<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Haberci TV - Türkiye'den Haberler</title>
    <link>https://www.habercitv.com.tr</link>
    <description>Türkiye'den Haberler. Haberci TV</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.habercitv.com.tr/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 05 Jul 2026 08:28:02 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Marmaris Devlet Hastanesi’nde palyatif bakım kapasitesi 31 yatağa çıkarılıyor]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/marmaris-devlet-hastanesinde-palyatif-bakim-kapasitesi-31-yataga-cikariliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/marmaris-devlet-hastanesinde-palyatif-bakim-kapasitesi-31-yataga-cikariliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla İl Sağlık Müdürü Dr. Eriş Başaran Akça'nın Datça ve Marmaris'teki incelemelerinde en önemli gündem maddesi Marmaris Devlet Hastanesi Palyatif Bakım Merkezi'nin kapasitesinin 31 yatağa çıkarılması oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ziyaretlerde sağlık hizmetlerinin niteliğini artırmaya yönelik çalışmalar da değerlendirildi.</p>

<p>Muğla İl Sağlık Müdürü Dr. Eriş Başaran Akça, kurum yöneticileriyle birlikte Datça ve Marmaris'te bir dizi sağlık kuruluşunda incelemelerde bulundu.</p>

<p>Ziyaretlerin en dikkat çeken başlığı ise Marmaris Devlet Hastanesi Palyatif Bakım Merkezi'nin kapasitesinin artırılmasına yönelik çalışmalar oldu.</p>

<p>İl Sağlık Müdürü Akça'nın programı kapsamında Datça 3 No'lu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu, Datça 2 No'lu Palamutbükü Güray Öztürk Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu ile Datça 3 No'lu Reşadiye Aile Sağlığı Merkezi ziyaret edildi. Sağlık kuruluşlarında sunulan hizmetler, fiziki koşullar ve yürütülen çalışmalar yerinde değerlendirilirken, sağlık personelinin talep ve önerileri de dinlendi.</p>

<p><img alt="Başaran Akca Marmaris Ve Datça (5) 1024X768" class="detail-photo img-fluid" height="768" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/07/basaran-akca-marmaris-ve-datca-5-1024x768.jpeg" width="1024" /></p>

<p><img alt="Başaran Akca Marmaris Ve Datça (4) 1024X768" class="detail-photo img-fluid" height="768" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/07/basaran-akca-marmaris-ve-datca-4-1024x768.jpeg" width="1024" /></p>

<p><img alt="Başaran Akca Marmaris Ve Datça (3) 1024X768" class="detail-photo img-fluid" height="768" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/07/basaran-akca-marmaris-ve-datca-3-1024x768.jpeg" width="1024" /></p>

<p>DATÇA DEVLET HASTANESİ'NDE İNCELEME</p>

<p>Akça daha sonra Datça Devlet Hastanesi'nde çeşitli birimlerde incelemelerde bulundu. Hastaları ziyaret ederek geçmiş olsun dileklerini ileten Akça, hasta yakınlarının görüşlerini dinledi.</p>

<p>Hastanenin laboratuvar ve görüntüleme birimlerinde gerçekleştirilen değerlendirmelerde ise özellikle görüntüleme hizmetlerinin kapasitesinin artırılmasına yönelik planlamalar ele alındı.</p>

<p><img alt="Başaran Akca Marmaris Ve Datça (2) 1024X768" class="detail-photo img-fluid" height="768" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/07/basaran-akca-marmaris-ve-datca-2-1024x768.jpeg" width="1024" /></p>

<p>MARMARİS'TE KAPASİTE ARTIŞI HEDEFİ</p>

<p>Programın son durağı olan Marmaris Devlet Hastanesi'nde de sağlık hizmetleri yerinde incelendi. Özellikle Palyatif Bakım Merkezi'nde yürütülen kapasite artırma çalışmaları değerlendirildi.</p>

<p>Yapılan planlamaya göre devam eden çalışmaların tamamlanmasının ardından Palyatif Bakım Merkezi'nin yatak kapasitesi 31'e çıkarılacak. Böylece hastalara sunulan bakım hizmetlerinin daha güçlü ve etkin hale getirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Akça, ziyaret kapsamında tedavi gören hastalar ve yakınlarıyla da görüşerek geçmiş olsun dileklerini iletti. Sağlık çalışanlarıyla gerçekleştirilen toplantıda ise hizmet sunum süreçleri değerlendirilirken, vatandaşlara daha nitelikli, erişilebilir ve kaliteli sağlık hizmeti sunulması için çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Başaran Akca Marmaris Ve Datça (8) 1024X768" class="detail-photo img-fluid" height="768" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/07/basaran-akca-marmaris-ve-datca-8-1024x768.jpeg" width="1024" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/marmaris-devlet-hastanesinde-palyatif-bakim-kapasitesi-31-yataga-cikariliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 21:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/habercitv-com-tr/uploads/2026/07/basaran-akca-marmaris-ve-datca-7-1024x768.jpeg" type="image/jpeg" length="38847"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaz sıcaklarında kaçınmanız gereken 8 hata!]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/yaz-sicaklarinda-kacinmaniz-gereken-8-hata</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/yaz-sicaklarinda-kacinmaniz-gereken-8-hata" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hamilelikte meydana gelen fizyolojik değişimlere yaz aylarının bunaltıcı sıcakları da eklendiğinde, bu dönem anne adayları için daha zorlu geçebiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Üstelik sıcak havalarda farkında olmadan yapılan bazı yanlışlar, hem anne adayının hem de bebeğin sağlığını olumsuz etkileyebiliyor.</p>

<p>Acıbadem Fulya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Aylin Önder Dirican, özellikle uzun süre güneşte kalmak, yetersiz su tüketmek ve gıda güvenliğini ihmal etmek gibi yanlışlardan mutlaka kaçınılması gerektiğini belirterek, “Yaz aylarında bu tür hatalar halsizlikten tansiyon problemlerine, erken doğum riskinden enfeksiyonlara kadar çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilmektedir.</p>

<p><img alt="Dr Aylin 2" class="detail-photo img-fluid" height="479" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/07/dr-aylin-2.jpg" width="640" /></p>

<p>Anne adaylarının günlük yaşam alışkanlıklarını sıcak hava koşullarına göre düzenlemeleri, daha konforlu ve güvenli bir hamilelik geçirmelerine yardımcı olmaktadır” diyor.</p>

<p>Aşırı sıcaklara bağlı uyarı belirtilerini erken dönemde fark etmenin son derece önemli olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Aylin Önder Dirican, “Baş dönmesi, bulantı, çarpıntı ve bayılma hissi, sıcak çarpması belirtileri olabilir. Böyle bir durumda dinlenmek ve sıvı almak önemlidir. Belirtiler devam ediyorsa zaman kaybetmeden mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurmak gerekir” diyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Aylin Önder Dirican, yaz aylarında sağlıklı ve rahat bir hamilelik için kaçınılması gereken hataları anlattı; önemli önerilerde bulundu.</p>

<p></p>

<p>Hata: Yetersiz su tüketmek</p>

<p>Yaz aylarında artan sıcaklıklar nedeniyle vücut daha fazla sıvı kaybediyor ve hamilelikte bu durum daha belirgin hale geliyor. Yetersiz su tüketimi; baş dönmesi, halsizlik, baş ağrısı ve bazı durumlarda rahim kasılmalarını artırabiliyor. Ayrıca susuz kalmak, idrar yolu enfeksiyonu riskini de yükseltebiliyor.</p>

<p>Doğrusu: Her gün 2-2,5 litre su içmeniz yaşamsal önem taşıyor. Gün boyunca susamayı beklemeden düzenli aralıklarla su içmeyi ve özellikle dışarıda geçirdiğiniz zamanlarda sıvı alımını artırmayı ihmal etmeyin.</p>

<p></p>

<p>Hata: Günün en sıcak saatlerinde dışarıda bulunmak</p>

<p>Özellikle güneş ışınlarının yeryüzüne en dik açıyla ulaştığı öğle saatlerinde güneşe uzun süre maruz kalmak vücut ısısının aşırı yükselmesine yol açabiliyor. Aşırı sıcakların anne adayının çok daha çabuk yorulmasına neden olduğunu belirten Doç. Dr. Aylin Önder Dirican, “Ayrıca, hamilelikte dolaşım sistemi zaten daha yoğun çalıştığı için sıcak çarpması, tansiyon düşüklüğü ve bayılma riski artmaktadır” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Doğrusu: Mümkün olduğunca 11.00–16.00 saatleri arasında dışarı çıkmayın. Mecbur kaldığınızda gölgede veya serin ortamlarda bulunun, şapka takmak ve bol su içmek gibi koruyucu önlemleri mutlaka alın.</p>

<p></p>

<p>Hata: Hava almayan kıyafetler tercih etmek</p>

<p>Dar, sentetik ve hava geçirmeyen kıyafetler vücut sıcaklığını artırarak aşırı terlemeye neden olabiliyor. Hamilelikte zaten hassaslaşan cilt, sıcak ve nemli ortamdan daha fazla etkileniyor. Bu durum cilt tahrişleri, mantar enfeksiyonları ve genel rahatsızlık hissiyle sonuçlanabiliyor.</p>

<p>Doğrusu: Açık renkli, bol kesimli ve pamuk gibi nefes alabilen kumaşlardan üretilmiş kıyafetler giymeyi alışkanlık edinin.</p>

<p></p>

<p>Hata: Güneş koruyucu kullanmayı ihmal etmek</p>

<p>Hamilelikte hormonal değişiklikler nedeniyle cilt güneş ışınlarına karşı daha hassas hale geliyor. Bu nedenle yüzde ve vücudun çeşitli bölgelerinde koyu lekeler oluşabiliyor veya mevcut lekeler belirginleşebiliyor. Ayrıca uzun süre güneşe maruz kalmak cilt hasarı riskini de artırıyor.</p>

<p></p>

<p>Doğrusu: Dışarı çıkmadan önce en az 30 SPF koruma faktörüne sahip güneş kremi kullanmaya, şapka takmaya ve mümkün olduğunca gölgede kalmaya dikkat edin.</p>

<p></p>

<p>Hata: Fiziksel aktiviteleri sıcak havada yapmak</p>

<p>Hamilelikte vücudun enerji ihtiyacı arttığı için sıcak havalarda aşırı efor daha zor tolere ediliyor. “Ayrıca, aşırı sıcaklarda egzersiz yapmak vücudun fazla ısınmasına ve sıvı kaybının hızlanmasına neden olabilmektedir” uyarısında bulunan Doç. Dr. Aylin Önder Dirican, bu durumun nefes darlığı, baş dönmesi ve aşırı yorgunluk gibi şikâyetleri artırabileceğini söylüyor.</p>

<p></p>

<p>Doğrusu: Hamilelik döneminde ve yaz aylarında yapılabilecek en sağlıklı egzersiz yürüyüş ve yüzmedir. Egzersiz için sabah erken ya da akşamın serin saatlerini tercih edin. Temponuzu makul seviyede tutmayı, egzersiz öncesinde ve sonrasında yeterli sıvı almayı ihmal etmeyin.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hata: Açıkta satılan ve güvenilir olmayan gıdaları tüketmek</p>

<p>Hamilelik, hücresel bağışıklıktaki değişiklikler nedeniyle bazı gıda kaynaklı enfeksiyonlara yatkınlığı artırıyor. Gıda kaynaklı enfeksiyonlar hem anne hem de bebek açısından ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Düşük ve erken doğumun yanı sıra yenidoğan dönemindeki bebeklerde ciddi enfeksiyonlar görülebiliyor. Diğer taraftan, yaz sıcaklarında gıdalar daha hızlı bozulabiliyor. Açıkta satılan yiyecekler veya uygun koşullarda saklanmayan ürünler gıda kaynaklı enfeksiyonlara yol açabiliyor. Şarküteri etleri, yumuşak peynirler, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve soğuk tütsülenmiş deniz ürünleri yüksek riskli gıdalar arasında yer alıyor.</p>

<p>Doğrusu: Güvenilir işletmelerden alışveriş yapmanız, yüksek riskli gıdalardan kaçınmanız, meyve ile sebzeleri iyi yıkamanız ve yiyeceklerin tazeliğine dikkat etmeniz çok önemli.</p>

<p></p>

<p>Hata: Tatil seyahatlerinde hareketsiz kalmak</p>

<p>Uzun araba veya uçak yolculuklarında hareketsiz kalmak bacaklarda şişlik ve dolaşım problemlerine neden olabiliyor. Hamilelikte pıhtılaşma eğilimi arttığı için bu durum daha fazla önem taşıyor.</p>

<p></p>

<p>Doğrusu: Yolculuk sırasında 1-2 saatte bir hareket etmeyi ve kısa yürüyüşler yapmayı ihmal etmeyin.</p>

