Onlarca defa yazdım, paylaştım ama bıkmadan tekrarlamaya devam edeceğim.</span></span></p>  <p><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%">Şehirlerin büyüme projeksiyonları mevcut fiili yapılaşma baskıları da gözetilerek en az otuz yıl öncesinden belirlenmeli ve planlamalar da bu projeksiyona göre yapılmalıdır.</span></span></p>  <p><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%">Büyükşehir yapılanmalarına Muğla ve ilçelerinin de dahil olduğu 6360 Sayılı Yasa değişikliğinin ardından yapılan 2014 Yerel Seçimlerinden hemen sonra yapılması gerektiği gibi Muğla Büyükşehir Belediyesi mevcut Nazım İmar Planında Muğla’nın bütün ilçelerini kapsayacak şekilde bir revizyona gitti. Bu çalışma ve ardından uzun itiraz, yargı süreçleri de tamamlandı.</span></span></p>  <p><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%">Ancak; Revizyon imar planının uygulanması için gerekli olan 1/5000 ölçekli alt planlar önceliği nasıl belirlendiği bilinmeyen seçili bölgelerde yapılarak uygulama işletiliyor.</span></span></p>  <p><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%">1/5000 ölçekli planlar Muğla’nın 13 ilçesinin tamamını kapsayacak şekilde yapılsa ilçe belediyelerinin de 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planlarını bir yıl içinde yapma mecburiyetlerini de getirecek. Yapılmaması halinde görev tekrar Büyükşehir belediyelerinin sorumluluğuna dönecek.</span></span></p>  <p><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%">Yani; “ Koruma Bölgesindeyiz o nedenle imar planı yapma yetkimiz yok “ diyen yerel yöneticiler doğruyu söylemiyor.</span></span></p>  <p><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%">Planlama yetkiniz elinizden alınmadı. Neredeyse her belediye meclis toplantısı gündemi içinde olan “ parça başı uygulama imar planı “ değişikliğini şehirlerin tamamını kapsayacak şekilde elbette yaparsınız. Sadece; Koruma bölgelerinde bu değişiklikler bakanlık onayı gerektirir ve askı, itiraz, yargı süreleri sonunda kesinleşir.</span></span></p>  <p><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%">Muğla’nın tamamını kapsayan “ Revizyon İmar Planını “ herkesin faydalanacağı şekilde işletseniz muhtemelen bu gün kaçak yapılaşma sorunu bu ölçek de yaşanmayacaktı.</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>  <p><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%">Merkezi idarede, yerel yönetimlerde bunu istemiyor, Pazar daralsın, pazarın getirilerinden beslenen at sinekleri süreleri dağılsın istemiyorlar.</span></span></p>  <p><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%">Bu açmaz hepsini doyuracak ve siyasetin finansmanını da çıkaracak kadar namütenahi bir Pazar.</span></span></p>  <p><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%">Herkes bol bol şehirlerin ve hemşehrilerinin içinde boğuldukları bu bataklığın üstünde iktidarlarını sürdürüyorlar ve pişkin pişkin konuşuyorlar.</span></span></p>  <p><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%">Soracak, sorgulayacak da kimse yok nasılsa.</span></span></p>  <p><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%">Meydan sizin.</span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Köşe Yazıları</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/planli-buyume-isinize-gelmiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 07:32:49 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/news/default/1777880012-07256.jpg" type="image/jpeg" length="35973"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mesele sadece “yaşamak” değil, “insanca yaşamak”]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/mesele-sadece-yasamak-degil-insanca-yasamak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/mesele-sadece-yasamak-degil-insanca-yasamak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir zamanlar insan, aynaya baktığında yalnızca yüzünü görürdü. Bugün ise ekranlara baktığında kendisinin bir başka versiyonuyla karşılaşıyor: verilerden, alışkanlıklardan, tercihlerden ve izlerden oluşan bir “dijital ikiz.”

]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"> Bu ikiz, yalnızca bizi temsil etmiyor; bizden öğreniyor, bizim gibi konuşuyor, hatta biz yokken bile varlığını sürdürebiliyor. İşte tam da burada insanlık, yeni ve derin bir soruyla yüzleşiyor: Ölümsüzlük artık biyolojik değil, dijital bir ihtimal mi?</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Dijital ikiz kavramı ilk bakışta teknoloji dünyasının masum bir ürünü gibi görünebilir. Sağlıkta hastalıkları önceden teşhis etmek, şehir planlamasında simülasyonlar yapmak ya da bireysel alışkanlıkları analiz ederek hayatı kolaylaştırmak…</p>  <p class="MsoNoSpacing">Bunların her biri insanlık için önemli kazanımlar. Ancak mesele insanın kendisine geldiğinde tablo değişiyor. Çünkü artık mesele bir makinenin değil, insanın “kopyalanması.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Bugün sosyal medya paylaşımlarımızdan ses kayıtlarımıza, yazı dilimizden yüz ifadelerimize kadar sayısız veri depolanıyor. Yapay zekâ bu verileri işleyerek bir insanın dijital yansımasını oluşturabiliyor. Öyle ki, vefat etmiş birinin sesiyle konuşan, onun üslubuyla mesaj yazan sistemler artık hayal değil. Bu noktada dijital ölümsüzlük fikri cazip bir ütopya gibi sunuluyor: “Beden ölür ama veri yaşar.”</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Fakat burada durup düşünmek gerekiyor. İnsan yalnızca veriden mi ibarettir? Hatıralar, duygular, vicdan, niyet… Bunlar algoritmalarla tam anlamıyla temsil edilebilir mi? Bir insanın dijital kopyası, gerçekten o insan mıdır, yoksa sadece iyi taklit edilmiş bir gölge midir?</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Dijital ölümsüzlük fikri, modern insanın kadim bir arzusunu yansıtıyor: yok olmamak. Ancak bu arzu, teknolojiyle birleştiğinde yeni etik ve varoluşsal sorunları beraberinde getiriyor. Ölen birinin dijital olarak “yaşatılması,” geride kalanlar için bir teselli mi, yoksa yas sürecini geciktiren bir yanılsama mı? Daha da önemlisi, bu dijital varlıkların kontrolü kimde olacak? Bir insanın “dijital ruhu” şirketlerin veri merkezlerinde mi saklanacak?</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">İnsanlık tarihi boyunca ölümsüzlük arayışı hep vardı. Kimi bunu eserleriyle, kimi evlatlarıyla, kimi de inancıyla gerçekleştirmeye çalıştı. Bugün ise teknoloji bize yeni bir yol sunuyor. Ancak her yeni yol, beraberinde bir sorumluluk getirir. Dijital ikizler ve dijital ölümsüzlük meselesi, sadece teknik bir konu değil; aynı zamanda ahlaki, felsefi ve hatta metafizik bir meseledir.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Belki de asıl soru şudur:</p>  <p class="MsoNoSpacing">İnsan, kendisinin bir kopyasını üretmeye çalışırken, asıl “kendini” kaybetme riskiyle karşı karşıya mı?</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Unutmamak gerekir ki, insanı insan yapan sadece bilgi değildir; anlamdır. Ve anlam, çoğu zaman verilerle değil, değerlerle inşa edilir.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Dijital çağ bize yeni imkânlar sunuyor. Ancak bu imkânları değerlendirirken, insanın özünü korumak en büyük sorumluluğumuzdur. Çünkü mesele sadece “yaşamak” değil, “insanca yaşamak” ve ardından nasıl bir iz bıraktığımızdır.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Muammer GÖKMEN</p>  <p class="MsoNoSpacing">Uzman Vaiz</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Köşe Yazıları</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/mesele-sadece-yasamak-degil-insanca-yasamak</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 18:39:40 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/news/default/1777833645-93056.jpg" type="image/jpeg" length="87284"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İki Savaşın Borsamıza Etkisi: Risk mi, Fırsat mı?]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/iki-savasin-borsamiza-etkisi-risk-mi-firsat-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/iki-savasin-borsamiza-etkisi-risk-mi-firsat-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son yıllarda dünya iki büyük jeopolitik gerilime sahne oldu: Rusya–Ukrayna savaşı ve İran ile ABD/İsrail arasında tırmanan kriz.

