<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Haberci TV - Türkiye'den Haberler</title>
    <link>https://www.habercitv.com.tr</link>
    <description>Türkiye'den Haberler. Haberci TV</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.habercitv.com.tr/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 21 May 2026 05:37:43 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Kurban etini sağlıklı pişirmenin 6 önemli kuralı]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/kurban-etini-saglikli-pisirmenin-6-onemli-kurali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/kurban-etini-saglikli-pisirmenin-6-onemli-kurali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bayramlar; sevdiklerimizle aynı sofrada buluştuğumuz, birlik ve beraberliğin güçlendiği, paylaşmanın en güzel duygularla yaşandığı özel günler olarak hayatımıza anlam katıyor.</strong></p>

<p>Özellikle Kurban Bayramı; özenle hazırlanan sofraları, et yemekleri, tatlıları ve geleneksel ikramlarıyla kültürümüzün en önemli parçalarından biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Bu nedenle bayramı hem keyifli hem de sağlıklı geçirmek için kurban etini pişirme yöntemleri ve beslenme düzenimize özen göstermemiz büyük önem taşıyor. Çünkü bayramın gerçek güzelliği, sevdiklerimizle birlikte sağlıklı, huzurlu ve mutlu anılar paylaşınca daha da anlam kazanıyor. Memorial Şişli Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uz. Dr. N. Sinem Türkmen, Kurban Bayramı’nda sağlıklı beslenme konuları hakkında bilgi verdi.</p>

<p></p>

<p>Güne hafif ama doyurucu bir kahvaltıyla başlayın</p>

<p></p>

<p>Bayram sabahlarının vazgeçilmezi olan kahvaltı, gün içerisindeki beslenme düzenini belirleyen en önemli öğündür. Aç karnına yoğun et tüketmek sindirim sistemini zorlayabilir ve gün boyu kontrolsüz yeme isteğine neden olabilir. Bu nedenle güne; yumurta, zeytin, avokado, çiğ ceviz, kuru kayısı, bol yeşillik ve tam tahıllı ekmek içeren dengeli bir kahvaltıyla başlamak hem tokluk süresini uzatır hem de sonraki öğünlerde porsiyon kontrolünü kolaylaştırır.</p>

<p></p>

<p>Porsiyon kontrolünü ihmal etmeyin</p>

<p></p>

<p>Bayram sofralarında et yemeklerinin yanında tatlılar ve hamur işleri de sıkça tüketiliyor. Elbette hazırlanan lezzetlerin tadını çıkarmak bayramın en güzel yanlarından biri. Ancak burada belirleyici olan miktardır. Özellikle kalp-damar hastalığı, yüksek kolesterol, diyabet, karaciğer yağlanması veya mide-bağırsak rahatsızlığı bulunan kişilerin kırmızı et tüketiminde aşırıya kaçmaması gerekir. Küçük porsiyonlarla, yavaş yiyerek ve öğün saatlerini dengeli planlayarak bayramı daha sağlıklı geçirmek mümkündür.</p>

<p></p>

<p></p>

<p>Ziyaretlerde ikramlara ölçülü yaklaşın</p>

<p></p>

<p>Bayramın en güzel geleneklerinden biri de akraba ve dost ziyaretleridir. Ancak gün içerisinde yapılan çok sayıda ziyarette ikram edilen tatlılar, börekler, et yemekleri ve içecekler farkında olmadan aşırı kalori tüketimine yol açabilir. Her ikramı tam porsiyon tüketmek yerine küçük tadımları tercih etmek daha doğru olacaktır. Aynı gün içinde tüketilen tatlı, çay ve kahve miktarına dikkat edilmeli; özellikle kafein tüketimi arttığında su tüketimi de artırılmalıdır. Günlük 2 fincan sade kahve ve 2 fincan sade çay yeterlidir.</p>

<p></p>

<p>Bayramda hareket etmeyi unutmayın</p>

<p></p>

<p>Bayram boyunca artan kalori alımını dengelemenin en etkili yollarından biri fiziksel aktivitedir. Kısa mesafelerde araç yerine yürümeyi tercih etmek, asansör yerine merdiven kullanmak ve düzenli egzersiz alışkanlığını sürdürmek hem sindirimi destekler hem de alınan enerjinin dengelenmesine yardımcı olur.</p>

<p></p>

<p>Etin yanında yoğurt yerine salata tercih edin</p>

<p></p>

<p>Kırmızı et tüketiminin arttığı bayram döneminde sofralarda mutlaka bol yeşillikli salatalara yer verilmelidir. Limonlu salatalar hem sindirimi destekler hem de kırmızı ette bulunan demirin emilimini artırır. Ayrıca yeşil yapraklı sebzeler, fazla et tüketiminin oluşturduğu asit yükünün azaltılmasına katkı sağlar. Et yemekleriyle birlikte yoğurt, süt ve peynir gibi yüksek kalsiyum içeren besinlerin tüketilmesi ise demir emilimini azaltabileceği için dikkatli olunmalıdır.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kurban etini hemen tüketmeyin</p>

<p></p>

<p>Yeni kesilen etlerde “ölüm katılığı” olarak bilinen ve kasların sertleşmesine neden olan doğal bir süreç yaşanır. Bu nedenle kurban etinin hemen tüketilmesi hazımsızlık ve mide-bağırsak sorunlarına yol açabilir. Etin daha yumuşak, lezzetli ve sindirimi kolay hale gelmesi için en az 12-24 saat dinlendirilmesi önerilir.</p>

<p></p>

<p>Sağlıklı pişirme yöntemlerini tercih edin</p>

<p></p>

<p>Et yemeklerinde pişirme yöntemi sağlık açısından büyük önem taşır. Etlerin çok yüksek sıcaklıkta ve uzun süre pişirilmesi zararlı bileşiklerin oluşmasına neden olabilir. Bu nedenle tavada, fırında, buharda veya kontrollü ızgara yöntemi tercih edilmelidir. Etlerin zerdeçal, zencefil, biberiye, karabiber gibi antioksidan içeriği yüksek baharatlarla; limon suyu veya sirke gibi asidik sıvılarla marine edilmesi daha sağlıklı bir tüketim sağlar. Yanmış kısımlar mutlaka tüketilmeden önce ayıklanmalıdır. Etlerin saklama koşullarına da dikkat edilmelidir. Uygun ambalajla buzdolabında birkaç gün, derin dondurucuda ise birkaç ay güvenle muhafaza edilebilir. Sağlıklı seçimlerle geçirilen bir bayram, hem sofraların keyfini artırır hem de bayram sonrası oluşabilecek sağlık sorunlarının önüne geçer.</p>

<p></p>

<p>Kurban etini buharda pişirin</p>

<p></p>

<p>Kurban Bayramı’nda et tüketimi ile ilgili dikkat etmeniz gerekenler şöyle sıralanmaktadır :</p>

<p></p>

<p>Tavada, ızgarada veya buharda pişirme tercih edilmelidir.</p>

<p>Kanserojen maddelerin oluşumunu azaltmak için etler çok yüksek sıcaklıkta ve uzun süre pişirilmemelidir.</p>

<p>Mangalda pişirme yapılacak ise; önce mikrodalgada ön pişirme uygulanmalı ve et suyu uzaklaştırıldıktan sonra ızgara işlemine geçilmelidir.</p>

<p>Etlerin, antioksidan kapasitesi yüksek baharatlar; (zerdeçal, zencefil, biberiye, karabiber vb.) ve sirke, limon suyu gibi C vitamininden zengin asidik sıvılar ile marinasyonu yapılarak ısıyla teması kesilmelidir. Marinasyona şeker içeriği yüksek maddeler ve yağ eklenmemelidir.</p>

<p>Etin fazla pişmekten yanmış yerleri varsa, tüketilmeden önce mutlaka yanık kısımlar kesilip atılmalıdır.</p>

<p>Etler buzdolabında +4 / +7derecede buzdolabında uygun ambalaj veya yağlı kâğıda sararak 2-3 gün, derin dondurucuda ise (-180C) en fazla 3-4 ay saklanmalıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/kurban-etini-saglikli-pisirmenin-6-onemli-kurali</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 22:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/habercitv-com-tr/uploads/2026/05/kurban-1024x588.jpg" type="image/jpeg" length="59298"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Göz hastalıklarında doğru bilinen yanlışlar]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/goz-hastaliklarinda-dogru-bilinen-yanlislar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/goz-hastaliklarinda-dogru-bilinen-yanlislar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bahar mevsimiyle birlikte artan göz alerjilerine evde yapılan bilinçsiz müdahaleler tehlike saçabiliyor. Uzm. Dr. Kübra Erdoğan, çayın steril bir sıvı olmadığını ve kolonyadaki alkolün gözü tahriş ettiğini vurgulayarak, "Yanlış uygulamalar, mevcut hastalığı maskeleyebileceği gibi daha ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlayabilir" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p class="MsoNoSpacing">"Göze çay pansumanı yapmayın"<br /> Düzce Atatürk Devlet Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Kübra Erdoğan, bahar aylarında artan polenlerin göz sağlığını olumsuz etkilediğini belirterek, bahar mevsimiyle birlikte göz kliniklerinde en sık karşılaşılan şikayetlerin başında alerjik reaksiyonların geldiğini söyledi. Polenlerin özellikle gözlerde kaşıntı ve sulanmaya yol açtığına dikkati çeken Erdoğan, "Polen sebebiyle her iki gözde kaşıntı ve sulu akıntı görebiliyoruz. Bunun dışında halk arasında bilinmeyen ve basit görülebilen alerjiler de oluyor. Bunlara zamanında müdahale edilmediğinde ciddi sorunlar oluşabilir" dedi.<br /> <img alt="" src="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/1779018676-f92db.jpg" style="width: 800px; height: 450px;" /><br /> "GÖZLÜK TERCİH EDİN"<br /> Erdoğan, rüzgarlı havalarda çevresel faktörlerin değişmesiyle farklı hastalıkların da ortaya çıkabildiğini dile getirerek, kirpik dibi iltihaplanması gibi rahatsızlıkların tabloyu daha ağır hale getirebildiğini aktardı. Polen alerjisi bulunanların özellikle sabah saatlerinde ve rüzgarlı havalarda dışarı çıkmamaya özen göstermesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, kontakt lens kullanıcılarına da şu tavsiyelerde bulundu:<br /> "Kontakt lenslerin üzerine polenler çok rahat yapışabiliyor. Bu nedenle bahar aylarında gözlük tercih edilmesi daha sağlıklı olabilir. Hafif alerjik vakalarda soğuk kompres ve suni gözyaşı damlaları yeterli olabilirken, ileri düzey şikayetlerde mutlaka bir göz hekimine başvurulmalıdır."<br /> Günümüzde cep telefonu ve bilgisayar kullanımının hayatın vazgeçilmez bir parçası olduğuna değinen Erdoğan, uzun süre ekrana bakmanın göz kırpma sayısını yarı yarıya azalttığını, bunun da göz kuruluğunu artırdığını kaydetti. Erdoğan, ekran karşısında geçirilen süre boyunca göz kırpmaların bilinçli olarak sıklaştırılması ve gerektiğinde suni gözyaşı damlalarıyla destek verilmesi gerektiğini bildirdi.<br /> <img alt="" src="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/1779018696-ab9fd.jpg" style="width: 800px; height: 600px;" /><br /> "ÇAY STERİL DEĞİL, KOLONYA GÖZE ZARAR VERİR"<br /> Toplumda doğru bilinen yanlış uygulamalara karşı da vatandaşları uyaran Erdoğan, göz hastalıklarında kulaktan dolma yöntemlerin kalıcı hasarlara yol açabileceğine işaret etti. Erdoğan, çay pansumanı ve kolonya kullanımının göz sağlığı açısından büyük risk oluşturduğunun altını çizerek, konuşmasını şöyle tamamladı:<br /> "Çay steril bir sıvı değildir, içerisindeki tanecikler göz yüzeyi için oldukça tahriş edicidir. Kolonyadaki yüksek alkol oranı da göz yüzeyine doğrudan zarar verir. Ayrıca başkasına ait göz damlasının kullanımı da tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Yanlış uygulamalar, mevcut hastalığı maskeleyebileceği gibi daha ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlayabilir. Göz, zannedilenden çok daha hassas bir organdır. Bu nedenle evde yapılan bilinçsiz müdahaleler yerine mutlaka uzman bir hekime başvurulmalıdır." (İHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/goz-hastaliklarinda-dogru-bilinen-yanlislar</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 11:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/news/default/1779018727-336de.jpg" type="image/jpeg" length="96012"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[19. Bölge ASKOM toplantısı Muğla’da gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/19-bolge-askom-toplantisi-muglada-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/19-bolge-askom-toplantisi-muglada-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 Yılı 19. Bölge Acil Sağlık Hizmetleri Koordinasyon Komisyonu (ASKOM) toplantısı, Muğla İl Sağlık Müdürlüğü ev sahipliğinde gerçekleştirildi.