<p></p>

<p>Hata: Ani sıcak değişimlerine dikkat etmemek</p>

<p>Sıcaktan kaçmak isterken ortamı aşırı derecede soğutmak hem rahatsızlık hissini artırabiliyor hem de üst solunum yolu enfeksiyonlarına yol açabiliyor.</p>

<p></p>

<p>Doğrusu: Klima sıcaklığını makul seviyelerde tutmanız daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Ayrıca bulunduğunuz ortamı günde en az 3 kez 10’ar dakika havalandırmaya özen gösterin.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/yaz-sicaklarinda-kacinmaniz-gereken-8-hata</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 16:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/habercitv-com-tr/uploads/2026/07/dr-aylin-1-1024x576.jpg" type="image/jpeg" length="23302"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Muğla Tıp Fakültesi'nden 187 yeni hekim mezun oldu]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/mugla-tip-fakultesinden-187-yeni-hekim-mezun-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/mugla-tip-fakultesinden-187-yeni-hekim-mezun-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MSKÜ Tıp Fakültesi, 2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı mezunlarını düzenlenen törenle yeni yaşamlarına uğurladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Tıp Fakültesi, 2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı kapsamında Mezuniyet Töreni Atatürk Kültür Merkezi’nde yapıldı.</p>

<p>Törene Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Süleyman Cüneyt Karakuş ve akademisyenler başta olmak üzere; Sıtkı Koçman Vakfı Başkan Vekili Mustafa Acar, Muğla Ticaret ve Sanayi Odası (MUTSO) Başkanı Bülent Karakuş, Menteşe Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Tahça, İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Seyit Güven Yılmaz, Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi BaşhekimiProf. Dr. Ethem Acar, Menteşe Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Şadi Ballı, siyasi parti temsilcileri, STK temsilcileri ve öğrencilerin aileleri katıldı.</p>

<p><img alt="Mskü Tıp Fakültesi Mezuniyet (7) 1024X684" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/07/msku-tip-fakultesi-mezuniyet-7-1024x684.JPG" width="1024" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Mskü Tıp Fakültesi Mezuniyet (1) 1024X684" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/07/msku-tip-fakultesi-mezuniyet-1-1024x684.JPG" width="1024" /></p>

<p>Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda, Tıp Fakültesi öğrencileri tarafından müzik dinletisi gerçekleştirildi.</p>

<p>Daha sonra Türkçe Tıp Programı birincisi Dr. Sertaç Sunmez ile İngilizce Tıp Programı birincisi Dr. Ali Buğra Kara, konuşma yaparak, eğitimlerinde emeği geçen hocalarına ve ailelerine teşekkür etti.</p>

<p>Geleceğin hekimlerini tebrik eden MSKÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Süleyman Cüneyt Karakuş ise yaptığı konuşmada, mezun olan öğrencilere meslek hayatlarında başarılı olmanın sırrını çalışmak, mesleğini sevmek ve dürüst olmaktan geçtiğini hatırlattı.</p>

<p><img alt="Mskü Tıp Fakültesi Mezuniyet (6) 1024X684" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/07/msku-tip-fakultesi-mezuniyet-6-1024x684.JPG" width="1024" /></p>

<p><img alt="Mskü Tıp Fakültesi Mezuniyet (4) 1024X684" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/07/msku-tip-fakultesi-mezuniyet-4-1024x684.JPG" width="1024" /></p>

<p>Prof. Dr. Karakuş, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Beni Türk hekimlerine emanet ediniz” sözündeki hekimlerin sizler olacağından hiç şüphemiz yok. Yolunuz açık olsun” diye konuştu.</p>

<p>Konuşmaların ardından dönem birincisi olan öğrencilerebaşarı belgesi verildi. Akabinde mezuniyet kütüğüne plaket çakıldı.</p>

<p>Protokol üyeleri ve akademisyenler tarafından mezun olan öğrencilere diplomaları takdim edilmesinden sonra Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Süleyman Cüneyt Karakuş önderliğinde öğrenciler Hekimlik Yemini etti.</p>

<p><img alt="Mskü Tıp Fakültesi Mezuniyet (3) 1024X683" class="detail-photo img-fluid" height="683" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/07/msku-tip-fakultesi-mezuniyet-3-1024x683.JPG" width="1024" /></p>

<p><img alt="Mskü Tıp Fakültesi Mezuniyet (2) 1024X683" class="detail-photo img-fluid" height="683" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/07/msku-tip-fakultesi-mezuniyet-2-1024x683.JPG" width="1024" /></p>

<p>Türkçe Tıp Programından 150 öğrenci, İngilizce Tıp Programından ise 37 olmak üzere toplam 187 öğrenci mesleki yaşamlarına uğurlandı.</p>

<p>Kep atma töreniyle son bulan programda öğrenciler mezuniyeti büyük bir coşkuyla kutladı.</p>

<p><img alt="T E V8499 1024X683" class="detail-photo img-fluid" height="683" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/07/t-e-v8499-1024x683.JPG" width="1024" /></p>

<p><img alt="Mskü Tıp Fakültesi Mezuniyet (9) 1024X684" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/07/msku-tip-fakultesi-mezuniyet-9-1024x684.JPG" width="1024" /></p>

<p><img alt="Mskü Tıp Fakültesi Mezuniyet (8) 1024X683" class="detail-photo img-fluid" height="683" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/07/msku-tip-fakultesi-mezuniyet-8-1024x683.JPG" width="1024" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim, Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/mugla-tip-fakultesinden-187-yeni-hekim-mezun-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 18:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/habercitv-com-tr/uploads/2026/07/msku-tip-fakultesi-mezuniyet-5-1024x683.JPG" type="image/jpeg" length="55259"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hafife aldığınız çarpıntı kalp ritim bozukluğunun haberci olabilir]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/hafife-aldiginiz-carpinti-kalp-ritim-bozuklugunun-haberci-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/hafife-aldiginiz-carpinti-kalp-ritim-bozuklugunun-haberci-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. İbrahim Dönmez, toplumda sık görülen çarpıntı şikayetinin bazı durumlarda ciddi kalp ritim bozukluklarının habercisi olabileceğini belirterek, hastaların mutlaka uzman hekime başvurması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özellikle herhangi bir şikayeti yokken aniden başlayan çarpıntı atakları yaşayan hastalarımızın mutlaka bir kardiyoloji hekimine başvurması ve bu durumun ileri tetkiklerle değerlendirilmesi önemli olduğunu belirten Medicana Bursa Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. İbrahim Dönmez, toplumda sık görülen çarpıntı şikayetlerinin bazı durumlarda ciddi kalp ritim bozukluklarının habercisi olabileceği ve mutlaka kısa sürede uzman bir hekime başvurulması gerektiği konusunda uyarıda bulundu.</p>

<p><img alt="Kalp 1024X597" class="detail-photo img-fluid" height="597" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/07/kalp-1024x597.jpg" width="1024" /></p>

<p>Çarpıntının, normalden farklı olarak kalp atışlarının hissedildiği bir durum olduğunu söyleyen Dönmez, "Bu durum, zaman zaman aniden başlayan ve göğsümüzde kuş çırpınması gibi çok hızlı hissettiğimiz ataklar şeklinde olabileceği gibi, bazen tekleme şeklinde, bazen de birkaç saniye süren ataklar halinde karşımıza çıkabilmektedir. Kalp ritim bozuklukları ise kalbin ileti sisteminde ortaya çıkan ve normalde olmaması gereken ekstra atımlar ya da ritim düzensizlikleriyle seyreden durumlara verdiğimiz isimdir. Bu ritim bozuklukları zaman zaman ani başlayıp ani sonlanabileceği gibi, bazen de tekleme şeklinde kendini gösterebilmektedir" diye konuştu.</p>

<p>Hastanın herhangi bir şikayeti yokken aniden başlayan çarpıntı atakları yaşadığında mutlaka bir kardiyoloji hekimine başvurması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Dönmez, "Benzer şikayetler ile hekime başvuran hastanın ileri tetkiklerle değerlendirilmesi önemlidir. Çarpıntısı olan hastalarımızda kullandığımız önemli tanı ve tedavi yöntemlerinden biri elektrofizyolojik çalışma ve ablasyondur. Bu işlemde kasık damarından girerek kalbe ulaşır, hastanın kalp ileti sistemini detaylı olarak değerlendiririz. Eğer ritim bozukluğuna neden olan bir odak veya ileti yolu tespit edersek, birçok durumda aynı seansta ablasyon işlemi uygulayarak tedavi sağlayabiliriz" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Kalp (2)" class="detail-photo img-fluid" height="354" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/07/kalp-2.jpg" width="664" /></p>

<p>Ablasyon işlemi hakkında bilgi veren Kardiyoloji uzmanı Dönmez, "Yaklaşık bir saat süren ve çoğu zaman genel anestezi gerektirmeyen bu işlem sonrasında hastalarımızı aynı gün taburcu edebilmekteyiz. Başarı oranı ritim bozukluğunun türüne göre değişmekle birlikte yaklaşık yüzde 90 ila 95 seviyelerindedir. İşlem sonrasında hastalarımız genellikle ertesi gün normal günlük yaşamlarına dönebilmektedir. Günlük yaşamımızda ani başlayan çarpıntı ataklarımız varsa, bu ataklar yaşam kalitemizi ve konforumuzu belirgin şekilde etkiliyorsa ya da ailemizde 40 yaşın altında gerçekleşmiş ani kardiyak ölüm öyküsü bulunuyorsa, mutlaka bir kardiyoloji hekimine başvurulmasını ve ayrıntılı bir kardiyolojik değerlendirme yapılmasını öneriyoruz. Bu ve benzeri şikayetler hafife alınmamalıdır" dedi. (İHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/hafife-aldiginiz-carpinti-kalp-ritim-bozuklugunun-haberci-olabilir</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/habercitv-com-tr/uploads/2026/07/kalp-1.jpg" type="image/jpeg" length="69792"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Op. Dr. Bilir: "Yaz tatili tedaviye engel olmamalı"]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/op-dr-bilir-yaz-tatili-tedaviye-engel-olmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/op-dr-bilir-yaz-tatili-tedaviye-engel-olmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medical Point Gaziantep Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Mahmut Bilir, serebral palsili çocuklarda yaz aylarının hem fırsatlar hem de dikkat edilmesi gereken bazı riskler barındırdığını belirterek, ailelerin tedavi sürecini tatil döneminde de aynı özenle sürdürmesi gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Op. Dr. Bilir, "Yaz aylarıyla birlikte değişen günlük rutinler ve tatil planları, serebral palsili çocukların tedavi süreçlerinin de aksamasına neden olabiliyor. Oysa uzmanlar, bu dönemde düzenli ortopedik takip, egzersiz programları ve yardımcı cihaz kullanımının sürdürülmesinin çocukların hareket kabiliyetinin korunması açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor" dedi.</p>

<p>Op. Dr. Bilir, düzenli ortopedik kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, "Yaz aylarında çocukların hareket etme isteği artarken sıcak hava nedeniyle kas yorgunluğu ve sıvı kaybı daha belirgin hale gelebiliyor. Bu nedenle egzersizlerin günün serin saatlerinde yapılması, yeterli sıvı tüketiminin sağlanması ve çocukların genel durumunun yakından takip edilmesi önemlidir" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Dr (2) 1024X576" class="detail-photo img-fluid" height="576" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/07/dr-2-1024x576.jpg" width="1024" /></p>

<p>Tedavi sürekliliği hareket kabiliyetini destekliyor</p>

<p>Serebral palside kas sertliği, eklem hareketlerinde kısıtlılık ve zamanla gelişebilen kemik-eklem deformitelerinin erken dönemde takip edilmesinin yaşam kalitesi açısından önemli olduğunu ifade eden Op. Dr. Bilir, "Yaz tatili nedeniyle fizik tedavi programlarına ara verilmesi veya ev egzersizlerinin aksatılması, tedaviyle elde edilen kazanımların gerilemesine yol açabilir. Düzenli egzersiz ve ortopedik takip, çocuğun mevcut fonksiyonlarının korunmasına önemli katkı sağlar" dedi.</p>

<p></p>

<p>Ortez kullanımı yazın da devam etmeli</p>

<p>Yaz aylarında artan sıcaklık nedeniyle ailelerin zaman zaman ortez kullanımını bırakabildiğini belirten Op. Dr. Bilir, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi. Ortezlerin hekimin önerdiği süre boyunca kullanılmasının deformite gelişimini önlemede ve hareketin desteklenmesinde önemli rol oynadığını ifade eden Dr. Bilir, sıcak havalarda cilt sağlığının da yakından izlenmesi gerektiğini kaydetti. Dr. Bilir, "Ciltte kızarıklık, tahriş veya yara oluşumu fark edildiğinde mutlaka sağlık profesyonellerine danışılmalıdır. Düzenli cilt bakımı ve hijyen, yaz döneminde ortez kullanımının güvenli şekilde sürdürülmesine yardımcı olur" ifadelerine yer verdi.</p>