]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing">Bu tür gelişmeler genellikle piyasalarda sert satışlarla ilişkilendirilir. Ancak Borsa İstanbul’un verdiği tepki, bu ezberi her zaman doğrulamıyor.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Bu nedenle asıl soru şu: İki farklı savaş sürecinde Borsa İstanbul nasıl bir tepki verdi ve bu tepki bize ne anlatıyor?</p>  <p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt">İki Savaş, İki Tepki mi?</span></p>  <p class="MsoNoSpacing">Rusya–Ukrayna savaşı 24 Şubat 2022’de başladıktan sonra Borsa İstanbul, dolar bazında yaklaşık 135 seviyelerine kadar düştü. Süreç içerisinde savaşın etkilerinin sınırlı kalabileceği ve bazı fırsatlar doğurabileceği anlaşıldıkça endeks aynı yıl içerisinde 300 dolar seviyelerine kadar yükseldi.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Benzer bir tabloyu İran ile ABD/İsrail geriliminde de görmek mümkün:</p>  <p class="MsoNoSpacing">Savaş öncesi zirve: 326 dolar</p>  <p class="MsoNoSpacing">İlk şok sonrası düşüş: 276 dolar</p>  <p class="MsoNoSpacing">Güncel seviye: 313 dolar</p>  <p class="MsoNoSpacing"><img alt="" src="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/1777818026-a0509.jpeg" style="width:800px; height:533px" /></p>  <p class="MsoNoSpacing">Bu tablo bize şunu gösteriyor:</p>  <p class="MsoNoSpacing">Piyasa önce riski fiyatlıyor,</p>  <p class="MsoNoSpacing">Ardından gerçek etkiyi değerlendirmeye başlıyor</p>  <p class="MsoNoSpacing">Bu durum, savaşların borsayı otomatik olarak yükselttiği anlamına gelmez; piyasa, her zaman savaşın ekonomik sonuçlarını ve Türkiye’ye yansımalarını fiyatlar.</p>  <p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt">Piyasa (Yani Yatırımcılar) Ne Yapıyor?</span></p>  <p class="MsoNoSpacing">Geçmişten bugüne piyasa davranışı benzer bir kalıp izliyor:</p>  <p class="MsoNoSpacing">Belirsizlik → satış</p>  <p class="MsoNoSpacing">Analiz süreci → dengelenme</p>  <p class="MsoNoSpacing">Gerçek etki → yön belirleme</p>  <p class="MsoNoSpacing">Bugün Borsa İstanbul’un 276 dolardan 313 dolara toparlanması, piyasanın bu ikinci aşamada olduğunu gösteriyor.</p>  <p class="MsoNoSpacing"><img alt="" src="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/1777818071-c8837.jpeg" style="width:800px; height:533px" /></p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt">Olası Maliyetler</span></p>  <p class="MsoNoSpacing">Jeopolitik gerilimlerin Türkiye ekonomisi üzerindeki maliyetleri göz ardı edilmemelidir:</p>  <p class="MsoNoSpacing">Petrol fiyatlarında yükseliş</p>  <p class="MsoNoSpacing">Enerji ithalat faturasının artması</p>  <p class="MsoNoSpacing">Enflasyon baskısının devam etmesi</p>  <p class="MsoNoSpacing">Bu faktörler, makro ekonomik dengeler açısından önemli riskler oluşturur.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt">Olası Fırsatlar</span></p>  <p class="MsoNoSpacing">Diğer tarafta ise farklı bir dinamik oluşabilir:</p>  <p class="MsoNoSpacing">Türkiye’nin bölgesel ticaret merkezi rolünün güçlenmesi</p>  <p class="MsoNoSpacing">Sermaye akımlarının daha güvenli ülkelere yönelmesi</p>  <p class="MsoNoSpacing">Üretim ve lojistikte alternatif ülke olarak öne çıkma</p>  <p class="MsoNoSpacing">Bu gelişmeler, şirket kârlılıkları üzerinden borsaya pozitif yansıyabilir.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Kritik Çekince: İç Dinamikler</p>  <p class="MsoNoSpacing">Burada en önemli nokta şudur:</p>  <p class="MsoNoSpacing">Borsa İstanbul’un yönünü yalnızca savaşlar belirlemez.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Aşağıdaki iç dinamikler en az dış gelişmeler kadar belirleyicidir:</p>  <p class="MsoNoSpacing">Enflasyonun seyri</p>  <p class="MsoNoSpacing">Faiz politikası</p>  <p class="MsoNoSpacing">Kur dengesi</p>  <p class="MsoNoSpacing">Şirket kârlılıkları</p>  <p class="MsoNoSpacing">Ekonomik güven</p>  <p class="MsoNoSpacing">Bu nedenle dışarıda fırsat oluşsa bile, içerideki kırılganlıklar bu etkiyi sınırlayabilir.</p>  <p class="MsoNoSpacing"><img alt="" src="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/1777818127-1ca42.jpeg" style="width:800px; height:534px" /></p>  <p class="MsoNoSpacing">Sonuç</p>  <p class="MsoNoSpacing">Sonuç olarak, son iki büyük jeopolitik gerilim Borsa İstanbul açısından önemli bir gerçeği ortaya koyuyor: Piyasa savaşın kendisini değil, ekonomik etkisini fiyatlıyor. İlk şok dalgası çoğu zaman satış getirirken, süreç netleştikçe riskler ve fırsatlar yeniden dengeleniyor. Ancak bu denge yalnızca dış gelişmelere bağlı değil; Türkiye’nin iç ekonomik dinamikleri de en az savaşın kendisi kadar belirleyici oluyor. Bu nedenle önümüzdeki süreçte asıl soru şu olacak: Bu savaş Türkiye için yalnızca bir maliyet mi yaratacak, yoksa sınırlı riskle birlikte yeni fırsat alanları da açacak mı?</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Borsa, savaşları değil; sonuçlarını fiyatlar.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>  <p class="MsoNoSpacing">Not: Bu yazıda yer alan değerlendirmeler genel ekonomik analiz niteliğinde olup yatırım tavsiyesi değildir.</p>  <div align="center" class="MsoNoSpacing" style="text-align:center"> <hr align="center" size="3" width="100%" /></div>  <p class="MsoNoSpacing">Aydın Uçar<br /> Piyasa Analisti | Finansal ve Kurumsal Yönetim Danışmanı<br /> E-posta: aydinucar1982@gmail.com<br /> X:<a href="https://x.com/Aydinucar82" rel="nofollow" target="_new">https://x.com/Aydinucar82</a><br /> YouTube:<a href="https://www.youtube.com/@360Finans" rel="nofollow" target="_new">https://www.youtube.com/@360Finans</a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Köşe Yazıları</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/iki-savasin-borsamiza-etkisi-risk-mi-firsat-mi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 14:22:49 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/news/default/1777819274-a89a7.jpg" type="image/jpeg" length="96006"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Emek, Onur ve kul hakkı: Vicdanın muhasebesi]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/emek-onur-ve-kul-hakki-vicdanin-muhasebesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/emek-onur-ve-kul-hakki-vicdanin-muhasebesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emek ve dayanışma günü, işçi işveren hakları, iş sağlığı ve iş güvenliği, mukaddes alın teri, kul hakkı ekseninde bir vicdan muhasebesi..