]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing">Toplantıya Muğla İl Sağlık Müdürü Dr. Eriş Başaran Akça’nın yanı sıra Denizli İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Berna Öztürk, Aydın İl Sağlık Müdürü Dr. Eser Şenkul ile Aydın, Denizli ve Muğla illerinden ilgili kurum yöneticileri katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>  <p class="MsoNoSpacing">Gerçekleştirilen toplantıda; acil durumlar ve afetlerde sağlık hizmet sunumunun değerlendirilmesi, sağlık hizmetlerinde verimliliğin artırılması ve uygulamada yaşanan aksaklıkların çözümüne yönelik konular ele alındı. Ayrıca sağlık tesisleri ile iller arası hasta sevk süreçlerinin koordinasyonu, hastanelerin yatak kapasiteleri ve doluluk oranları da değerlendirildi.</p>  <p class="MsoNoSpacing"><img alt="" src="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/1778929488-d4cfe.jpeg" style="width: 800px; height: 534px;" /></p>  <p class="MsoNoSpacing">ASKOM toplantısında, merkez ve taşra teşkilatları arasında etkin koordinasyonun güçlendirilmesi, bölgedeki acil sağlık hizmetlerinin daha etkin, kaliteli ve sürdürülebilir hale getirilmesi için yapılabilecek çalışmalar üzerinde duruldu.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Yetkililer, toplantının bölgesel sağlık hizmetlerinde iş birliği ve koordinasyonun geliştirilmesine önemli katkı sağlayacağını ifade etti.</p>  <p class="MsoNoSpacing"><img alt="" src="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/1778929504-1f830.jpeg" style="width: 800px; height: 534px;" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/19-bolge-askom-toplantisi-muglada-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/news/default/1778929514-4f36e.jpeg" type="image/jpeg" length="22355"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Saç dökülmesi ve estetikte modern tedavi yöntemleri]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/sac-dokulmesi-ve-estetikte-modern-tedavi-yontemleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/sac-dokulmesi-ve-estetikte-modern-tedavi-yontemleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Habercitv.com.tr ve Kadın Aktüel Haber Sağlık sayfalarında, alanında birbirinden değerli doktorlarımızla iş birliğine devam ediyor.

]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing">Bu kapsamda, Muğla’nın önde gelen dermatologlarından Uzm. Dr. Reha Özlü ile yaptığımız görüşmeler sonucunda; dermatoloji ve uzmanlık alanlarında güncel sağlık konuları ile okuyucu sorularının cevaplarının yer alması konusunda birlikte okuyucularımıza ulaşacağız. Bize aktaracağı değerli bilgiler için şimdiden okuyucularımız adına teşekkür ediyoruz.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Mayıs ayı konumuz: Saç dökülmesi ve estetikte modern tedavi yöntemleri.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Günümüzde saç dökülmesi yalnızca estetik bir sorun değil; aynı zamanda özgüveni, sosyal yaşamı ve psikolojik durumu etkileyen önemli bir konu olarak değerlendiriliyor. Kadınlarda ve erkeklerde farklı nedenlerle ortaya çıkan saç kaybı, gelişen teknoloji sayesinde artık çok daha etkili yöntemlerle tedavi edilebiliyor. Estetik tıp alanındaki yenilikler ise doğal görünümlü ve kişiye özel çözümler sunuyor.</p>  <p class="MsoNoSpacing"><img alt="" src="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/1778737520-77ed9.jpeg" style="width: 800px; height: 388px;" /></p>  <p class="MsoNoSpacing">Saç Dökülmesi Neden Olur?</p>  <p class="MsoNoSpacing">Saç dökülmesi genetik faktörlerden hormonal değişimlere, stresten beslenme eksikliğine kadar birçok farklı sebeple ortaya çıkabilir. Özellikle erkek tipi saç dökülmesi olarak bilinen androgenetik alopesi, toplumda en sık görülen saç kaybı türüdür. Kadınlarda ise doğum sonrası dönem, demir eksikliği, tiroit hastalıkları ve yoğun stres önemli nedenler arasında yer alır.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Uzmanlara göre günde 50–100 tel saç kaybı normal kabul edilir. Ancak saç yoğunluğunda belirgin azalma, açılma veya saç çizgisinde gerileme fark edildiğinde profesyonel destek alınması gerekir.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Saç Tedavisinde Güncel Yaklaşımlar</p>  <p class="MsoNoSpacing">1. Medikal Tedaviler</p>  <p class="MsoNoSpacing">Saç dökülmesinin erken dönemlerinde kullanılan medikal tedaviler, saç köklerini güçlendirmeyi ve dökülmeyi yavaşlatmayı hedefler. Vitamin destekleri, saç serumları ve dermatolojik ilaçlar kişiye özel olarak planlanır.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Özellikle biotin, çinko, demir ve protein açısından zengin destekler saç sağlığını olumlu etkileyebilir. Ancak bilinçsiz ürün kullanımı yerine uzman kontrolü büyük önem taşır.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">2. PRP Tedavisi: Kişinin Kendi Hücrelerinden Güç</p>  <p class="MsoNoSpacing">Son yıllarda oldukça popüler hale gelen PRP (Platelet Rich Plasma) yöntemi, kişinin kendi kanından elde edilen büyüme faktörlerinin saçlı deriye uygulanması esasına dayanır. Bu yöntem saç köklerini canlandırmayı ve mevcut saç tellerini güçlendirmeyi amaçlar.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">PRP özellikle:</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Mevsimsel saç dökülmelerinde,</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Saç ekimi sonrası destek tedavisinde,</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">İncelmiş saç tellerinin güçlendirilmesinde tercih edilmektedir.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Düzenli seanslarla uygulandığında saç kalitesinde gözle görülür iyileşmeler sağlanabilmektedir.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">3. Mezoterapi ile Saç Besleme</p>  <p class="MsoNoSpacing">Saç mezoterapisi vitamin, mineral, eksozom, erkekler için dutasterid ve aminoasit içerikli özel karışımların mikroenjeksiyonlarla saçlı deriye verilmesidir. Amaç saç köklerinin ihtiyaç duyduğu besinleri doğrudan hedef bölgeye ulaştırmaktır.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Bu yöntem özellikle:</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Yavaş uzayan saçlarda,</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Kimyasal işlem görmüş saçlarda,</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Kadın tipi yaygın dökülmelerde etkili sonuçlar sunabilir.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Saç Ekimi: Kalıcı ve Doğal Çözüm</p>  <p class="MsoNoSpacing">İleri seviyedeki saç kayıplarında en etkili yöntemlerden biri saç ekimidir. Günümüzde kullanılan modern teknikler sayesinde çok daha doğal sonuçlar elde edilmektedir.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">FUE Tekniği</p>  <p class="MsoNoSpacing">En yaygın kullanılan yöntemlerden biridir. Ense bölgesinden alınan saç kökleri tek tek ekim yapılacak alana transfer edilir. İz bırakmaması ve iyileşme sürecinin hızlı olması nedeniyle sık tercih edilir.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">DHI Tekniği</p>  <p class="MsoNoSpacing">Özel kalemler yardımıyla yapılan bu yöntem, saç köklerinin doğrudan ekilmesini sağlar. Daha sık ve kontrollü ekim imkânı sunduğu için özellikle ön saç çizgisinde başarılı sonuçlar verir.</p>  <p class="MsoNoSpacing"><img alt="" src="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/1778737544-e3a57.jpeg" style="width: 576px; height: 768px;" /></p>  <p class="MsoNoSpacing">Estetikte Doğallık Dönemi</p>  <p class="MsoNoSpacing">Günümüzde estetik uygulamalarda en önemli kriter "doğal görünüm" haline geldi. Artık hastalar yalnızca saç sahibi olmak değil; yüz hatlarıyla uyumlu, yaşına uygun, doğal görünen sonuçlar talep ediyor.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Bu nedenle uzmanlar:</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Kişiye özel saç çizgisi tasarımı,</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Yüz analizi,</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Saç yoğunluğu planlaması,</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Doğru greft dağılımı gibi detaylara büyük önem veriyor.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Saç Sağlığı İçin Öneriler</p>  <p class="MsoNoSpacing">Saç dökülmesini tamamen önlemek her zaman mümkün olmasa da bazı alışkanlıklar süreci yavaşlatabilir:</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Dengeli ve protein ağırlıklı beslenmek,</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Yeterli su tüketmek,</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Stresten uzak durmak,</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Saça sık kimyasal işlem uygulamamak,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Düzenli uyku alışkanlığı edinmek,</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Dermatolojik kontrolleri ihmal etmemek.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Sonuç</p>  <p class="MsoNoSpacing">Saç dökülmesi günümüzde hem erkekler hem de kadınlar için yaygın bir sorun olsa da gelişen estetik ve dermatolojik uygulamalar sayesinde etkili çözümler sunulmaktadır. Medikal desteklerden PRP ve mezoterapiye, modern saç ekimi tekniklerinden kişiye özel estetik planlamalara kadar birçok yöntem sayesinde doğal ve tatmin edici sonuçlar elde etmek mümkündür.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Uzman değerlendirmesiyle doğru tedavi seçildiğinde, saç sağlığını korumak ve estetik görünümü güçlendirmek artık çok daha ulaşılabilir hale gelmiştir. (Bilal Baykan)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/sac-dokulmesi-ve-estetikte-modern-tedavi-yontemleri</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 05:43:45 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/news/default/1778737677-d31b4.jpeg" type="image/jpeg" length="26887"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fethiye’de Hemşireler Haftası törenle kutlandı]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/fethiyede-hemsireler-haftasi-torenle-kutlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/fethiyede-hemsireler-haftasi-torenle-kutlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Fethiye Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü tarafından; 12-18 Mayıs Hemşirelik Haftası kapsamında düzenlenen etkinlikler yoğun katılımla gerçekleştirildi.

]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing">12 Mayıs Hemşireler haftası etkinlikleri Beşkaza meydanı Atatürk anıtı önünde düzenlenen törenle başladı. Bu yılın teması olan “Bizim Hemşirelerimiz, Bizim Geleceğimiz: Güçlendirilmiş Hemşireler Hayat Kurtarır” çerçevesinde düzenlenen program, hemşirelik mesleğinin toplum sağlığı açısından taşıdığı kritik öneme dikkat çekti.</p>  <p class="MsoNoSpacing"><img alt="" src="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/1778698380-e12af.jpeg" style="width: 800px; height: 600px;" /></p>  <p class="MsoNoSpacing"> Törene; Fethiye Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü, Özel Lokman Hekim Esnaf Hastanesi Başhemşireliği ve Özel Fethiye Letoon Hastanesi Başhemşireliği katılarak Atatürk Anıtı’na çelenk sundu. Saygı duruşunun ve İstiklal marşımızın okunmasının ardından gerçekleştirilen program; Fethiye Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gonca Karayağız Muslu’nun konuşması ile sona erdi. Prof. Dr. Gonca Karayağız Muslu konuşmasında, güçlendirilmiş hemşirelerin sağlığın korunması, geliştirilmesi ve sürdürülmesinde kritik öneme sahip olduğunu ifade etti. Türkiye’de lisans düzeyinde verilen hemşirelik eğitiminin niteliğinin artırılması için gerek fakültelerinde gerekse ülke genelinde büyük gayret gösterildiğini vurgulayan Muslu, Fethiye’de hemşirelik eğitimine katkı sağlayan tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür etti.</p>  <p class="MsoNoSpacing"><img alt="" src="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/1778698406-7ccdb.jpeg" style="width: 800px; height: 600px;" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>  <p class="MsoNoSpacing">“HEMŞİRELİK İLE İLGİLİ PANEL DÜZENLENDİ”</p>  <p class="MsoNoSpacing">Programın ikinci bölümü ise Fethiye Belediyesi Özer Olgun Kültür Merkezi’nde geniş katılımla gerçekleştirildi. Açılışta sunulan müzik dinletisi ve tango gösterileri katılımcılar tarafından ilgiyle izlendi. Panel kapsamında ilk olarak Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Prof. Dr. Şeyda Seren İntepeler, “Hemşire ve Yöneticilerin Liderlik Becerilerinin Geliştirilmesi” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Ardından Hacettepe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Sergül Duygulu, 2026 yılının ICN teması olan “Hemşirelerimiz Geleceğimiz: Güçlendirilmiş Hemşireler Hayat Kurtarır” konulu sunumunu gerçekleştirdi. Panelde ayrıca Seydikemer Devlet Hastanesi’nden Hemşire Ümmügülsüm Özkan “Dünden Bugüne Güçlenen Eller” başlıklı konuşmasını gerçekleştirirken, yine Seydikemer Devlet Hastanesi’nden Hemşire Nazmi Palas ise “Süper Kahraman Değil, Süper Profesyonel” başlıklı sunumuyla hemşirelik mesleğinin profesyonel yönüne dikkat çekti. Programın moderatörlüğünü Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Fethiye Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Gonca Karayağız Muslu yürüttü. Hemşirelik Haftası etkinlikleri, hemşirelik mesleğinin toplum sağlığı açısından vazgeçilmez rolünü bir kez daha ortaya koyarken, mesleğin güçlendirilmesine yönelik farkındalık oluşturdu.</p>  <p class="MsoNoSpacing"><img alt="" src="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/1778698432-56fa9.jpeg" style="width: 800px; height: 533px;" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/fethiyede-hemsireler-haftasi-torenle-kutlandi</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 18:52:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/news/default/1778698442-900cf.jpeg" type="image/jpeg" length="71461"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diş hastanesi kantini 3 yıllığına ihale ile kiraya verilecek]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/dis-hastanesi-kantini-3-yilligina-ihale-ile-kiraya-verilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/dis-hastanesi-kantini-3-yilligina-ihale-ile-kiraya-verilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fethiye Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi bünyesinde bulunan ve uzun süredir kapalı durumda olan kantin alanı yeniden hizmete açılıyor.

