<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Haberci TV - Türkiye'den Haberler</title>
    <link>https://www.habercitv.com.tr</link>
    <description>Türkiye'den Haberler. Haberci TV</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.habercitv.com.tr/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 19 Aug 2026 17:53:43 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye sigara tüketiminde dünya birincisi]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/turkiye-sigara-tuketiminde-dunya-birincisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/turkiye-sigara-tuketiminde-dunya-birincisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, Türkiye’nin kişi başına düşen günlük ortalama sigara tüketiminde 17,1 adetle dünya birincisi olduğunu belirterek, ülkede her iki erkekten birinin ve 18 yaş üstü her dört kadından birinin sigara kullandığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2></h2><div><p><strong>"Türkiye sigara tüketiminde zirveyi bırakmıyor"</strong></p><p>Sigara kullanımının dünyada önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ettiğini belirten Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, Türkiye’deki tüketim oranlarının da endişe verici boyutlara ulaştığını ifade etti.</p><p>Özkaya, "Dünya Sağlık Örgütü’nün ‘dünyanın en hızlı yayılan ve en uzun süren salgını’ olarak ifade ettiği sigara, son yıllarda gelişmiş ülkelerde azalmakta iken bizim gibi gelişmekte olan veya az gelişmiş ülkelerde tüketimi her geçen yıl artış göstermektedir.</p><p>Toplumsal, ekonomik ve sosyokültürel etmenler nedeniyle nikotin bağımlılığı sık gelişebilmekle birlikte bugün biliyoruz ki Türkiye dünyada sigara tüketiminde zirveyi bırakmıyor. Yapılan araştırmalarda Türkiye’nin kişi başına düşen ortalama günlük sigara tüketim adedi sayısında 17,1 ile dünya birincisi. Bu rakam Yunanistan’da 15,7, İsrail’de 15,5, Japonya ve Avusturya’da ise 15,4 adet" diye konuştu.</p></div><p><strong>"Türkiye’de 80 milyon kişi 100’er paket sigara içmiş gibi"</strong></p><p>Türkiye’deki toplam sigara tüketiminin boyutuna dikkat çeken Özkaya, geçen yıl yaklaşık 8 milyar paket sigara satıldığını belirterek, "Sağlık Bakanımız Sayın hocamız geçen günlerde sigara ile ilgili bir istatistik verdi. Türkiye dünyada sigara tüketiminde ikinci sırada yer almakla birlikte geçen yıl yaklaşık 8 milyar paket sigara satılmış. Bu şu demek; Türkiye’de 80 milyon insan yaşıyorsa herkes en az 100 paket sigara içmiş demek. Yeni doğan bebekler dahil, son 1 yılda şu an Türkiye’de yaşayan herkes 100 paket sigara içmişe denk geliyor" diye konuştu.</p><p><strong>"20. yüzyılda yaklaşık 100 milyon erken ölüme yol açtı"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sigaranın yalnızca bireysel değil, küresel ölçekte de ciddi bir sağlık sorunu olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özkaya, sigara kullanımının 20. yüzyıl boyunca yaklaşık 100 milyon kişinin erken ölümüne neden olduğunu belirtti. Özkaya, "Sigara içmek, on yıllardır dünyanın en büyük sağlık sorunlarından biri olmuştur. 20. yüzyıl boyunca, çoğu günümüzün zengin ülkelerinde olmak üzere yaklaşık 100 milyon insanın ölümüne neden olmuştur. Sigara içmenin sağlık üzerindeki yükü artık yüksek gelirli ülkelerden düşük ve orta gelirli ülkelere doğru kaymaktadır. Bazı tahminler, 21. yüzyılda bir milyar insanın tütünden ölebileceğini öne sürmektedir. Türkiye’de ortalama her iki erkekten biri sigara kullanıyor. 18 yaş üstü her dört kadından da biri sigara içiyor. Bunlar oldukça yüksek rakamlar" şeklinde konuştu.</p><p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/turkiye-sigara-tuketiminde-dunya-birincisi</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 11:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/habercitv-com-tr/uploads/2026/08/sigara-1024x681.jpg" type="image/jpeg" length="62451"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Geçmeyen ayak şişliği kalp yetersizliğinin habercisi olabilir]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/gecmeyen-ayak-sisligi-kalp-yetersizliginin-habercisi-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/gecmeyen-ayak-sisligi-kalp-yetersizliginin-habercisi-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında sıcak havanın etkisiyle sık görülen ayak ve ayak bileği şişlikleri, her zaman geçici bir durum olmayabiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br>Uzun süre devam eden, iki bacakta birden görülen ve parmakla bastırıldığında çukur bırakan ödemler, kalp yetersizliği başta olmak üzere çeşitli sistemik hastalıkların habercisi olabiliyor.<br>Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Servet Altay, AA muhabirine, özellikle yaz aylarında görülen ayak ve ayak bileği şişliklerinin sıcak havaya bağlanarak ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><br>Kalp kaynaklı ödemlerin bazı özellikleriyle diğer şişliklerden ayrıldığını anlatan Altay, "Uzun süre geçmeyen, iki bacakta birden ortaya çıkan ve parmakla bastırıldığında çukur bırakan ödemler kalp yetersizliğinin bir bulgusu olabilir. Kalp yetersizliği sistemik bir hastalık olduğu için genellikle tek tarafta değil, iki tarafta ödem yapar. Bu ödemler gün içinde artar, gece yatarken azalır ve parmakla bastırıldığında çukur bırakır." dedi.</p><p><br>Kalp yetersizliğinin her zaman nefes darlığıyla ortaya çıkmadığını vurgulayan Altay, "Kalp yetersizlikleri sağ ve sol kalp yetersizliği olarak ikiye ayrılır. Sol kalp yetersizliğinde daha çok nefes darlığı görülürken, sağ kalp yetersizliğinde karın şişliği ve bacak ödemleri ön planda olabilir. Dolayısıyla nefes darlığı olmayan bir kişide de kalp yetersizliği görülebilir." ifadelerini kullandı.<br>Ayak ve bacaklardaki şişliğin yalnızca kalp hastalıklarından kaynaklanmadığını belirten Altay, böbrek ve karaciğer hastalıkları, tiroid bozuklukları, toplardamar ve lenf dolaşımı sorunları, protein kaybına yol açan hastalıklar ile aşırı tuz tüketimi ve bazı tansiyon ilaçlarının da ödem oluşturabileceğini söyledi.<br>Tek bacakta görülen şişlik ile iki bacakta görülen şişliğin farklı nedenleri düşündürdüğünü ifade eden Altay, "Tek taraflı ödemler daha çok toplardamar, lenf dolaşımı veya atardamar hastalıklarını, iki taraflı ödemler ise kalp, böbrek, karaciğer ve hormonal hastalıklar gibi sistemik sorunları akla getirir." diye konuştu.<br>Geçmeyen ayak şişliği bulunan kişilerin mutlaka hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Altay, fizik muayenenin ardından hastanın durumuna göre ekokardiyografi, kan tetkikleri, böbrek ve karaciğer fonksiyon testleri, hormonal incelemeler ile gerekli görüldüğünde damar ultrasonografisinin uygulanabileceğini anlattı.</p><p><br>Bacak şişliğiyle birlikte nefes darlığı, göğüs ağrısı, çarpıntı veya bayılma gibi belirtilerin görülmesi halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurgulayan Altay, tek taraflı şişliğe ağrı ve kızarıklığın eşlik etmesi durumunda ise damar içinde pıhtı oluşumunun söz konusu olabileceğini ve acil değerlendirme gerektiğini ifade etti.<br>Uzun süre devam eden veya tekrarlayan ayak bileği şişliklerinin ihmal edilmemesi gerektiğini dile getiren Altay, "Ayak bileği şişlikleri sistemik hastalıkların bir göstergesi olabilir.</p><p> Bunu ciddiye almak ve mutlaka hekime başvurmak gerekir. Çok kısa süreli ödemlerde sorun olmayabilir ancak tekrarlayan ve uzun süre devam eden bacak ödemlerinde mutlaka kardiyoloji başta olmak üzere gerekli değerlendirmeler yapılmalıdır." dedi.</p><p>(AA)</p><p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/gecmeyen-ayak-sisligi-kalp-yetersizliginin-habercisi-olabilir</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 12:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/habercitv-com-tr/uploads/2026/08/saglik-2.jpg" type="image/jpeg" length="19638"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklarda ishal alarmı]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/cocuklarda-ishal-alarmi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/cocuklarda-ishal-alarmi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında artan hava sıcaklıklarıyla birlikte çocuklarda ishal vakalarında da artış yaşanıyor. Besinlerin sıcak havalarda daha hızlı bozulması, meyve ve sebzelerin yeterince iyi yıkanmaması, havuz ya da deniz suyunun yutulması enfeksiyon riskini artırabiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erdem Hastanesi Çakmak Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Büşra Cihan Bozkurt, çocuklarda ishalin en önemli risklerinden birinin sıvı kaybı olduğuna dikkat çekerek, "Ağız kuruluğu, gözyaşı olmadan ağlama, idrar miktarında azalma ve halsizlik gibi belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır" dedi.</p>