]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing">Modern dünyanın en büyük sınavlarından biri, emeğin değerini doğru tartabilmektir. Gökdelenlerin yükseldiği, üretimin hızlandığı, rekabetin keskinleştiği bir çağda; çoğu zaman gözden kaçan en temel hakikat şudur: Her alın teri, bir insanın onurudur. Ve her onur, korunması gereken bir emanettir.</p>  <p class="MsoNoSpacing">İslam düşüncesinde “kul hakkı”, sadece bireysel ilişkilerin değil, toplumsal düzenin de temel direklerinden biridir. Bu bağlamda işveren ile çalışan arasındaki ilişki; salt ekonomik bir sözleşmeden ibaret değil, aynı zamanda ahlaki ve vicdani bir akittir. Zira bu ilişki, bir tarafın emeğini, diğer tarafın ise imkân ve sermayesini ortaya koyduğu karşılıklı bir güven zeminidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>  <p class="MsoNoSpacing">Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav), “İşçinin ücretini alın teri kurumadan veriniz” buyurarak, emeğin geciktirilmeden karşılık bulmasının önemine dikkat çekmiştir. Bu uyarı, sadece bir tavsiye değil; aynı zamanda insanlık onurunu koruyan evrensel bir ilkedir. Ücretin zamanında ödenmemesi, eksik verilmesi ya da çalışanların sosyal haklarının görmezden gelinmesi; sadece hukuki bir ihlal değil, kul hakkına giren ağır bir vebaldir.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Öte yandan meseleye tek taraflı bakmak da eksik olacaktır. Çalışan için de sorumluluklar vardır. İşini ihmal etmek, verilen görevi savsaklamak, işverene zarar verecek şekilde davranmak da aynı şekilde bir hak ihlalidir. Çünkü kul hakkı, sadece güçlü olanın zayıfa karşı işlediği bir haksızlık değil; her iki tarafın da birbirine karşı sorumluluklarını kapsayan geniş bir ahlaki çerçevedir.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Bugün iş hayatında yaşanan pek çok sorun; aslında bu karşılıklı sorumluluk bilincinin zayıflamasından kaynaklanmaktadır. İşverenin çalışanını bir “maliyet kalemi” olarak görmesi ne kadar yanlışsa; çalışanın da işini bir “zorunluluk yükü” olarak görmesi o kadar yanlıştır. Oysa emek, kutsal bir değerdir. Ve bu değerin korunması, ancak karşılıklı saygı ve adaletle mümkündür.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Unutulmamalıdır ki; bir toplumun huzuru, sadece mahkeme salonlarında sağlanan adaletle değil, iş yerlerinde kurulan vicdan terazisiyle de doğrudan ilişkilidir. Eğer bir iş yerinde hak gözetilmiyor, emek sömürülüyor ya da sorumluluklar ihmal ediliyorsa; orada ne bereket kalır ne de huzur.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Bugün hepimize düşen görev; ister işveren olalım ister çalışan, önce kendimize şu soruyu sormaktır: “Ben, bana emanet edilen hakkı ne kadar koruyorum?” Çünkü kul hakkı, affı en zor olan haklardan biridir. Ve çoğu zaman dünyada görülmeyen adalet, ilahi terazide eksiksiz tartılacaktır.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Son söz niyetine:<br /> Emek, sadece kazanılan para değil; taşınan bir vebaldir. Ve o vebalin hesabı, ne bordrolarda ne de sözleşmelerde, asıl olarak vicdanlarda yazılır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Köşe Yazıları</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/emek-onur-ve-kul-hakki-vicdanin-muhasebesi</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 05:34:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/news/default/1777613708-e31dc.jpg" type="image/jpeg" length="26306"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Denizlide 2 ayrı kaza: 2 ölü, 4 yaralı]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/denizlide-2-ayri-kaza-2-olu-4-yarali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/denizlide-2-ayri-kaza-2-olu-4-yarali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Denizli’nin Çameli ve Çivril ilçelerinde meydana gelen kazalarda 2 kişi hayatını kaybetti, 4 kişi de yaralandı.

]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><strong>Denizli’nin Çameli ilçesinde yağış sonrası kayganlaşan yolda devrilen hafriyat kamyonunun sürücüsü hayatını kaybetti.</strong></p>  <p class="MsoNoSpacing">Edinilen bilgilere göre, Ahmet Gencer idaresindeki 20 E 4360 plakalı kamyon, Fethiye–Çameli karayolu Kirazlıyayla Mahallesi mevkiine geldiğinde yağış sonrası kayganlaşan yolda kontrolden çıktı. Kamyon, yan dönerek yola devrildi. Aracın kabininde sıkışan sürücü ağır yaralandı.</p>  <p class="MsoNoSpacing"><img alt="" src="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/1777409970-ccaa9.jpg" style="width: 576px; height: 768px;" /></p>  <p class="MsoNoSpacing"><img alt="" src="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/1777409998-901f9.jpg" style="width: 800px; height: 654px;" /></p>  <p class="MsoNoSpacing">İhbar üzerine olay yerine sağlık, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Ekipler tarafından sıkıştığı yerden çıkarılan sürücü, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Devrilen kamyonun kaldırılması için çalışma başlatılırken, kazayla ilgili inceleme sürüyor.</p>  <p class="MsoNoSpacing"><img alt="" src="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/1777410016-ca1b5.jpg" style="width: 800px; height: 602px;" /></p>  <p class="MsoNoSpacing">OTOMOBİL TAKLA ATTI: 1 ÖLÜ, 4 YARALI</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>  <p class="MsoNoSpacing">Denizli’nin Çivril ilçesinde meydana gelen trafik kazasında 1 kişi hayatını kaybederken, 1'i ağır 4 kişi yaralandı.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Kaza, Çivril-Uşak karayolu Cabar mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Ahmet Tozan (27) idaresindeki 20 LC 222 plakalı otomobil, Çivril’den Uşak istikametine seyir halindeyken sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıkarak takla attı. Orta refüjde duran araçta bulunan yolcular araç içinde sıkıştı. İhbar üzerine olay yerine jandarma, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri tarafından sıkıştıkları yerden çıkarılan yaralılar, sağlık ekiplerine teslim edildi. Kazada araç sürücüsü Ahmet Tozan’ın olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Yaralılardan biri ağır olmak üzere toplam 4 kişi ambulanslarla Çivril Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Yaralılardan birinin daha sonra Uşak’a, bir diğerinin ise Denizli’deki bir hastaneye sevk edildiği öğrenildi.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Cumhuriyet savcısının olay yerinde yaptığı incelemenin ardından Tozan’ın cenazesi Çivril Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Kaza nedeniyle bir süre kontrollü olarak sağlanan trafik, aracın kaldırılmasının ardından normale döndü. (İHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Köşe Yazıları</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/denizlide-2-ayri-kaza-2-olu-4-yarali</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 20:57:35 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/news/default/1777410040-680ee.jpg" type="image/jpeg" length="55017"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kötülük, artık kapıyı çalmıyor…İçeri davet ediliyor.]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/kotuluk-artik-kapiyi-calmiyoriceri-davet-ediliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/kotuluk-artik-kapiyi-calmiyoriceri-davet-ediliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskiden yanlış, utanç doğururdu.

Şimdi ise alkış topluyor.

Bir zamanlar vicdanı sızlatan davranışlar, bugün “hayatın gerçeği” diye sunuluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing">İşte asıl tehlike burada başlıyor:</p>  <p class="MsoNoSpacing">Kötülüğün artmasından önce, normalleşmesi…</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Çünkü insan, alıştığı şeye dönüşür.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Bugün yalan, “pratik zekâ”;</p>  <p class="MsoNoSpacing">haksız kazanç, “fırsatçılık”;</p>  <p class="MsoNoSpacing">merhametsizlik ise “güçlü duruş” olarak pazarlanıyor.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Kelimeler değiştikçe, anlamlar da kayıyor…</p>  <p class="MsoNoSpacing">Ve insan, farkında olmadan kendi iç pusulasını kaybediyor.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Oysa kutsal metinler, insanı tam da bu noktada uyandırır.</p>  <p class="MsoNoSpacing">İyiliği emretmek ve kötülükten sakındırmak, sadece bireysel bir erdem değil; toplumsal bir sorumluluktur.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Çünkü kötülük, sessizlikten beslenir.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Bir yanlış karşısında susan her dil,</p>  <p class="MsoNoSpacing">bir haksızlığa göz yuman her bakış,</p>  <p class="MsoNoSpacing">kötülüğün biraz daha kök salmasına izin verir.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Ve zamanla…</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">İnsanlar kötülüğü yaparken değil,</p>  <p class="MsoNoSpacing">ona itiraz ederken utanır hale gelir.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">İşte bu, bir toplumun görünmeyen çöküşüdür.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Modern dünya, bize sınırsız seçenek sundu ama sınırsız sorumluluk bilinci veremedi.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Her şey erişilebilir oldu; ama her şey sorgulanabilir olmaktan çıktı.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Çünkü hız, düşünmenin önüne geçti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Artık kimse “Bu doğru mu?” diye sormuyor.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Daha çok “Bu işime yarar mı?” diye düşünüyor.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Oysa kutsal öğretiler, faydayı değil, hakikati merkeze alır.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Çünkü hakikat olmadan fayda, uzun vadede zarara dönüşür.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Bir toplum düşünün…</p>  <p class="MsoNoSpacing">Herkes kendi çıkarını gözetiyor ama kimse adaleti savunmuyor.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Herkes konuşuyor ama kimse hakikati söylemiyor.