]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing">Yapı kullanım izniyle ilgili yaşanan sorunlar nedeniyle uzun zamandır faaliyet gösteremeyen kantinin, Başhekim İlker Kaya’nın yoğun girişim ve çalışmaları sonucu tekrar ihaleye çıkarıldığı öğrenildi.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Fethiye Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi bünyesinde bulunan 40 metrekarelik kantin alanı, 3 yıllığına kiraya verilecek. İhalenin, 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 45. maddesi kapsamında açık teklif usulüyle gerçekleştirileceği duyuruldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">İhale, 3 Haziran 2026 tarihinde saat 09.30’da Fethiye Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Toplantı Salonu’nda yapılacak. Kantin alanının yıllık tahmini kira bedeli 456 bin 820 TL olarak belirlenirken, ihaleye katılacaklardan 50 bin TL geçici teminat bedeli istenecek.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Başvuruların kapalı zarf usulüyle ihale saatinden önce merkezin satın alma birimine teslim edilmesi gerekiyor.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Edinilen bilgiye göre, eksik belgeyle yapılan başvuruların değerlendirmeye alınmayacağını, ihaleye yalnızca yerli isteklilerin katılabileceği ve ortak girişim başvurularının kabul edilmeyeceği öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/dis-hastanesi-kantini-3-yilligina-ihale-ile-kiraya-verilecek</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 17:36:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/news/default/1778693809-41265.jpeg" type="image/jpeg" length="48002"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaygın vücut ağrısı hissedenlere uzman uyarısı]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/yaygin-vucut-agrisi-hissedenlere-uzman-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/yaygin-vucut-agrisi-hissedenlere-uzman-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[
Denizli Özel Tekden Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon uzmanı Dr. Nazar Nur Yılmaz, yaygın kas ağrıları, halsizlik, yorgunluk ve uyku bozukluğu ile kendini gösteren fibromiyaljide yalnızca ilaç tedavisinin yeterli olmadığını belirterek, kişiye özel tedavi planlamasının önemine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Denizli Özel Tekden Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Nazar Nur Yılmaz, toplumda sık görülen ancak çoğu zaman farklı rahatsızlıklarla karıştırılabilen fibromiyalji hakkında önemli açıklamalarda bulundu.<br /> Fibromiyaljinin; yaygın ve gezici kas ağrıları, uyku bozukluğu, halsizlik ve yorgunlukla seyreden kronik bir hastalık olduğunu belirten Dr. Nazar Nur Yılmaz, özellikle boyun ve baş ağrılarının da tabloya sıkça eşlik ettiğini söyledi.<br /> <br /> Hastalarda çoğu zaman ağrı kesici ilaçlardan yeterli yanıt alınamadığını ifade eden Dr. Nazar Nur Yılmaz, fibromiyalji tedavisinde yalnızca medikal yaklaşımın yeterli olmadığını vurguladı.<br /> Tedavi sürecinde glutenden fakir beslenme düzeni, kişiye özel planlanmış egzersiz programları, uygun formda magnezyum takviyesine ek olarak ozon terapi ve nöral terapi gibi destekleyici uygulamaların tedaviye eklenebileceğini belirten Dr. Yılmaz, her hastada aynı yöntemin uygulanamayacağını kaydetti.<br /> <br /> Fibromiyaljide tek bir tedavi modelinin bulunmadığını dile getiren Dr. Yılmaz, hastalığın seyrine ve kişinin şikayetlerine göre farklı tedavi seçeneklerinin planlandığını ifade ederek, doğru tanı ve etkili tedavi için fizik tedavi uzmanına başvurulması gerektiğini söyledi. (İHA) -</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/yaygin-vucut-agrisi-hissedenlere-uzman-uyarisi</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 12:08:56 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/news/default/1778501411-283eb.jpg" type="image/jpeg" length="50738"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Psikolojik destek ertelenmemeli: Dibe vurmayı beklemeyin]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/psikolojik-destek-ertelenmemeli-dibe-vurmayi-beklemeyin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/psikolojik-destek-ertelenmemeli-dibe-vurmayi-beklemeyin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fiziksel hastalıklarda hızla doktora başvurulurken, ruhsal zorlanmalarda "kendi kendine geçer" inancıyla hareket edilmesi mevcut sorunları daha da derinleştiriyor.

]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><strong>10 Mayıs Dünya Psikologlar Günü vesilesiyle ruh sağlığının önemine değinen Medipol Sağlık Grubu’ndan Klinik Psikolog Pelin Ankay Kudu, toplumda psikolojik destek alma konusunda hâlâ ciddi çekinceler bulunduğunu belirterek profesyonel ruhsal desteğin de şart olduğunu ifade etti.</strong></p>  <p class="MsoNoSpacing">Günlük hayatın stresi, yoğun tempo ve taşınan duygusal yükler bireylerin ruh sağlığını giderek daha fazla zorluyor. 10 Mayıs Dünya Psikologlar Günü kapsamında önemli uyarılarda bulunan Medipol Mega Üniversite Hastanesi Klinik Psikoloğu Pelin Ankay Kudu; toplumdaki "etiketlenme" ve yargılanma korkusuna dikkat çekerek, ruh sağlığının en az beden sağlığı kadar önemsenmesi gerektiğini ve psikolojik desteğin kesinlikle ertelenmemesi gerektiğini vurguladı.</p>  <p class="MsoNoSpacing"><img alt="" src="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/1778399710-3c341.jpg" style="width: 800px; height: 534px;" /></p>  <p class="MsoNoSpacing">Ruh ve beden sağlığı bir bütündür</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>  <p class="MsoNoSpacing">Kudu, psikolojik destek alma kültürünün toplumda yeterince yerleşmediğini belirten Kudu "Bizim toplumumuzda güçlü olmak, her şeyi tek başına halletmekle ilişkilendiriliyor. Oysa ruh ve beden sağlığı bir bütündür. Nasıl fiziksel bir rahatsızlıkta doktora başvuruyorsak, ruhsal zorlanmalarda da psikolojik destek almak doğal bir ihtiyaçtır" dedi. Psikolojik destek alma sürecinin önünde etiketlenme ve yargılanma korkusu gibi engeller bulunduğunu ifade eden Kudu, bu nedenle birçok kişinin destek almayı ertelediğini söyledi.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">ERTELENEN SORUNLAR DAHA KARMAŞIK HALE GELİYOR</p>  <p class="MsoNoSpacing">Psikolojik sorunların ertelendikçe daha derin ve karmaşık hale gelebildiğine dikkat çeken Kudu, "Psikolojik destek almak için mutlaka büyük bir travma yaşamak gerekmiyor. Kişi kendini iyi hissetmediği her durumda destek alabilir. Ancak uzun süren mutsuzluk, tükenmişlik, ilişkilerde zorlanma ve günlük işlevselliğin bozulması gibi durumlarda mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır" diye konuştu.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">GENÇLER DAHA BİLİNÇLİ AMA DESTEK ERİŞİLEBİLİR OLMALI</p>  <p class="MsoNoSpacing">Son yıllarda gençlerin psikolojik desteğe bakış açısının daha bilinçli ve olumlu olduğunu belirten Kudu, "Gençler destek alma konusunda daha istekli. Ancak bu desteğin erişilebilir ve sürdürülebilir olması gerekiyor" dedi.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Ebeveynlere de çağrıda bulunan Kudu, "Aileler bazen çocuklarının psikolojik destek almasına çekingen yaklaşabiliyor. Ancak bu durum sorunların daha ağır şekilde geri dönmesine neden olabilir. Psikolojik destek almak bir gereklilik olarak görülmelidir" ifadelerini kullandı. (İHA)</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/psikolojik-destek-ertelenmemeli-dibe-vurmayi-beklemeyin</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 07:54:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/news/default/1778399717-4d403.jpg" type="image/jpeg" length="52116"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Işıltılı bir cilt için bol su tüketin]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/isiltili-bir-cilt-icin-bol-su-tuketin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/isiltili-bir-cilt-icin-bol-su-tuketin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dermatoloji Bölümü Uzm. Dr. Gülbiye Güler, bahar aylarıyla birlikte daha sağlıklı ve parlak cilt için günde 10-12 bardak kadar su içilmesinin önemli olduğunu söyledi.

]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><strong>Sağlıklı bir cilt için ona iyi bakmak ve onu zararlı etkenlerden korumak gerekiyor. Kişiye uygun cilt bakım ürünleri kullanmanın yanı sıra sağlıklı beslenmek, yeterince su tüketmek ve güneş ışınlarından korunmak da önem taşıyor.</strong></p>  <p class="MsoNoSpacing">Medicana Bursa Hastanesi Dermatoloji Bölümü Uzm. Dr. Gülbiye Güler, bahar aylarıyla birlikte daha sağlıklı bir cilt için önerilerde bulundu. Bahar mevsiminde cilt sağlığı için alınacak önlemleri sıralayan Güler, "Bahara girerken ışıltılı bir cilt için, cilt temizliği çok önemlidir. Bunun için çeşitli peelingler ve cilt bakımlarıyla cilt ölü dokulardan, yabancı maddelerden arındırılmalıdır. Bu işlemler cildin yapısına göre yapılmalıdır. Bu şekilde temizlenen cilt, siyah noktalardan arındırılır ve böylece daha ışıltılı olur. Kış boyunca kuruyan cildin nemlendirilmesi gerekmektedir. Nemlendiriciler, cildin tipine uygun olarak seçilmeli; paraben, alkol gibi ürünleri içermemeli, komedojenik olmamalıdır. Nemlendiriciler ise kuru ciltlerde özellikle yenileyici, onarıcı, su tutucu olmalı; kollajen, aminoasitler, keratin ve hyalüronik asit içermelidir’’ şeklinde konuştu.</p>  <p class="MsoNoSpacing"><img alt="" src="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/1778397238-587c3.jpg" style="width: 512px; height: 768px;" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>  <p class="MsoNoSpacing">Alınan gıdaların da cilt üzerinde etkisi olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Gülbiye Güler, "Cilt sağlığında beslenmenin de önemi büyüktür. Bol antioksidan, A, B, C ve E vitaminlerini içeren sebze ve meyvelerle beslenerek cildin onarılması ve tazelenmesi sağlanabilmektedir. Ayrıca, Omega-3 içeren balık ve ceviz tüketmek cildin daha parlak görünmesine destek olur" dedi.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Cildi matlaştıran ve kırışıklıklar ile lekelenmeler yapan sigara, alkol ve kafeinden uzak durulmasıve günde 2 fincan yeşil çay tüketilmesi gerektiğini belirten Uzm. Dr. Gülbiye Güler, şunları söyledi;</p>  <p class="MsoNoSpacing">"Cildin daha parlak görünmesi için günde 10-12 bardak kadar su içilmelidir. Kan dolaşımını artırmak ve böylece cilde ışıltı kazandırmak için günde 40-45 dakikaaçık havada yürüyüş yapılmalıdır. Yorgunluk, uykusuzluk ve stres ciltte mat, soluk ve şiş bir görünüme sebep olduğundan uyku düzenine dikkat edilmemeli, yüzde yatak kaynaklı çizgilerin oluşmaması için sırt üstü yatılmalıdır. Stresten uzak durulmalıdır. Evden çıkmadan en az 20 dakika önce güneş gören bölgelere cilt tipinee uygun güneş koruyucu faktörlü kremlerden sürülmelidir. Kişisel bakım ürünleri dışında bahar aylarında dermatolog desteği alınabilir. Vitamin karışımlarından oluşan mezoterapi, kişinin kendi kanıyla hazırlanan PRP, cilde nem veren ve kırışıklıkları azaltan hyalüronik asit enjeksiyonları ile ışıltılı bir cilde sahip olunabilir." (İHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/isiltili-bir-cilt-icin-bol-su-tuketin</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 07:11:11 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/news/default/1778397243-dd4f4.jpg" type="image/jpeg" length="75788"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şiddetin görünmeyen nedenleri anlatıldı]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/siddetin-gorunmeyen-nedenleri-anlatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/siddetin-gorunmeyen-nedenleri-anlatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fethiye Alzheimer Derneği tarafından her ay düzenlenen bilgilendirme seminerleri devam ediyor. Mayıs ayı bilgilendirme seminerinde Sosyolog ve Yaşlı Bakım Teknikeri Melis Salgıncı, toplumda artan şiddetin görünmeyen nedenleri konularında bilgilendirmede bulundu.