<p></p>

<p>Güvenli fiziksel aktivite önemli</p>

<p>Yaz aylarının serebral palsili çocukların fiziksel aktiviteye katılımı açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten Op. Dr. Bilir, özellikle hekimin ve fizyoterapistin önerdiği egzersizlerin yanı sıra yüzme gibi uygun aktivitelerin kas kuvveti, eklem hareketliliği ve genel kondisyonun desteklenmesine katkı sağlayabileceğini ifade etti. Op. Dr. Bilir, "Her çocuğun fonksiyonel durumu farklıdır. Bu nedenle yapılacak aktiviteler mutlaka bireysel değerlendirmeye göre planlanmalıdır. Aileler çocuklarını diğer bireylerle kıyaslamak yerine kendi gelişim sürecine odaklanmalı ve tedavi ekibiyle iletişimlerini sürdürmelidir" diye konuştu. (İHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/op-dr-bilir-yaz-tatili-tedaviye-engel-olmamali</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/habercitv-com-tr/uploads/2026/07/dr-1.jpg" type="image/jpeg" length="50815"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kavaklıdere'de acil sağlık hizmetleri yerinde değerlendirildi]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/kavakliderede-acil-saglik-hizmetleri-yerinde-degerlendirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/kavakliderede-acil-saglik-hizmetleri-yerinde-degerlendirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla İl Sağlık Müdürü Dr. Eriş Başaran Akça, Kavaklıdere ilçesinde hizmet veren 1 No'lu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu ile 2 No'lu Çayboyu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu'nu ziyaret ederek incelemelerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gerçekleştirilen ziyaret kapsamında Kavaklıdere'de sunulan acil sağlık hizmetleri yerinde değerlendirilirken, istasyonların fiziki koşulları, hizmet sunum süreçleri, personelin çalışma ortamı ile mevcut ihtiyaç ve talepler ele alındı.</p>

<p>İstasyonlarda görev yapan sağlık çalışanlarıyla bir araya gelen İl Sağlık Müdürü Dr. Eriş Başaran Akça, yürütülen çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldı. Personelin görüş ve önerilerini de dinleyen Akça, sahada görev yapan sağlık çalışanlarının talep ve ihtiyaçlarının hizmet kalitesinin artırılması açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Muğla İl Sağlik (3) 1024X768" class="detail-photo img-fluid" height="768" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/07/mugla-il-saglik-3-1024x768.jpeg" width="1024" /></p>

<p><img alt="Muğla İl Sağlik (5) 1024X768" class="detail-photo img-fluid" height="768" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/07/mugla-il-saglik-5-1024x768.jpeg" width="1024" /></p>

<p>Ziyarette, acil sağlık hizmetlerinin etkinliğinin artırılması, vatandaşlara daha hızlı, güvenilir ve nitelikli sağlık hizmeti sunulmasına yönelik yapılabilecek çalışmalar değerlendirildi. Ayrıca sahadaki ihtiyaçların yakından takip edilmesinin ve sağlık çalışanlarıyla sürekli iletişim halinde olunmasının önemine vurgu yapıldı.</p>

<p>Muğla İl Sağlık Müdürlüğü, vatandaşlara sunulan acil sağlık hizmetlerinin kalitesini yükseltmeye yönelik saha ziyaretlerinin ve değerlendirme çalışmalarının sürdürüleceğini bildirdi.</p>

<p><img alt="Muğla İl Sağlik (1) 1024X768" class="detail-photo img-fluid" height="768" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/07/mugla-il-saglik-1-1024x768.jpeg" width="1024" /></p>

<p><img alt="Muğla İl Sağlik (2) 1024X768" class="detail-photo img-fluid" height="768" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/07/mugla-il-saglik-2-1024x768.jpeg" width="1024" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/kavakliderede-acil-saglik-hizmetleri-yerinde-degerlendirildi</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 09:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/habercitv-com-tr/uploads/2026/07/mugla-il-saglik-2-1024x768-1.jpeg" type="image/jpeg" length="71987"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Yaz aylarında menopoz şikayetleri artabiliyor"]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/yaz-aylarinda-menopoz-sikayetleri-artabiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/yaz-aylarinda-menopoz-sikayetleri-artabiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında artan hava sıcaklıklarının, menopoz dönemindeki kadınların yaşam kalitesini etkilemesi ile ilgili Medicana International Ankara Hastanesi Menopoz Wellness Komitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Deniz Han Deniz uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Menopoz döneminde azalan östrojen seviyelerinin vücudun ısı düzenleme mekanizmasını etkilemesiyle ortaya çıkan sıcak basmalarının yaz sıcaklarıyla birlikte daha şiddetli hissedilerek yaşam kalitesini olumsuz etkileyebiliyor. </p><p>Medicana Sağlık Grubu Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Deniz Han Deniz, kadınların bu süreci daha konforlu geçirebilmeleri için önerilerde bulundu.<br>Yaz aylarında artan hava sıcaklıkları, menopoz dönemindeki kadınların yaşam kalitesini daha da zorlaştırabiliyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Özellikle sıcak basmaları, gece terlemeleri ve uyku problemleri sıcak havalarla birlikte daha yoğun hissedilirken, Medicana International Ankara Hastanesi Menopoz Wellness Komitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Deniz Han Deniz, bu dönemde alınacak basit önlemlerin şikayetlerin kontrol altına alınmasına yardımcı olabileceğini belirtti.</p><p><br>Menopoz döneminde östrojen hormonunun azalmasına bağlı olarak vücudun ısı düzenleme mekanizmasının hassaslaştığını söyleyen Op. Dr. Deniz Han Deniz, "Normal şartlarda da görülebilen sıcak basmaları, yaz mevsiminde yükselen hava sıcaklığı ve nemin etkisiyle daha sık ve daha şiddetli hissedilebiliyor. Bu durum günlük yaşamı, iş performansını ve özellikle gece uykusunu olumsuz etkileyebiliyor" ifadelerini kullandı.<br><br>Sıcak basmalarına karşı 5 etkili öneri<br>Yaz dönemindeki menopoz şikayetlerinin kontrol altına alınabilmesi için önerilerde bulunan Deniz şunları paylaştı:<br>"Ani başlayan yoğun sıcaklık hissi, yüzde ve boyunda kızarma, terleme ve ardından üşüme şeklinde ortaya çıkabilir. Bu ataklar birkaç saniyeden birkaç dakikaya kadar sürebilir. Bazı kadınlarda günde birkaç kez görülürken, bazılarında çok daha sık yaşanabilir. </p><p>Yaz aylarında bu şikâyetleri hafifletmek için ince, pamuklu ve nefes alabilen kıyafetler tercih edilmeli, gün içinde yeterli miktarda su tüketilerek vücudun sıvı dengesi korunmalıdır. Çok sıcak, yağlı ve baharatlı yiyeceklerin yanı sıra aşırı kafein ve alkol tüketimi sınırlandırılmalı, düzenli fiziksel aktiviteyle ideal kilo korunmalıdır. </p><p>Ayrıca uyku ortamının serin tutulması ve kaliteli uyku şartlarının sağlanması, yaz sıcaklarının menopoz belirtileri üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmaya yardımcı olacaktır. Yaşam tarzı değişikliklerinin yanı sıra uygun hastalarda hormon replasman tedavisi de sıcak basmaları, gece terlemeleri ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyen menopoz belirtilerinin kontrolünde önemli fayda sağlayabilecektir."<br><br>Bütüncül yaklaşım yaşam kalitesini artırır<br>Bazı kadınlarda çarpıntı, huzursuzluk ve baş ağrılarının da sıcak havalarda daha belirgin hale gelebileceğini kaydeden Deniz Han Deniz, "Gece terlemeleri nedeniyle sık bölünen uyku, gün içinde yorgunluk, dikkat dağınıklığı ve gerginlik hissini artırarak hem sosyal yaşamı hem de iş performansını olumsuz etkileyebilir.</p><p> Bu belirtilerin şiddeti kişiden kişiye farklılık gösterdiği için menopozun tek bir bakış açısıyla değerlendirilmemesi gerekir. Süreç, kadın hastalıkları ve doğum uzmanının değerlendirmesiyle başlamalı; </p><p>ihtiyaç halinde fizik tedavi ve rehabilitasyon, kardiyoloji, nöroloji, beslenme ve diyet, psikoloji ile genel cerrahi gibi farklı branşların da yer aldığı multidisipliner bir yaklaşımla ele alınmalıdır. Menopozun etkileri yalnızca hormon değişiklikleriyle sınırlı değildir. Kadının yaşadığı her belirti bütüncül olarak değerlendirilip altta yatan nedenlere yönelik kişiye özel çözümler sunulduğunda, bu dönemi çok daha sağlıklı ve konforlu geçirmek mümkün olur" şeklinde konuştu.</p><p>(İHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/yaz-aylarinda-menopoz-sikayetleri-artabiliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 16:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/habercitv-com-tr/uploads/2026/06/saglik-1.jpg" type="image/jpeg" length="62781"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Dijital hayat" göz sağlığını tehdit ediyor]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/dijital-hayat-goz-sagligini-tehdit-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/dijital-hayat-goz-sagligini-tehdit-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dijital ekran kullanımının artmasıyla göz yorgunluğu, kuruluk ve odaklanma problemlerinin toplumda giderek daha sık görüldüğünü söyleyen Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. İlker İncebıyık, "Ekrana uzun süre bakmak gözlerin doğal nem dengesini bozuyor. Bu durum yanma, batma, sulanma, bulanık görme ve baş ağrısı gibi şikâyetlerle kendini gösterebiliyor" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Günlük yaşamın büyük bölümünün telefon, bilgisayar ve tablet ekranları karşısında geçtiğini belirten VM Medical Park Bursa Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. İlker İncebıyık, uzun süreli ekran maruziyetinin göz kırpma refleksini azalttığını ve bunun da göz yüzeyinde kuruluğa yol açtığını ifade etti.</p>

<p></p>

<p>"Dijital göz yorgunluğu artık yaygın bir sorun"</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Op. Dr. İncebıyık, özellikle yoğun çalışan bireylerde ve öğrencilerde dijital göz yorgunluğunun belirgin şekilde arttığını vurgulayarak, bu durumun yalnızca gözleri değil genel yaşam konforunu da etkilediğini söyledi.</p>

<p>Op. Dr. İncebıyık, "Uzun süre kesintisiz ekran kullanımı odaklanma gücünü azaltır, göz kaslarında yorulmaya ve zamanla görme kalitesinde düşüş hissine neden olabilir" diye konuştu.</p>

<p><img alt="Dr. İlker İncebıyık 1024X768" class="detail-photo img-fluid" height="768" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/06/dr-ilker-incebiyik-1024x768.jpg" width="1024" /></p>

<p>"Basit önlemlerle gözleri korumak mümkün"</p>

<p>Göz sağlığını korumak için günlük alışkanlıklarda küçük ama etkili değişiklikler yapılabileceğini belirten Op. Dr. İncebıyık, düzenli aralar verilmesinin önemine dikkat çekti.</p>

<p>Op. Dr. İncebıyık, "Belirli aralıklarla ekrandan uzaklaşıp uzağa bakmak, bilinçli göz kırpmak ve ekran parlaklığını ortam ışığına göre ayarlamak şikâyetleri belirgin şekilde azaltabilir" dedi.</p>

<p>"Çocuklar ve gençler daha büyük risk altında"</p>

<p>Çocuklarda ve gençlerde ekran kullanım süresinin artmasının göz sağlığı açısından daha dikkatli takip edilmesi gerektiğini ifade eden Op. Dr. İncebıyık, uzun süreli ekran maruziyetinin miyop gelişimi ve göz tembelliği riskini artırabileceğini belirtti.</p>

<p>"Göz şikayetleri ihmal edilmemeli"</p>

<p>Uzun süren bulanık görme, gözde yanma, sulanma ve baş ağrısı gibi şikâyetlerin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan Op. Dr. İlker İncebıyık, düzenli göz muayenesinin erken tanı ve doğru tedavi açısından büyük önem taşıdığını söyledi. (İHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/dijital-hayat-goz-sagligini-tehdit-ediyor</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 09:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/habercitv-com-tr/uploads/2026/06/dr-ilker-incebiyik-kopya-1024x686.jpg" type="image/jpeg" length="99086"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Plajda kalp sağlığı için 5 öneri]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/plajda-kalp-sagligi-icin-5-oneri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/plajda-kalp-sagligi-icin-5-oneri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Deniz, güneş ve açık havada geçirilen zaman yaz aylarının vazgeçilmezleri arasında.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ancak sıcaklıkların yükselmesiyle birlikte kalp-damar sisteminin de daha yoğun çalışmak zorunda kaldığından bahseden Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi’nden Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, “Özellikle sıvı kaybı, yüksek nem ve güneşe uzun süre maruz kalmak, tansiyon değişikliklerinden ritim bozukluklarına kadar çeşitli sağlık sorunlarına zemin hazırlayabiliyor.</p>