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Herkes yaşıyor ama kimse gerçekten “insan” kalamıyor.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Böyle bir yerde kötülük, artık bir sapma değil; sistemin parçası olur.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Ve en acısı şu:</p>  <p class="MsoNoSpacing">İnsan, kötülüğe alıştığında onu fark edemez hale gelir.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Tıpkı karanlıkta uzun süre kalan gözlerin, ışığı unutması gibi…</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Bu yüzden kutsal metinler, sadece ibadet rehberi değil; aynı zamanda bir uyanış çağrısıdır.</p>  <p class="MsoNoSpacing">İnsana, neyin doğru neyin yanlış olduğunu hatırlatır.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Vicdanı diri tutar, kalbi diri tutar, toplumu diri tutar.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Çünkü kötülüğün en büyük zaferi,</p>  <p class="MsoNoSpacing">iyi insanların susmasıdır.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Bugün kendimize sormamız gereken soru şudur:</p>  <p class="MsoNoSpacing">Biz kötülüğün karşısında neredeyiz?</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Alkışlayanlar arasında mı,</p>  <p class="MsoNoSpacing">yoksa susanlar arasında mı?</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Yoksa hâlâ itiraz edebilenlerden miyiz?</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Unutmayalım…</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Kötülük bir anda büyümez.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Küçük tavizlerle, küçük sessizliklerle, küçük kabullenişlerle büyür.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Ve bir gün gelir,</p>  <p class="MsoNoSpacing">artık ona karşı duracak güç kalmaz.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">İşte o gün gelmeden…</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">İnsanın yeniden kendine dönmesi gerekir.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Vicdanına, değerlerine, hakikatine…</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Çünkü dünyayı değiştiren büyük adımlar değil,</p>  <p class="MsoNoSpacing">kötülüğe “hayır” diyebilen küçük ama kararlı yüreklerdir.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Ve belki de kurtuluş,</p>  <p class="MsoNoSpacing">çok basit bir yerde başlar:</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Yanlışı alkışlamamaya,</p>  <p class="MsoNoSpacing">doğruyu savunmaktan vazgeçmemeye karar verdiğimiz an…</p>  <p class="MsoNoSpacing">Muammer GÖKMEN</p>  <p class="MsoNoSpacing">Uzman Vaiz</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Köşe Yazıları</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/kotuluk-artik-kapiyi-calmiyoriceri-davet-ediliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 19:20:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/news/default/1777231343-e8b26.jpg" type="image/jpeg" length="50869"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ISPANAK TESTİ]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/ispanak-testi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/ispanak-testi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2003 yılında kaleme almış olduğum köşe yazım bir arkadaş sohbeti sırasında gündeme gelince yeniden yayımlamak ve biraz olsun sizleri tebessüm ertirmek istedim...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ISPANAK TESTİ<br /> 2003 yılında kaleme almış olduğum köşe yazım bir arkadaş sohbeti sırasında gündeme gelince yeniden yayımlamak ve biraz olsun sizleri tebessüm ertirmek istedim...</p>  <p>Kadın akşam işten çıkar<br /> Çocuğu yuvadan alır<br /> Markete geçer ıspanak alır<br /> Koştura koştura eve döner<br /> Çocuğu soyar elini yüzünü yıkar<br /> Kendi üstünü değiştirir<br /> Mutfağa koşar<br /> Bi yandan ıspanakları yıkar bi yandan çocuğun sorularına ve ihtiyaçlarına<br /> cevap verir.<br /> Bi yandan sofrayı hazırla O DA NE YOĞURT ALMAYI UNUTMUŞTUR! Yoğurtsuz<br /> ıspanak olmaz<br /> Hemen kocasını arar.</p>  <p>Kocadan Kocaya değişen cevaplar:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>  <p>1) Ben geç geleceğim. Toplantım var Yoğurtsuz yiyin ( laçkalaşmış koca)<br /> 2) Ben geç geleceğim Çok üzgünüm tühhhhhh Şimdi ıspanak da yoğurtsuz olmaz ki E yoğurt getireyim kapıdan bırakayım hemen döneyim toplantı bu kaçırsam olmaz Mazallah dağlara taşlara işten atılma sebebim olur sonra yoğurt dökecek ıspanak bile bulamayız ( aldatan koca ya da eve gelmemek için bahane arayan koca ,ama bi yandan da vicdanı sızlayan koca..)<br /> 3)Aradığınzı numaraya şu anda ulaşılamıyor........(İşte bu aldatan koca)<br /> 4) Mendebur kadın ıspanağı aldın da yoğurdu niye almadın! ("kazma" tipi koca )<br /> 5) Igggghhhh yine mi ıspanak. Otlaya otlaya sığır olduk ("kalas" tipi koca)<br /> 6) Tamam alırım (monotonlaşmış koca)<br /> 7) tamam alırım başka bişey lazım mı? ( Normal koca)<br /> 8) Tamam hayatım alırım başka bi isteğin var mı? ( Olması gereken koca)<br /> 9) amannn ıspanakla mı uğraştın? Yapmadıysan bırak ya dışardan söyleyelim ya da dışarda yiyelim (Süper koca)<br /> BİR KADIN  OLARAK EVLENECEKLERE  TAVSİYEM SON İKİSİNE İYİ ÇALIŞIN...</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Köşe Yazıları</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/ispanak-testi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 09:41:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/news/default/1777110451-23117.jpg" type="image/jpeg" length="47089"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çekirdeğin Etrafında Dönen Elektronlar… Yapay Yörüngede Kaybolan Bir Nesil]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/cekirdegin-etrafinda-donen-elektronlar-yapay-yorungede-kaybolan-bir-nesil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/cekirdegin-etrafinda-donen-elektronlar-yapay-yorungede-kaybolan-bir-nesil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir çocuğun dünyası, görünmeyen bir çekim alanında şekillenir. Nasıl ki atomun içinde elektronlar çekirdeğin etrafında dengede kalırsa; çocuk da aile dediğimiz çekirdeğin etrafında kimliğini bulur. O çekim gücü zayıfladığında ise denge bozulur. Ve o anda çocuk, ya savrulur ya da kendine yapay bir yörünge arar.

]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><strong>Bugün sıkça konuştuğumuz şiddet, suç ve suça sürüklenen çocuklar meselesi, çoğu zaman bir “ani patlama” gibi değerlendirilir. Oysa hakikat çok daha derin ve sessizdir:</strong></p>  <p class="MsoNoSpacing">Hiçbir çocuk bir günde suça yönelmez. Her yanlış davranışın ardında, zamanında kurulmamış bir bağ, verilmemiş bir değer ve öğretilmemiş bir sorumluluk bilinci vardır.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>  <p class="MsoNoSpacing">Çocuk, hayatın en temel yasasını erken yaşta öğrenmelidir:</p>  <p class="MsoNoSpacing">İyiliğin bir karşılığı vardır, kötülüğün de bir bedeli…</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Bir davranışın sonucu yoksa, o davranış tekrar eder. Sınır konulmayan her yanlış, zamanla karaktere dönüşür.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Bugün en büyük eksikliklerden biri, çocuklara özgürlük verilirken sorumluluğun öğretilmemesidir.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Oysa sınır koymak baskı değil; güvenliktir.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Kurallar dayatma değil; yön bulmadır.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Eğer bir çocuk yaptığı davranışın sonucunu yaşamazsa, gerçek hayat ona çok daha ağır bir bedel ödetir.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Aile, burada sadece sevgi sunan bir liman değil; aynı zamanda değer inşa eden bir okuldur. Çocuğa “yapma” demek yetmez; neden yapmaması gerektiğini, yaparsa neyle karşılaşacağını anlatmak gerekir.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Unutulmamalıdır ki:</p>  <p class="MsoNoSpacing">Suç, çoğu zaman ihmalin büyümüş hâlidir.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Küçük yanlışlar görmezden gelindikçe, büyük hatalara dönüşür.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Ve en acısı şudur:</p>  <p class="MsoNoSpacing">Toplumun konuştuğu suçlar, aslında yıllar önce evlerin içinde sessizce başlamıştır.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Ebeveynin görevi sadece korumak değil; sonuç bilinci kazandırmaktır.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Çocuk bilmeli ki:</p>  <p class="MsoNoSpacing">İyilik, güven ve değer üretir.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Kötülük ise yalnızlık ve kayıp getirir.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Son söz:</p>  <p class="MsoNoSpacing">Çekirdek güçlü olursa çocuk doğru yörüngede kalır. Ama değerler zayıflarsa, çocuk sadece savrulmaz; yanlışın cazibesine kapılır. Ve unutmayalım: İyiliğin bedeli iyiliktir, kötülüğün ve suçun bedeli ise cezadır.Bize düşen özgürlük ile beraber sınır koymayı Haklarla beraber sorumluluk bilincini birlikte vererek Merhamet  iklimi oluşturabilmektir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Köşe Yazıları</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/cekirdegin-etrafinda-donen-elektronlar-yapay-yorungede-kaybolan-bir-nesil</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 20:49:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/news/default/1776977430-c9a1f.jpg" type="image/jpeg" length="54527"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklarımızı korumak, sadece bir görev değil; bir vicdan borcudur]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/cocuklarimizi-korumak-sadece-bir-gorev-degil-bir-vicdan-borcudur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/cocuklarimizi-korumak-sadece-bir-gorev-degil-bir-vicdan-borcudur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir toplumun yarını, bugünün çocuklarının yüreğinde filizlenir. Onları korumak ise sadece bir ailenin değil, bir milletin ortak sorumluluğudur. Çünkü çocuk, sadece bir hanenin neşesi değil; aynı zamanda bir ülkenin istikbali, bir medeniyetin taşıyıcısıdır.