<p>Artan hava sıcaklıkları virüslerin, bakterilerin ve parazitlerin besinler ile içme sularında daha hızlı üremesine zemin hazırlanıyor. Çocukların dışarıda daha fazla vakit geçirmesi, ortak kullanım alanları ve seyahatler nedeniyle değişen beslenme alışkanlıkları, bağırsak enfeksiyonlarının daha sık görülmesine neden olabiliyor. Uzm. Dr. Büşra Cihan Bozkurt, yaz ishallerine karşı alınabilecek önlemler ve ailelerin dikkat etmesi gereken noktalar hakkında bilgi verdi.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlk adım sıvı kaybını önlemek</p>

<p>Erdem Hastanesi Çakmak Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Büşra Cihan Bozkurt; “Çocuklarda ishal tedavisinin temelini sıvı kaybının yerine konulması oluşturuyor. Anne sütü alan bebeklerde emzirme sıklaştırılmalı; daha büyük çocuklarda ise suyun yanı sıra ev yapımı ayran, komposto ve hekimin önerdiği oral rehidratasyon solüsyonları kullanılmalıdır. Çocuğu yemek yemeye zorlamak yerine, sık aralıklarla az miktarda sıvı ve gıda verilmelidir” diyor.</p>

<p></p>

<p>Bu belirtiler varsa vakit kaybetmeyin</p>

<p>Çoğu ishal vakasının evde gıda takviyesi ile kontrol altına alınabilse de bazı belirtilerin acil tıbbı müdahale gerektirdiğine dikkat çeken Uzm. Dr. Bozkurt, “Dışkıda kan görülmesi, kontrol altına alınamayan yüksek ateş, şiddetli kusma nedeniyle sıvı alamama, ağız kuruluğu, gözyaşı olmadan ağlama, idrar miktarında belirgin azalma ve aşırı halsizlik gibi belirtiler ciddi sıvı kaybının habercisi olabilir. Bu durumda en kısa sürede bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>Beslenme düzenine dikkat</p>

<p>İshal sürecinde bağırsak hareketlerini dengeleyecek, sindirimi kolay besinlerin tercih edilmesi gerektiğini belirten Uzm. Dr. Bozkurt, “Muz, şeftali, elma püresi, haşlanmış patates, pirinç lapası, yağsız makarna ve yoğurt gibi gıdalar tercih edilmelidir. Yağlı, baharatlı ve şekerli yiyeceklerden, asitli içeceklerden iyileşme süreci tamamlanana kadar uzak durulmalıdır” dedi.</p>

<p></p>

<p>Antibiyotik çözüm değil</p>

<p>Yaz ishallerinin büyük bölümünün virüs kaynaklı olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Bozkurt, “Antibiyotik tedavisi bu tablolarda iyileştirici değildir. Aksine bağırsaktaki yararlı bakterileri yok eder ve doğal mikrobiyom dengesini bozarak ishalin uzamasına neden olabilir. Bağırsak hareketlerini yavaşlatan ishal kesici ilaçlar, enfeksiyon etkenini dışarı atmasını engellediği için çocuklarda kesinlikle kullanılmamalıdır” şeklinde uyarılarda bulundu.</p>

<p></p>

<p>Hijyen kuralları enfeksiyon riskini azaltıyor</p>

<p>Yaz aylarında çocukları ishalden korumanın en etkili yolunun hijyen kurallarına uymak olduğunun da altını çizen Uzm. Dr. Bozkurt, “Çocukların yemeklerden önce ve tuvalet sonrası ellerini en az 20 saniye sabunla yıkamaları sağlanmalı, çiğ sebze ve meyveler iyice temizlenmeli, kolay bozulan gıdalar uygun koşullarda saklanmalıdır. Havuz ve deniz sonrasında duş alınması ve çocukların su yutmamaları konusunda bilinçlendirilmesi de enfeksiyon riskini azaltacaktır" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/cocuklarda-ishal-alarmi</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 07:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/habercitv-com-tr/uploads/2026/08/uzm-dr-busra-cihan-bozkurt.jpg" type="image/jpeg" length="88410"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Robotik Teknoloji, Akıllı Lensler ve Kişiye Özel Lazer Tedavileri]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/robotik-teknoloji-akilli-lensler-ve-kisiye-ozel-lazer-tedavileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/robotik-teknoloji-akilli-lensler-ve-kisiye-ozel-lazer-tedavileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Göz cerrahisinde son yıllarda yaşanan teknolojik gelişmeler, hem tedavi başarısını hem de hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde artırıyor. Robot destekli katarakt cerrahisi, yeni nesil lazer sistemleri ve trifokal (akıllı) göz içi lensler sayesinde hastalar daha hassas, güvenli ve konforlu tedavi seçeneklerine ulaşırken, genç göz cerrahlarının bu teknolojiler konusunda uluslararası standartlarda eğitilmesi de büyük önem kazanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye de bu dönüşümde uluslararası arenada daha güçlü bir rol üstleniyor. Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Banu Coşar'ın Avrupa Katarakt ve Refraktif Cerrahlar Derneği (ESCRS) Program Komitesi'ne seçilmesi ve Acıbadem Üniversitesi'nin ESCRS'nin genç oftalmologlara yönelik uluslararası eğitim merkezlerinden biri olması, Türkiye'nin göz cerrahisindeki bilimsel ve eğitim gücünün uluslararası düzeyde tescillendiğini ortaya koyuyor…</p>

<p></p>

<p>Göz cerrahisindeki teknolojik dönüşümün hasta beklentilerini de değiştirdiğini belirten Prof. Dr. Banu Coşar, günümüzde tedavilerin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmaya değil, hastaların günlük yaşam konforunu artırmaya odaklandığını söylüyor: “Bugün göz cerrahisinde ulaştığımız noktada hedefimiz yalnızca hastanın görmesini sağlamak değil; onun gözlüksüz, kaliteli ve aktif bir yaşam sürdürebilmesine de katkı sunmak. Teknolojideki gelişmeler sayesinde tedaviler daha güvenli, daha hassas ve kişiye özel planlanabiliyor”…</p>

<p></p>

<p>Özellikle refraktif cerrahide kullanılan FemtoLASIK ve SILK teknolojilerinin miyopi, hipermetropi ve astigmat tedavisinde önemli avantajlar sunduğunu belirten Prof. Dr. Banu Coşar, bu yöntemlerin kornea dokusuna daha kontrollü müdahale edilmesine olanak sağladığını ve hastaların günlük yaşamlarına daha kısa sürede dönebildiğini ifade ediyor.</p>

<p></p>

<p>Robotla Daha Hassas Cerrahi, Daha Hızlı İyileşme</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Katarakt tedavisinde de teknolojinin cerrahi süreçleri yeniden şekillendirdiğini vurgulayan Prof. Dr. Banu Coşar, femtosaniye lazer destekli robotik katarakt cerrahisinin (FLACS), klasik cerrahide cerrahın el ile gerçekleştirdiği bazı kritik aşamaların bilgisayar destekli lazer teknolojisiyle çok daha hassas şekilde planlanmasına ve uygulanmasına olanak tanıdığını belirtiyor. Korneadaki kesilerin oluşturulması, göz merceğinin açılması ve kataraktın parçalanması gibi işlemlerin mikron düzeyinde hassasiyetle gerçekleştirilebildiğini ifade eden Prof. Dr. Banu Coşar, bu sayede cerrahinin öngörülebilirliğinin arttığını söylüyor.</p>

<p><img alt="Göz Tedavi (Prof. Dr. Banu Coşar" class="detail-photo img-fluid" height="354" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/08/goz-tedavi-prof-dr-banu-cosar.jpg" width="664" /></p>

<p>Prof. Dr. Banu Coşar, “Robot destekli sistemler cerrahi planlamada öngörülebilirliği artırırken, özellikle hassas uygulamalarda önemli avantajlar sağlıyor. Bu gelişmeler hem cerrahın işini kolaylaştırıyor hem de hasta güvenliğini destekleyen önemli teknolojik katkılar sunuyor” diyor.</p>

<p></p>

<p>Teknolojideki ilerlemelerin hastaların ameliyat deneyimini de önemli ölçüde değiştirdiğini belirten Prof. Dr. Banu Coşar, günümüzde katarakt cerrahisinin dikişsiz ve damla anestezisiyle gerçekleştirilebildiğini, işlemin çoğu zaman 15 dakika sürdüğünü ve hastaların aynı gün evlerine dönebildiğini ifade ediyor. Cerrahi tekniklerin gelişmesi sayesinde görmenin daha kısa sürede toparlandığını söyleyen Prof. Dr. Banu Coşar, “Geçmişte hastaların günlük yaşamlarına dönmesi günler alabiliyordu. Bugün ise uygun hastalarda ertesi gün normal yaşama büyük ölçüde dönmek mümkün olabiliyor. Bu hem hasta konforunu artırıyor hem de yaşam kalitesine önemli katkı sağlıyor” değerlendirmesinde bulunuyor.</p>

<p><img alt="Göz Tedavi (2)" class="detail-photo img-fluid" height="452" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/08/goz-tedavi-2.jpg" width="679" /></p>

<p>Katarakt cerrahisinin artık yalnızca bulanıklaşan doğal merceğin değiştirilmesinden ibaret olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Banu Coşar, bu ameliyatların aynı zamanda refraktif cerrahinin de önemli bir parçası haline geldiğini belirterek, “Artık sadece kataraktı tedavi etmiyoruz; hastanın göz numarasını ve yaşam beklentilerini de değerlendirerek kişiye özel bir görme planı oluşturabiliyoruz” diyor.</p>