<p>Hipertansiyon, kalp yetmezliği, ritim bozukluğu veya koroner arter hastalığı bulunan kişiler için risk daha da artabiliyor” açıklamasında bulundu.</p>

<p><img alt="Prof. Dr. Nevrez Koylan (4)" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/06/prof-dr-nevrez-koylan-4.jpg" width="335" /></p>

<p>Sıcak havalarda vücut, serin kalabilmek için damarları genişletir ve terlemeyi artırır. Bu durumun kalbin daha fazla çalışmasına neden olarak sıvı ve elektrolit kaybını artırdığını açıklayan Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi’nden Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, “Yüksek nem, uzun süre güneş altında kalmak, yetersiz su tüketimi ve yoğun fiziksel aktivite kalp üzerindeki yükü artırabilir. Bu nedenle göğüs ağrısı, nefes darlığı, şiddetli çarpıntı veya baygınlık hissi gibi belirtiler ihmal edilmemeli. Özellikle kalp hastalığı bulunan kişilerin yeterli sıvı tüketmesi, güneşin yoğun olduğu saatlerde dikkatli olması ve fiziksel aktivitelerini bilinçli planlaması yaz aylarında kalp sağlığını korumak için şart” dedi.</p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi’nden Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan plajda kalp sağlığını korumaya yardımcı olacak 5 öneriyi sıraladı:</p>

<p></p>

<p>Sıvı kaybı kalbi zorlayabiliyor</p>

<p>Kalp sağlığını korumak için yaz aylarında dikkat edilmesi gerekenlerin başında yeterli sıvı tüketimi geliyor. Plajda en sık yapılan hatalardan biri susamayı bekleyerek su içmek. Oysa susuzluk hissi ortaya çıktığında vücut genellikle sıvı kaybetmeye başlamış oluyor. Sıcak havalarda terlemeyle birlikte yalnızca su değil, sodyum, potasyum ve magnezyum gibi önemli elektrolitler de azalabiliyor. Bu durum çarpıntı, halsizlik, baş dönmesi, tansiyon düşüklüğü ve kalp ritim bozuklukları gibi sorunlara zemin hazırlıyor. Bu nedenle gün boyunca düzenli aralıklarla su tüketmek, çok şekerli içecekleri sınırlandırmak, aşırı alkol tüketiminden kaçınmak ve uzun süre güneş altında kalınan günlerde sıvı alımını artırmak kıymetli.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>Güneşin en yoğun olduğu saatlerde dikkatli olun</p>

<p></p>

<p>Güneş ışınlarının en yoğun olduğu 11.00-16.00 saatleri arasında uzun süre direkt güneşe maruz kalmak kalp-damar sistemi üzerindeki stresi artırabiliyor. Özellikle kalp hastaları bu saatlerde daha dikkatli olmalı. Şemsiye veya gölgelik kullanmak, açık renkli ve hafif kıyafetler tercih etmek, geniş kenarlı şapka takmak ve güneş altında uzun süre hareketsiz kalmamak vücudun ısı yükünü azaltmaya yardımcı olur. Ayrıca ileri yaş grubunda sıcak çarpması riskinin daha yüksek olduğu da unutulmamalı.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>Soğuk suya birden girmek risk yaratabilir</p>

<p></p>

<p>Çok sıcak bir ortamdan sonra birdenbire soğuk suya girmek, kalp ve damar sistemi üzerinde ani stres oluşturabilir. Ani ısı değişimleri damar spazmına, tansiyon dalgalanmalarına, çarpıntıya ve baygınlık hissine neden olabilir. Özellikle hipertansiyon ile koroner arter hastalığı bulunanların ve ileri yaş grubundakilerin suya yavaş yavaş adapte olması gerekiyor. Önce ayakların ve kolların ıslatılması, ardından vücudun kademeli olarak suya alıştırılması çok daha güvenli bir yaklaşım.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>Plajda kalp dostu beslenmeye özen gösterin</p>

<p></p>

<p>Beslenme tercihleri de plajda geçirilen zaman boyunca kalp sağlığını etkiliyor. Tuzlu atıştırmalıklar, işlenmiş gıdalar, aşırı yağlı yiyecekler ve şekerli içecekler sıcak havanın dolaşım sistemi üzerindeki yükünü artırabiliyor. Bunun yerine meyve, yoğurt, ayran, hafif salatalar, ızgara balık ve zeytinyağlı yiyeceklerin tercih edilmesi çok daha uygun. Akdeniz tipi beslenme, yaz aylarında kalp sağlığının korunmasına katkı sağlar.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>Egzersiz için doğru saatleri seçin</p>

<p></p>

<p>Yaz aylarında yürüyüş, yüzme ve diğer açık hava aktiviteleri kalp sağlığı açısından faydalı olsa da egzersizin yapıldığı saatlere dikkat etmek kritik. Günün en sıcak saatlerinde yapılan yoğun fiziksel aktiviteler kalp hızını artırabiliyor, sıvı kaybını hızlandırabiliyor ve tansiyon dengesini bozabiliyor. Bu nedenle egzersizlerin sabah erken saatlerde veya gün batımına yakın zamanlarda yapılması gerekiyor. Özellikle kalp hastalığı öyküsü bulunan kişiler aşırı zorlayıcı aktivitelerden kaçınmalı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/plajda-kalp-sagligi-icin-5-oneri</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 07:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/habercitv-com-tr/uploads/2026/06/prof-dr-nevrez-koylan-1.jpg" type="image/jpeg" length="37699"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzm. Dr. İrem Özçelik: "Hayati tehlike oluşturabilir"]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/uzm-dr-irem-ozcelik-hayati-tehlike-olusturabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/uzm-dr-irem-ozcelik-hayati-tehlike-olusturabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İç Hastalıkları Uzm. Dr. İrem Özçelik, yazın en tehlikeli sağlık sorunlarından biri olan sıcak çarpması konusunda uyarılarda bulundu. Özçelik, "Sıcak çarpması erken müdahale edildiğinde genellikle kalıcı hasar bırakmıyor. Ancak gecikildiğinde böbrek yetmezliği, beyin hasarı ve hatta ölüm riski taşıyor" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında etkisini artıran aşırı sıcakların, özellikle risk grubundaki kişiler için ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten Memorial Antalya Hastanesi İç Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. İrem Özçelik, sıcak çarpmasının hayati tehlike oluşturabilen acil bir durum olduğunu söyledi. Özçelik, sıcak çarpmasının belirtileri, risk grupları ve alınması gereken önlemler hakkında önemli bilgiler paylaştı.</p>

<p></p>

<p>Hayati tehlike oluşturabilir</p>

<p>Sıcak çarpmasının vücut ısısının kontrol mekanizmalarının bozulması sonucu ortaya çıktığını belirten Özçelik, "Sıcak çarpması, vücut ısısının kontrol mekanizmalarının bozulması sonucu ortaya çıkan ve hayati tehlike oluşturabilen acil bir durumdur. Vücut 40°C ve üzeri sıcaklığa ulaştığında terleme mekanizması yetersiz kalır, ısı dağılımı bozulur ve organ hasarları başlayabilir. Özellikle yaşlılar, çocuklar, kronik hastalığı olanlar ve açık havada çalışanlar risk grubundadır. Sıcak çarpması sadece güneş altında olmaz. Kapalı, havasız ve çok sıcak ortamlarda da gelişebilir. Unutulmamalıdır ki park halindeki bir aracın iç sıcaklığı yaz aylarında dakikalar içerisinde tehlikeli seviyelere ulaşabilir. Bu nedenle çocuklar, yaşlılar ve evcil hayvanlar camlar açık olsa dahi araç içinde bırakılmamalıdır" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Dr Özcelik Sıcak Çarpması 1024X682" class="detail-photo img-fluid" height="682" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/06/dr-ozcelik-sicak-carpmasi-1024x682.jpg" width="1024" /></p>

<p>Belirtilere dikkat</p>

<p>Sıcak çarpmasının genellikle ani başladığını ifade eden Özçelik, "Sıcak çarpması genellikle ani başlar ve yüksek vücut sıcaklığı (40°C ve üzeri), sıcak ve kızarık cilt, şiddetli baş ağrısı, baş dönmesi, bulantı, kusma, hızlı nabız ve nefes alma, kas krampları ile bilinç bulanıklığı, kafa karışıklığı ve hatta bayılma gibi belirtilerle kendini gösterir" diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>Kimler daha fazla risk altında</p>

<p>Risk grubunda yer alan kişilere dikkat çeken Özçelik, "65 yaş üstü bireyler, bebekler ve küçük çocuklar, kalp, tansiyon ve diyabet gibi kronik hastalığı bulunanlar, aşırı kilolu kişiler, alkol ve bazı ilaçları kullananlar ile açık alanda uzun süre kalanlar, tarım işçileri ve sporcular sıcak çarpması açısından daha fazla risk altındadır" dedi.</p>

<p></p>

<p>Sıcak çarpmasını önlemek için 7 önemli ipucu</p>

<p>Sıcak çarpmasına karşı alınabilecek önlemleri sıralayan Özçelik, "Susamasanız bile günde en az 2,5-3 litre su tüketmeye özen gösterin. Ancak kalp veya böbrek hastalığı nedeniyle sıvı kısıtlaması bulunan kişiler doktorlarının önerdiği miktara uymalıdır. Alkol, yoğun kafeinli ve şekerli içeceklerden uzak durulmalıdır. Bebekler susadıklarını ifade edemez, yaşlılarda ise susama hissi azalabilir. Bu nedenle düzenli olarak su içmeleri sağlanmalıdır. Yoğun terleme sonrası sadece su değil elektrolit kaybı da yaşanır. Uzun süre sıcakta çalışan veya yoğun fiziksel aktivite yapan kişiler, doktor önerisi doğrultusunda sade maden suyu ya da şekersiz elektrolit içeren içeceklerden faydalanabilir" ifadelerini kullandı. Özçelik, "Güneşin en dik olduğu 11.00 ile 16.00 saatleri arasında mümkün olduğunca dışarı çıkılmamalı, pamuklu, bol ve açık renkli kıyafetler tercih edilmeli ve güneş gözlüğü kullanılmalıdır. Klima veya vantilatör ile serin kalınmalı, serin duş alınmalı, ağır fiziksel aktivitelerden kaçınılmalı ve risk grubundaki kişiler sık sık kontrol edilmelidir" dedi.</p>