]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span lang="EN-US" style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span cambria="" style="font-family:"><strong>Kutsal kitabımızda yer alan şu ilahi uyarı, bu sorumluluğun derinliğini gözler önüne serer:<br /> “Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi ateşten koruyun…” (Tahrim Suresi, 6. Ayet)</strong><br /> <br /> Bu ayet, yalnızca ahiret merkezli bir korumayı değil; aynı zamanda dünyada çocuklarımızı her türlü tehlikeden, zarardan ve yozlaşmadan muhafaza etmeyi de içine alan geniş bir sorumluluk alanını işaret eder. Zira günümüz dünyasında tehditler sadece fiziki değil; dijital, psikolojik ve kültürel boyutlarıyla da çocuklarımızı kuşatmaktadır.<br /> <br /> Bugün çocuklarımız; sokakta güvensizlik, ekranlarda kontrolsüz içerik, sosyal medyada kimlik erozyonu ve değer aşınması gibi çok yönlü risklerle karşı karşıyadır. Bu noktada “güvenlik” kavramını sadece fiziksel emniyet olarak görmek, meseleyi eksik okumak olur. Gerçek güvenlik; bedenin, zihnin ve ruhun birlikte korunmasıdır.<br /> <br /> Aile, bu koruma kalkanının ilk ve en güçlü halkasıdır. Sevgiyle büyüyen, değerlerle yoğrulan, ilgiyle beslenen bir çocuk; dış dünyanın tehditlerine karşı daha dirençli olur. Ancak aile tek başına yeterli değildir. Okul, medya, devlet ve toplumun tüm kurumları bu sorumluluğun paydaşlarıdır.<br /> <br /> Devlet politikaları çocuk merkezli olmalı; eğitim sistemleri sadece bilgi değil, karakter de inşa etmelidir. Medya içerikleri denetlenmeli; çocukların masumiyetini istismar eden her türlü unsura karşı caydırıcı tedbirler alınmalıdır. Sokaklar, parklar, dijital platformlar çocuklar için güvenli alanlara dönüştürülmelidir.<br /> <br /> Unutulmamalıdır ki çocuk ihmali, aslında geleceğin ihmalidir. Bir çocuğun gözyaşı, bir toplumun vicdan sınavıdır.<br /> <br /> Evrensel perspektiften bakıldığında da çocuk hakları, insanlığın ortak değeridir. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi, her çocuğun yaşama, korunma ve gelişme hakkına sahip olduğunu açıkça ortaya koyar. Bu haklar; din, dil, ırk ayrımı gözetmeksizin tüm insanlığın ortak sorumluluğudur.<br /> <br /> Bugün atacağımız her bilinçli adım, yarının daha güvenli ve daha merhametli dünyasını inşa edecektir.<br /> <br /> Çocuklarımızı korumak, sadece bir görev değil; bir vicdan borcudur. Çünkü biz, çocuklarımıza bıraktığımız dünyadan değil; onların içinde büyüdüğü dünyadan sorumluyuz.<br /> <br /> Ulusal Egemenlik ve çocuk Bayramımızın Kutlanacağı günler içinde;unutmayalım ki,<br /> Bir çocuğun güven içinde büyüdüğü bir toplumda, gelecek korku değil umut üretir.</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Köşe Yazıları</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/cocuklarimizi-korumak-sadece-bir-gorev-degil-bir-vicdan-borcudur</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 09:24:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/news/default/1776677338-13f97.jpg" type="image/jpeg" length="46361"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akranlardan ekranlara]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/akranlardan-ekranlara</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/akranlardan-ekranlara" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir zamanlar çocuklar ve gençler kimliklerini, davranış kalıplarını ve değerlerini “akranlarından” öğrenirdi. Sokaklar, okul bahçeleri ve mahalle araları; kişiliğin inşa edildiği doğal laboratuvarlardı. Bugün ise bu alanların yerini sessiz ama son derece etkili bir güç aldı: ekranlar.

]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><strong>Artık çocuklarımızın en yakın “arkadaşı” çoğu zaman bir ekran. Üstelik bu ekranlar yalnızca görüneni değil, görünmeyeni de taşır. İşte tam bu noktada karşımıza çıkan kavramlardan biri: 25. kare tekniği ve onunla ilişkilendirilen subliminal mesajlar.</strong></p>  <p class="MsoNoSpacing">25. kare, insan gözünün bilinçli olarak algılayamayacağı hızda yerleştirilen görüntü veya mesajların, bilinçaltına hitap ettiği iddiasına dayanır. Sinema filmlerinde saniyede 24 kare gösterilirken, araya yerleştirilen “25. kare”nin fark edilmeden zihne işlendiği düşünülür. Bilimsel açıdan bu tekniğin etkisi tartışmalı olsa da, asıl mesele teknikten çok niyettir: İnsan zihnini görünmeden etkileme arzusu.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Bugün bu tartışma yalnızca sinema salonlarıyla sınırlı değil. Sosyal medya, reklamlar, dijital içerikler… Hepsi birer “modern 25. kare” gibi çalışıyor. Açık mesajların yanı sıra örtük yönlendirmeler, algı operasyonları ve bilinçaltına hitap eden sembollerle dolu bir dijital dünyadayız.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Peki burada asıl soru şu: Biz ne kadar farkındayız?</p>  <p class="MsoNoSpacing">Bir çocuk izlediği bir videoda yalnızca eğleniyor mu, yoksa farkında olmadan bir yaşam tarzını, bir düşünce biçimini, hatta bir ideolojiyi mi içselleştiriyor? Bir genç takip ettiği içeriklerle kendi kimliğini mi buluyor, yoksa başkalarının inşa ettiği bir kimliğe mi dönüşüyor?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>  <p class="MsoNoSpacing">Bu noktada sorumluluk sadece içeriküreticilerinin değil; anne-babaların ve toplumuntüm kesimlerinindir. Çünkü bilinçaltına hitap eden mesajlar, en çok savunmasız zihinleri etkiler. Ve en savunmasız zihinler, henüz sorgulama becerisi gelişmemiş olanlardır.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">LFarkındalık, burada en güçlü kalkandır. Ekranları yasaklamak değil; ekran okuryazarlığı kazandırmak gerekir. Korkutmak değil; bilinçlendirmek gerekir. Kapatmak değil; anlamlandırmakgerekir.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Unutulmamalıdır ki mesele bir “teknik” meselesi değil, bir “insan” meselesidir. İnsan zihni, en değerli emanettir. Onu korumak ise sadece bireysel değil, toplumsal bir görevdir.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Bugün ekranların karşısında büyüyen bir nesil var. Yarın ise o nesil, toplumu şekillendirecek. Eğer biz bugün onların zihin dünyasına sahip çıkmazsak, yarın o zihinlerin ürettiğidünyayamahkûmoluruz.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Bir çocuğa sabırlı olmayıöğretmek o çocuğa teşekkür aldırmaktandahaönemlidir.BirçocuğaşiddettenuzakdurmayıMerhametliolmayıöğretmeküniversite okutmaktan dahaönemlidir.Birçocuğahelal para kazanmayıöğretmek o çocuğuünvansahibiyapmaktan çokdahaönemlidir.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Ve belki de en çarpıcı gerçek şudur: Görmediğimiz kareler, gördüğümüzhayatlarışekillendirir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Köşe Yazıları</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/akranlardan-ekranlara</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 02:27:27 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/news/default/1776392919-c1406.jpg" type="image/jpeg" length="20670"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Modern insanın en büyük krizi artık cehalet değil; köksüzlüktür]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/modern-insanin-en-buyuk-krizi-artik-cehalet-degil-koksuzluktur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/modern-insanin-en-buyuk-krizi-artik-cehalet-degil-koksuzluktur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya hiç olmadığı kadar hızlı dönüyor. Ekranlar, algoritmalar ve yapay zekâ çağında insan, bilgiye ulaşmada zirveye çıkarken; kendini inşa etme noktasında derin bir boşlukla yüzleşiyor. Modern insanın en büyük krizi artık cehalet değil; köksüzlüktür.