]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><strong>Fethiye Alzheimer Derneği Gündüz Yaşam Parkı tesislerinde düzenlenen bilgilendirme seminerine; dernek başkanı Op. Dr. Mehdi Sadat ve dernek yönetimi ile dernek üyeleri, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, Alzheimer hastaları yakınları ve gönüllüler katıldı.</strong></p>  <p class="MsoNoSpacing">Seminerin açılış konuşmasını yapan Fethiye Alzheimer Derneği Başkanı Op. Dr. Mehdi Sadat “Hayatın her anında karşılaşabileceğimiz ve artık toplumun her kesiminde yaşanılan şiddet ile ilgili bilgilendirme semineri düzenlemekteyiz. Şiddetin nedenleri ile ilgili saatlerce konuşma yapabiliriz.Fakat son yıllarda artan şiddet içerikli filmler, diziler, video oyunları ve sosyal medya görüntüleri, bireylerde şiddeti normalleştirebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>  <p class="MsoNoSpacing"><img alt="" src="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/1778356806-cc128.jpeg" style="width: 800px; height: 533px;" /></p>  <p class="MsoNoSpacing">Bu önemli konu ile ilgili derneğimizin yetkililerinden Birim Sorumlu Müdürümüz Sosyolog Yaşlı Bakım Teknikeri Melis Salgıncı, bizlere bu konu ile ilgili bilgilendirmede bulunacak, kendisine çok teşekkür ediyoruz” dedi. Özellikle son dönemlerde artan şiddet olaylarına dikkat çeken Fethiye Alzheimer Derneği Birim Sorumlu Müdürü Sosyolog Yaşlı Bakım Teknikeri Melis Salgıncı sunumunda; Empati neden azalıyor? Çocuktan yaşlıya toplumsal bir okuma ile şiddet neden artıyor? Empati eksikliği ve şiddeti gözlemlerken 7’den 70’e toplum nereye gidiyor? Çocuk, genç, öğretmen, yaşlı ele alındığında toplumda artan tahammülsüzlüğün sebepleri nelerdir? Şiddetin arkasındaki gerçek;  görülmeyen duygular nelerdir ve toplumsal kırılma nerededir? Neden bu kadar öfkeliyiz? Anlaşılmayan insan, anlaşılmayan toplum mu şiddetin sosyolojik temelini teşkil ediyor?, konularında bilgilendirmede bulundu. Melis Salgıncı konuşmasında “Bu gün seminerimizde sembolik şiddet olarak tabir ettiğimiz hakaret, bağırma, küfürleşme, yumruklaşma gibi fiziksel şiddetti değil günlük hayatın içerisinde bizi bulan bir şiddetten bahsedeceğiz.</p>  <p class="MsoNoSpacing"><img alt="" src="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/1778356827-d46b8.jpeg" style="width: 800px; height: 533px;" /></p>  <p class="MsoNoSpacing">Aslında işte o yaşanılan görünmeyen şiddet kontrol edilemediği takdirde fiziksel şiddete dönüşmektedir. Yaşlı ihmali ve istismarı, birbirimize kullandığımız dil, bakım hizmeti verirken söylediğimiz of, yeter artık, bıktım şeklinde cümleler gibi, günlük hayatın içerisinde yayılan şiddetten bahsedeceğiz. Biz medyada gördüğümüz şiddeti değil, bir insanın fark etmeden uyguladığı şiddet üzerinde duracağız. Toplum biziz. Bir toplumun en tehlikeli şiddeti artık şiddet olarak görülmeyendir. Evde kullandığımız dil, sokaktaki sabır, yaşlıya bakış, çocuğa tahammül, bakım verenin emeği. Hız, yorgunluk, rekabet, tahammülsüzlük ve sürekli savunmada olma hali; empatiyi azaltıyor. Yorgunluğumuz  başkasını ezme hakkı vermez ” dedi.</p>  <p class="MsoNoSpacing"><img alt="" src="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/1778356844-ef173.jpeg" style="width: 800px; height: 533px;" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/siddetin-gorunmeyen-nedenleri-anlatildi</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 19:58:55 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/news/default/1778356851-05c92.jpeg" type="image/jpeg" length="37875"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof Dr. Türkyılmaz; “Çocuklarımız için düzenli işitme testi şart”]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/prof-dr-turkyilmaz-cocuklarimiz-icin-duzenli-isitme-testi-sart</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/prof-dr-turkyilmaz-cocuklarimiz-icin-duzenli-isitme-testi-sart" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşitme sağlığı ve özel eğitim alanındaki çalışmalar kapsamında Fethiye’de önemli temaslarda bulunuldu.

]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><strong>Türkiye genelinde işitme taramaları ve farkındalık çalışmaları yürüten Türkiye Odyologlar ve Konuşma Bozuklukları Uzmanları Derneği Başkanı Prof. Dr. Meral Didem Türkyılmaz, Fethiye ve Seydikemer başta olmak üzere bölgede hayata geçirilmesi planlanan projelerin temelini atmak amacıyla Özel Nursel Özdemir Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi Kurucusu Salih Dündar ile bir araya geldi.</strong></p>  <p class="MsoNoSpacing">Gerçekleşen görüşmede özellikle çocuklarda erken tanının önemi, işitme taramaları, özel eğitim süreçleri ve dezavantajlı bölgelerde yapılabilecek çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulunuldu. Bölgedeki çocuklara ve ailelere yönelik bilinçlendirme faaliyetleri, okul öncesi taramalar ve özel eğitim alanındaki iş birlikleri üzerine fikir alışverişi yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>  <p class="MsoNoSpacing">Prof. Dr. Meral Didem Türkyılmaz, dernek olarak Türkiye genelinde işitme taramalarını sistematik şekilde sürdürdüklerini belirterek, bu yıl Tokat, Sivas, Çorum, Gaziantep ve son olarak Kayseri’de çalışmalar gerçekleştirdiklerini söyledi. Türkyılmaz, İl Sağlık Müdürlükleri ve İl Milli Eğitim Müdürlükleri ile koordineli şekilde okul, okul öncesi ve özel eğitim merkezi taramaları yaptıklarını ifade etti.</p>  <p class="MsoNoSpacing"><img alt="" src="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/1778324421-9fda5.jpeg" style="width: 800px; height: 450px;" /></p>  <p class="MsoNoSpacing">Amaçlarının hem vatandaşları hem de sahada görev yapan uzmanları bilinçlendirmek olduğunu vurgulayan Türkyılmaz, sokak söyleşileri düzenlediklerini, öğretmenlere bilgilendirme eğitimleri verdiklerini ve ulaşabildikleri herkese işitme sağlığının önemini anlattıklarını kaydetti.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Özellikle okul öncesi dönemin ve özel eğitime devam eden çocukların büyük önem taşıdığına dikkat çeken Türkyılmaz, dezavantajlı bölgeler ile küçük ilçelerde çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Tokat ve Sivas’ta ilçelerde yapılan taramaları örnek gösteren Türkyılmaz, tüm çocuklara ulaşmayı hedeflediklerini vurguladı.</p>  <p class="MsoNoSpacing">İşitme kaybının erken teşhis edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade eden Türkyılmaz, “Yenidoğan işitme taramaları ve okul taramaları ülkemizde başarılı şekilde sürüyor. Ancak sonradan gelişen işitme kayıpları da olabiliyor. Bu nedenle, çocuklarımızda artık işitme kaybı olmaz düşüncesi yanlış. Düzenli olarak işitme testi yaptırılması gerekiyor.” dedi.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Toplantıda planlanan çalışmalar doğrultusunda “Farkındalıktan Eyleme” projesinin haziran ayında Fethiye’de hayata geçirilmesinin planlandığı belirtildi. Proje kapsamında işitme sağlığı konusunda farkındalık oluşturulması, çocuklara yönelik taramaların artırılması ve ailelerin bilinçlendirilmesine yönelik çeşitli etkinlikler düzenleneceği ifade edildi.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/prof-dr-turkyilmaz-cocuklarimiz-icin-duzenli-isitme-testi-sart</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 10:58:25 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/news/default/1778324426-bb9ca.jpeg" type="image/jpeg" length="78230"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yazın tatsız sürprizi: "Yüzücü kulağı enfeksiyonları"]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/yazin-tatsiz-surprizi-yuzucu-kulagi-enfeksiyonlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/yazin-tatsiz-surprizi-yuzucu-kulagi-enfeksiyonlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Memorial Bodrum Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Tekin Ersoy, yaz döneminde artış gösteren dış kulak yolu enfeksiyonlarına karşı dikkatli olunması gerektiğini belirterek, özellikle sık suyla temas eden bireylerin risk altında olduğunu ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Memorial Bodrum Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Tekin Ersoy, yaz döneminde artış gösteren dış kulak yolu enfeksiyonlarına karşı dikkatli olunması gerektiğini belirterek, özellikle sık suyla temas eden bireylerin risk altında olduğunu ifade etti.</p>  <p>Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte deniz, havuz ve su aktiviteleri günlük yaşamda daha fazla yer alırken, artan sıcaklık ve nem bazı sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Bu risklerin başında ise dış kulak yolu enfeksiyonları geliyor.</p>  <p>Uzmanlara göre "yüzücü kulağı" olarak bilinen otitis eksterna; dış kulak yolunun iltihaplanmasıyla ortaya çıkan ve genellikle bakteriyel ya da mantar kaynaklı gelişen bir enfeksiyon türü olarak öne çıkıyor. Kulak kepçesinden kulak zarına kadar uzanan dar kanal yapısının nemli kalması, mikroorganizmaların çoğalması için uygun ortam oluşturuyor. Yaz aylarında sık yüzme, kulakta suyun hapsolmasına neden olarak enfeksiyon riskini artırıyor.</p>  <p>Memorial Bodrum Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Tekin Ersoy, yaz döneminde artış gösteren dış kulak yolu enfeksiyonlarına karşı dikkatli olunması gerektiğini belirterek, özellikle sık suyla temas eden bireylerin risk altında olduğunu açıkladı.</p>  <p>Belirtiler ilk başta masum görünebilir</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>  <p>Dr. Ersoy, hastalığın ilk belirtilerinin genellikle kulakta kaşıntı ve hafif rahatsızlık hissiyle başladığını aktararak, "İlerleyen süreçte şiddetli ağrı, kulakta dolgunluk hissi, akıntı ve işitme kaybı gibi belirtiler ortaya çıkabiliyor. Özellikle kulak önündeki kıkırdağa basıldığında hissedilen ağrı, hastalığın en belirgin işaretleri arasında yer alıyor. Tedavi edilmediği durumlarda enfeksiyon çevre dokulara yayılabiliyor. Risk faktörleri arasında; kirli veya klor dengesi bozulmuş havuzlarda yüzmek, dar kulak kanalı yapısı, kulak içi kulaklık ve işitme cihazlarının hijyenine dikkat edilmemesi, aşırı temizlik alışkanlıkları ve kozmetik ürünlerin kulak içine kaçması yer alıyor. Yaz aylarında bu faktörlerin bir araya gelmesi enfeksiyon riskini artırıyor. Genellikle doğru tedaviyle belirtiler birkaç gün içinde hafiflerken, tam iyileşme süreci 7 ila 10 gün arasında tamamlanıyor. Uzmanlar, semptomlar azalsa bile tedavinin yarım bırakılmaması gerektiğini vurguluyor" dedi.</p>  <p>Hastalıktan korunma yolları hakkında da bilgi aktaran Dr. Ersoy, "Yüzme veya banyo sonrası kulakların nazikçe kurulanması, kulak içine pamuklu çubuk ya da yabancı cisim sokulmaması, uzun süre suda kalınacaksa su geçirmez silikon kulak tıkacı kullanılması öneriliyor. Ayrıca hijyenik ve klor dengesi uygun havuzların tercih edilmesi, kulak içi kulaklık ve işitme cihazlarının düzenli temizlenmesi, kozmetik ürünlerin kulak içine kaçmasının önlenmesi gerektiği belirtiliyor. Kulakta dolgunluk, kaşıntı veya ağrı hissedilmesi durumunda erken dönemde doktora başvurulmasını ve daha önce enfeksiyon geçirenlerin yüzme sonrası koruyucu damla kullanımı için hekime danışmasını öneriyor"/İHA </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/yazin-tatsiz-surprizi-yuzucu-kulagi-enfeksiyonlari</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 15:55:06 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/news/default/1777996748-62ba5.jpg" type="image/jpeg" length="58195"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DEÜ’den Kiraz ve Beydağ’da halk sağlığına yönelik önemli adım]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/deuden-kiraz-ve-beydagda-halk-sagligina-yonelik-onemli-adim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/deuden-kiraz-ve-beydagda-halk-sagligina-yonelik-onemli-adim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir’in Kiraz ve Beydağ ilçelerinde yürüttüğü saha çalışmalarıyla bruselloz hastalığına karşı farkındalık oluşturmayı ve erken tanıyı yaygınlaştırmayı hedefliyor.