<p></p>

<p>Belirtileri fark ettiğinizde hemen harekete geçin</p>

<p>Sıcak çarpmasında ilk müdahalenin hayati önem taşıdığını vurgulayan Özçelik, "Şüphe durumunda kişiyi serin bir yere alın, kıyafetlerini gevşetin ve gerekirse fazla kıyafetleri çıkarın. Boyun, koltuk altı ve kasık bölgelerini serin ya da soğuk su ile ıslatın. Bilinci kapalı kişilere ağızdan su vermeyin ve derhal 112 Acil'i arayarak tıbbi yardım isteyin" dedi. (İHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/uzm-dr-irem-ozcelik-hayati-tehlike-olusturabilir</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 22:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/habercitv-com-tr/uploads/2026/06/dr-ozcelik-sicak-carpmasi-kopya-1024x699.jpg" type="image/jpeg" length="58828"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tekne tatilinde en büyük risk sadece güneş değil]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/tekne-tatilinde-en-buyuk-risk-sadece-gunes-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/tekne-tatilinde-en-buyuk-risk-sadece-gunes-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz mevsimiyle birlikte deniz tatili sezonunun açılmasının ardından tekne tatilini ve mavi yolculuğu tercih edenlerin de bulunduğunu belirten Acıbadem Bodrum Hastanesi Acil Servis Sorumlu Hekimi Dr. Haldun Şentürk, "Karadan uzak ve izole ortamlarda sağlık sorunlarına karşı daha hazırlıklı olunması gerekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz mevsimiyle birlikte deniz tatili sezonunun açılmasının ardından tekne tatilini ve mavi yolculuğu tercih edenlerin de bulunduğunu belirten Acıbadem Bodrum Hastanesi Acil Servis Sorumlu Hekimi Dr. Haldun Şentürk, "Karadan uzak ve izole ortamlarda sağlık sorunlarına karşı daha hazırlıklı olunması gerekiyor. Tekne tatilleri harika bir tatil fırsatı sunuyor ancak deniz tutmasından güneş çarpmasına, gıda zehirlenmelerinden sıvı kaybına kadar birçok sağlık sorunu tatili yarıda bırakabiliyor" uyarısında bulundu.<br />
<img align="right" alt="A W732490 01 460X600" height="370" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/06/a-w732490-01-460x600.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="283" /><br />
Tekne tatillerinin en klasik sağlık problemlerinden birinin hareket hastalığı olduğunu belirten Şentürk, "İç kulaktaki denge mekanizması ile gözlerin algıladığı hareket arasındaki uyumsuzluk deniz tutmasına yol açıyor. Bulantı, kusma, baş dönmesi, soğuk terleme ve halsizlik görülebiliyor. Teknenin orta kısmında bulunmak, ufka bakmak ve temiz hava almak şikayetleri hafifletebilir. Gerekli durumlarda seyir öncesinde hekim önerisiyle bulantı ilaçları kullanılabilir" diye konuştu.<br />
<br />
Rüzgar serinletse de güneşin etkisini azaltmıyor<br />
Denizde güneşin etkisinin çoğu zaman fark edilmediğini ifade eden Şentürk, "Rüzgar serinlik hissi verse de güneş ışınları deniz yüzeyinden yansıyarak etkisini artırıyor. Özellikle 11.00-16.00 saatleri arasında doğrudan güneş altında kalmak, güneş yanıkları ve güneş çarpmasına yol açabiliyor. Yüksek koruma faktörlü güneş kremleri, şapka ve güneş gözlüğü ihmal edilmemeli" dedi.<br />
<br />
Susamayı beklemek hata olabilir<br />
Güneş, rüzgar ve fark edilmeyen terleme nedeniyle teknede sıvı kaybının hızlandığını belirten Şentürk, "Deniz tutmasına bağlı kusmalar bu tabloyu ağırlaştırabilir. Dudak kuruluğu, baş ağrısı, koyu renkli idrar ve sersemlik hissi vücudun susuz kaldığını gösteren önemli işaretlerdir. Susama hissini beklemeden günde en az 2,5-3 litre su tüketmek gerekiyor" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
Denizanası temasında tatlı su kullanmayın<br />
Tekne yaşamında küçük travmaların sık görüldüğünü belirten Şentürk, "Çarpma, düşme ve kesiklerin yanı sıra denizanası veya deniz kestanesi temaslarıyla da karşılaşılabiliyor. Denizanası temasında yapılan en büyük yanlış, bölgeyi tatlı suyla yıkamaktır. Bu durum zehrin daha fazla yayılmasına neden olabilir. Bölgenin deniz suyu veya sirke ile temizlenmesi gerekir" diye konuştu.<br />
<br />
Gıda zehirlenmeleri tatilin kabusa dönüşmesine neden olabilir<br />
Teknelerdeki sınırlı depolama alanlarının gıdaların daha hızlı bozulmasına neden olabileceğini belirten Şentürk, "Özellikle tavuk, mayonez, süt ürünleri gibi çabuk bozulan besinler dikkatli saklanmalı ve kısa sürede tüketilmelidir. Karın ağrısı, ishal, kusma ve ateş gibi belirtiler gıda zehirlenmesini düşündürmelidir" dedi.<br />
<br />
Yüzücü kulağı yaz aylarında sık görülüyor<br />
Uzun süre deniz suyuna maruz kalmanın dış kulak yolu enfeksiyonlarına yol açabileceğini vurgulayan Şentürk, "Halk arasında ‘yüzücü kulağı' olarak bilinen dış kulak enfeksiyonları yaz aylarında sık görülüyor. Denizden çıktıktan sonra kulakların kurulanması ve hassas bünyelerde yüzücü tıkacı kullanılması faydalı olabilir" diye konuştu.<br />
<br />
Alkol aldıktan sonra gece denize girmeyin<br />
Tekne tatillerindeki akşam eğlencelerinde alkol tüketiminin denizde daha büyük risk oluşturduğunu belirten Şentürk, "Alkol dengeyi ve refleksleri olumsuz etkiler. Gece karanlığında denize girmek, akıntıların fark edilmesini zorlaştırır ve tekneden uzaklaşma riskini artırır. Bu nedenle alkol alındığında gece yüzmekten kesinlikle kaçınılmalıdır" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
Sağlık çantası hayat kurtarabilir<br />
Karadan uzak ortamlarda sağlık hizmetine ulaşmanın zaman alabileceğini vurgulayan Şentürk, "Tekne tatiline çıkmadan önce ağrı kesiciler, alerji ilaçları, yara bakım malzemeleri, güneş yanığı kremleri, böcek kovucular ve kişisel ilaçları içeren kapsamlı bir sağlık çantası hazırlanmalı. Astım, diyabet, kalp hastalığı veya ciddi alerjisi olan kişiler de kaptanı önceden bilgilendirmeli. Basit görünen hazırlıklar, tatilin yarıda kesilmesini önleyebilir" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Manşet, Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/tekne-tatilinde-en-buyuk-risk-sadece-gunes-degil</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 12:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/habercitv-com-tr/uploads/2026/06/2444108-800x404.jpg" type="image/jpeg" length="35663"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Ağrı kesiciler mide ülserine kadar varabilen sorunlara yol açabiliyor’]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/agri-kesiciler-mide-ulserine-kadar-varabilen-sorunlara-yol-acabiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/agri-kesiciler-mide-ulserine-kadar-varabilen-sorunlara-yol-acabiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağrı kesicilerin gereğinden fazla kullanılmasının mide ülserine yol açabileceğini söyleyen Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Nurettin Coşkun, “Ağrı kesiciler zaman zaman gereğinden fazla kullanılabiliyor. Her ağrı hissedildiğinde ağrı kesici alınması, mide tahrişine ve hatta mide ülserine kadar varabilen sorunlara yol açabiliyor” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gastrit ve reflüde beslenme düzeninin önemine dikkat çeken Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Nurettin Coşkun, “Beslenme konusunda dikkat edilmesi gereken noktalar vardır. Az sayıda öğünle mideyi aşırı doldurmak yerine daha sık ve daha küçük porsiyonlarla beslenmek semptomların azalmasına yardımcı olabilir. Toplumda sık yapılan hatalardan biri de geç saatlerde yemek yemektir. Yatmadan en az 3-4 saat önce yemek yemeyi bırakmak gerekir” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Dr Nurettin Coskun 720X768" class="detail-photo img-fluid" height="768" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/06/dr-nurettin-coskun-720x768.jpg" width="720" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>‘İKİ HASTALIKTA BELİRTİLER FARKLIDIR’</p>

<p>Gastrit ve reflünün birbirinden farklı hastalıklar olduğunu söyleyen Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Nurettin Coşkun, “Gastrit ve reflü birbirinden farklı hastalıklardır. Reflünün asıl adı gastroözofagealreflüdür. Gastrit, mide mukozasının iltihaplanmasına verdiğimiz isimdir. Yani mide mukozası patolojik olarak iltihaplanır ve bunun teşhisini endoskopik olarak koyarız. Reflü ise mide içeriğinin, asidin ya da yiyeceklerin yemek borusuna geri kaçması sonucu ortaya çıkan şikayetlere verilen isimdir” dedi.</p>

<p></p>

<p>‘BESLENME VE YAŞAM TARZI ÖNEMLİ ROL OYNUYOR’</p>

<p>Gastrit ve reflünün genellikle yaşam tarzı ve beslenme hatalarıyla ilişkili olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Coşkun, “İkisi arasındaki farklara baktığımızda; gastritte daha çok mide yanması ve mide ağrısı gibi şikayetler görürüz. Reflüde ise hasta, daha üst bölgede, yemek borusunda ve göğüs bölgesinde yanma hisseder. Gastrit ve reflü genellikle beslenme alışkanlıklarındaki yanlışlıklar ve yaşam tarzına bağlı nedenlerle ortaya çıkar. Gastritte mide yanması, mide ağrısı, bulantı ve kusma gibi semptomlar görülebilir. Reflüde ise yemek borusunda ve göğüs bölgesinde yanma hissi ön plandadır. Bunun yanı sıra öksürük ve boğazda gıcık hissi gibi belirtiler de görülebilir” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>‘ALARM SEMPTOMLARINA DİKKAT EDİLMELİ’</p>

<p>Alarm semptomlarının önemine değinen Uzm. Dr. Coşun, “Bazı durumlarda hastaların mutlaka doktora başvurması gerekir. Bunlara alarm semptomları diyoruz. Disfaji olarak adlandırdığımız yutma güçlüğü, yemek yerken direnç hissedilmesi, kilo kaybı, gece terlemesi, demir eksikliği anemisi ve bu şikayetlerin özellikle 45 yaşından sonra ortaya çıkması alarm semptomları arasında yer alır. Bu durumlarda mutlaka bir uzmanın değerlendirmesi gerekir” dedi.</p>

<p>‘DOĞRU BESLENME ŞİKAYETLERİ AZALTABİLİR’</p>

<p>Beslenme düzeninin önemine dikkat çeken Uzm. Dr. Coşkun, “Beslenme konusunda da dikkat edilmesi gereken noktalar vardır. Az sayıda öğünle mideyi aşırı doldurmak yerine, daha sık ve daha küçük porsiyonlarla beslenmek semptomların azalmasına yardımcı olabilir. Toplumda sık yapılan hatalardan biri de geç saatlerde yemek yemektir. Yatmadan en az 3-4 saat önce yemek yemeyi bırakmak gerekir” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Agri Kesici (1) 1024X546" class="detail-photo img-fluid" height="546" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/06/agri-kesici-1-1024x546.jpg" width="1024" /></p>

<p>‘YAŞAM TARZI DEĞİŞİKLİKLERİ ŞİKAYETLERİN KONTROL ALTINA ALINMASINA KATKI SAĞLAR’</p>

<p>Reflü hastalarında yaşam tarzı düzenlemelerinin etkili olduğunu belirten Uzm. Dr. Coşkun, “Reflü semptomları olan hastalarda yatak başının yükseltilmesi veya çift yastıkla uyunması gibi önlemler faydalı olabilir. Ayrıca stresten uzak durmak, düzenli bir yaşam sürmek, egzersiz yapmak ve sağlıklı beslenmek de şikayetlerin kontrol altına alınmasına katkı sağlar” dedi.</p>

<p></p>

<p>‘GASTRİT HASTALARINDA KULLANILAN BAZI İLAÇLARA DİKKAT EDİLMELİ’</p>

<p>Ağrı kesici kullanımına dikkat çeken Uzm. Dr. Coşkun, “Gastrit hastalarında kullanılan bazı ilaçlara da dikkat edilmelidir. Özellikle ağrı kesiciler zaman zaman gereğinden fazla kullanılabiliyor. Her ağrı hissedildiğinde ağrı kesici alınması, mide tahrişine ve hatta mide ülserine kadar varabilen sorunlara yol açabiliyor” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>‘45 YAŞ SONRASI ŞİKAYETLER CİDDİYE ALINMALI’</p>

<p>Gastrit ve reflünün her yaşta görülebildiğini söyleyen Uzm. Dr. Coşkun, “Reflü ve gastrit her yaşta görülebilen hastalıklardır. Ancak özellikle 45 yaşından sonra aniden başlayan reflü, mide ağrısı veya mide yanması gibi şikayetlerin daha ciddiye alınması ve mutlaka değerlendirilmesi gerekir” dedi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/agri-kesiciler-mide-ulserine-kadar-varabilen-sorunlara-yol-acabiliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 07:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/habercitv-com-tr/uploads/2026/06/agri-kesici-2-1024x683.jpg" type="image/jpeg" length="54513"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ŞİFA KAYNAĞI: Faydalarını biliyor musunuz?]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/sifa-kaynagi-faydalarini-biliyor-musunuz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/sifa-kaynagi-faydalarini-biliyor-musunuz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Vitamin ve mineral zengini keçiboynuzu, son yıllarda sağlıklı atıştırmalıklar listesine girdi. Unu ve pekmezi de tüketilen bu besinin faydaları saymakla bitmiyor. Bu yıl yağışların bol olması nedeniyle de rekoltenin fazla olması bekleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>KEÇİBOYNUZU NEDİR?</p>

<p>Keçiboynuzu (Ceratonia Siliqua) veya harnup, baklagiller familyasından olup gelen bir ağaçtır. Akdeniz ikliminin olduğu yerlerde yetişen keçiboynuzu ağacının keçiboynuzu adı verilen bakla görünümlü meyveleri hem lezzetli bir atıştırmalık hem de sağlıklı bir besindir. Keçiboynuzunun yaygın kullanılan bir diğer adı ise harnuptur.</p>

<p><img alt="Keciboynuzu (2) 367X768" class="detail-photo img-fluid" height="768" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/06/keciboynuzu-2-367x768.jpeg" width="367" /></p>

<p>KEÇİBOYNUZUNUN FAYDALARI NELERDİR?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kalpten kansere, diyabetten hipertansiyona kadar pek çok hastalıktan sağlıklı ve dengeli beslenme sayesinde korunabiliriz. Sağlıklı beslenmede mutfağınızdan eksik etmemeniz gereken bitkiler arasında keçiboynuzu da bulunur.</p>

<p>Keçiboynuzunun içerdiği çözünmez posa, polifenoller ve taninler ile sağlığa olumlu etkileri bulunur. Özellikle antioksidan özelliğiyle de kalp-damar sağlığına yarar sağlar. Keçiboynuzunun faydaları…</p>

<p><img alt="Keciboynuzu (4) 576X768" class="detail-photo img-fluid" height="768" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/06/keciboynuzu-4-576x768.jpeg" width="576" /></p>