]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing">Tam da böyle bir çağda, kadim bir sembol yeniden konuşur: Zeytin ağacı… Kutsal metinlerde adına yemin edilen bu ağaç, bugün bize sadece geçmişi değil, geleceği de anlatır. Çünkü zeytin; sabrın, direncin ve derinliğin adıdır.<br /> <br /> Bugünün dünyasında her şey hız üzerine kurulu. Sosyal medya birkaç saniyede hüküm verir, insanlar birkaç cümleyle yargılanır, ilişkiler birkaç dokunuşla başlar ve biter. Oysa zeytin ağacı acele etmez. Yıllar boyunca kök salar, görünmeden büyür, sonra meyve verir. İşte karakter de böyledir: gösterişsiz bir inşa sürecidir.<br /> <br /> Algoritmaların yön verdiği bir çağda insan, kendi hakikatini kaybetme riskiyle karşı karşıya. Beğenilmek, doğru olmaktan daha önemli hale gelebiliyor. Görünmek, olmak’ın önüne geçiyor. Zeytin ağacı ise bize şunu öğretir: Değer, görünürde değil; özdedir.<br /> <br /> İklim krizleri, savaşlar, toplumsal gerilimler… Dünya kırılgan bir dengede. Böyle zamanlarda güçlü karakterlere ihtiyaç vardır. Fakat güç; sertlikte değil, köklülükte gizlidir. Zeytin ağacı fırtınada eğilir ama kırılmaz. İşte insan da böyle olmalıdır: esnek ama ilkeli, değişime açık ama özüne sadık.<br /> <br /> Dijital çağın en büyük yanılgısı, her şeyi hızla tüketebileceğimizi sanmamızdır. Oysa insanın ruhu, hızlı tüketimle değil; derin tefekkürle beslenir. Zeytin ağacı, bize yavaşlamayı öğretir. Beklemeyi, sabretmeyi, içe dönmeyi…<br /> <br /> Belki de bu yüzden zeytine yemin edilmiştir. Çünkü o, zamana meydan okuyan bir karakter modelidir. Bugün insanlığın ihtiyacı olan şey; daha fazla hız değil, daha fazla kök salmaktır.<br /> <br /> Ve unutulmamalıdır ki:<br /> Dünya ne kadar hızlanırsa hızlansın, İnsan, ne kadar hızlı büyüdüğüyle değil, kök saldığı kadar  ve derinleştiği kadar insandır.<br />  </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>  <p class="MsoNoSpacing"><br /> Muammer GÖKMEN<br /> Uzman Vaiz</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Köşe Yazıları</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/modern-insanin-en-buyuk-krizi-artik-cehalet-degil-koksuzluktur</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 20:38:51 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/news/default/1776026382-513e5.jpg" type="image/jpeg" length="38933"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[HALA  ANLAMADINIZ  MI ?]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/hala-anlamadiniz-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/hala-anlamadiniz-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>HALA  ANLAMADINIZ  MI ?</p>  <p>Hala  dili kopas8ı  dil uzatanlar var,</p>  <p>Ya satılmış birer uşak her biri,</p>  <p>Ya  nerede  yaşıyor  bilmiyor, görmüyor,</p>  <p>Ya aklından zoru var  hainin biri.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>  <p>                               Sevgili  okurlarım , can arkadaşlarım  artık baharın sıcaklığını  tam yaşamadan  yağmurların serinliğinden anlayamıyoruz. Her gün takvimin yaprakları değişiyor.gün dönüyor geceler geceleri kovalıyor. ,devran dönüyor  ,kervan yola devam ediyor. Öyle bir yaşam ki  günler hep bir öncekini hatırlatır oldu. umut etmenin ,direnmenin tam zamanı ,hayatı anlamak mı istiyorsun   şöyle bir etrafına bak. Kışın dağlarını süsleyen  evinin bahçesinde  sanki kurumuş çırıl çıplak kalmiş ağacının dallarını yeniden  bezeyen yemyeşil  yapraklara  açan bembeyaz çiçeklerine bak. Yeter. Önce   kışa  soğuga direnmiş  bahçeni  yeniden güzelleştiren çimlere bak. Yılarca evvel diktiğim fidanlar koca birer ağaç oldu meyveye durdu. Portakalın üzerinde  hala sarı  portakallar var bir dalları da yeni meyve vermek için beyaz çiçeklere büründü.  Zeytin ağacım dimdik  onu kesmeye hiç kıyamam  milletin tarlarında  rant uğruna kesilen zeytin ağaçlarını düşündükçe yeminle zeytin yiyemez oldum.</p>  <p>                               Ne zaman  Atamıza ait bir yazı okusam  Atamızı hep rahmet ve minnetle anıyor  içimi kaplayan özlemi  yaşıyorum .Eğer olmasaydı bu günleri  yaşıyor olabilir miydik? Bakın  Amerikalı  Prof..Dr.MCCARTY  Atatürk için ne diyor: “ Türkiye  !. Dünya Savaşını kaybetmiş ve adeta yıkılmıştı. Türkler artık yenilmişti  ve başlarına gelecek her şeyi kabul edeceklerdi. Başlarında  bir hükümet vardı ve bir vatan haini olan Damat Ferit  tarafında yönetiliyordu.   İtilaf ülkelerinin istedikleri her şeyi  yapmak istiyorlardı.İtilaf ülkeleri Türkleri  sonsuza kadar  yok etmek istiyorlardı. SEVR de  büyük  bir  Ermenistan,büyük bir Kürdistan olacaktı  ve Türklere küçük bir yer verilecekti. İngilizler, Fransızlar, Yunanlılar , İtalyanlar  torakları paylaştı İtilaf devletleri aslında  her şeyi  almak istiyordu. Geriye kalan ise çok küçük bir yerdi. Ve bütün Osmanlının borçlarının  o küçük devlet tarafından .  ödenmesini istiyorlardı. Aslında yapmak istedikleri şey Türkleri devamlı zayıf bırakmaktı. Bunu yapmak için Türklerin ordusu o0lmamalıydı. Devlet tamamen iflas halinde olacaktı. Ama bunlar olmadı Çünkü Türkler  ATATÜRK ‘ Ün  Liderliğinde  düşmanlardan kurtuldu Türkler  ATATÜRK’e  çok şey borçlu.” Evet işte Amerikalı prof.Dr. böyle  söylüyor. Ve  biz  Bir İngiliz Gemisiyle Yurt dışına kaçanların değil,yo0klular içinde   Cumhuriyeti  kuranların torunlarıyız. Ne mutlu Türküm  diyoruz.</p>  <p>                Sevgili  okurlarım ,can arkadaşlarım   Hadi bu hafta  makalemi burada noktalarken  gene  aklıma gelen bir  Kayserili fıkrasını yazıvereyim. :”  İki Kayserili  Kasabalarında bir tiyatro açmışlar. ,fakat kayseriler ç ok tutumlu  (Cimri) olduklarından  ve para vermek istemediklerinden  tiyatro her gün sıfır çekiyormuş. Bakmışlar iki ortak ne yapalım ,ne delim  diye  düşünüp sonunda  birinin aklına  bir fikir gelmiş. Ertesi gün  her tarafa ilanlar  asılmış “Cumartesi günü Tiyatromuza giriş  bedavadır” Kasaba halkı bedavayı okuyunca hiç kaçırırlar mı? Cumartesi günü  tiyatro ful çekmiş. Bizimkiler mükemmel bir oyun sergilemişler.her kes ayakta alkışlıyor .oyun bittikten sonra  kasaba halkı çıkışa doğru  yönelmiş  ama ne görsünler ? kapılar kilitli  ve  şu yazı yazıyor “ çıkış 10 lira” anladınız değil mi?</p>  <p>                Hepinize  gönül dolusu sevgi ve saygılarımı sunuyorum, huzurlu  mutlu günler sizlerin olsun . Kalın sağlıcakla!...</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Köşe Yazıları</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/hala-anlamadiniz-mi</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 11:13:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/news/default/1775906292-85621.jpg" type="image/jpeg" length="23887"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[COVİD ÖNCESİ &  SONRASI]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/covid-oncesi-sonrasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/covid-oncesi-sonrasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">2026 Mart ayının sonlarına geldiğimiz bu günlerde çoğumuz unutmuş olsa bile 5 yıl öncesi sanki farklı bir dünyada yaşıyorduk. Korona (covid19) tüm dünyayı evlere kapatmış, doğa kendi kendisine iyileşmeler gösterirken insanlar maalesef bu salgın yüzünden hayatını kaybediyordu. </span></span></span></p>  <p style="margin-bottom:.0001pt"><span style="background:white"><span style="line-height:18.0pt"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#0a0a0a">Korona virüs pandemisi süreci ve sonrasında suç oranlarında dünya genelinde ve Türkiye'de karmaşık, bazen tezatlıklar içeren değişimler gözlemlendi. Salgın dönemi yasakları, hırsızlık gibi sokak suçlarını düşürmüş fakat aile içi şiddet ve dijital suçları artırmıştı. Pandemi sonrasında ise suç oranları farklı dinamiklerle şekillendi.