]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing">Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ), bilimsel araştırmalarını sahaya taşıyarak toplumsal katkı üretmeye devam ediyor. Üniversite bünyesinde yürütülen çalışmalar, Bilim İletişimi Ofisi aracılığıyla kamuoyuyla paylaşılırken; akademik bilgi, toplum yararına uygulamalara dönüştürülüyor.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">SAHA ÇALIŞMALARI BAŞLATILDI</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>  <p class="MsoNoSpacing">DEÜ Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) desteğiyle yürütülen TCD-2024-3506 kodlu proje kapsamında, İzmir’in Kiraz ve Beydağ ilçelerinde bruselloz farkındalığının artırılmasına yönelik saha çalışmaları başlatıldı. Proje çerçevesinde bölgede yaşayan vatandaşlara yönelik bilgilendirme ve tarama faaliyetleri gerçekleştiriliyor.</p>  <p class="MsoNoSpacing"><img alt="" src="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/1777960752-2b170.jpeg" style="width: 800px; height: 533px;" /></p>  <p class="MsoNoSpacing">ERKEN TANI VE FARKINDALIK VURGUSU</p>  <p class="MsoNoSpacing">Beydağ ve Kiraz Devlet Hastanelerinde gerçekleştirilen taramalarda, bruselloz hastalığında erken tanının önemi ön plana çıkarılıyor. Çalışmalarla, bölge halkında farkındalık oluşturulması ve hastalığın yayılımının önlenmesi hedefleniyor.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing"> “TEK SAĞLIK” YAKLAŞIMIYLA BÜTÜNCÜL MÜCADELE</p>  <p class="MsoNoSpacing">Üniversitemiz Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji, Kardiyoloji ve Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dallarının katkılarıyla yürütülen proje; “Tek Sağlık” yaklaşımı doğrultusunda hem insan sağlığını hem de çevresel ve hayvansal faktörleri birlikte ele alıyor. Bu kapsamda yürütülen çalışmalar, toplum sağlığının korunmasına katkı sunarken aynı zamanda bilimsel veri üretimine de önemli katkılar sağlıyor.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">“BİLİMSEL BİLGİYİ SAHADA KARŞILIK BULAN BİR DEĞERE DÖNÜŞTÜRÜYORUZ”</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Birhan Yılmaz, yürütülen çalışmalara ilişkin değerlendirmesinde, “Üniversite olarak bilimsel birikimimizi sahaya yansıtarak toplum sağlığına katkı sunmayı öncelikli sorumluluklarımız arasında görüyoruz. Bruselloz gibi halk sağlığını yakından ilgilendiren hastalıklarda erken tanı ve farkındalık çalışmalarının yaygınlaştırılması büyük önem taşıyor. Bu projeyle hem bölge halkının bilinçlendirilmesini sağlıyor hem de bilimsel verilerle desteklenen sürdürülebilir sağlık politikalarına katkı sunuyoruz,” ifadelerini kullandı.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Dokuz Eylül Üniversitesi, bilimsel birikimini sahaya yansıtan projeleriyle toplum sağlığına katkı sunmaya ve kamu yararını önceleyen çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/deuden-kiraz-ve-beydagda-halk-sagligina-yonelik-onemli-adim</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 05:58:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/news/default/1777960773-53960.jpeg" type="image/jpeg" length="77674"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kalp sağlığı hayat kalitesini de artırıyor]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/kalp-sagligi-hayat-kalitesini-de-artiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/kalp-sagligi-hayat-kalitesini-de-artiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kalbin düzenli ve dengeli çalışması yalnızca dolaşım sistemini değil; beyin, böbrek ve akciğerler gibi organların da sağlığını olumlu etkiliyor.

]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing">Dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de kalp ve damar hastalıkları en yaygın ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer alıyor ve ülkemizdeki her üç ölümden biri kalp ve damar hastalıklarından kaynaklanıyor.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Bu nedenle hayat tarzında yapılan birkaç küçük değişiklikle kalp sağlığının korunması büyük önem taşıyor. Memorial Dicle Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Serkan Akdağ, kalp sağlığının korunması için önemli bilgiler verdi.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Sigara kalp krizi ve inme riskini artırıyor</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Kalp, vücudun tüm organlarına oksijen ve besin taşıyan kanı pompalayan hayati bir organ olarak, sağlıklı bir yaşamın temelini oluşturmaktadır. Kalp ve damar hastalıklarının oluşumunda en önemli risk faktörleri şunlardır;</p>  <p class="MsoNoSpacing"><img alt="" src="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/1777815739-3e368.jpeg" style="width: 674px; height: 768px;" /></p>  <p class="MsoNoSpacing">Genetik yatkınlık</p>  <p class="MsoNoSpacing">Hipertansiyon</p>  <p class="MsoNoSpacing">Diyabet ve yüksek kolesterol</p>  <p class="MsoNoSpacing">Tütün ve alkol kullanımı</p>  <p class="MsoNoSpacing">Dengesiz beslenme</p>  <p class="MsoNoSpacing">Obezite</p>  <p class="MsoNoSpacing">Hareketsiz yaşam tarzı</p>  <p class="MsoNoSpacing">Yoğun stres</p>  <p class="MsoNoSpacing">Özellikle sigara ve tütün ürünleri damar yapısını bozarak kalp krizi ve inme riskini ciddi oranda artırabilmektedir. Ayrıca bu alışkanlıkların genç yaşlarda edinilmesinin uzun vadeli sağlık sorunlarına da zemin hazırladığı tespit edilmiştir. </p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Yaşam tarzında yapılacak birkaç küçük değişiklik kalp sağlığını olumlu etkiliyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Kalp sağlığını korumanın en etkili yolu, yaşam tarzında yapılacak doğru değişikliklerden geçmektedir. Zeytinyağı, sebze ve meyveler, tam tahıllar ve çiğ kuruyemişler gibi kalp dostu besinlerin tüketilmesi kalp ve damar sağlığı için önemli önerilerin başında gelmektedir. Buna karşılık işlenmiş gıdalar, aşırı tuz, yüksek yağ ve karbonhidrat içeren besinler ile fast-food tüketiminden kaçınılması gerekir. Hareketsiz yaşamın ve stres de kalp sağlığını olumsuz etkilediği için düzenli fiziksel aktivitenin de yapılması gerekir. Haftada en az 4 gün, 30 dakika tempolu yürüyüş ve haftada 3 gün yüzme gibi egzersizler kalp krizi ve inme riskini önemli ölçüde azalttığını ortaya çıkarmıştır.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Kalp damar hastalıkları erken teşhis ile kontrol altına alınabiliyor</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Düzenli kardiyak kontroller, kalp hastalıklarının erken teşhisinde kritik rol oynamaktadır. Elektrokardiyografi (EKG), ekokardiyografi (EKO), efor testi, Holter ve koroner BT anjiyografi gibi tanı yöntemleri sayesinde kalbin elektriksel aktivitesi, yapısal özellikleri ve damar sağlığı detaylı şekilde değerlendirilebilmektedir. Büyük ölçüde önlenebilir olan kalp ve damar hastalıkları alınan önlemler ve erken teşhis ile tedavi edilebilmektedir. Bu nedenle kalp damar hastalığı riskini en aza indirmek için bu önlemleri almakla hayat tarzınızda değişime gidebilirsiniz;</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Sigara ve tütün ürünlerinden uzak durun</p>  <p class="MsoNoSpacing">Dengeli ve sağlıklı beslenin</p>  <p class="MsoNoSpacing">Düzenli egzersizi yaşam tarzı haline getirin</p>  <p class="MsoNoSpacing">Stresinizi kontrol altına alın</p>  <p class="MsoNoSpacing">Düzenli sağlık kontrollerinizi ihmal etmeyin.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/kalp-sagligi-hayat-kalitesini-de-artiriyor</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 13:40:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/news/default/1777815757-51ce0.jpeg" type="image/jpeg" length="12010"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alerjik rinit ve astım baharda zirve yapıyor!]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/alerjik-rinit-ve-astim-baharda-zirve-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/alerjik-rinit-ve-astim-baharda-zirve-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Baharın gelişiyle doğa canlanırken, ağaç, çimen ve yabani ot polenlerinin havadaki yoğunluğu zirveye ulaşıyor, milyonlarca kişi için alerji şikayetleri artıyor.

]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><strong>Acıbadem Kadıköy (Dr. Şinasi Can) Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Baykal Tülek, burun akıntısı, uzayan öksürük, hapşırma, gözlerde sulanma, kaşıntı hatta nefes almada zorluk gibi şikayetlerin bahar mevsiminde yaygınlaştığını, bazı kişilerde astım ataklarını da tetikleyebildiğini söylüyor.</strong></p>  <p class="MsoNoSpacing">Özellikle ilkbaharda artan polenlerin yalnızca dışarıyla sınırlı kalmadığını, evin içinde de gizli ve önemli bir tehdit oluşturduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tülek “Bahar alerjisinde en büyük sorun; yanlış bilgilerle hareket edilerek alerjenlere maruz kalmaktır. Oysa doğru bilgilenme ve basit önlemlerle alerji yönetimi kolay ve etkili hale gelir” diyor. Prof. Dr. Baykal Tülek, bahar alerjisinde doğru sanılan 8 yanlışı anlattı ve basit ama etkili önlemleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>  <p class="MsoNoSpacing"><img alt="" src="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/1777715883-dda71.jpg" style="width: 609px; height: 768px;" /></p>  <p class="MsoNoSpacing">ALERJİ SADECE BAHARDA OLUR: YANLIŞ!</p>  <p class="MsoNoSpacing">DOĞRUSU: Bu en yaygın yanılgılardan biridir. Bahar aylarında polenler arttığı için şikayetler belirginleşse de alerji yılın sadece bu dönemine özgü değildir. Ev tozu akarları, küf, evcil hayvan tüyleri ve hava kirliliği gibi faktörler dört mevsim etkisini sürdürebilir. Bu nedenle yalnızca bahara odaklanmak, alerjinin gerçek kaynağını gözden kaçırmaya neden olabilir.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">POLENE KARŞI EV İÇİNDE GÜVENDEYİZ: YANLIŞ!</p>  <p class="MsoNoSpacing">DOĞRUSU: Sanılanın aksine polenler sadece dış ortamda kalmaz. Saç, cilt ve kıyafetler aracılığıyla evin içine taşınır ve özellikle yatak, koltuk ve perdelerde tutunarak etkisini sürdürür. Kişinin dışarı çıkmadığı günlerde bile şikayetlerinin devam etmesine neden olabilir. Bu nedenle eve dönüşte duş almak, kıyafet değiştirmek ve ortam hijyenini sağlamak en az dışarıdaki korunma kadar önemlidir.</p>  <p class="MsoNoSpacing"><img alt="" src="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/1777715968-45df1.jpg" style="width: 800px; height: 533px;" /></p>  <p class="MsoNoSpacing">ALERJİ SADECE BURUN AKINTISI VE HAPŞIRMADAN İBARETTİR: YANLIŞ!</p>  <p class="MsoNoSpacing">DOĞRUSU: Alerji, yalnızca basit bir nezle gibi düşünülmemelidir. Gözlerde kaşıntı ve sulanma, uzayan öksürük, göğüste sıkışma, nefes darlığı, uyku bozukluğu ve günlük performansta düşüş gibi çok daha geniş bir etki alanına sahiptir. Özellikle astım ile ilişkili durumlarda, alerji ciddi solunum problemlerine zemin hazırlayabilir.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">İLAÇLAR TEK BAŞINA YETERLİDİR: YANLIŞ!</p>  <p class="MsoNoSpacing">DOĞRUSU: Prof. Dr. Baykal Tülek “Alerji tedavisinde ilaçlar önemli olsa da tek başına yeterli değildir. Ne bir hava filtresi ne de tek bir ilaç tüm sorunu ortadan kaldırır. Çevresel önlemlerle desteklenmeden, sadece geçici rahatlama sağlar. Kalıcı iyilik hali için; alerjenle temasın azaltılması, yaşam alanının düzenlenmesi ve günlük alışkanlıkların gözden geçirilmesi gerekir. En etkili yaklaşım, doğru tedavi ile doğru yaşam düzeninin birlikte uygulanmasıdır” diyor.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">PENCEREYİ AÇIP EVİ HAVALANDIRMAK HER ZAMAN İYİDİR: YANLIŞ!</p>  <p class="MsoNoSpacing">DOĞRUSU: Temiz hava almak sağlıklı olsa da polen yoğunluğunun yüksek olduğu bahar aylarında açık pencereler tam tersine alerjenleri içeri taşır. Özellikle sabah saatlerinde havalandırma yapmak, evin içindeki polen yükünü artırabilir. Bu nedenle havalandırma saatleri ve yöntemi mevsime göre planlanmalıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">MASKE SADECE VİRAL ENFEKSİYONLU HASTALAR İÇİN GEREKLİDİR: YANLIŞ!</p>  <p class="MsoNoSpacing">DOĞRUSU: Pandemiyle birlikte hayatımıza giren maskeler, aslında alerji hastaları için de önemli bir koruyucudur. Çoğu kişinin tercih etmediği maske kullanımı, basit ama etkili bir korunma yöntemidir. Özellikle yoğun polen dönemlerinde dışarıda maske kullanmak ya da süpürge filtresi temizliği gibi yoğun alerjene maruz kalma anlarında maskeler solunan alerjen miktarını azaltabilir.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing"> Alerji zamanla kendiliğinden geçer: YANLIŞ!</p>  <p class="MsoNoSpacing"><img alt="" src="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/1777715949-976d7.jpg" style="width: 664px; height: 354px;" /></p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing"><b><span style="color:red">DOĞRUSU:</span></b> Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Baykal Tülek “Bazı kişiler belirtilerin zamanla azalacağını düşünerek doktora başvurmaz, önlem almayı erteler. Oysa kontrol altına alınmayan alerji, zamanla daha şiddetli hale gelebilir ve alt solunum yollarını etkileyerek astım gibi daha ciddi hastalıklara zemin hazırlayabilir. Alerjiye karşı erken önlem almak ve süreci doğru yönetmek bu nedenle büyük önem taşır” diyor.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Burun açıcı spreyler ne kadar çok kullanılırsa o kadar iyi gelir: <b><span style="color:red">YANLIŞ!</span></b></p>  <p class="MsoNoSpacing"><b><span style="color:red">DOĞRUSU: </span></b>Hızlı rahatlama sağladığı için sık tercih edilen burun açıcı spreyler, bilinçsiz kullanıldığında tam tersi etki yaratabilir. Uzun süreli kullanım burunda “geri tepme” etkisine yol açarak tıkanıklığı artırabilir ve bağımlılık benzeri bir tablo oluşturabilir. Bu nedenle bu tür ürünler kısa süreli ve kontrollü kullanılmalıdır.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing"><img alt="" src="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/1777715924-1aad9.jpg" style="width: 664px; height: 354px;" /></p>  <p class="MsoNoSpacing"><span style="color:red">BAHAR ALERJİSİNE KARŞI 10 ETKİLİ ÖNLEM!</span></p>  <p class="MsoNoSpacing">Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Baykal Tülek, bahar alerjisine karşı 10 etkili önlemi şöyle sıralıyor;</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Polenlerin yoğun olduğu dönemlerde dışarı çıkarken maske ve güneş gözlüğü takmak</p>  <p class="MsoNoSpacing">Dışarıdan geldikten sonra duş almak ve kıyafet değiştirmek</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Burun içini salin solüsyonu (serum fizyolojik) ile temizlemek</p>  <p class="MsoNoSpacing">Ev ve araçta camları kapalı tutmak</p>  <p class="MsoNoSpacing">Polen filtreli hava temizleyicileri kullanmak</p>  <p class="MsoNoSpacing">Çamaşırları dışarıda kurutmamak</p>  <p class="MsoNoSpacing">Evde nem oranını kontrol altında tutmak</p>  <p class="MsoNoSpacing">Nevresimleri en az 60 derecede yıkamak,</p>  <p class="MsoNoSpacing">Toz tuttuğu için evde halı ve peluş oyuncak bulundurmamak</p>  <p class="MsoNoSpacing">Doktorun önerdiği tedavi yöntemini uygulamak</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/alerjik-rinit-ve-astim-baharda-zirve-yapiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 09:55:45 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/news/default/1777715974-aeb5e.jpg" type="image/jpeg" length="91848"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Oyun bağımlılığı ergenlerde saldırganlık riskini artırabiliyor]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/oyun-bagimliligi-ergenlerde-saldirganlik-riskini-artirabiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/oyun-bagimliligi-ergenlerde-saldirganlik-riskini-artirabiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Yeşilay Cemiyeti, dijital oyun bağımlılığı ile öfke ve saldırganlık arasındaki ilişkiye dikkat çekerek, özellikle ergenlerin ruh sağlığı açısından bu alanın yakından takip edilmesi gerektiğini vurguladı.