<p>KALSİYUM DEPONUZU DOLDURUN</p>

<p>Potasyum, kalsiyum, sodyum, magnezyum ve demir minerallerinden zengin olan keçiboynuzunun, toplam posa miktarı yüksek. Çözünür ve çözünmez posa içeriği dışında iyi bir kalsiyum kaynağı olarak özellikle kadınlar ve çocuklar tarafından tüketilmesi daha da önem taşır. Kadınların ilerleyen yaşlarda kemiklerinde kalsiyum kaybı olduğu için osteoporoza (kemik erimesi) karşı önlem alınmasını sağlayan keçiboynuzu, çocukların kemik gelişiminde de kalsiyum depolarını doldurmaya yarar.</p>

<p><img alt="Keciboynuzu (4) 1024X546" class="detail-photo img-fluid" height="546" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/06/keciboynuzu-4-1024x546.jpg" width="1024" /></p>

<p>KABIZLIĞI ÖNLER</p>

<p>İçeriğinde bulunan çözünmez posa, bağırsak ve sindirim sistemine de olumlu etkiler sağlar. Vücuttaki suyun tutulmasını sağlayarak bağırsak içinde besinlerin hareket etmesine yardımcı olur. Sindirilemez bir özelliği olması nedeniyle bağırsakların süpürgesi görevini görür, dışkıya yumuşatarak hacim kazandırır. Böylece kabızlığı önler. Süte kakao yerine keçiboynuzu unu koyup içebilirsiniz.</p>

<p></p>

<p>KANSERE KARŞI SAVAŞI DESTEKLER</p>

<p>Keçiboynuzu önemli miktarda yoğunlaştırılmış tanen içerir. Suda çözünebilen bu polifenoller, kanser ve diğer ciddi hastalıklarla savaşmaya yardımcı olabilecek antikanserojenik ve antimutajenik özelliklere sahiptir.</p>

<p></p>

<p>KALP-DAMAR SAĞLIĞINI KORUR</p>

<p>Kan kolesterol düzeyinin normalin üzerinde olduğu durumda düzenli olarak keçiboynuzu unu tüketilmesi üzerine yapılan bir çalışmada, kan kolesterol düzeyi ve LDL kolesterolü (kötü kolesterol) üzerine olumlu sonuçlar elde edildi. Yapılan çalışma gereği, kan kolesterol düzeyi normalin üzerinde olan kişiler 2 ay boyunca çiğ şekilde 10 gram keçiboynuzu unu tüketti. Su, süt veya yoğurda katılarak keçiboynuzunun 2 ay tüketilmesi sonucunda değerlerin normale döndüğü gözlendi. Buna benzer yapılan çalışmalar, keçiboynuzunun kalp-damar hastalığı riski taşıyan kişilerde de koruyucu ve tedavi edici olarak kullanılabildiğini gösterir. LDL kolesterol ve total kolesterolü düşürmeye yardımcı olduğundan dolayı hiperlipideminin azalmasını sağlar, kanı temizleme özelliği bulunur ve damar tıkanıklığı riskini azaltır.</p>

<p><img alt="Keciboynuzu (3) 1024X517" class="detail-photo img-fluid" height="517" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/06/keciboynuzu-3-1024x517.jpg" width="1024" /></p>

<p>ÖKSÜRÜK TEDAVİSİNDE DE KULLANILIR</p>

<p>Keçiboynuzunun sindirim sistemi ve kalp-damar sağlığının yanı sıra başka faydaları da bulunur. Keçiboynuzunun bu faydaları şöyle sıralanır:</p>

<p></p>

<p>Yüksek kalsiyum içeriği sayesinde kemik sağlığını olumlu etkiler.</p>

<p>Balgam söktürücü özelliği ile öksürük tedavisinde kullanılır.</p>

<p>Akciğerleri temizler, sigaranın yarattığı hasarı azaltmaya çalışır.</p>

<p>Alerjik hastalıklara, astım ve bronşite iyi gelir.</p>

<p>Glisemik indeksi Düşük Bir Besindir</p>

<p></p>

<p></p>

<p>Şeker içeriği yüksek bir gıda olan keçiboynuzu, içerdiği yüksek miktarda suda çözünmeyen diyet lifi dolayısıyla glisemik indeksi düşük gıdalar sınıfında yer alır. Bu nedenle diyabeti ve insülin direnci olan kişiler porsiyon kontrolü sağlayarak tüketebilirler.</p>

<p></p>

<p>KEÇİBOYNUZU NASIL TÜKETİLİR?</p>

<p>Keçiboynuzu taze ve kurutulmuş haliyle bütün olarak tüketilebilir. Sert yapısı nedeniyle bu şekilde tüketilmesi bazı kişiler için zor olabileceğinden ülkemizde yaygın şekilde pekmezi yapılarak da tüketilir. Keçiboynuzu pekmezi keçiboynuzunu uzun süre saklamak için de iyi bir yöntemdir.</p>

<p></p>

<p>Keçiboynuzu pekmezini kahvaltılarda ekmeğe sürerek, 2-3 tatlı kaşığını geçmemek kaydıyla doğrudan içerek ya da sütle karıştırıp tüketebilirsiniz. Ayrıca yoğurda katarak ya da tahinle karıştırarak da yiyebilirsiniz. Keçiboynuzunun bir diğer kullanım şekli ise tatlılarda şeker yerine , unlu yiyeceklerde de keçiboynuzu unu olarak kullanılmasıdır. Keçiboynuzunun çay ve kahve formlarını da deneyebilirsiniz.</p>

<p></p>

<p>KEÇİBOYNUZU UNUNU NASIL TÜKETEBİLİRSİNİZ?</p>

<p>Keçiboynuzunun son yıllarda öne çıkan hali ise un formudur. Keçiboynuzu ununu tatlılarda ya da hamur işlerinde kullanabilirsiniz. Smoothie yapımında kullanacağınız keçiboynuzu unu, içeceğinize ayrı bir lezzet katabilir. Keçiboynuzu ununu tüketme yollarını şu şekilde sıralayabiliriz:</p>

<p></p>

<p>Ekmek yapımında,</p>

<p>Brownie’lerinize,</p>

<p>Keklerde,</p>

<p>Kurabiye yapımında,</p>

<p>Krep yapımında,</p>

<p>Pudinglerde ve Smoothie’lerde.</p>

<p>Keçiboynuzu tozunu kakao kullandığınız tüm besinlerde sağlıklı bir alternatif olarak kullanabilirsiniz. Kafein içermeyen keçiboynuzu kakaoya göre çok daha sağlıklı bir besindir. Kafein kaygı, susuzluk, uykusuzluk ve huzursuzluk gibi yan etkilere neden olabilir.</p>

<p>Kakao örneğinde olduğu gibi keçiboynuzu ununu, çikolata içeren tariflerde çikolata yerine kullanarak sofralarınızdaki tüketim miktarını artırabilirsiniz. (HaberMerkezi/Acıbadem sağlık)</p>

<p><img alt="Keciboynuzu (1) 367X768" class="detail-photo img-fluid" height="768" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/06/keciboynuzu-1-367x768.jpeg" width="367" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Manşet, Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/sifa-kaynagi-faydalarini-biliyor-musunuz</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 10:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/habercitv-com-tr/uploads/2026/06/keciboynuzu-2-1024x546.jpg" type="image/jpeg" length="92344"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bu hastalık tedavi edilmezse ciddi sonuçlar doğurabiliyor]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/bu-hastalik-tedavi-edilmezse-ciddi-sonuclar-dogurabiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/bu-hastalik-tedavi-edilmezse-ciddi-sonuclar-dogurabiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aydın Şehir Hastanesi'nde, tedavi edilmediğinde ağır zihinsel ve gelişimsel geriliklere yol açabilen Fenilketonüri (FKU) hastalığına dikkat çekmek amacıyla farkındalık çalışması gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aydın Şehir Hastanesi'nde, tedavi edilmediğinde ağır zihinsel ve gelişimsel geriliklere yol açabilen Fenilketonüri (FKU) hastalığına dikkat çekmek amacıyla farkındalık çalışması gerçekleştirildi.<br />
<br />
Kalıtsal bir metabolik hastalık olan Fenilketonüri konusunda toplum bilincini artırmak ve erken tanının önemine dikkat çekmek amacıyla Aydın Şehir Hastanesi tarafından bilgilendirme etkinliği düzenlendi. Hastane bünyesinde kurulan stantta anne ve baba adayları ile hastane çalışanlarına FKU hakkında bilgi verildi. Yetkililer, Fenilketonüri'nin yenidoğan döneminde yapılan tarama testleri sayesinde erken dönemde tespit edilebildiğini, uygun diyet tedavisi ile hastalığın kontrol altına alınabildiğini belirtti. Türkiye'de Yenidoğan Tarama Programı kapsamında FKU taramalarının başarıyla sürdürüldüğü ifade edilirken, erken tanının yanı sıra toplumun ve özellikle anne-baba adaylarının bilinçlendirilmesinin de büyük önem taşıdığı vurgulandı.<br />
<br />
Etkinlik kapsamında ayrıca Aydın Şehir Hastanesi Gebe Okulu'nda anne adaylarına yönelik 'Yenidoğan Tarama Programı' konulu eğitim düzenlendi. Eğitimlerde yenidoğan taramalarının önemi, erken teşhisin sağladığı avantajlar ve FKU başta olmak üzere tarama programı kapsamında takip edilen hastalıklar hakkında bilgi aktarıldı.<br />
<br />
Her yıl 1 Haziran'ın 'Ulusal Fenilketonüri Günü' olarak anıldığını hatırlatan yetkililer, gerçekleştirilen çalışmalarla toplumda hastalığa ilişkin farkındalığın artırılmasının ve erken tanı ile tedavinin öneminin vurgulanmasının amaçlandığını kaydetti/İHA</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/bu-hastalik-tedavi-edilmezse-ciddi-sonuclar-dogurabiliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 10:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/habercitv-com-tr/uploads/2026/06/hastalik-800x513.jpg" type="image/jpeg" length="38366"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yazın cilt ve saç sağlığını korumak için uzmanından öneriler]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/yazin-cilt-ve-sac-sagligini-korumak-icin-uzmanindan-oneriler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/yazin-cilt-ve-sac-sagligini-korumak-icin-uzmanindan-oneriler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında artan güneş maruziyeti, yüksek sıcaklıklar, deniz suyu ve havuzlardaki klor cilt ve saç sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Güneş lekelerinden erken cilt yaşlanmasına, saçlarda kuruma ve yıpranmadan deri kanseri riskine kadar birçok soruna karşı uyarılarda bulunan Liv Hospital Ulus Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. İlteriş Oğuz, yaz boyunca cilt ve saç sağlığını korumak için alınması gereken önlemleri anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz mevsimiyle birlikte güneşe maruz kalma süresi artarken, deniz ve havuz kullanımı da günlük yaşamın bir parçası haline geliyor. Ancak güneş ışınları, sıcak hava, tuzlu deniz suyu ve havuzlardaki klor; cilt ve saç sağlığı üzerinde önemli olumsuz etkilere neden olabiliyor. Liv Hospital Ulus Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. İlteriş Oğuz, yaz aylarında cilt ve saç sağlığını korumak için dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında bilgi verdi.</p>

<p></p>

<p>UV ışınları erken yaşlanma ve deri kanseri riskini artırıyor</p>

<p>Güneşin yaydığı ultraviyole (UV) ışınlarının cilt sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çeken Prof. Dr. İlteriş Oğuz, "UV ışınları kısa vadede güneş yanıkları ve kızarıklıklara neden olurken, uzun vadede cilt lekeleri, kırışıklıklar, elastikiyet kaybı ve deri kanseri gelişme riskini artırabiliyor. Bu nedenle güneşten korunma yalnızca estetik açıdan değil, sağlık açısından da büyük önem taşıyor" dedi.</p>

<p><img alt="Prof. Dr. İlteriş Oğuz 1024X726" class="detail-photo img-fluid" height="726" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/06/prof-dr-ilteris-oguz-1024x726.jpg" width="1024" /></p>

<p>Güneşten korunmak için doğru önlemler alınmalı</p>

<p>Güneşten korunmanın ilk adımının, güneş ışınlarının en yoğun olduğu saatlerde uzun süre dışarıda kalmamak olduğunu belirten Prof. Dr. Oğuz, özellikle 11.00-16.00 saatleri arasında doğrudan güneş maruziyetinden kaçınılması gerektiğini söyledi. Şapka, güneş gözlüğü ve koruyucu kıyafet kullanımının da etkili koruma sağladığını vurguladı.</p>