<p></p>

<p>Akıllı Lenslerle Kişiye Özel Görme Kalitesi</p>

<p>Yeni nesil trifokal (akıllı) göz içi lenslerin hem uzak hem orta hem de yakın mesafede kaliteli görüş sağlayabildiğini ifade eden Prof. Dr. Banu Coşar, bu lenslerin her hasta için standart bir uygulama olmadığını, en başarılı sonuçların ayrıntılı değerlendirme sonrasında doğru hasta ve doğru lens eşleştirmesiyle elde edildiğini söylüyor: “Bugün elimizde yaşam tarzına göre farklı özellikler sunan çok sayıda ileri teknoloji göz içi lens seçeneği bulunuyor. Bilgisayar başında yoğun çalışan, aktif araç kullanan ya da sık kitap okuyan hastaların beklentileri birbirinden farklı olabiliyor. Ameliyat öncesinde gözün biyometrik ölçümlerini, kornea yapısını, retina sağlığını ve hastanın günlük yaşam alışkanlıklarını ayrıntılı biçimde değerlendirerek kişiye en uygun lensi planlıyoruz” diyen Prof. Dr. Banu Coşar, kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımının hasta memnuniyetini önemli ölçüde artırdığını belirtiyor.</p>

<p></p>

<p>Prof. Dr. Banu Coşar, “Gelişmiş göz içi lens teknolojileri doğru hasta değerlendirmesiyle uygulandığında hastaların yaşam konforunu önemli ölçüde artırabiliyor. Günümüzde katarakt cerrahisi, yalnızca görmeyi geri kazandıran değil, kişinin yaşam kalitesini yeniden şekillendiren bir tedavi alanı haline geldi” ifadelerini kullanıyor.</p>

<p></p>

<p>Gelecekte göz cerrahisinin daha da kişiselleşeceğini belirten Prof. Dr. Banu Coşar, yapay zeka destekli cerrahi planlama sistemleri, daha gelişmiş görüntüleme teknolojileri ve yeni nesil biyouyumlu lenslerin tedavi başarısını daha da yukarı taşıyacağını ifade ederek sözlerini şöyle tamamlıyor: “Önümüzdeki yıllarda her hastanın göz yapısına ve görme ihtiyaçlarına göre çok daha hassas planlanmış tedavilerden söz edeceğiz. Teknoloji ilerledikçe hedefimiz yalnızca görmeyi geri kazandırmak değil; her hastaya yaşam biçimine en uygun görme kalitesini sunabilmek olacak”…</p>

<p></p>

<p>Türkiye, Genç Göz Cerrahlarının Uluslararası Eğitim Üssü Oluyor</p>

<p>ESCRS tarafından yetkilendirilen eğitim merkezlerinden biri haline gelen Acıbadem Üniversitesi'nde genç oftalmologlar; refraktif cerrahi, FemtoLASIK, SILK, robotik katarakt cerrahisi (FLACS) ve premium göz içi lens uygulamaları konusunda uygulamalı eğitim alma fırsatı bulacak. Prof. Dr. Banu Coşar, “Bilimsel gelişmeler ancak güçlü eğitimle sürdürülebilir. Genç meslektaşlarımızın en güncel teknolojilere hakim olarak yetişmesi, hem ülkemizdeki sağlık hizmetlerinin kalitesini artıracak hem de Türkiye’nin, oftalmoloji alanındaki uluslararası konumunu daha da güçlendirecektir” diyor…</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/robotik-teknoloji-akilli-lensler-ve-kisiye-ozel-lazer-tedavileri</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 06:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/habercitv-com-tr/uploads/2026/08/goz-tedavi-1.jpg" type="image/jpeg" length="31483"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[PMOS hakkında doğru bilinen 8 yanlış]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/pmos-hakkinda-dogru-bilinen-8-yanlis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/pmos-hakkinda-dogru-bilinen-8-yanlis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Üreme çağındaki kadınlarda sık görülen Polikistik Over Sendromu (PCOS), yalnızca üreme sağlığını değil yumurtalıkları, hormon dengesini ve metabolizmayı da etkiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hastalığın bu çok yönlü yapısını daha doğru yansıtmak amacıyla yakın zamanda isim değişikliğine gidildiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Zeynep Yılmaz, “Hastalığın adı Poliendokrin Metabolik Over Sendromu (PMOS) olarak güncellendi. Bu değişiklikte, yumurtalıklarda görülen oluşumların gerçek kistler olmaması ve hastalığın eski adının düşündürdüğünden çok daha geniş bir tabloyu ifade etmesi etkili oldu” dedi.</p>

<p>Yaşam tarzı değişikliklerinin, PMOS’un gelişiminde önemli rol oynayan insülin direncinin kontrol altına alınmasına yardımcı olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Zeynep Yılmaz, “Düşük glisemik indeksli, lif açısından zengin ve dengeli beslenmenin düzenli egzersizle desteklenmesi; insülin duyarlılığını artırıyor, kan şekerini dengeliyor ve hormonları olumlu etkiliyor. Vücut ağırlığının yalnızca yüzde 5-10’unun kaybedilmesi bile adet düzenini ve yumurtlamayı iyileştirebiliyor, androjen seviyelerini düşürerek tüylenme, akne ve saç dökülmesini azaltabiliyor. Ayrıca doğurganlığın artmasına ve karın bölgesindeki yağlanmanın azalmasına yardımcı oluyor” dedi.</p>

<p><img alt="A S M Zeynep Yilmaz Gorseli 1024X373" class="detail-photo img-fluid" height="373" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/08/a-s-m-zeynep-yilmaz-gorseli-1024x373.jpg" width="1024" /></p>

<p>Yaşam tarzı değişiklikleri uzun vadeli koruma sağlıyor</p>

<p>Yaşam tarzı değişikliklerinin insülin direnci, inflamasyon ve obezite gibi temel sorunlara odaklandığını vurgulayan Yılmaz, “Sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz; tip 2 diyabet, kalp-damar hastalıkları, karaciğer yağlanması ve endometriyum kanseri riskini azaltarak uzun vadede daha sürdürülebilir sonuçlar sağlıyor. Aynı zamanda enerji ve uyku kalitesini artırıyor, ruh hâlini iyileştiriyor; anksiyete ve depresyon riskinin azalmasına, kas kütlesinin artmasına ve yağ oranının düşmesine katkıda bulunuyor. İlaçlar belirtilerin kontrol altına alınmasına yardımcı olsa da bu alışkanlıkların kazanılması çok daha kıymetli” şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p>35 günü aşan adet aralıklarına dikkat</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>PMOS’un en sık görülen belirtisinin, yumurtlama bozukluğuna bağlı adet düzensizliği olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Adetlerin 35 günden uzun aralıklarla gerçekleşmesi, yılda sekizden az görülmesi, tamamen kesilmesi ya da yoğun ve öngörülemeyen kanamalar yaşanması bu duruma işaret edebilir. Androjen yüksekliğine bağlı olarak aşırı tüylenme, inatçı akne, ciltte yağlanma ve saçlarda incelme görülebilir. Özellikle karın bölgesinde kilo artışı, kilo vermede güçlük, sık acıkma ve tatlı isteği de yaygın belirtiler arasındadır. Boyun, koltuk altı ve kasıklardaki koyu renkli, kadifemsi cilt kalınlaşması insülin direncinin belirtisi olabilir. Ayrıca gebe kalmada güçlük, yorgunluk, uyku apnesi, ruh hâli değişiklikleri, anksiyete ve depresyon da tabloya eşlik edebilir. Belirtiler kişiden kişiye değiştiği için benzer yakınmalar yaşayanların bir sağlık merkezine başvurması gerekir” uyarısında bulundu.</p>

<p></p>

<p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Zeynep Yılmaz, PMOS hakkında doğru sanılan 8 yanlışa açıklık getirdi.</p>

<p></p>

<p>Yanlış: PMOS’lu her kadının yumurtalıklarında kist görülür</p>

<p>PMOS’taki “polikistik” ifadesi yanıltıcı olabiliyor. Yumurtalıklarda görülen yapılar gerçek kistler değil, gelişimini tamamlayamamış foliküllerdir. Ayrıca bu görünüm her hastada görülmez ve PMOS tanısı için tek başına belirleyici değildir. Bu nedenle ultrasonda kist görülmemesi, kişide PMOS olmadığı anlamına gelmez.</p>

<p></p>

<p>Yanlış: PMOS yalnızca kilolu kadınlarda görülür</p>

<p>Kilo artışı PMOS’un yaygın belirtilerinden biri olsa da her hastada görülmez. Zayıf veya normal kilolu kadınlarda da PMOS gelişebilir ve insülin direnci gibi metabolik sorunlar ortaya çıkabilir. Bu nedenle kişinin fazla kilolu olmaması, PMOS ihtimalini ortadan kaldırmaz.</p>

<p></p>

<p>Yanlış: PMOS’tan tamamen kurtulmak mümkündür</p>

<p>PMOS kronik bir sağlık sorunudur. Tamamen ortadan kalkmasa da ilaç tedavisi ve yaşam tarzı değişiklikleriyle belirtileri kontrol altına alınabilir, hastalığa bağlı riskler azaltılabilir. Bu nedenle sosyal medyada belirli diyetler veya takviyelerle PMOS’un tamamen iyileştirilebileceğine yönelik iddialara temkinli yaklaşılmalıdır.</p>

<p></p>

<p>Yanlış: PMOS’lu kadınlar çocuk sahibi olamaz</p>

<p>PMOS, yumurtlama düzensizliğine yol açarak gebe kalmayı zorlaştırabilir ancak çocuk sahibi olmaya engel değildir. PMOS’lu birçok kadın doğal yolla veya yaşam tarzı değişiklikleri ve yumurtlamayı destekleyen tedavilerle gebe kalabilir. Bu nedenle tanı almak, kişinin çocuk sahibi olamayacağı anlamına gelmez.</p>