]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing">Dijital oyunlar, eğlence ve sosyal etkileşim açısından önemli fırsatlar sunarken, aşırı ve kontrolsüz kullanım, davranışsal ve duygusal sorunlarla ilişkili olabiliyor. Uluslararası sınıflandırmalara göre oyun oynama bozukluğu, bireyin oyun üzerindeki kontrolünü kaybetmesi, oyunu diğer yaşam alanlarının önüne koyması ve olumsuz sonuçlara rağmen bu davranışı sürdürmesi ile tanımlanıyor.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Bu kapsamda yapılan akademik çalışmalar, oyun bağımlılığı ile öfke ve saldırganlık arasında dikkat çekici bir ilişki olduğunu ortaya koyuyor. Oyun sırasında yaşanan kayıplar, başarısızlık hissi veya engellenme gibi durumlar öfke tepkilerini tetikleyebilirken, aşırı oyun oynama bu duyguların yoğunluğunu artırabiliyor. Duygusal düzenleme becerilerinin zayıflaması ise bu sürecin saldırgan davranışlara dönüşmesine zemin hazırlayabiliyor.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">ERGENLERDE RİSK DAHA YÜKSEK</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>  <p class="MsoNoSpacing">13–17 yaş arası ergenlerle yürütülen araştırmalar, şiddet içerikli video oyunlarının sözel ve fiziksel saldırganlık ile pozitif yönde ilişkili olduğunu gösteriyor. Aynı çalışmalarda, empati kurma becerisi ile şiddet içerikli oyun tercihleri arasında bağlantılar bulunurken, duygusal empati düzeyi arttıkça bu tür oyunlara yönelimin azaldığı tespit ediliyor. Ayrıca, yaş küçüldükçe şiddet içerikli oyunlar ile fiziksel saldırganlık arasındaki ilişkinin güçlendiği görülüyor.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Farklı ülkelerde gerçekleştirilen çalışmalar da benzer sonuçlara işaret ediyor. Güney Kore’de yapılan araştırmalar, artan saldırganlık düzeyinin patolojik oyun oynama ile ilişkili olduğunu ortaya koyarken, Malezya’da yapılan çalışmalarda oyun bağımlılığının saldırganlık ve narsisizmle birlikte arttığı, dürtülerini kontrol edebilme becerisi yükseldikçe ise azaldığı belirleniyor. Çin’de lise öğrencileriyle yapılan araştırmalar ise yüksek saldırganlık düzeyine sahip bireylerin daha fazla psikolojik sıkıntı yaşadığını, oyun bağımlılığı belirtileri gösterdiğini ve şiddet içerikli oyunlara daha fazla maruz kaldığını ortaya koyuyor.</p>  <p class="MsoNoSpacing"><img alt="" src="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/1777714687-f68eb.jpeg" style="width: 800px; height: 446px;" /></p>  <p class="MsoNoSpacing">OYUN BAĞIMLILIĞI VE SALDIRGANLIK ARASINDA KARŞILIKLI ETKİLEŞİM</p>  <p class="MsoNoSpacing">Araştırmalar, şiddet içerikli video oyunlarına maruz kalma ile siber zorbalık davranışları arasında da ilişki bulunduğunu gösteriyor. Bu bulgular, dijital ortamlardaki davranış örüntülerinin oyun deneyimleriyle şekillenebileceğine işaret ediyor.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Diğer yandan, güncel meta-analiz çalışmaları oyun bağımlılığı belirtileri yüksek olan bireylerin daha fazla saldırganlık gösterebildiğini, benzer şekilde saldırganlık düzeyi yüksek bireylerin de oyun bağımlılığına daha yatkın olabildiğini ortaya koyuyor.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">ONLİNE OYUN OYNAMA BAĞIMLILIĞI, ÖFKE VE SALDIRGANLIK: ÇOK BOYUTLU BİR İLİŞKİ</p>  <p class="MsoNoSpacing">Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Dr. İlyas Kaya konuyla ilgili açıklamasında, “Online oyun bağımlılığı ile öfke ve saldırganlık arasındaki ilişkiyi tek yönlü bir neden-sonuç çerçevesinde ele almak, bu olgunun karmaşık yapısını yeterince yansıtmıyor. Söz konusu ilişkinin, karşılıklı ve döngüsel etkileşimleri barındıran çok boyutlu bir dinamiği var. Bu dinamiğin biçimlenmesinde bireysel özellikler, duygu düzenleme becerileri ve çevresel faktörler belirleyici bir işlev üstleniyor.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Online oyun bağımlılığı ve saldırganlık riskini artırabilecek bireysel özellikler arasında, duygusal olarak dengesizlik ve özgüven düşüklüğü öne çıkmakta. Bu kişiler yaşadıkları durumları daha stresli algılayabilir, ilişkilerde daha fazla zorlanabilir ve olumsuz duygulardan kaçmak ya da onları bastırmak için oyuna yönelme eğilimi gösterebilir” dedi.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Yüksek dürtüsellik ve saldırganlığın, online oyun bağımlılığı gelişiminde önemli risk faktörleri arasında olduğunu belirten Kaya, şu ifadeleri kullandı:</p>  <p class="MsoNoSpacing">"Araştırmalar, aşırı oyun oynayan ergenlerin geçmişte saldırgan davranışlar sergileme ihtimalinin daha yüksek olduğunu gösteriyor. Düşük öz-yeterlik ve benlik saygısı da bu süreçte öne çıkan bireysel faktörler arasında. Bunun yanı sıra genetik yatkınlık, beyin kimyasındaki dengesizlikler ve olumsuz çocukluk deneyimleri de bağımlılık riskini artırabiliyor. Duygularını yönetmekte zorlanan, hedef odaklı davranmakta güçlük çeken ve duygusal farkındalığı düşük bireyler, çoğu zaman oyunu bir kaçış yolu olarak kullanıyor. Ancak bu durum, sorunları çözmek yerine öfkenin daha da artmasına neden olabilir yani kişi stresinden kaçmaya çalışırken daha büyük bir duygusal yükle karşılaşabilir"</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing"> “GÜÇLÜ AİLE BAĞLARI OYUN BAĞIMLILIĞI RİSKİNİ AZALTIYOR”</p>  <p class="MsoNoSpacing">Çevresel faktörlerin de bağımlılık ve saldırganlık üzerinde belirleyici rol oynadığına dikkati çeken Kaya, “Sağlıklı ebeveyn-çocuk ilişkisi ve dengeli denetim, çocukların ihtiyaçlarını karşılayarak oyun bağımlılığı riskini azaltırken; zayıf iletişim, aile içi sorunlar ve olumsuz akran ilişkileri riski artırabilir. Buna karşılık güçlü aile bağları ve sosyal destek koruyucu bir etki sağlar. Günümüzde dijital oyunların yaygınlaşmasıyla birlikte yalnızca kullanım süresi değil, nasıl kullanıldığı da önem kazandı. Özellikle ergenlik döneminde sağlıklı sınırlar oluşturulamadığında bu durum ruh sağlığı açısından risk oluşturabilir. Bu nedenle aile, okul ve ilgili kurumların birlikte hareket etmesi, farkındalığın artırılması ve erken destek mekanizmalarının güçlendirilmesi büyük önem taşıyor” şeklinde konuştu.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/oyun-bagimliligi-ergenlerde-saldirganlik-riskini-artirabiliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 09:35:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/news/default/1777714695-77d22.jpeg" type="image/jpeg" length="31762"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Muğla’da organ bağışı ve nakil hizmetleri masaya yatırıldı]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/muglada-organ-bagisi-ve-nakil-hizmetleri-masaya-yatirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/muglada-organ-bagisi-ve-nakil-hizmetleri-masaya-yatirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla İl Sağlık Müdürlüğü ev sahipliğinde, doku ve organ nakli hizmetlerinin değerlendirildiği önemli bir toplantı düzenlendi.