<p></p>

<p>Güneş koruyucu seçimi cilt tipine göre yapılmalı</p>

<p>Güneş koruyucu kullanımının yaz aylarının vazgeçilmezi olması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. İlteriş Oğuz, "En az SPF 30, tercihen SPF 50 koruma faktörüne sahip, UVA ve UVB filtreleri içeren güneş kremleri kullanılmalı ve bu ürünler iki ila üç saatte bir yenilenmelidir. Günümüzde akne eğilimli, lekeli veya hassas ciltler için özel olarak geliştirilmiş güneş koruyucular bulunmaktadır. Cilt tipine uygun ürün seçimi, hem koruyuculuğu artırır hem de mevcut cilt problemlerinin kötüleşmesini önler" diye konuştu.</p>

<p>Rozasea hastaları, gebeler ve çocuklarda ise mineral filtreli güneş koruyucuların tercih edilmesinin daha uygun olduğunu belirtti.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Antioksidan içerikler cildi destekliyor</p>

<p>Güneş ışınlarının ciltte serbest radikal oluşumunu artırdığını belirten Prof. Dr. Oğuz, yaz aylarında antioksidan içerikli ürünlerden faydalanılabileceğini söyledi. Özellikle C vitamini ve ferulik asit içeren serumların çevresel hasara karşı cilt savunmasını desteklediğini ifade etti.</p>

<p></p>

<p>Ağır makyaj yerine hafif bakım tercih edilmeli</p>

<p>Artan sıcaklık ve terlemeyle birlikte gözeneklerin daha kolay tıkanabildiğini belirten Prof. Dr. İlteriş Oğuz, yaz döneminde ağır makyaj uygulamalarından kaçınılmasını önerdi. Cildin sabah ve akşam nazik temizleyicilerle düzenli olarak temizlenmesinin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Oğuz, cilt bariyerini koruyan ve tahrişe neden olmayan ürünlerin tercih edilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p></p>

<p>Nem dengesini korumak önemli</p>

<p>Yüksek sıcaklıkların cilt bariyerini zayıflatabileceğini söyleyen Prof. Dr. Oğuz, "Hiyalüronik asit, seramid ve gliserin gibi nem tutucu içeriklere sahip, yağ bazlı olmayan nemlendiriciler yaz aylarında güvenle kullanılabilir. Bunun yanında yeterli miktarda su tüketmek de cildin nem dengesinin korunmasına katkı sağlar" dedi.</p>

<p></p>

<p>Deniz ve havuz saçları yıpratabiliyor</p>

<p>Yaz aylarında saçların da güneş, deniz ve havuz kaynaklı çevresel faktörlerden etkilendiğini belirten Prof. Dr. İlteriş Oğuz, tuzlu su ve klorun saç tellerinde kuruma, matlaşma ve kırılmalara yol açabileceğini söyledi.</p>

<p>Saçların nem dengesini korumak için düzenli olarak saç maskeleri ve bakım kremleri kullanılmasını öneren Prof. Dr. Oğuz, UV filtreli saç koruyucu spreylerin de güneşin zararlı etkilerine karşı destek sağlayabileceğini ifade etti.</p>

<p></p>

<p>Deniz ve havuz sonrası saçlar mutlaka durulanmalı</p>

<p>Saç tellerinde tuz ve klor birikimini önlemek için deniz veya havuz sonrasında saçların mutlaka temiz su ile durulanması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Oğuz, ayrıca saçların sürekli ve sıkı şekilde toplanmasının saç köklerinde gerilime neden olabileceğini belirterek yaz aylarında saçların hava almasına imkan tanıyan modellerin tercih edilmesini önerdi.</p>

<p>Prof. Dr. İlteriş Oğuz, "Yaz mevsiminin keyfini çıkarırken cilt ve saç sağlığını korumaya yönelik basit ancak etkili önlemler almak, hem kısa vadeli sorunların hem de uzun dönemde ortaya çıkabilecek kalıcı hasarların önüne geçilmesine yardımcı olacaktır" dedi. (İHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/yazin-cilt-ve-sac-sagligini-korumak-icin-uzmanindan-oneriler</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 09:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/habercitv-com-tr/uploads/2026/06/prof-dr-ilteris-oguz-kopya-1024x602.jpg" type="image/jpeg" length="48005"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yenidoğan topuk kanı testi hayat kurtarıyor]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/yenidogan-topuk-kani-testi-hayat-kurtariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/yenidogan-topuk-kani-testi-hayat-kurtariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hüdavend Hatun Aile Sağlığı Merkezi'nde görev yapan aile sağlığı çalışanı Filiz Bozlugöl, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere çağrıda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br>Doğumdan hemen sonra uygulanan yenidoğan tarama programı sayesinde bazı kalıtsal ve metabolik hastalıkların henüz belirti vermeden tespit edilebildiği tarama, bebeklerin sağlıklı bir yaşam sürmesinde hayati rol oynuyor.<br>Yapılan açıklamada tarama programı kapsamında belirlenen hastalıkların erken teşhis edilmesiyle tedavi süreçlerinin zamanında başlatıldığı, böylece hastalıkların olumsuz etkilerinin büyük ölçüde azaltılabildiği kaydedildi. Hüdavend Hatun Aile Sağlığı Merkezi'nde görev yapan aile sağlığı çalışanı Filiz Bozlugöl, aileleri tarama konusunda bilinçli olmaya davet etti.</p><p><img src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/06/saglik-2-1024x576.jpg"><br>Bozlugöl yaptığı açıklamada, fenilketonürinin doğuştan gelen kalıtsal bir hastalık olduğunu belirterek, "Fenilalanin adı verilen madde vücutta parçalanamadığında kanda ve vücut sıvılarında birikmeye başlar. Bu durum özellikle beyin gelişimi açısından son derece zararlıdır ve tedavi edilmediği takdirde kalıcı zeka geriliğine neden olabilir. Ülkemiz, fenilketonürinin sık görüldüğü ülkeler arasında yer almaktadır. Özellikle akraba evlilikleri hastalık riskini artırmaktadır" dedi.<br>Fenilketonüri ile dünyaya gelen bebeklerin ilk aylarda sağlıklı göründüğünü ve bu nedenle hastalığın dışarıdan fark edilmesinin mümkün olmadığını ifade eden Bozlugöl, hastalığın ancak yenidoğan tarama programı kapsamında yapılan topuk kanı testi ile erken dönemde tespit edilebildiğini söyledi. Erken teşhis edilen fenilketonüri hastalarının özel bir diyet programıyla sağlıklı bir yaşam sürdürebildiğini belirten Bozlugöl, "Tedaviye ne kadar erken başlanırsa sonuçlar o kadar başarılı olmaktadır. Uygun şekilde takip edilen ve özel diyet uygulanan çocuklar, yaşıtlarına benzer bir gelişim gösterebilir ve sağlıklı bir yaşam sürebilir" diye konuştu.<br>Topuk kanı alınmasının bebeklere herhangi bir zarar vermediğini vurgulayan Bozlugöl, "Aksine bu uygulama milyonlarca bebeğin hayatını ve sağlığını korumaktadır. Sevgili anne ve babalar, lütfen yenidoğan bebeğinizden topuk kanı aldırmayı ihmal etmeyin. Her damla topuk kanı, bebeğinizin sağlıklı geleceğine atılan önemli bir adımdır" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>(İHA) -</p><p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/yenidogan-topuk-kani-testi-hayat-kurtariyor</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/habercitv-com-tr/uploads/2026/06/saglik-1-1024x576.jpg" type="image/jpeg" length="56134"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Obezite pankreas kanseri riskini artırıyor" uyarısı]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/obezite-pankreas-kanseri-riskini-artiriyor-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/obezite-pankreas-kanseri-riskini-artiriyor-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anatolia Hospital Antalya Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Nuri Koşar, obezitenin pankreas kanseri riskini artırdığını belirterek, sinsi seyreden hastalığın en ölümcül kanser türlerinden biri olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Koşar, AA muhabirine, obezitenin birçok kansere neden olduğu gibi pankreas kanseriyle de ilişkili olduğunu ifade etti.</p><div><p>Obezitenin dünyada çok sık görüldüğünü dile getiren Koşar, "Obezite, pankreas kanseri riskini iki ila dört kat artırıyor. Pankreas kanseri çok yüksek oranda görülen bir kanser değil ama sinsi seyrediyor, yakalandığı zaman genelde ölümcül seyreden bir kanser türü. Son günlerde bununla alakalı olumlu gelişmeler var. Genetik bazda gen tedavisi konusundaki gelişmeler bizim için de umut oldu." diye konuştu.</p><p>Koşar, bazen hastalık çok geç dönemde yakalandığı, hastanın ameliyat şansını kaybettiği için pankreas kanserinin üzücü hastalık olarak güncelliğini koruduğunu dile getirdi.</p><p>Pankreas kanserinin erkeklerde daha fazla görüldüğünü anlatan Koşar, şunları kaydetti:</p><p>"Tam bir yaş aralığı veremiyoruz ama 45-60 yaş aralığında gözüken pankreas kanserleri var. Nadiren iyi huyluları olmakla birlikte çoğu kötü huylu seyreden ve hızlı ölüme götüren bir hastalık. Belirtileri, halsizlik, yorgunluk, son altı ayda 10 kilodan daha fazla kilo kaybı. Eğer ki ilerleyen bir evredeyse gözlerin beyazında sararma, karaciğerinden safra kesesine onikiparmak bağırsağı kanalına açılan yolda bir tıkanmaya bağlı sarılık, mekanik sarılık bu bildiğimiz bir sarılık değil, beyaz dışkılama. Sarılığa bağlı oluşan semptomlar hastayı uyandırabilir. Hastada, halsizlik, yorgunluk, kilo kaybı, özellikle ailede pankreasla ilgili öykü varsa üstüne obezite ekleniyorsa zaman kaybetmeden genel cerrahiye başvurmasını öneriyoruz."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>- "Uyku düzenine, sağlıklı beslenmeye önem verilmeli"</p><p>Erken tanının tedavi olanağı sağladığının altını çizen Koşar, erken tanıyla ameliyat imkanının, tümör dokusunun ve pankreasın temizlenmesinin, sonrasında akıllı ilaç tedavisiyle tamamen kanserden kurtulmanın önünü açmaya çalıştıklarını söyledi.</p><p>Eskiden "Meme kanseri öldürür." denildiğini vurgulayan Koşar, "Artık meme kanseri öldürmüyor. Pankreasta da amacımız bu. Yeni gelişen tedaviler, hormona duyarlı ilaçlar, kişisel sadece o tümöre spesifik tedavilerle o umudu, yaşam süresini ne kadar uzatabilirsek o kadar iyi. Yağlı, kızartmalı yemekler, sağlıksız yaşam, uyku düzeninin bozukluğu pankreas kanserini tetikliyor. Kanserden korunmak için uyku düzenine dikkat etmeli, sağlıklı beslenmeli ve spor yapmalıyız." diye konuştu.</p><p>Koşar, pankreas kanserinin tedavisinde açık, laparoskopik veya robotik cerrahiyle ameliyatın birinci seçenek olduğuna dikkati çekerek, ABD'de iki hafta önce genetik mutasyon noktasını bulma konusunda akıllı ilaç teknolojisinde umut vadeden gelişmeler yaşandığını sözlerine ekledi.</p></div><div><div></div></div><p>/AA/<br></p><p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Manşet, Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/obezite-pankreas-kanseri-riskini-artiriyor-uyarisi</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 13:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/habercitv-com-tr/uploads/2026/06/chatgpt-image-22-haz-2026-13-04-32.png" type="image/jpeg" length="85464"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Erdoğan’dan gıda zehirlenmesi uyarısı]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/prof-dr-erdogandan-gida-zehirlenmesi-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/prof-dr-erdogandan-gida-zehirlenmesi-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sıcak yaz günlerinde besin zehirlenmelerine yönelik uyarılarda bulunan Acil Tıp Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Özgür Erdoğan, "Besin zehirlenmesi başvurularımız ciddi şekilde arttı. En sık tavuklar, midye gibi ürünlerden zehirlenmeler var. Bulantı, ateşlenme, ishal, baş dönmeniz, tekrarlayan kusma ve benzer şikayetler gelişirse yediğiniz besinle ilgili bir zehirleme düşünmenizi sağlayabilecek belirtiler. Zehirlenme ölüme götürebilir" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarının gelmesiyle birlikte artan hava sıcaklıkları, gıdaların daha hızlı bozulmasına ve zehirlenmelere neden olabiliyor. Özellikle çabuk bozulabilen et, süt, yumurta, tavuk ve deniz ürünleri gibi gıdaların gerekli şartlarda muhafaza edilmemesi, açıkta bekleyen ürünlerin tüketilmesi ve soğuk zincirin korunmaması gibi durumlara karşı uzmanlar her fırsatta uyarılarını yineliyor. Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Tıp Bölümü'nden İdari Sorumlu Prof. Dr. Mehmet Özgür Erdoğan da gıda zehirlenmelerine karşı uyardı. Prof. Dr. Erdoğan, belirtilere ilişkin bilgi verdi, vatandaşlara önemli tavsiyelerde bulundu.</p>