<p></p>

<p>Yanlış: PMOS’un tek tedavisi doğum kontrol hapıdır</p>

<p>Doğum kontrol hapları adet düzensizliği ve tüylenme gibi belirtilerin kontrolüne yardımcı olsa da PMOS tedavisinde tek başına yeterli değildir. İnsülin direnci, metabolik riskler ve uzun vadeli sağlık sorunları da göz önünde bulundurularak beslenme ve egzersizi içeren bütüncül bir yaklaşım benimsenmeli, ihtiyaç hâlinde tedavi kişiye özel yöntemlerle desteklenmelidir.</p>

<p></p>

<p>Yanlış: PMOS yalnızca üreme sağlığını etkiler</p>

<p>PMOS, adet düzeni ve doğurganlıkla sınırlı bir kadın hastalığı değildir, hormonları ve metabolizmayı da etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunudur. Uzun vadede tip 2 diyabet, kalp-damar hastalıkları, karaciğer yağlanması ve ruh sağlığı sorunlarıyla ilişkili olabilir. Bu nedenle PMOS’un yalnızca jinekolojik açıdan değerlendirilmesi, beraberindeki sağlık risklerinin gözden kaçmasına yol açabilir.</p>

<p></p>

<p>Yanlış: Kilo verirsem PMOS tamamen düzelir</p>

<p>Vücut ağırlığının yüzde 5-10’unun kaybedilmesi adet düzensizliği ve yumurtlama sorunları gibi belirtilerde önemli bir iyileşme sağlayabilir ancak PMOS’u tamamen ortadan kaldırmaz. Çünkü hastalığın gelişiminde kilonun yanı sıra genetik ve hormonal etkenler de rol oynar. Üstelik PMOS kilo vermeyi zorlaştırabildiği için kilo veremeyen kişileri yeterince çaba göstermemekle suçlamak doğru değildir.</p>

<p></p>

<p>Yanlış: Düzensiz adet görmek kesinlikle PMOS olduğu anlamına gelir</p>

<p>Adet düzensizliği PMOS’un en sık görülen belirtilerinden biri olsa da tek başına tanı için yeterli değildir. Tiroid hastalıkları, stres ve farklı hormonal sorunlar da adet döngüsünü etkileyebilir. Bu nedenle PMOS tanısı yalnızca tek bir belirtiye bakılarak değil, gerekli değerlendirmeler yapılıp diğer olası nedenler dışlandıktan sonra konulmalıdır.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/pmos-hakkinda-dogru-bilinen-8-yanlis</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 10:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/habercitv-com-tr/uploads/2026/08/asm-zeynepyilmaz-gorseli-kopya-1024x640.jpg" type="image/jpeg" length="54592"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlıklı beslenme danışmanlığı hizmeti veriliyor]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/saglikli-beslenme-danismanligi-hizmeti-veriliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/saglikli-beslenme-danismanligi-hizmeti-veriliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bodrum Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü ile İşletme İştirakler Müdürlüğü iş birliğiyle vatandaşlara sağlıklı beslenme danışmanlığı hizmeti veriliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bodrum Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü Sağlık Hizmetleri BürosundanFonksiyonel Tıp Diyetisyeni Zeynep Öztürk tarafından her hafta pazartesi günleri Binnaz Karakaya Kapalı Spor Salonu ile Serbay Ilıcak Kültür ve Sanat Kompleksinde 09.00-17.30 saatleri arasında “Kişiye Özel Beslenme Danışmanlığı, Sağlıklı Kilo Verme ve Alma” konularında danışmanlık veriliyor.</p>

<p><img alt="Belediyeden Sağlıklı Beslenme Danışmanlığı (4) 1024X576" class="detail-photo img-fluid" height="576" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/08/belediyeden-saglikli-beslenme-danismanligi-4-1024x576.jpg" width="1024" /></p>

<p>Danışmanlık hizmetinin ilki 10 Ağustos Pazartesi günü Bodrum Belediyesi Binnaz Karakaya Kapalı Spor Salonunda gerçekleştirildi. Danışanlarla bire bir görüşmelerin yapıldığı uygulamanın ilk gününe Genel Koordinatör Emel Çakaloğlu ile Meclis Üyesi Nil Taşkıran da katıldı. Danışanlarlasağlık geçmişi, beslenme öyküsü, yaşam tarzı, kilo hedefleri konularında sohbetlerin yapıldığı görüşmede vücut analizleri de yapılarak bireyin bütçesine, ev/iş düzenineuygun sürdürülebilir listeler düzenlendi.</p>

<p><img alt="Belediyeden Sağlıklı Beslenme Danışmanlığı (2) 1024X576" class="detail-photo img-fluid" height="576" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/08/belediyeden-saglikli-beslenme-danismanligi-2-1024x576.jpg" width="1024" /></p>

<p>Sağlıklı beslenme danışmanlığı hizmeti,17 Ağustos Pazartesi günü ise Serbay Ilıcak Kültür ve Sanat Kompleksinde gerçekleştirilecek.</p>

<p>Bodrum Belediyesinin ücretsiz sağlıklı beslenme danışmanlığı hizmeti hakkında detaylı bilgi almak isteyen vatandaşlar, 444 00 48 numaralı Çağrı Merkezini arayarak Binnaz Karakaya Kapalı Spor Salonu için 5406, Serbay Ilıcak Kültür ve Sanat Kompleksi için ise 5464 dahili hatlarına bağlanabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Belediyeden Sağlıklı Beslenme Danışmanlığı (3) 1024X576" class="detail-photo img-fluid" height="576" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/08/belediyeden-saglikli-beslenme-danismanligi-3-1024x576.jpg" width="1024" /></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/saglikli-beslenme-danismanligi-hizmeti-veriliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 06:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/habercitv-com-tr/uploads/2026/08/belediyeden-saglikli-beslenme-danismanligi-1-1024x576.jpg" type="image/jpeg" length="76974"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MSKÜ’nün sağlık taramasında tespit edildi: Başarılı operasyonla sağlığına kavuştu]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/mskunun-saglik-taramasinda-tespit-edildi-basarili-operasyonla-sagligina-kavustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/mskunun-saglik-taramasinda-tespit-edildi-basarili-operasyonla-sagligina-kavustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MSKÜ’nün “Birlikte Gelişim Programı” kapsamında Menteşe’nin Gazeller Mahallesi’nde öğrencilere yönelik yapılan sağlık taramasında ameliyatlık durumu tespit edilen bir öğrenci daha tedavi edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ),kırsal mahallelere yönelik gerçekleştirdiği “Birlikte Gelişim Programı” kapsamında Menteşe’nin Gazeller Mahallesi’nde öğrenci ve velilerle bir araya gelerek, sağlık kontrolü gerçekleştirmişti.</p>

<p>Program kapsamında Tıp Fakültesi tarafından öğrencilere yönelik yapılan genel sağlık taramasında 1 öğrencinin ameliyatlık durumu tespit edilmiş, gerekli işlemler başlatılmıştı.</p>

<p>Gelişen sürecin ardından 8 yaşındaki öğrenci, kasık bölgesinden ameliyat olarak sağlığına kavuştu.</p>

<p><img alt="Mskü Bir Çocuğun Daha Hayatına Dokundu (1) 1024X684" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/08/msku-bir-cocugun-daha-hayatina-dokundu-1-1024x684.JPG" width="1024" /></p>

<p>Öğrencinin sol testisinin torbasında bulunmadığı, okulda gerçekleştirilen genel fizik muayene sırasında tespit edildi. Bunun üzerine hastaya Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Muhammed Kurt tarafından cerrahi operasyon uygulandı. Başarılı geçen operasyonla sol testis yeniden torbasına indirilerek uygun pozisyonda sabitlendi.</p>

<p>Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Süleyman Cüneyt Karakuş, testislerin normal gelişiminin sağlanması ve ilerleyen dönemlerde ortaya çıkabilecek sağlık sorunlarının önlenmesi açısından düzenli kontrollerin önem taşıdığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Erken teşhisin önemine vurgu yapan Dekan Prof. Dr. Süleyman Cüneyt Karakuş, “Üniversite olarak başlattığımız bu program kapsamında kırsal mahallelerdeki çocuklarımıza sağlık taraması uygulamalarımız oluyor. Bu kapsamda Dokuzçam, Çıtlık ve Gazeller Mahallerimizde öğrencilerimizi muayene etmiştik. Daha önce Dokuzçam Mahallesi’nden bir öğrencimizi ameliyat etmiştik. Şimdi de Gazeller Mahallesi’nde benzer bir durumla karşılaştık. Bu noktada erken teşhis çok önemli. Akabinde hemen harekete geçtik ve süreci takip ettik. Çocuğumuzun ameliyatı başarılı geçti. Özellikle daha önce testisle ilgili cerrahi operasyon geçirmiş çocukların, ilerleyen yıllarda da belirli aralıklarla kontrol edilmesi gerekiyor. Bu hastamızı da operasyon sonrasında düzenli aralıklarla muayene ederek takip edeceğiz” dedi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/mskunun-saglik-taramasinda-tespit-edildi-basarili-operasyonla-sagligina-kavustu</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 16:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/habercitv-com-tr/uploads/2026/08/msku-bir-cocugun-daha-hayatina-dokundu-2-1024x684.JPG" type="image/jpeg" length="32256"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Geniz eti hakkında doğru sanılan 5 yanlış!]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/geniz-eti-hakkinda-dogru-sanilan-5-yanlis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/geniz-eti-hakkinda-dogru-sanilan-5-yanlis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz tatilinde çocuklar daha geç uyuyor, ekran karşısında daha fazla zaman geçiriyor ve sıcak havanın etkisiyle uyku düzenleri değişebiliyor. Bu nedenle aileler horlama ya da ağzı açık uyuma gibi yakınmaları çoğu zaman sadece düzensiz uyku saatlerine veya sıcak havaya bağlayabiliyor. Oysa bu belirtiler bazı çocuklarda geniz eti büyümesinin ilk işaretleri olabiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Acıbadem Altunizade Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz (KBB) Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Haluk Özkarakaş, “Geniz eti büyümesi tedavi edilmediğinde çocuğun uyku kalitesini, işitmesini, okul başarısını hatta büyüme ve gelişmesini olumsuz etkileyebiliyor. Ancak toplumda doğru sanılan bazı yanlış inanışlar nedeniyle aileler çoğu zaman hekime başvurmayı geciktirebiliyor” diyor.</p>