]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><strong>Toplantıya, İzmir Organ Nakli Bölge Koordinasyon Merkezi Sorumlusu ile İzmir İl Sağlık Müdürlüğü Doku, Organ Nakli ve Diyaliz Hizmetleri Birimi Sorumlusu Uzm. Dr. Burcu Ulugölge ve beraberindeki ekip ile kurum yöneticileri katıldı.</strong></p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Toplantının açılış konuşmasını yapan Muğla İl Sağlık Müdürü Dr. Eriş Başaran Akça, organ bağışının önemine dikkat çekerek, “Organ bağışı, bir hayatın başka hayatlarda yaşamaya devam etmesidir” dedi.</p>  <p class="MsoNoSpacing"><img alt="" src="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/1777542145-0ccb1.jpeg" style="width: 800px; height: 534px;" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>  <p class="MsoNoSpacing">Gerçekleştirilen toplantıda, Muğla genelinde yürütülen organ ve doku nakli hizmetleri kapsamlı şekilde ele alındı. Mevcut süreçlerin değerlendirildiği toplantıda, hizmetlerin daha etkin ve verimli yürütülmesine yönelik görüş alışverişinde bulunuldu.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Ayrıca kurumlar arası iş birliği ve koordinasyonun güçlendirilmesine yönelik önemli başlıkların da istişare edildiği toplantıda, sağlık hizmetlerinin kalitesinin artırılması ve organ bağışı konusunda toplumsal farkındalığın güçlendirilmesi hedeflendi.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Toplantıya katkı sunan tüm katılımcılara teşekkür edilerek, vatandaşlara sunulan sağlık hizmetlerinin daha ileri seviyeye taşınması için çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.</p>  <p class="MsoNoSpacing"><img alt="" src="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/1777542171-37563.jpeg" style="width: 800px; height: 534px;" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/muglada-organ-bagisi-ve-nakil-hizmetleri-masaya-yatirildi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 09:23:31 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/news/default/1777542180-b2389.jpeg" type="image/jpeg" length="36255"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bahar depresyonuna karşı 6 kritik öneri]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/bahar-depresyonuna-karsi-6-kritik-oneri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/bahar-depresyonuna-karsi-6-kritik-oneri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bahar aylarında doğanın canlanmasıyla birlikte pek çok kişinin enerjisi ve motivasyonu artarken, bazı kişilerde ise tam tersine yorgunluk, huzursuzluk ve depresif bir ruh hali ortaya çıkabiliyor.