<p><img alt="Prof Dr. M Ozgur Erdoğan" class="detail-photo img-fluid" height="427" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/06/prof-dr-m-ozgur-erdogan.jpeg" width="706" /></p>

<p>"İshal, baş dönmesi, tekrarlayan kusma"</p>

<p>'Yaz aylarında besin zehirlenmesiyle ilgili riskler katlanarak artıyor' diyerek sözlerine başlayan Prof. Dr. Mehmet Özgür Erdoğan, "En önemli değişken; sıcakların belirgin şekilde artması ve yiyeceklerin üzerinde bakterilerin hızla çoğalması. Yaz aylarında en çok çekineceğimiz; deniz ürünleri, tavuk ve ilişkili yemekler, açıkta kalmış yiyecekler. Uzun süre dışarıda beklettiğimiz, dolaba koymadığımız, soğuk zincirini bozduğumuz yiyecekler ciddi şekilde besin zehirlenmesi risklerini artırabiliyor. Sokak lezzetlerinde özellikle midyelere dikkat etmek lazım. Tavuk yediniz, birkaç saat sonrasında da bulantınız, kusma şikayetiniz daha sonraki saatlerde ateşlenmeniz, ishaliniz, baş dönmeniz, tekrarlayan kusma ve buna benzer şikayetler gelişirse bu yediğiniz besinle ilgili bir besin zehirlemesi düşünmenizi sağlayabilecek belirtiler" dedi.</p>

<p><img alt="Gıda Zehirlenmesi (1) 1024X683" class="detail-photo img-fluid" height="683" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/06/gida-zehirlenmesi-1-1024x683.jpg" width="1024" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Zehirlenme ölüme götürebilir"</p>

<p>Zehirlenme düşünüldüğünde gecikmeden hekime başvurulması gerektiğini aktaran Erdoğan, "Geç zehirlenmeler daha sıkıntılı ve sistemik zehirlenmeler olabiliyor. 48-72 saat sonra başladıysa daha ciddi bir zehirlenmeyle karşı karşıya olabileceğinizi düşündürebilecek şeyler, bunlara dikkat etmek lazım. Zehirlenme ölüme götürebilir, götürmese bile çok ciddi şekilde rahatsız ve hasta hale getirebilir. Tavuğu iyi pişirmediğimiz zaman özellikle iç sıcaklığını 75 derecenin üzerine çıkarmadığımız zaman tifoya neden olabilen salmonella dediğimiz kampilobakter dediğimiz ciddi bakteriler çoğalıp ciddi şekilde hastalanmamıza neden olabilir. Basit bir mangal yapıp tifo bile olma ihtimalimiz var. Besinlerin iyi pişirilmesi ayrı bir önem taşıyor. Çocuklar, gebeler, ek hastalıkları olanlar, bağışıklık sistemi baskılanmış olanlar ya da onkoloji tedavisi alan hastalar daha yüksek risk altında, çok daha ağır geçirebiliyorlar" diye konuştu.</p>

<p><img alt="Gıda Zehirlenmesi (3) 1024X546" class="detail-photo img-fluid" height="546" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/06/gida-zehirlenmesi-3-1024x546.jpg" width="1024" /></p>

<p>"Besin zehirlenmesi başvurularımız ciddi şekilde arttı"</p>

<p>Zehirlenme kaynaklı başvurulara yönelik konuşan Erdoğan, "Besin zehirlenmesi başvurularımız ciddi şekilde arttı. Hem Tarım ve Orman hem Sağlık Bakanlığı çok ciddi denetimler yapıyor, ciddi şekilde kontrol ediyor. Yediklerimize, içtiklerimize, hijyenlerine dikkat etmeli, bu ürünlerin bayat olmadığından emin olmaya çalışmalıyız. Tedavi noktasında hastayı değerlendiriyoruz, sıvı ihtiyacına, tansiyonu, hayati değerlerini inceledikten sonra gerekliyse kendisine serum takabiliyoruz. Duruma ve hangi besinle ilişkili zehirlenme olduğuna göre tedavi çok değişebiliyor. Örneğin; bir mantar zehirlenmesinde hasta diyalize kadar gidebilir. En sık tavuklar, midye gibi o tür ürünlerden zehirlenmeler var. Her yıl bu zamanlarda belirgin bir pik oluşuyor" ifadelerini kullandı. (İHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Manşet, Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/prof-dr-erdogandan-gida-zehirlenmesi-uyarisi</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/habercitv-com-tr/uploads/2026/06/zehir-1-1024x619.jpg" type="image/jpeg" length="53060"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sivrisinek kovucular, bebeklerin el ve ayaklarına sürülmemeli]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/sivrisinek-kovucular-bebeklerin-el-ve-ayaklarina-surulmemeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/sivrisinek-kovucular-bebeklerin-el-ve-ayaklarina-surulmemeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ufuk Sevgican, "Bebeklerin ellerine ve ayaklarına sivrisinek kovucu sürülmemesidir. Çünkü bebekler bu uzuvlarını çok sık ağızlarına götürürler ve ürünü yutma riskiyle karşı karşıya kalırlar" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarının gelmesiyle birlikte çocukların zamanlarını daha fazla açık havada geçirmeye başladığını belirterek, Burtom Özlüce Tıp Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ufuk Sevgican, "Parklar, bahçeler ve tatil bölgeleri çocukların oyun alanına dönüşürken, sivrisinekler de bu dönemin en sık karşılaşılan sorunlarından biri olarak karşımıza çıkıyor.</p>

<p>Özellikle açık havada oyun oynayan ve doğayı keşfeden çocuklar, sivrisinek ısırıklarına karşı yetişkinlere oranla çok daha savunmasız kalıyor. Çocukların hassas cilt yapısı ile yaz aylarında artan sivrisinek popülasyonuna karşı ebeveynler mutlaka basit ama etkili önlemler almalıdır" dedi.</p>

<p>Sivrisineklerden korunmanın yollarına ve ısırık durumunda yapılması gerekenlere dikkat çeken Sevgican, özellikle 5 yaş altı çocuklarda ve bebeklerde doğru korunma yöntemlerinin önem taşıdığını vurguladı. Çocukların ciltlerinin yetişkinlere göre çok daha hassas olduğunun altını çizen Uzm. Dr. Sevgican, "Sivrisinek ve böcek ısırıklarına karşı yoğun reaksiyonlar gösterilebilir. Özellikle 5 yaş ve altındaki çocuklarda sivrisinek ısırıklarına bağlı olarak gelişen şişlik, kızarıklık ve kaşıntı belirgin şekilde kendini hissettirir. Nadir görülen sivrisinek alerjilerinde ise bu belirtiler daha şiddetli boyutlara ulaşabilir. Bu nedenle sivrisineklerden korunmak önem taşımaktadır" diye konuştu.</p>

<p>Bebeklerde korunma sürecinin çok daha kritik bir hal aldığına işaret eden Uzm. Dr. Sevgican, sivrisineklerin bebeklerde huzursuzluklara, kaşıntılara ve ciltte yaygın kızarıklıklara yol açabildiğini belirtti. Uzm. Dr. Sevgican, bu noktada tercih edilecek ince, bol ve pamuklu giysilerin bebeği hem yaz sıcağından hem de sivrisinek saldırılarından korumaya yardımcı olacağını ifade etti.</p>

<p>Kıyafet seçiminin korunmadaki ilk savunma hattı olduğunu vurgulayan Sevgican, "Özellikle sivrisineklerin en aktif ve yoğun olduğu sabahın erken saatlerinde ve gün batımından hemen sonra çocukların uzun kollu, bol ve pamuklu kıyafetler giymesi doğru bir yaklaşım olacaktır. Kıyafet seçiminde koyu renkler yerine açık renkli kıyafetler tercih edilmelidir; çünkü sivrisinekler doğaları gereği koyu renkli giysilere daha fazla yönelirler. İnce ve vücuda tamamen yapışan kıyafetlerin üzerinden de rahatlıkla ısırabildikleri için dar giysiler yerine bol kesimli alternatifleri seçmek her zaman daha güvenlidir" şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Dr. Ufuk Sevgican (2) 614X768" class="detail-photo img-fluid" height="768" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/06/dr-ufuk-sevgican-2-614x768.jpg" width="614" /></p>

<p>Sivrisinek kovucu ürünler ve çevresel önlemler hakkında da bilgi veren Uzm. Dr. Sevgican, "Sitronella, lavanta yağı ve nane yağı gibi doğal içeriklere sahip ürünler tercih edilebilir ancak her ürün her çocuğun benzersiz cilt yapısına uygun olmayabilir. Yeni kullanılacak koruyucu ürünler, vücuda tamamen sürülmeden önce mutlaka küçük bir cilt alanında denenmeli ve alerjik reaksiyonlar yönünden gözlenmelidir. En kritik uyarı ise bebeklerin ellerine ve ayaklarına sivrisinek kovucu sürülmemesidir; çünkü bebekler bu uzuvlarını çok sık ağızlarına götürürler ve ürünü yutma riskiyle karşı karşıya kalırlar" dedi.</p>

<p>Uzm. Dr. Sevgican ayrıca, durgun suların sivrisineklerin birincil üreme alanları olduğunu, tatillerde çocukları bu tür sulak alanlardan uzak tutmak gerektiğini ve evlerde kapı ile pencerelere sineklik takılmasının en etkili koruma yöntemi olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı;</p>

<p>"Alınan tüm önlemlere rağmen bir ısırık yaşandığında ilk yardım olarak bölgenin hemen su ve sabunla temizlenmesini, ardından soğuk kompres uygulanmasını öneriyoruz. Ancak çocukta aşırı ve durdurulamayan bir şişlik, vücutta yaygın döküntü, nefes darlığı ya da herhangi bir enfeksiyon belirtisi gelişirse vakit kaybetmeden mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Yaz aylarında ebeveynler tarafından alınacak bu basit önlemler sayesinde çocuklarımız, sivrisineklerin neden olduğu rahatsızlıklardan tamamen korunabilir ve yaz mevsiminin tadını çok daha sağlıklı bir şekilde çıkarabilir." (İHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/sivrisinek-kovucular-bebeklerin-el-ve-ayaklarina-surulmemeli</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 12:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/habercitv-com-tr/uploads/2026/06/dr-ufuk-sevgican-1-1021x768.jpg" type="image/jpeg" length="35994"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yazın kene tehlikesine dikkat]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/yazin-kene-tehlikesine-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/yazin-kene-tehlikesine-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarının gelmesiyle birlikte doğada geçirilen vakit arttı ancak uzmanlar, vatandaşları kene tehlikesine karşı uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte kenelerin aktif hale geldiğini ve bu dönemde kene ısırmalarına karşı dikkatli olunması gerektiğini belirten Medicana Bursa Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Reşit Mıstık, insan vücuduna tutunarak kan emen dış parazitler olarak tanımlanan keneler ciddi hastalıklara neden olabildiğini söyledi.</p>

<p>Ağrı ve kaşıntı hissi oluşturmadıkları için fark edilmeleri zor olan keneler, başta Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) olmak üzere, Lyme hastalığı, Akdeniz Benekli Ateşi, Q Ateşi ve babezyoz gibi birçok virüs, bakteri ve paraziti insanlara taşıyabildiğini ifade eden Prof. Dr. Reşit Mıstık, "2002 yılında Tokat'ta başlayan KKKA salgınının zamanla İç Karadeniz’in büyük bölümüne yayıldı. Kene tutunmasından sonraki 10 gün boyunca kişi ateş, halsizlik, baş ağrısı, bulantı gibi belirtiler açısından kendini izlemeli ve herhangi bir belirti durumunda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurmalıdır" dedi.</p>

<p><img alt="Prof. Dr. Reşit Mıstık" class="detail-photo img-fluid" height="854" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/06/prof-dr-resit-mistik.jpg" width="1009" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kene ısırması durumunda yapılması gerekenleri ise Mıstık şöyle sıraladı:</p>

<p>"Kene ezilmeden, penset yardımıyla vücuda tutunduğu yerden çıkarılmalı. Üzerine herhangi bir madde sürülmemeli. Çıplak elle temas edilmemeli. Çıkarıldıktan sonra kene çamaşır suyuna atılarak imha edilmeli. Kişi mutlaka en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalı. Sonraki 10 gün boyunca ateş, halsizlik, bulantı gibi belirtiler izlenmeli.Kene mümkünse ince uçlu bir pensetle, ezmeden çıkarılmalı. Üzerine kolonya, yağ, deterjan gibi maddeler kesinlikle sürülmemeli. Korunmak için ise, uzun kollu kıyafet ve pantolon giyilmeli. Pantolon paçaları çorap içine sokulmalı. Açık renk kıyafetler tercih edilmeli. Doğadan dönüşte tüm vücut kene açısından kontrol edilmeli." (İHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/yazin-kene-tehlikesine-dikkat</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/habercitv-com-tr/uploads/2026/06/kene.jpg" type="image/jpeg" length="31532"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