<p></p>

<p>Ülkemizde en sık 3-6 yaşları arasında görülmekle birlikte okul çağındaki çocuklarda da önemli sağlık sorunlarına yol açabilen geniz eti büyümesinin, günümüzde sık geçirilen üst solunum yolu enfeksiyonları ve alerjik hastalıkların da etkisiyle, özellikle Ekim ayı itibariyle en çok karşılaşılan sorunlar arasında yer aldığını belirten KBB Uzmanı Prof. Dr. Haluk Özkarakaş, geniz eti hakkında toplumda doğru sanılan 5 yanlışı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>

<p></p>

<p></p>

<p>“Geniz etini aldırırsak bağışıklığı düşer”: YANLIŞ!</p>

<p>DOĞRUSU: Prof. Dr. Haluk Özkarakaş “Toplumda en sık karşılaşılan yanlış inanışlardan biri, geniz etinin alındığında bağışıklık sistemini zayıflattığıdır. Geniz eti bağışıklık sisteminin bir parçası olsa da vücutta aynı görevi üstlenen çok sayıda lenfoid doku bulunur. Bilimsel çalışmalar, uygun hastalarda yapılan geniz eti ameliyatının çocuklarda kalıcı bir bağışıklık sistemi zayıflığına yol açmadığını göstermektedir. Aksine, nefes alma ve uyku kalitesinin düzelmesi sayesinde çocukların genel sağlık durumu ve yaşam kalitesi olumlu yönde etkilenebilir” diyor.</p>

<p></p>

<p>“Çocuğumda geniz eti büyümesi olsaydı, horlardı”: YANLIŞ!</p>

<p>DOĞRUSU: Geniz eti büyümesi sadece horlama ile sınırlı bir sorun değildir. Burun tıkanıklığı nedeniyle çocuklar ağızdan nefes almaya başlayabilir; gece sık uyanabilir, uykusu sırasında yatakta sık yer değiştirir. Alın, ense, yaka bölgesinde terleme meydana gelir. Hatta bazı annelerin ‘gecede üç kez fanila değişiyorum’ dediği olur. Uykuda nefes durmaları (obstrüktif uyku apnesi) gelişebilir ve buna bağlı olarak çabuk yorulma, dikkat dağınıklığı, davranış değişiklikleri ile okul başarısında düşüş görülebilir. Ayrıca orta kulakta sıvı birikimine ve tekrarlayan kulak enfeksiyonlarına da zemin hazırlayabilir.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Çocuğum çok küçük, doktora gidersek hemen ameliyat der”: YANLIŞ!</p>

<p>DOĞRUSU: Prof. Dr. Haluk Özkarakaş, geniz eti büyümesinde tedavinin her çocuk için aynı olmadığını belirterek “Geniz etinin büyük görünmesi tek başına ameliyat nedeni değildir. Cerrahi kararı; çocuğun nefes almasını, uyku düzenini, horlama veya uyku apnesi yaşayıp yaşamadığını, sık kulak enfeksiyonu geçirip geçirmediğini, işitmesini ve genel yaşam kalitesini birlikte değerlendirerek veriyoruz. Pek çok çocukta düzenli takip ve gerekiyorsa alerjiye yönelik medikal tedavi yeterli olurken, bazı çocuklarda ise ameliyat en doğru tedavi seçeneğini oluşturabiliyor. Bu nedenle sadece ameliyat olur endişesiyle doktora başvuruyu ertelemek, çocuğun sağlık sorunlarının ilerlemesine neden olabilir” diyor.</p>

<p></p>

<p>“Biraz daha büyüsün geniz eti zaten kendiliğinden küçülür”: DOĞRU/YANLIŞ!</p>

<p>DOĞRUSU: Geniz eti ergenlik dönemine doğru doğal olarak küçülme eğilimindedir. Ancak bu süreç her çocukta aynı şekilde ilerlemez. Eğer geniz eti büyümesi nefes almayı güçleştiriyor, uykuda solunum bozukluğuna neden oluyor, sık kulak enfeksiyonlarına veya işitme kaybına yol açıyorsa yıllarca beklemek doğru bir yaklaşım değildir. Gecikme, çocuğun büyüme-gelişmesini, öğrenmesini ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir.</p>