]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing">Acıbadem Bakırköy Hastanesi’nden Klinik Psikolog Seda Akcan, “Bahar depresyonu çoğu zaman görünür bir neden olmaksızın ortaya çıkan; ancak bireyin iç dünyasında anlamlı karşılığı olan bir deneyimdir.</p>  <p class="MsoNoSpacing">Bazı bireyler bahar aylarında kendilerini daha yorgun, huzursuz ve duygusal olarak dalgalı hissedebilir. Bastırılmış duygular, ertelenmiş ihtiyaçlar ve fark edilmeyen zihinsel yükler bu dönemde daha görünür hale gelebilir. Günlerin uzamasıyla birlikte artan ‘aktif olma’ baskısı, kişinin iç dünyasıyla, dış dünyanın beklentileri arasında uyumsuzluk yaratır. Bu da kaygı, isteksizlik ve tükenmişlik hissini beraberinde getirir, bahar depresyonuna neden olabilir” diyor. Klinik Psikolog Seda Akcan, bahar depresyonunun belirtilerini, hazırladığı 10 soruluk test ile anlattı, bahar depresyonuna karşı 6 kritik önerisini sıraladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing"><img alt="" src="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/1777440037-00056.png" style="width: 460px; height: 600px;" /></p>  <p class="MsoNoSpacing">1. Kendinizi sürekli yorgun hissediyor musunuz?</p>  <p class="MsoNoSpacing">Herhangi bir hastalığa bağlı olmadan ve yeterince dinlenmenize rağmen yorgunluğunuz geçmiyorsa, nedeni fiziksel değil; duygusal ya da zihinsel tükenmişlik olabilir. Baharda artan hareketlilik beklentisiyle içsel yavaşlık çatıştığında bu his daha da belirgin hale gelebilir.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">2. Sabahları yataktan çıkmakta zorlanıyor musunuz?</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Yataktan çıkmakta zorlanmak ve güne isteksiz başlamak bahar depresyonunun erken sinyallerinden biri olabilir. Kişi bilinçdışı şekilde güne başlamayı erteleyerek, duygusal yükten kaçınmaya çalışabilir. Bu durum içsel motivasyon kaybının önemli bir göstergesi olabilir.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">3. Eskiden keyif aldığınız şeyler artık sizi mutlu etmiyor mu?</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Daha önce size iyi gelen aktivitelerin artık ilginizi çekmemesi veya keyif vermemesi duygusal bir geri çekilmenin önemli göstergelerindendir. Bu durum kişinin yaşamdan aldığı tatminin azalmasıyla ilişkilidir ve depresif süreçlerde sıkça gözlemlenir.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">4. Kendinizi diğer insanlarla kıyaslayıp yetersiz hissettiğiniz oluyor mu?</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Kıyaslama davranışı çoğu zaman özdeğer algısıyla ilişkilidir. Kişi, kendi içsel ölçütleri yerine dış referanslara odaklandığında, yetersizlik ve değersizlik duygusu derinleşir. Bahar aylarında artan sosyal görünürlük bu karşılaştırmaları daha da artırır.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>  <p class="MsoNoSpacing">5. Duygusal dalgalanmalar yaşıyor musunuz?</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Duyguların kısa sürede ve yoğun bir biçimde değişmesi psikolojik esnekliğin zorlandığını gösterir. Kişi bir yandan uyum sağlamaya çalışırken, diğer yandan içsel çatışmalar yaşayabilir. Bahar dönemindeki biyolojik ve çevresel değişimler bu kırılganlığı artırabilir.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">6. Dikkatinizi toplamakta zorlanıyor musunuz?</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Odaklanma güçlüğü, unutkanlık ve zihinsel dağınıklık; stresli dönemlerde artar. Zihin ‘şimdi ve burada’ kalmakta, mevcut ana odaklanmakta zorlanır; geçmişe dair düşüncelerle gelecek kaygıları arasında gidip gelir.  Bu durum performansı düşürür,  yetersizlik hissi yaratabilir.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">7. Uyku düzeniniz değişti mi?</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Uyku, psikolojik dengeyi düzenleyen en temel alanlardan biridir. Uykuya dalamamak ya da aşırı uyuma isteği, kişinin duygusal düzenleme becerilerinde zorlanma yaşadığını gösterebilir. Zihin, gün içerisinde işlenemeyen duyguları gece yaşamaya devam eder.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">8. İştahınızda değişiklik fark ettiniz mi?</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">İştahın artması ya da azalması, duygu durumla yakından ilişkilidir. Kimi bireyler stresli dönemlerde duygusal boşluğu doldurmak için daha çok yerken, kimileriyse tam tersine iştah kaybı yaşayabilir. Bu durum, içsel denge arayışının bir yansımasıdır.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">9. Sosyal ortamlardan uzaklaşmak istiyor musunuz?</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">İnsanlarla iletişim kurmaktan kaçınma, davetleri reddetme ve yalnız kalma isteği bazen bir korunma mekanizmasıdır. Kişi anlaşılmama ya da yargılanma ihtimaline karşı kendini izole ederek duygusal güvenliğini korumaya çalışır. Ancak bu durum uzun vadede yalnızlık hissini derinleştirir.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">10. Geleceğe dair umutsuzluk veya isteksizlik mi hissediyorsunuz?</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Zaman zaman umutsuz hissetmek normaldir, ancak bu duygunun sürekli ve yoğun yaşanması mutlaka dikkate alınmalıdır. Umutsuzluk kişinin gelecekle bağının zayıfladığını ve kontrol duygusunun azaldığını gösterebilir Değişimin mümkün olmadığına inanıldığında bu his kişi için yaşamın anlamını da azaltabilir.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing"><b><span style="color:red">BAHAR DEPRESYONUNA KARŞI 6 KRİTİK ÖNERİ</span></b></p>  <p class="MsoNoSpacing">Klinik Psikolog Seda Akcan, bahar depresyonuna karşı 6 kritik öneride bulunuyor;</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Biyolojik ritminizi yeniden yapılandırın</p>  <p class="MsoNoSpacing">Mevsim geçişi insanın biyolojik saatini de etkilediği için; uyku düzeninde değişiklik, sabahları zor uyanma ya da gün içinde dalgalanan enerji hali sık görülür. Biyolojik ritminizi; her gün aynı saatlerde uyuyup- uyanarak, sabahları gün ışığına maruz kalarak ve gece ekran kullanımını sınırlandırarak dengeleyebilirsiniz.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Duygularınızı bastırmak yerine anlamlandırın</p>  <p class="MsoNoSpacing">Bahar ayları toplumda genellikle ‘canlanma’ ve ‘mutluluk’ ile ilişkilendirilir. Ancak iç dünyanız bu beklentiyle örtüşmediğinde, ikincil bir suçluluk ve yetersizlik hissedebilirsiniz. ‘Böyle hissetmemeliyim’ düşüncesi duygusal yükü arttırır. Duygunuzu fark etmek, isimlendirip kabul etmek psikolojik esnekliğinizi artırarak içsel dengenizi korumaya katkı sağlayabilir.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Kendinizden beklentinizi yeniden düzenleyin</p>  <p class="MsoNoSpacing">Enerjiniz düşükken kendinizden yüksek performans beklemeniz özgüveninizi zedeleyebilir. Bu nedenle büyük hedefler yerine küçük, ulaşılabilir ve sürdürebilir hedefler belirleyin. Tamamladığınız küçük adımlar, kontrol duygunuzu güçlendirir ve motivasyonunuzu kademeli olarak artırır.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Bedensel aktiviteyi bir zorunluluk değil, destek aracı olarak görün</p>  <p class="MsoNoSpacing">Fiziksel hareket zihni de dengeler. Açık havada yürüyüş, hafif egzersi ve düzenli hareket; stres hormonlarını azaltır, mutluluk hormonlarının artmasına destek olur. Özellikle doğayla temas, zihinsel yükü hafifletmede oldukça etkilidir. Ancak yoğunluk değil süreklilik önemlidir.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Sosyal temasınızı bilinçli şekilde sürdürün</p>  <p class="MsoNoSpacing">Bahar depresyonunda sık görülen içe çekilme ve sosyal ilişkilerden uzaklaşma eğilimi yalnızlık hissini derinleştirerek bahar depresyonunun belirtilerini güçlendirebilir. Kişinin kendini güvende hissettiği ve yargılanmadan var olabildiği ilişkilerle temasını sürdürmesi duygularını düzenlemesine yardımcı olur. Sosyal destek, bu süreçte en önemli koruyucu faktörlerden biridir.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Profesyonel desteği geciktirmeyin</p>  <p class="MsoNoSpacing">Klinik Psikolog Seda Akcan “Yakınmalarınız günlük yaşamınızı etkilemeye başladıysa ve 2 haftadan uzun bir uzmandan destek almak önemlidir. Psikolojik destek, kişinin bu süreci daha sağlıklı anlamlandırmasına ve yönetmesine yardımcı olur. Erken müdahale, depresif belirtilerin kronikleşmesini önemlede kritik bir rol oynar” diyor.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/bahar-depresyonuna-karsi-6-kritik-oneri</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 05:00:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/news/default/1777440043-4e0ba.jpg" type="image/jpeg" length="95388"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hashimoto hastalığından korunmanın 9 önemli kuralı]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/hashimoto-hastaligindan-korunmanin-9-onemli-kurali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/hashimoto-hastaligindan-korunmanin-9-onemli-kurali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[
Bağışıklık sisteminin yanlışlıkla tiroid bezine saldırmasıyla gelişen kronik bir hastalık olan Hashimoto (Haşimnato) tiroiditi, 30-50 yaş arasındaki bireylerde daha sık görülüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><strong>Hashimoto tiroiditi, uzun süre belirti vermeden ilerlediği için hastalar yaşamlarının uzun bölümünde bu hastalıkla yaşamak zorunda kalabiliyor.</strong></p>  <p class="MsoNoSpacing">Sinsi bir şekilde ilerlediği için genellikle tiroid tembelliği olarak bilinen hipotiroidiye yol açabiliyor. Toplumda oldukça yaygın görülen ve tiroid hastalıklarının başında gelen Hashimoto tiroiti (kronik otoimmün tiroidit) farkındalık eksikliği nedeniyle geç tanı alan hastalıkların başında geliyor. Bu nedenle erken tanı için farkındalık büyük önem taşıyor. Memorial Bodrum Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. İbrahim Şahin, Hashimoto hastalığı hakkında önemli bilgiler verdi.</p>  <p class="MsoNoSpacing"><img alt="" src="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/1777355692-d5319.jpeg" style="width: 582px; height: 768px;" /></p>  <p class="MsoNoSpacing">Halsizlik, yorgunluk ve üşüme bu hastalığın belirtisi olabilir</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>  <p class="MsoNoSpacing">Bağışıklık sistemi tarafından üretilen ve en önemlisi Anti-TPO olan antikorlar, tiroid bezini yabancı olarak algılar ve hasara uğratır. Bu süreçte tiroid hücreleri zamanla zarar görür, bez küçülür ve fonksiyon kaybı gelişir. Hastalık genellikle yavaş ve sinsi ilerler. Erken dönemde belirtiler hafif olabilir ve başka hastalıklarla karıştırılabilen hastalığın en sık görülen belirtileri şunlardır:</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Halsizlik ve yorgunluk</p>  <p class="MsoNoSpacing">Üşüme</p>  <p class="MsoNoSpacing">Kilo alma</p>  <p class="MsoNoSpacing">Kabızlık</p>  <p class="MsoNoSpacing">Saç dökülmesi</p>  <p class="MsoNoSpacing">Cilt kuruluğu</p>  <p class="MsoNoSpacing">Konsantrasyon güçlüğü</p>  <p class="MsoNoSpacing">Motivasyon düşüklüğü</p>  <p class="MsoNoSpacing">Hashimoto tiroiditi, ilerleyen dönemlerde şu belirtilerle kendisini gösterebilir:</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Ses kalınlaşması</p>  <p class="MsoNoSpacing">Yüzde şişlik</p>  <p class="MsoNoSpacing">Adet düzensizliği</p>  <p class="MsoNoSpacing">Nabızda yavaşlama</p>  <p class="MsoNoSpacing">Kaş dökülmesi</p>  <p class="MsoNoSpacing">Nedensiz kilo artışı ve halsizlik</p>  <p class="MsoNoSpacing">Depresif ruh hali</p>  <p class="MsoNoSpacing">Adet düzensizliği veya kısırlık</p>  <p class="MsoNoSpacing">Ailede tiroid hastalığı öyküsü</p>  <p class="MsoNoSpacing">Erken teşhis kalp damar hastalığı riskini de azaltabiliyor</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Erken teşhis, Hashimoto hastalığının yönetiminde kritik bir rol oynar. Zamanında tanı konulduğunda hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabilir ve hipotiroidi gelişmeden hasta düzenli olarak izlenebilir. Ayrıca erken müdahale ile kalp ve damar hastalıkları riski azaltılabilir, metabolizma ve üreme sağlığı korunabilir. Özellikle gebelik planlayan ya da gebe olan kadınlarda erken teşhis, hem anne hem de bebek sağlığı açısından önemli avantajlar sağlar</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Hastaya özel tedavi ömür boyu sürebilir</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Hashimoto hastalığında tedavisi eksik olan tiroid hormonunun yerine konmasına dayanır. Bu tedavi kişiye özel olarak planlanır ve çoğu hastada uzun süreli, genellikle ömür boyu devam eder. Vitamin ve mineral kullanımı ise her hasta için rutin olarak önerilmez. Ancak eksiklik saptanması durumunda D vitamini, B12, selenyum, çinko ve demir gibi destekler mutlaka doktor kontrolünde kullanılmalıdır. Genel olarak Hashimoto hastalığı, erken tanı ve düzenli takip ile kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Uygun tedavi ve sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri sayesinde hastaların yaşam kalitesi korunabilir.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Sebze ağırlıklı beslenmek Hashimoto tiroidi riskini azaltır</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Hashimoto tiroiditi hastalığı uzman doktor kontrolünde yaşam değişikleriyle kontrol altına alınabilir. Glutensiz diyet yaklaşımı her hastada gerekli olmayabilir. Çölyak hastalığı varsa uygulanmalıdır. Bazı hastalarda gluten duyarlılığı bulunabilir. Hastalıktan korunmak için bu öneriler etkili olabilmektedir:</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Sebze ağırlıklı beslenmek</p>  <p class="MsoNoSpacing">Yeterli protein ve sağlıklı yağ tüketmek</p>  <p class="MsoNoSpacing">İşlenmiş gıdalardan kaçınmak</p>  <p class="MsoNoSpacing">Aşırı iyot tüketiminden uzak durmak</p>  <p class="MsoNoSpacing">Şeker ve rafine karbonhidratları azaltmak</p>  <p class="MsoNoSpacing">Tütün ve ürünlerini kullanmamak</p>  <p class="MsoNoSpacing">Stres yönetimine dikkat etmek</p>  <p class="MsoNoSpacing">Düzenli uyku alışkanlığı oluşturmak</p>  <p class="MsoNoSpacing">Gereksiz takviyelerden kaçınılmak</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/hashimoto-hastaligindan-korunmanin-9-onemli-kurali</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 05:52:50 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/news/default/1777355697-06dde.jpeg" type="image/jpeg" length="69082"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Akciğer kanserinde erken tanı hayat kurtarır”]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/akciger-kanserinde-erken-tani-hayat-kurtarir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/akciger-kanserinde-erken-tani-hayat-kurtarir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çoğu zaman belirti vermeden ilerliyor, fark edildiğinde ise geç kalınmış olabiliyor… ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><strong>Üstelik öyle yaygın ki, dünyada 2 milyonun üzerinde, ülkemizde ise her yıl yaklaşık 40 bin kişi bu hastalıkla tanışıyor.</strong></p>  <p class="MsoNoSpacing">Uzmanlar, akciğer kanserinin hem dünyada hem de Türkiye’de en sık görülen ve en ölümcül kanser türleri arasında yer aldığını vurguluyor. Peki, bu hastalığı önlemenin ya da ölümcül hastalıklar listesinde daha alt sıralara geriletmenin mümkün olduğu yeni tedavi yöntemleri yok mu? Elbette var! Günümüzde geliştirilen tanı yöntemleri ve kişiye özel tedavi yaklaşımları sayesinde akciğer kanserinde umut her geçen gün artıyor. Bu umuda dair bilinmesi gerekenleri aktarmak için Acıbadem Maslak Hastanesi’nde “Akciğer Kanserinde Farkındalık ve Umut” söyleşisi düzenlendi. Etkinlikte multidisipliner bakış açısıyla Acıbadem Maslak Hastanesi uzmanları; Prof. Dr. Ömer Fatih Ölmez, Prof. Dr. Enis Özyar, Prof. Dr. Erkan Kaba, Prof. Dr. Tevfik Fikret Çermik ve Dr. Burcu Babaoğlu Karan hastalığa dair en güncel gelişmeleri paylaşarak erken teşhisin ve doğru tedavi planlamasının hayati önemine vurgu yaptılar.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Etkinliğin dikkat çekici konuklarından biri, “Yeraltı” dizisindeki performansıyla geniş kitlelerin beğenisini kazanan oyuncu Sevil Akı oldu. Akı, söyleşide yer alarak farkındalığın önemine dikkat çekti ve bir hasta yakını olarak annesinin umut dolu, hastalıkla büyük mücadelesini içeren öyküsünü paylaştı.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">“Kanser tedavi sürecinin bir puzzle gibi düşünülmesi gerektiğini vurgulayan etkinliğin moderatörü Sağlık İletişimcisi Seral Çelik, “Bu etkinlikte multidisipliner yaklaşımla akciğer kanseri hakkında önemli bilgiler alacağız. Kanserin tanı ve tedavisinde görev yapan sayısız uzman ve sağlık personeli var. Her biri çok önemli rol üstleniyor. Tanı ve tedaviyi bir puzzle gibi düşünürsek, parçalar bir araya geldiğinde hasta için en iyi ve en uygun tedavi uygulanabiliyor” dedi.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Sigara en büyük risk faktörü!</p>  <p class="MsoNoSpacing">Akciğer kanserinin en önemli nedeninin sigara ve tütün ürünleri olduğunu vurgulayan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Burcu Babaoğlu Karan, özellikle son yıllarda gençler arasında artan kullanımın ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı. Elektronik sigara gibi alternatif ürünlerin de sanıldığı kadar masum olmadığını ifade eden Karan, bu ürünlerin de akciğer sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yarattığını belirtti. Akciğer kanseri vakalarının yüzde 80’inin tütün kullanımına bağlı olduğunu anlatan Dr. Babaoğlu Karan, yüzde 20’sinin ise mesleki, asbest vb. nedenlerden geliştiği bilgisini verdi. Akciğer kanserinin çoğu zaman erken dönemde belirti vermediğine dikkat çeken Karan, bu nedenle risk grubundaki bireylerin, özellikle 50 yaş üzerinde ve en az 20 yıl günde bir paket sigara içmiş kişilerin her yıl düzenli kontrol yaptırmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Düşük doz radyasyonla yapılan BT çekimlerinin hastalığın erken tanısında çok önemli olduğunu belirtti.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Görüntüleme yöntemleri hayat kurtarıyor</p>  <p class="MsoNoSpacing">Nükleer Tıp Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Fikret Çermik, akciğer kanserinde doğru evrelemenin tedavi sürecinin temelini oluşturduğunu belirterek PET-CT’nin bu noktada kritik rol oynadığını ifade etti. Prof. Dr. Çermik, “PET-CT sayesinde tümörün yalnızca varlığı değil, aynı zamanda vücuttaki yayılımı ve biyolojik davranışı da detaylı şekilde değerlendirilebiliyor. Bu sayede hastalığın hangi evrede olduğu net olarak ortaya konulabiliyor ve en uygun tedavi planı oluşturulabiliyor. Aynı zamanda tedaviye verilen yanıt da değerlendirildiğinden gereksiz cerrahi girişimlerin önüne geçilebiliyor” dedi.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Cerrahi, erken evrede en etkili yöntem</p>  <p class="MsoNoSpacing">Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Erkan Kaba ise akciğer kanserinde erken teşhisin cerrahi başarıyı doğrudan etkilediğini ifade ederek, sözlerine şöyle devam etti: “Özellikle erken evrede teşhis konulan hastalarda cerrahi müdahale ile yüksek başarı oranları elde edilebiliyor. Ayrıca cerrahi yöntemler de hızla gelişiyor. Bu yöntemlerden en yenisi olan robotik cerrahi sayesinde göğüs bölgesi tamamen açılmadan, küçük kesilerle ameliyatlar yapılabiliyor. Robotik cerrahi zor ameliyatları daha kolay yapmamıza yardımcı olmakla beraber, hastaların daha hızlı iyileşmesine ve günlük yaşamlarına daha kısa sürede dönmesine yardımcı oluyor.”</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Kişiye özel tedavi dönemi</p>  <p class="MsoNoSpacing">Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Fatih Ölmez, akciğer kanseri tedavisinde son yıllarda önemli bir dönüşüm yaşandığını belirtti. Artık her hastaya aynı tedavinin uygulanmadığını, tümörün genetik ve moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlarının oluşturulduğunu ifade etti. Hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapinin, özellikle uygun hastalarda oldukça başarılı sonuçlar verdiğini belirten Ölmez, bu yaklaşımların akciğer kanseri hastalarının yaşam süresi ve yaşam kalitesini artırdığını söyleyerek “Doğru hastaya doğru tedaviyi uygulamak çok önemli” dedi.</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p>  <p class="MsoNoSpacing">Hassas ve hedefe yönelik ışın tedavisi</p>  <p class="MsoNoSpacing">Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Enis Özyar, akciğer kanseri tedavisinde multidisipliner yaklaşımın önemine dikkat çekerek, şunları söyledi: “Halk arasında ışın tedavisi olarak bilinen radyoterapide amaç, ameliyat edilemeyen tümörleri ışınlar aracılığıyla yok etmek ya da küçültmektir. Özellikle tıbbi nedenlerle ameliyat olamayacak hastalarda radyoterapi çok etkili bir tedavi seçeneğidir. Radyoterapi yöntemleri de gelişmekte ve giderek etkinliği artmaktadır. Gelişen teknoloji sayesinde daha hassas ve hedefe yönelik tedavi yapılabilmektedir. Bu sayede yan etkiler azalmakta ve tedavi başarısı artmaktadır.”</p>  <p class="MsoNoSpacing"> </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>  <p class="MsoNoSpacing">Sevil Akı: “Tünelin ucunda hep bir ışık oldu”</p>  <p class="MsoNoSpacing">Etkinliğe katılan, Yeraltı dizisiyle seyircinin gönlünde taht kuran oyuncu Sevil Akı ise hasta yakını olarak yaşadığı süreci paylaşarak, kanserle mücadelenin sadece fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik bir süreç olduğunu vurguladı ve şunları söyledi: “Anneme 8 yıl önce akciğer kanseri tanısı kondu. İlk ameliyatından 4 yıl sonra hastalığı nüks etti ve tekrar ameliyat oldu. Geçen yıl yeni bir nüks oldu ve şimdi ilaç tedavisiyle mücadelemize devam ediyoruz. İkinci nükste çok panik olduk. Ancak ilaçların ve çeşitli tedavi yöntemlerinin gelişmiş olması sayesinde farklı tedavi seçeneklerimiz oldu. Yani tünelin ucunda hep bir ışık vardı. Gerçekten hiçbir şey çözümsüz değil. Güvendiğiniz doktorlar size o ışığı gösteriyor. Annem tanı aldığı andan itibaren hayata tutundu ve bu hastalıkla mücadele ediyor. Biz de hasta yakını olarak onunla birlikte mücadele ediyoruz. Bizim hikayemiz umut dolu bir hikaye. Hâlâ umutluyuz, hâlâ mücadele ediyoruz. Kanser tedavi süreci inişli çıkışlı bir yolculuk. Birbirimize güç vererek, umutla ilerliyoruz.” Doğru bilgiye ulaşmanın ve güçlü bir destek sistemine sahip olmanın bu süreçte büyük önem taşıdığını ifade eden sanatçı Sevil Akı, umudun hastaların tedaviye tutunmasında önemli bir rol oynadığını belirtti. Farkındalık çalışmalarında kendi deneyimini paylaşarak başkalarına da umut olmak istediğini dile getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/akciger-kanserinde-erken-tani-hayat-kurtarir</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 19:39:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitv.teimg.com/habercitv-com/files/uploads/news/default/1777232451-0eead.jpg" type="image/jpeg" length="24250"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