</span></span></span></span></span></p>  <p style="margin-bottom:.0001pt"><span style="background:white"><span style="line-height:18.0pt"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#0a0a0a">İşte Covid sonraki dönemde suç oranlarına ilişkin temel bulgular:</span></span></span></span></span></p>  <p style="margin-bottom:.0001pt"><span style="background:white"><span style="line-height:18.0pt"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#0a0a0a">Türkiye'de Suç Oranları ve Eğilimler</span></span></span></b></span></span></p>  <ul> 	<li style="margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:9.0pt"><span style="background:white"><span style="line-height:18.0pt"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#0a0a0a">10 Yıllık Artış Trendi:</span></span></span></b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#0a0a0a"> Türkiye'de son 10 yıl içinde (pandemi süreci dahil) suç oranlarında genel olarak ciddi bir artış yaşandığı ve bu oranın %108'i bulduğu belirtilmektedir.</span></span></span></span></span></span></li> 	<li style="margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:9.0pt"><span style="background:white"><span style="line-height:18.0pt"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#0a0a0a">Cinayet Verileri:</span></span></span></b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#0a0a0a"> 2019-2023 yılları arasında Türkiye, kişi başına düşen cinayet sayısında 33 Avrupa ülkesi arasında 9. sırada yer almaktadır.</span></span></span></span></span></span></li> 	<li style="margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:9.0pt"><span style="background:white"><span style="line-height:18.0pt"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#0a0a0a">En Yüksek Suç Oranına Sahip İller:</span></span></span></b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#0a0a0a"> TÜİK verilerine göre (2025/2026 analizleri), Aydın yüz binde 970 suç oranıyla Türkiye'de en yüksek suç oranına sahip illerin başında gelmektedir.</span></span></span></span></span></span></li> 	<li style="margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:9.0pt"><span style="background:white"><span style="line-height:18.0pt"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#0a0a0a">Cezaevi Tahliyeleri:</span></span></span></b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#0a0a0a"> Pandemi sürecinde cezaevlerindeki yoğunluğu azaltmak için yapılan tahliyeler ve "Covid İnfaz Yasası" (ve devam eden düzenlemeler), suç kayıtlarında dönemsel etkiler yaratmıştır.</span></span></span></span></span></span></li> </ul>  <p style="margin-bottom:9.0pt"><span style="background:white"><span style="line-height:18.0pt"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#0a0a0a">Covid sonrası aşılar yüzünden ölüm sayısı artış gösterdi mi diye de merak ederek yine istatistiklere sizin için göz attım:</span></span></span></b> </span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>  <p style="margin-bottom:.0001pt"><span style="background:white"><span style="line-height:18.0pt"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#0a0a0a">Türkiye'de 2020-2025 yılları arasında ölüm istatistikleri, pandemi dönemi ve sonrasındaki demografik değişimlere bağlı olarak dalgalanmalar göstermiştir. TÜİK verilerine göre öne çıkan veriler şöyle:</span></span></span></span></span></p>  <ul> 	<li style="margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:9.0pt"><span style="background:white"><span style="line-height:18.0pt"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#0a0a0a">2020:</span></span></span></b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#0a0a0a"> Pandeminin etkisiyle ölüm sayısı bir önceki yıla göre %16,5 artarak <b>507 bin 938</b> oldu. Kaba ölüm hızı (bin kişi başına düşen ölüm) binde 6,1 olarak gerçekleşti.</span></span></span></span></span></span></li> 	<li style="margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:9.0pt"><span style="background:white"><span style="line-height:18.0pt"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#0a0a0a">2021:</span></span></span></b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#0a0a0a"> Ölüm sayısı bir önceki yıla göre %11,4 artarak <b>565 bin 594</b>'e yükseldi. Kaba ölüm hızı binde 6,7'ye çıktı.</span></span></span></span></span></span></li> 	<li style="margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:9.0pt"><span style="background:white"><span style="line-height:18.0pt"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#0a0a0a">2022:</span></span></span></b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#0a0a0a"> Ölümler %10,9 azalarak <b>504 bin 839</b> seviyesine geriledi.</span></span></span></span></span></span></li> 	<li style="margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:9.0pt"><span style="background:white"><span style="line-height:18.0pt"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#0a0a0a">2023:</span></span></span></b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#0a0a0a"> Ölüm sayısı 2022 yılına göre %4,1 artarak <b>525 bin 814</b> oldu. Kaba ölüm hızı binde 6,2 olarak kayıtlara geçti.</span></span></span></span></span></span></li> 	<li style="margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:9.0pt"><span style="background:white"><span style="line-height:18.0pt"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#0a0a0a">2024:</span></span></span></b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#0a0a0a"> Türkiye'de ölüm sayısı <b>489 bin 361</b>'e geriledi. Kaba ölüm hızı ise binde 5,7'ye düştü.</span></span></span></span></span></span></li> 	<li style="margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:9.0pt"><span style="background:white"><span style="line-height:18.0pt"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#0a0a0a">2025 (Kısmi Veri):</span></span></span></b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#0a0a0a"> 2025 yılının ilk 7 ayında ölüm sayısı, bir önceki yılın aynı dönemine göre %0,7 artarak <b>294 bin 824</b> olmuştur. </span></span></span></span></span></span></li> </ul>  <p style="margin-bottom:.0001pt"><span style="background:white"><span style="line-height:18.0pt"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#0a0a0a">Genel Eğilimler:</span></span></span></b></span></span></p>  <ul> 	<li style="margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:9.0pt"><span style="background:white"><span style="line-height:18.0pt"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#0a0a0a">Ölen kişilerin cinsiyet dağılımında erkekler, kadınlardan daha yüksek oranda (2024'te %54,8 erkek, %45,2 kadın) yer almaktadır.</span></span></span></span></span></span></li> 	<li style="margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:9.0pt"><span style="background:white"><span style="line-height:18.0pt"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#0a0a0a">Ölüm nedenleri arasında en yüksek oran, özellikle kalp ve dolaşım sistemi hastalıklarına aittir.</span></span></span></span></span></span></li> </ul>  <p style="margin-bottom:9.0pt"><span style="background:white"><span style="line-height:18.0pt"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#0a0a0a">Ve son bir dip not için Türkiye'de doğum oranlarına baktığımda ise 11 yıldır aralıksız düşerek 2024'te 1,48'e gerilediğini gördüm. Bu nüfusumuzun gittikçe yaşlandığını göstermektedir. Elbette ailelerin çocuk sahibi olmamalarının başta ekonomi olmak üzere pek çok sebebi var fakat yöneticilerin bu durumu düzeltmek için acil planlama yapması gerekmektedir. Daha genç daha dinç daha sağlıklı nesiller görmek dileğiyle hoşça kalın. </span></span></span></span></span></p>  <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Köşe Yazıları</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/covid-oncesi-sonrasi</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 11:02:07 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/news/default/1775905869-24de5.jpg" type="image/jpeg" length="38683"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Sizin en hayırlınız, insanlara faydalı olanınızdır.”]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/sizin-en-hayirliniz-insanlara-faydali-olaninizdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/sizin-en-hayirliniz-insanlara-faydali-olaninizdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gecenin en derin saatlerinde bir siren sesi yankılanır şehirde. Kimimiz uykusunda dönüp yastığını düzeltir, kimimiz bir an irkilir… Ama o sesin ardında, bir başkasının derdine koşan bir adım vardır. İşte o adım, çoğu zaman adını bile bilmediğimiz bir fedakârlığın izidir.