<p></p>

<p>“Burun spreyi kullanırsak ameliyata gerek kalmaz”: YANLIŞ!</p>

<p>DOĞRUSU: KBB Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özkarakaş “Uzun süreli kortizonlu burun spreyleri veya eczanelerde hazırlatılan bazı karışım ilaçların kullanılması iyileşmeyi sağlamamasının yanında kanımca da sakıncalıdır. Alerji varsa doğal olarak steroidli burun spreyleri (alerjik rinit için) kullanılabilir. Ancak geniz etini (adenoid) küçültmez. Eczanelerde hazırlatılan karışım ilaçların içinde antibiyotikler, gümüş eriyikleri bulunabiliyor. Bunların yutulması ileride kortizon etkilerine ve/veya ağır metal birikimlerine neden olabilir. Üstelik geniz etini küçülttüğüne dair bilimsel yayın bulunmamaktadır” diyor. Prof. Dr. Özkarakaş çocukta en az üç ay boyunca; ağız açık nefes alma, terleme ve yatakta sık yer değiştirme üçü bir arada devam ediyorsa geniz eti ve beraberinde tonsillere (kapatıcı büyümesi varsa) cerrahi müdahale gerekli olduğunu, tedavi planının mutlaka doktorun değerlendirmesiyle belirlenmesi gerektiğini söylüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/geniz-eti-hakkinda-dogru-sanilan-5-yanlis</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 06:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/habercitv-com-tr/uploads/2026/08/prof-dr-haluk-ozkarakas.jpg" type="image/jpeg" length="82757"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anne sütü bebeklerin beyin gelişiminde önemli rol oynuyor]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/anne-sutu-bebeklerin-beyin-gelisiminde-onemli-rol-oynuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/anne-sutu-bebeklerin-beyin-gelisiminde-onemli-rol-oynuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Harika Dikdur, anne sütünün hem bebekler hem de anneler için büyük önem taşıdığını belirterek, birçok sağlık sorunu açısından koruyucu etkisi bulunduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Her yıl 1-7 Ağustos Dünya Emzirme Haftası, anne sütünün önemine dikkat çekmek, emzirmeyi desteklemek ve aileleri bilimsel bilgilerle bilinçlendirmek amacıyla tüm dünyada kutlanıyor. Medicana International Samsun Hastanesi doktorlarından</p><p>Uzm. Dr. Harika Dikdur, anne sütünün bir bebeğin yaşamındaki en değerli ve en doğal besin olduğuna dikkat çekerek, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve UNICEF’in, yaşamın ilk altı ayında bebeklerin yalnızca anne sütü ile beslenmesini, altıncı aydan sonra uygun ek gıdalara başlanarak emzirmenin en az iki yaşına kadar sürdürülmesini önerdiğini ifade etti.</p><p>"Anne sütü beyin gelişimini olumlu etkiler"</p><p>Anne sütünün öneminden bahseden Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Harika Dikdur, "Anne sütü yalnızca bir besin değildir. İçeriği bebeğin yaşına, doğum haftasına, hatta günün saatine göre değişebilen canlı bir biyolojik sıvıdır.</p><p>Anne sütü, bebeğin ihtiyaç duyduğu tüm enerji ve besin öğelerini ideal oranda içerir. Antikorlar, bağışıklık hücreleri ve koruyucu proteinler sayesinde enfeksiyonlara karşı güçlü bir koruma sağlar. Bağırsak mikrobiyotasının sağlıklı gelişimini destekleyerek bağışıklık sisteminin temellerini oluşturur. Sindirimi kolaydır</p><p>ve alerjik hastalıkların görülme riskini azaltmaya yardımcı olur. Beyin gelişimi, görme fonksiyonları ve nörogelişim üzerinde olumlu etkiler gösterir. Bilimsel çalışmalar, anne sütü alan bebeklerde ishal, zatürre, orta kulak enfeksiyonu ve hastane yatışlarının anlamlı şekilde azaldığını ortaya koymaktadır. Uzun dönemde ise obezite, tip 2 diyabet ve bazı kronik hastalıkların görülme riskinin daha düşük olduğu bildirilmektedir" dedi.</p><p><br></p><p></p><p><br></p><p>"Emzirmek anne için de faydalı"</p><p><br></p><p>Emzirmenin ve anne sütünün bebeğin yanı sıra anneye de faydaları olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Dikdur, "Emzirmenin faydaları yalnızca bebeğe değil, anneye de uzanır. Emzirme, doğum sonrası rahmin toparlanmasını hızlandırır. Doğum sonrası kanama riskini azaltır. Meme ve yumurtalık kanseri riskini düşürür. Tip 2 diyabet gelişme riskini azaltabilir. Anne ile bebek arasındaki duygusal bağı güçlendirir. Oksitosin hormonunun salgılanmasını artırarak annenin psikolojik iyilik haline katkıda bulunur" diye konuştu.</p><p><br></p><p></p><p><br></p><p>"Doğum sonrası ilk saatte emzirmeye başlamak önemli"</p><p><br></p><p>Doğumdan sonra ilk saat içinde bebeğin emzirilmeye başlanması gerektiğini belirten Dikdur, "Doğumdan sonraki ilk saat içinde emzirmeye başlanması, hem anne sütünün devamlılığı hem de bebeğin bağışıklık sisteminin güçlenmesi açısından büyük önem taşır. İlk gelen sarı renkli süt (kolostrum), yoğun antikor içeriği nedeniyle adeta bebeğin ilk aşısı niteliğindedir. Az miktarda görünse bile bebeğin ihtiyacını karşılayacak kadar değerlidir ve mutlaka verilmelidir. ‘Sütüm yetmiyor’ endişesi çoğu zaman doğru değildir. Yeni annelerin en sık yaşadığı kaygılardan biri sütlerinin yetersiz olduğunu düşünmeleridir. Oysa ilk haftalarda bebeğin sık emmek istemesi genelde normaldir ve süt üretimini artıran doğal bir mekanizmadır. Bebeğin yeterli kilo alması, düzenli idrar yapması ve gelişiminin normal seyretmesi, anne sütünün yeterli olduğunun en önemli göstergeleridir. Bu süreçte annelerin çevresinden gelen yanlış bilgiler yerine sağlık profesyonellerinden destek almaları büyük önem taşımaktadır" şeklinde konuştu.</p><p>"Emzirme sadece beslenme değildir"Emzirmenin sadece beslenme olarak değerlendirilmemesi gerektiğinin de altını çizen Uzm. Dr. Dikdur, ayrıca şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>"Emzirme sırasında bebeğin annesiyle kurduğu ten teması, göz teması ve güven duygusu, yaşam boyu sürecek psikososyal gelişimin temel taşlarından biridir. Anne sütü yalnızca karın doyurmaz; güven verir, bağ kurar, sakinleştirir ve sağlıklı gelişimi destekler. Her annenin emzirme yolculuğu birbirinden farklıdır. Bazen bu süreç kolay ilerlerken bazen profesyonel destek gerektirebilir. Önemli olan mükemmel olmak değil, vazgeçmemektir. Emzirme konusunda yaşanan her güçlük çözümsüz değildir. Doğru bilgi, sabır ve uygun destekle pek çok sorun aşılabilir. Bebeğinize vereceğiniz en kıymetli hediyelerden biri anne sütünüzdür. Kendinize güvenin, sorularınızı sağlık profesyonellerine danışın ve emzirme yolculuğunuzda yalnız olmadığınızı unutmayın."</p><p><br></p><p>(İHA) –</p><p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/anne-sutu-bebeklerin-beyin-gelisiminde-onemli-rol-oynuyor</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 17:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/habercitv-com-tr/uploads/2026/08/sut.jpg" type="image/jpeg" length="46722"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Organlarının ters olduğu ameliyatta anlaşıldı]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/organlarinin-ters-oldugu-ameliyatta-anlasildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/organlarinin-ters-oldugu-ameliyatta-anlasildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yozgat’tan tüp mide ameliyatı olmak için Denizli’ye gelen 27 yaşındaki Didem B.’nin, ameliyat masasında organlarının ters konumda olduğu ortaya çıktı. Çocuk yaşta kalp ameliyatı geçirmesine rağmen fark edilmeyen bu nadir durum,]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p> Özel Denizli Tekden Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Muhammed Raşid Aykota’nın başarılı müdahalesiyle ameliyat esnasında tespit edildi. Cerrahi ekibin zorlu operasyonu başarıyla tamamlamasının ardından sağlığına kavuşan genç kadın taburcu edildi.Yozgat’ta yaşayan 27 yaşındaki Didem B., obezite tedavisi kapsamında tüp mide ameliyatı olmaya karar vererek Denizli’ye geldi. Özel Denizli Tekden Hastanesine başvuran genç kadının yapılan tetkiklerinin ardından ameliyatına karar verildi. Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Muhammed Raşid Aykota ve ekibi tarafından gerçekleştirilen operasyon sırasında, hastanın kalpten aşağıda yer alan iç organlarının anatomik olarak ters olduğu fark edildi.</p><p>Çocukluktaki kalp ameliyatında bile fark edilmedi</p><p><br><img src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/08/organ-576x768.jpg"></p><p>Geçmiş yıllarda henüz 5 yaşındayken kalp ameliyatı geçiren Didem B.’nin, geçirdiği o operasyonda dahi organlarının ters olduğunun anlaşılamadığı öğrenildi. Tıpta az rastlanan bu anatomik yapı nedeniyle mide ve karın içi organlarının ayna görüntüsü şeklinde ters konumda olmasına rağmen Doç. Dr. Muhammed Raşid Aykota, operasyon tekniğini anında bu nadir duruma göre uyarlayarak tüp mide ameliyatını başarıyla gerçekleştirdi.</p><p><br>Gerçeği ameliyat sonrası öğrendi, şifa ile taburcu oldu</p><p>Tüm ezberleri bozan sıradışı anatomik yapıya rağmen ameliyatı sorunsuz tamamlanan Didem B., kalpten aşağıdaki organlarının ters olduğunu ameliyat sonrasında doktorundan öğrendi. Hayatı boyunca vücudundaki bu durumdan habersiz yaşayan genç kadın, başarılı geçen ameliyatın ve iyileşme sürecinin ardından şifa ile taburcu edilerek memleketine uğurlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>(İHA)<br></p><p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/organlarinin-ters-oldugu-ameliyatta-anlasildi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 16:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/habercitv-com-tr/uploads/2026/08/organde-1024x682.jpg" type="image/jpeg" length="73378"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dr. Akça: "Ortak akıl ve ekip çalışması başarıyı getirir"]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/dr-akca-ortak-akil-ve-ekip-calismasi-basariyi-getirir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/dr-akca-ortak-akil-ve-ekip-calismasi-basariyi-getirir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla İl Sağlık Müdürü Dr. Eriş Başaran Akça başkanlığında düzenlenen koordinasyon ve değerlendirme toplantısında, il genelindeki sağlık hizmetleri kapsamlı şekilde ele alındı. Toplantıda hizmet kalitesinin artırılması, kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi ve önümüzdeki döneme ilişkin planlamalar değerlendirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>SAĞLIK YÖNETİCİLERİ KOORDİNASYON TOPLANTISINDA BULUŞTU</p>

<p></p>

<p>Muğla İl Sağlık Müdürlüğü'nde, İl Sağlık Müdürü Dr. Eriş Başaran Akça başkanlığında koordinasyon ve değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi.</p>

<p></p>

<p>Toplantıya İl Sağlık Müdürlüğü yöneticileri, ilçe sağlık müdürleri ve kamu hastanelerinin başhekimleri katıldı.</p>

<p><img alt="Il Sağlık Koordinasyon (2) 1024X768" class="detail-photo img-fluid" height="768" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/08/il-saglik-koordinasyon-2-1024x768.jpeg" width="1024" /></p>

<p>SAĞLIK HİZMETLERİ KAPSAMLI ŞEKİLDE DEĞERLENDİRİLDİ</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplantıda, Muğla genelinde sunulan sağlık hizmetlerinin mevcut durumu ele alınırken, yürütülen çalışmalar değerlendirildi ve önümüzdeki döneme ilişkin planlamalar görüşüldü.</p>

<p></p>

<p>Katılımcılar, sağlık hizmetlerinde kalite standartlarının yükseltilmesi, hizmet süreçlerinin daha etkin yürütülmesi ve vatandaş odaklı hizmet anlayışının güçlendirilmesine yönelik görüş alışverişinde bulundu.</p>

<p><img alt="Il Sağlık Koordinasyon (4) 1024X768" class="detail-photo img-fluid" height="768" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/08/il-saglik-koordinasyon-4-1024x768.jpeg" width="1024" /></p>

<p>KURUMLAR ARASI İŞ BİRLİĞİ VURGUSU</p>

<p></p>

<p>Toplantıda sahadan gelen geri bildirimler de değerlendirilirken, kurumlar arası koordinasyonun artırılması, iyi uygulamaların yaygınlaştırılması ve ortak çalışma kültürünün güçlendirilmesine yönelik öneriler ele alındı.</p>

<p></p>

<p>DR. AKÇA: "ORTAK AKIL VE EKİP ÇALIŞMASI BAŞARIYI GETİRİR"</p>

<p><img alt="Il Sağlık Koordinasyon (5) 1024X768" class="detail-photo img-fluid" height="768" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/08/il-saglik-koordinasyon-5-1024x768.jpeg" width="1024" /></p>

<p>Toplantıda konuşan İl Sağlık Müdürü Dr. Eriş Başaran Akça, sağlık hizmetlerinde sürdürülebilir başarının güçlü iletişim, ortak akıl ve ekip çalışmasıyla mümkün olduğunu belirtti.</p>

<p></p>

<p>Akça, tüm sağlık yöneticileriyle iş birliği içerisinde Muğla'da sunulan sağlık hizmetlerinin daha ileri seviyeye taşınması için çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.</p>

<p></p>

<p>Toplantının, sağlık hizmetlerinin etkinliğini artırmaya yönelik koordinasyonun güçlendirilmesi açısından verimli geçtiği belirtilirken, Muğla İl Sağlık Müdürlüğü tarafından vatandaş odaklı, erişilebilir ve nitelikli sağlık hizmeti sunma hedefi doğrultusunda çalışmaların devam edeceği bildirildi.</p>

<p><img alt="Il Sağlık Koordinasyon (1) 1024X768" class="detail-photo img-fluid" height="768" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/08/il-saglik-koordinasyon-1-1024x768.jpeg" width="1024" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/dr-akca-ortak-akil-ve-ekip-calismasi-basariyi-getirir</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 17:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/habercitv-com-tr/uploads/2026/08/il-saglik-koordinasyon-3-1024x713.jpeg" type="image/jpeg" length="64861"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ağustos sıcaklarında sağlıklı kalmak için 10 önemli öneri]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/agustos-sicaklarinda-saglikli-kalmak-icin-10-onemli-oneri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/agustos-sicaklarinda-saglikli-kalmak-icin-10-onemli-oneri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz sıcakları her yıl daha uzun sürüyor, etkisi ise daha sert hissediliyor. Ağustos ayında daha da artan aşırı sıcaklar; bireylerin yaşam konforunu azaltmanın yanı sıra sıcak çarpmasından kalp ve böbrek sorunlarına kadar ciddi sağlık risklerini de beraberinde getirebiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özellikle yaşlılar, çocuklar, kronik hastalığı bulunanlar ve açık alanda çalışanlar için tehlike oluşturan bu dönemde alınacak basit ancak etkili önlemler, sağlığı korumada kritik rol oynuyor. Memorial Göztepe Hastanesi İç Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Yasin Bakcan, yaz aylarını güvenli ve sağlıklı geçirmek için dikkat edilmesi gereken 10 önemli öneriyi sıraladı.</p>

<p></p>

<p>1. Günün en sıcak saatlerinde dışarı çıkmayın</p>

<p>Yaz aylarında güneş ışınlarının en dik açıyla geldiği 11.00-16.00 saatleri, sıcaklığın en yoğun hissedildiği zaman dilimidir. Mümkünse bu saatlerde dışarı çıkılmamalıdır. Dışarı çıkılması gerekiyorsa gölgede kalınmalı, ağır fiziksel aktivitelerden kaçınılmalı, açık renkli ve bol kıyafetler tercih edilmeli, şapka kullanılmalıdır. Park halindeki araçlarda çocuklar, yaşlılar veya evcil hayvanlar hiçbir koşulda bırakılmamalıdır.</p>

<p></p>

<p><img alt="Eyyamıbahur (12)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/08/eyyamibahur-12.jpg" width="1280" /></p>

<p>2. Susamayı beklemeyin, gün boyu düzenli su tüketin</p>

<p>Sıcak havalarda sıvı ihtiyacı belirgin şekilde artar. Günlük su tüketimi kişinin yaşı, kilosu ve sağlık durumuna göre değişmekle birlikte, kilogram başına en az 30 ml olmalı; çoğu yetişkin için bu miktar yaklaşık 3 litreye kadar çıkabilmektedir. Su tek seferde değil, gün içine yayılarak tüketilmelidir. Susamayı beklemek ise vücudun sıvı kaybetmeye başladığının önemli bir göstergesidir.</p>

<p></p>

<p>3. Sıcak çarpmasının belirtilerini ve sonuçlarını bilin</p>

<p>Sıcak çarpması, yaz aylarının en ciddi sağlık sorunlarından biridir. Şiddetli baş ağrısı, baş dönmesi, bilinç bulanıklığı, davranış değişiklikleri, aşırı halsizlik, ağız kuruluğu, terlemenin azalması ve vücut sıcaklığının 40 derecenin üzerine çıkması en önemli belirtiler arasındadır. İlk soğutma uygulamalarına rağmen belirtiler düzelmiyor ya da bilinç değişikliği gelişiyorsa vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Aşırı sıcağa maruz kalınması sonucunda ısı krampları, ısı yorgunluğu, ısı senkopu, rabdomiyoliz ve ısıya bağlı döküntüler gibi hastalıkların yanı sıra; kalp, dolaşım, solunum, böbrek ve sinir sistemini etkileyen sağlık sorunları, psikiyatrik etkiler ve uyku bozuklukları da görülebilir. Duruma erken müdahale edilmediğinde çoklu organ yetmezliği gibi hayati risk oluşturan ciddi tabloların gelişebileceği unutulmamalıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>4. Yaz aylarında beslenmenizi hafifletin</p>

<p></p>

<p>Ağır, yağlı ve kızartılmış yiyecekler yerine sindirimi kolay besinler tercih edilmelidir. Kahvaltıda az yağlı peynirler, taze sebzeler ve zeytin; ana öğünlerde ise ızgara veya haşlama yöntemleriyle hazırlanmış yemekler tüketilmelidir. Sebze ve meyveler vitamin ve mineral ihtiyacının karşılanmasına yardımcı olurken, şerbetli tatlılar yerine sütlü veya meyveli tatlılar tercih edilmelidir. Uzun süre aç kalınmasına neden olan şok diyetlerden de kaçınılmalıdır.</p>

<p></p>

<p>5. İçecek seçiminizi dikkatli yapın</p>

<p>Çay, kahve ve gazlı içecekler günlük su ihtiyacını karşılamaz. Aşırı tüketildiklerinde sıvı dengesini olumsuz etkileyebilir. Yaz aylarında suyun yanı sıra ayran, süt, sade maden suyu ve şekersiz komposto gibi içecekler daha doğru seçeneklerdir. Gün boyu yeterli miktarda sıvı alınmasına dikkat edilmeli; özellikle idrar söktürücü etkisi bulunan alkol ve kafeinli içeceklerin tüketimi sınırlandırılmalıdır.</p>

<p></p>

<p>6. Kronik hastalığınız varsa sıcaklara karşı daha dikkatli olun</p>

<p>Hipertansiyon, diyabet, kalp ve böbrek hastaları sıcak havalardan daha fazla etkilenebilir. Bu nedenle serin ortamlarda bulunmaları, düzenli sıvı tüketmeleri ve güneşin en yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkmamaları önem taşır. İlaç dozlarında veya kullanım saatlerinde değişiklik yapılması gerekiyorsa mutlaka hekim görüşü alınmalıdır.</p>

<p></p>

<p>7. Klimayı doğru kullanın</p>

<p>Klimalar doğru kullanıldığında sıcak havaların olumsuz etkilerini azaltır. Ancak filtrelerinin düzenli olarak temizlenmesi ve ortam sıcaklığının dış ortamla aşırı fark oluşturmayacak şekilde, yaklaşık 23 derecede tutulması gerekir. Ani sıcaklık değişimleri çeşitli sağlık sorunlarına neden olabilir.</p>

<p></p>

<p>8. Halsizlik ve baş ağrısını hafife almayın</p>

<p>Yaz aylarında görülen halsizlik, baş ağrısı ve tansiyon düşüklüğü çoğu zaman sıvı ve elektrolit kaybından kaynaklanır. Ancak yeterli sıvı alımına rağmen bu şikâyetler devam ediyor ya da göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, bilinç bulanıklığı, bulantı ve kusma gibi belirtiler eşlik ediyorsa mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.</p>

<p></p>

<p>9. Sıcak çarpmasında ilk müdahaleyi öğrenin</p>

<p>Sıcak çarpması yaşayan kişi derhal serin bir ortama alınmalı, üzerindeki fazla kıyafetler çıkarılmalı ve üzerine ılık su uygulanarak buharlaşma yoluyla soğutulmalıdır. Bilinci açıksa su verilebilir. Ancak bilinci kapalı kişilere ağızdan sıvı verilmemeli; kolonya dökmek veya buz gibi suyla ani soğutma uygulamak gibi yanlış yöntemlerden kaçınılmalıdır. Eş zamanlı olarak acil sağlık desteği istenmelidir.</p>