]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><strong>Polis…</strong></p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Polis olmak, yalnızca bir meslek değildir; insanın kendini başkalarının güvenliğine adaması, kendi huzurunu başkalarının huzuruna feda etmesidir. Ve belki de bu yüzden, yapılan işin değeri çoğu zaman kelimelere sığmaz.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) bir hadis-i şerifinde şöyle buyurur:</p>  <p class="MsoNoSpacing">“Sizin en hayırlınız, insanlara faydalı olanınızdır.”</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Bu ölçüyle baktığımızda, bir toplumun görünmeyen kahramanlarını yeniden düşünmek gerekir.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Bir trafik kazasında ilk koşan,</p>  <p class="MsoNoSpacing">Bir kayıp çocuğun elinden tutan,</p>  <p class="MsoNoSpacing">Bir annenin gözyaşını dindirmeye çalışan,</p>  <p class="MsoNoSpacing">Bir felaket anında kendi korkusunu unutan…</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">İşte tüm bunlar, insanlara faydalı olmanın en somut hâlidir.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>  <p class="MsoNoSpacing">Türk Polis Teşkilatı mensupları, bu hadisin adeta yaşayan bir tefsiri gibidir. Çünkü onların görevi yalnızca suçla mücadele etmek değil; aynı zamanda toplumun kalbine güven duygusu yerleştirmektir.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Bir toplumun gerçek gücü, sadece ekonomisinde ya da teknolojisinde değil; zor zamanlarda birbirine sahip çıkan insanların varlığında gizlidir. Polis, bu sahip çıkmanın en görünür ama en az konuşulan yüzü olmamalıdır.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Polis Haftası, işte tam da bu yüzden bir kutlamadan öte, bir muhasebedir. Kendimize sormamız gereken bir sorudur:</p>  <p class="MsoNoSpacing">“Biz, insanlara ne kadar faydalıyız?”</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Çünkü mesele sadece polis olmak değildir…</p>  <p class="MsoNoSpacing">Mesele, örnek insan olabilmektir. Polisin de insan olduğunu unutmamaktır.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Bir selam vermek, bir teşekkür etmek, bir emeği görmek…</p>  <p class="MsoNoSpacing">Bunlar küçük gibi görünür ama insanın kalbinde büyük yankılar bırakır.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Bugün, bir polis gördüğünüzde sadece bakıp geçmeyin. O üniformanın ardında bir yürek, bir aile, bir bekleyiş olduğunu hatırlayın.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Ve belki içinizden şu cümleyi geçirin:</p>  <p class="MsoNoSpacing">“İyiliğin sessiz nöbetçileri, iyi ki varsınız.”</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Çünkü en hayırlı olmak, bazen bir hayat kurtarmakla; bazen de bir hayatı korumakla başlar.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Emniyet Teşkilatımızın Polis Haftası ve 10 Nisan polis günü kutlu olsun Vefat eden ve şehit düşen Polislerimizin ruhları şad olsun.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Muammer GÖKMEN</p>  <p class="MsoNoSpacing">Uzman Vaiz</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Köşe Yazıları</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/sizin-en-hayirliniz-insanlara-faydali-olaninizdir</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 05:12:56 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/news/default/1775798129-a90ef.jpg" type="image/jpeg" length="62914"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[GAZA GELMESEK Mİ?]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/gaza-gelmesek-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/gaza-gelmesek-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:.0001pt"><span style="background:white"><span style="line-height:18.0pt"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#0a0a0a">İlçemize doğalgaz gelmesi sürecinde ana hat işlemi tamamlandı ve doğalgaz dalaman ortaca yoluna doğru ilerledi. Ana hattın döşenmesinden sonra ise ne zaman Fethiye’ye doğalgaz gelecek, maliyet ne olacak gibi söylemler de başladı. Bende bu konuda ufak çaplı bir araştırma yaptım. Belediye Başkanımız Alim Karaca bu konuda anket yaptırdığını ve vatandaşların çoğunluğunun doğalgazın gelmesini istediklerini belirtti. Maliyet konusuna girince vatandaşın bu konfordan faydalanmak için bedel ödemek istemediklerini de belirtti. </span></span></span></span></span></p>  <p style="margin-bottom:.0001pt"><span style="background:white"><span style="line-height:18.0pt"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#0a0a0a">Doğalgazın ilçemize maliyeti net olmamakla beraber milyarlarca olacak. Yolların derin bir şekilde kazılması turizmi ve esnafımızı derinden etkileyecek. Üstelik dolgu sahası gibi kısımlarda borunun üst kısmından sonra en az 80 cm olması gereken derinlik sağlanabilecek mi. </span></span></span></span></span></p>  <p style="margin-bottom:.0001pt"><span style="background:white"><span style="line-height:18.0pt"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#0a0a0a">Aslında yenilebilir enerjilerden güneş enerjisine bol miktarda sahip olan Fethiye’nin bu doğal kaynaktan daha fazla faydalanması benim tercihim olurdu. Neticede sürekli doğalgaz bulduk açıklamalarına rağmen maalesef doğal gazda dışarıya bağımlı olmamız çok hoşuma giden bir durum değil. Yani istenildiği zaman kesilebilecek bir enerjiyi kullanmak istemem. Komşudan uzatma kablo ile elektrik almak gibi geliyor bana. Güneşin çok olmadığı, çok katlı apartmanların bulunduğu, enerji kaynağının çok olmadığı iller için güzel bir çözüm doğalgaz. Eskiden kömürle ısınma sağlanıp doğanın kirletildiği günler geride kaldı. Fakat Fethiye’m için aynı şeyi düşünmüyorum. Bence doğalgazsız her şey daha güzel. </span></span></span></span></span></p>  <p style="margin-bottom:.0001pt"><span style="background:white"><span style="line-height:18.0pt"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#0a0a0a">Belki anket yapılırken her abonelik için bireysel masraflarınızı bilirseniz de fikriniz değişebilir diye ufak bir hesap özeti paylaşmak isterim: </span></span></span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>  <p style="margin-bottom:.0001pt"><span style="background:white"><span style="line-height:18.0pt"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#0a0a0a">Fethiye'ye doğal gaz getirilmesi süreci 2026 yılı itibarıyla aktif bir yatırım ve planlama aşamasındadır, bu nedenle nihai "kullanım maliyeti" henüz netleşmemiştir. Ancak, proje ve yasal prosedürler çerçevesinde öngörülen maliyetler şöyledir:</span></span></span></span></span></p>  <ul> 	<li style="margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:9.0pt"><span style="background:white"><span style="line-height:18.0pt"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#0a0a0a">Abonelik Bedeli (2026):</span></span></span></b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#0a0a0a"> Doğal gaz dağıtım şirketlerinin 2026 yılı için uygulayacağı abone bağlantı bedelinde üst sınır <b>8.066 TL + KDV</b> olarak belirlenmiştir.</span></span></span></span></span></span></li> 	<li style="margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:9.0pt"><span style="background:white"><span style="line-height:18.0pt"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#0a0a0a">Güvence Bedeli (2026):</span></span></span></b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#0a0a0a"> Kombi kullanımı için yaklaşık <b>4.097 TL</b>, kombi + ocak kullanımı için ise <b>4.346 TL</b> güvence bedeli alınmaktadır.</span></span></span></span></span></span></li> 	<li style="margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:9.0pt"><span style="background:white"><span style="line-height:18.0pt"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#0a0a0a">Tesisat Proje Bedeli (2026):</span></span></span></b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#0a0a0a"> Doğalgaz tesisat projesi ve değişiklikleri için yaklaşık <b>6.000 TL + KDV</b> civarında bir maliyet öngörülmektedir.</span></span></span></span></span></span></li> </ul>  <p style="margin-bottom:.0001pt"><span style="background:white"><span style="line-height:18.0pt"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#0a0a0a">Özetle;</span></span></span></b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:#0a0a0a"> 2026 yılı itibarıyla bir konutun doğal gaza geçişi için abonelik, güvence ve proje bedelleri dahil olmak üzere <b>yaklaşık 18.000 TL - 20.000 TL + KDV</b> tutarında bir ilk kurulum maliyeti (kombi hariç) söz konusudur.  <b>Kısacası Gaza gelme Fethiye’m.</b> </span></span></span></span></span></p>  <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Köşe Yazıları</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/gaza-gelmesek-mi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 13:52:49 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/news/default/1775570261-43ab8.jpg" type="image/jpeg" length="98031"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