<p></p>

<p>10. Çocukları sıcak havalarda daha yakından takip edin</p>

<p>Çocuklar, sıvı kaybından yetişkinlere göre daha hızlı etkilenebilir. Bu nedenle günün en sıcak saatlerinde dışarıda kalmamaları, sık sık su içmeleri, ince ve açık renkli kıyafetler giymeleri ve şapka kullanmaları sağlanmalıdır. Ayrıca oyun sırasında düzenli dinlenme molaları vermeleri teşvik edilmelidir. Şekerli ve gazlı içecekler yerine su tüketmeleri konusunda desteklenmeleri büyük önem taşır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/agustos-sicaklarinda-saglikli-kalmak-icin-10-onemli-oneri</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 22:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/habercitv-com-tr/uploads/2026/08/eyyamibahur-10.jpg" type="image/jpeg" length="62635"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Kontrolsüz ve aşırı kısıtlayıcı diyetler, hormon dengesini bozabiliyor"]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/kontrolsuz-ve-asiri-kisitlayici-diyetler-hormon-dengesini-bozabiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/kontrolsuz-ve-asiri-kisitlayici-diyetler-hormon-dengesini-bozabiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Elanur Yılmaz Akay, kontrolsüz ve aşırı kısıtlayıcı diyetlerin hormon dengesini bozabildiğini belirterek, "Metabolizma, kan şekeri, üreme sağlığı ve uyku düzeni üzerinde olumsuz etkilere yol açabilir" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br>Hızlı kilo verme vaadiyle uygulanan kontrolsüz diyetlerin, yalnızca vücut ağırlığını değil, hormonal dengeyi de olumsuz etkileyebileceğini söyleyen Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Elanur Yılmaz Akay, "Çok düşük kalorili beslenme programları, tek tip diyetler, uzun süreli açlık ve dengesiz beslenme alışkanlıkları, vücudun normal çalışma düzenini bozarak metabolizmadan üreme sağlığına kadar birçok sistemi etkileyebilir" ifadelerine yer verdi.</p><p>"Kilo vermeniz zorlaşabilir"</p><p><img src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/08/20260803aw759952.jpg"><br>"Kontrolsüz diyetler hormonları nasıl etkiliyor?" sorusuna bilgilendirici yanıt veren Dyt. Elanur Yılmaz Akay, "Vücut yeterli enerjiyi alamadığında bunu bir ‘kıtlık dönemi’ olarak algılar ve kendini korumaya alır. Bu süreçte metabolizma yavaşlar, enerji harcaması azalır ve kilo verme hızı düşer. Metabolizmayı düzenleyen tiroit hormonlarının azalması; halsizlik, üşüme, dikkat dağınıklığı ve performans kaybı gibi belirtilere neden olabilir. Bu nedenle uzun süreli düşük kalorili diyetler, hedeflenenin aksine kilo vermeyi zorlaştırabilir. Kontrolsüz diyetler, iştahı düzenleyen hormonları da etkiler. Tokluk hissi sağlayan leptin hormonu azalırken, açlık hissini artıran ghrelin hormonu yükselir. Bunun sonucunda kişi sürekli açlık hissedebilir, diyeti sürdürmekte zorlanabilir ve verilen kiloları geri alma riski artabilir" şeklinde konuştu.</p><p>"Tüm vücudu etkiliyor"</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yetersiz ve dengesiz beslenmenin, stres hormonu olarak bilinen kortizol seviyesinin yükselmesine de neden olabileceğine dikkat çeken Dyt. Akay, "Uzun süre yüksek seyreden kortizol, kas kaybını hızlandırabilir, bağışıklık sistemini olumsuz etkileyebilir ve özellikle karın bölgesinde yağ depolanmasını artırabilir. Aynı zamanda uyku düzenini bozarak vücudun toparlanma sürecini de olumsuz etkileyebilir. Hormonal değişiklikler üreme sağlığını da etkileyebilir. Kadınlarda aşırı kilo kaybı ve düşük yağ alımı östrojen ve progesteron dengesini bozarak adet düzensizliklerine, yumurtlama sorunlarına ve doğurganlıkta azalmaya yol açabilir. Erkeklerde ise testosteron seviyesinin düşmesi kas gücünde azalma, enerji kaybı ve cinsel istekte azalma gibi sorunlara neden olabilir" diye konuştu.</p><p>"Sağlıklı kilo vermenin temelinde hormonları zorlayan geçici çözümler değil, sürdürülebilir ve dengeli beslenme yer alır"</p><p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Elanur Yılmaz Akay, karbonhidratın tamamen kesildiği veya düzensiz öğünlerle sürdürülen diyetlerin, insülin hormonunun normal işleyişini bozabildiğini ifade ederek, şu ifadelere yer verdi:</p><p>"Bunun sonucunda kan şekeri dalgalanmaları, ani açlık krizleri, tatlı isteği ve enerji düşüklüğü görülebilir. Uzun vadede bu durum insülin direnci gelişme riskini de artırabilir. Sağlıklı kilo vermenin temelinde hormonları zorlayan geçici çözümler değil, sürdürülebilir ve dengeli beslenme yer alır. Yaş, cinsiyet, sağlık durumu ve yaşam tarzına uygun planlanan yeterli ve dengeli bir beslenme düzeni, hem hormonal dengeyi korur hem de kalıcı kilo kontrolüne katkı sağlar. Sağlıklı kilo kaybı yalnızca tartıdaki rakamın azalması değil, kas kütlesinin korunması, hormonların dengede kalması ve genel sağlığın desteklenmesiyle mümkündür."</p><p>(İHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/kontrolsuz-ve-asiri-kisitlayici-diyetler-hormon-dengesini-bozabiliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 15:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/habercitv-com-tr/uploads/2026/08/chatgpt-image-3-agu-2026-15-32-24.png" type="image/jpeg" length="90529"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzun süreli kemik ağrılarınızı hafife almayın]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/uzun-sureli-kemik-agrilarinizi-hafife-almayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/uzun-sureli-kemik-agrilarinizi-hafife-almayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hematoloji Uzmanı Dr. Sertaç Durusoy, özellikle ileri yaşta ortaya çıkan uzun süreli kemik ağrıları, açıklanamayan kansızlık ve böbrek fonksiyonlarındaki bozulmanın, plazma hücrelerinden kaynaklanan önemli bir kan hastalığı olan multiple myelom açısından dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Multiple myelomun, bağışıklık sisteminin önemli hücrelerinden biri olan plazma hücrelerinin kontrolsüz çoğalması sonucu gelişen bir hematolojik kanser olduğunu ifade eden Medicana Bursa Hastanesi Hematoloji Uzmanı Dr. Sertaç Durusoy, hastalığın yalnızca kemikleri değil, böbrekler başta olmak üzere birçok organı etkileyebildiğini söyledi. Durusoy, "Multiple myelom, özellikle ileri yaş grubunda daha sık görülür. </strong></p>

<p><strong>Hastalık, kemik iliğinde çoğalan anormal plazma hücrelerinin hem normal kan üretimini bozması hem de salgıladığı anormal proteinler nedeniyle farklı organlarda hasara yol açabilir. Bu nedenle erken teşhis, organ hasarını önlemek açısından büyük önem taşır" dedi.</strong></p>

<p><strong>Multiple myelomun en sık görülen belirtilerine değinen Dr. Durusoy, şu değerlendirmelerde bulundu:</strong></p>

<p><strong>"Hastalarda en sık kemik ağrıları, kansızlığa bağlı halsizlik ve yorgunluk, böbrek fonksiyonlarında bozulma, kanda kalsiyum yüksekliği ve tekrarlayan enfeksiyonlar görülebilir. Özellikle ileri yaşta başlayan, nedeni açıklanamayan bel ve sırt ağrıları, kolay gelişen kemik kırıkları, kansızlık ve böbrek değerlerinde bozulma birlikte bulunuyorsa multiple myelom mutlaka akla gelmelidir. Bu belirtiler farklı hastalıklarda da görülebilir. Şikâyetlerin birlikte değerlendirilmelisi, doğru teşhis açısından büyük önem taşımaktadır. Multiple myelom teşhisi yalnızca tek bir kan tahliliyle konulamamaktadır. Teşhis süreci kapsamlı değerlendirme gerekmektedir. Tam kan sayımı, böbrek fonksiyon testleri ve biyokimyasal incelemelerin yanı sıra serum ve idrar protein elektroforezi, immünfiksasyon, serbest hafif zincir analizleri, kemik iliği incelemesi ve görüntüleme yöntemlerinden yararlanıyoruz. Bu değerlendirmeler sayesinde hem hastalığın varlığını hem de organ tutulumunu ayrıntılı olarak ortaya koyabiliyoruz."</strong></p>

<p><img alt="Dr. Sertaç Duruso 1024X598" class="detail-photo img-fluid" height="598" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/08/dr-sertac-duruso-1024x598.jpg" width="1024" /></p>

<p><strong>Hastalığın biyolojik özelliklerinin tedavi seçiminde giderek daha fazla önem kazandığını belirten Dr. Durusoy, "Kemik iliğinden elde edilen örneklerde yapılan sitogenetik ve moleküler incelemeler, hastalığın risk grubunu belirlememize yardımcı oluyor. Böylece her hastaya en uygun ve en etkili tedavi yaklaşımını planlayabiliyoruz. Multiple myelom tedavisinde son yıllarda önemli gelişmeler yaşanmaktadır. Günümüzde birçok etkili tedavi seçeneği bulunmaktadır. Artık tedavi yalnızca klasik kemoterapiyle sınırlı değil. Proteazom inhibitörleri, immünmodülatör ilaçlar, monoklonal antikor tedavileri ve uygun hastalarda otolog kök hücre nakli standart tedavi seçenekleri arasında yer alıyor. Hastalığın nüks ettiği bazı olgularda ise CAR-T hücre tedavileri ve bispesifik antikorlar gibi yenilikçi tedavi yöntemlerinden de yararlanabiliyoruz" şeklinde konuştu.</strong></p>

<p><strong>Dr. Durusoy, tedavinin temel hedefinin hastalığı mümkün olan en derin düzeyde baskılamak, organ hasarını önlemek, yaşam kalitesini artırmak ve hastaların uzun süre sağlıklı bir yaşam sürmesini sağlamak olduğunu ifade etti. Açıklamasının sonunda toplumda farkındalığın artırılması gerektiğine dikkat çeken Dr. Sertaç Durusoy, şu çağrıda bulundu:</strong></p>

<p><strong>"Uzun süren kemik ağrıları, açıklanamayan kansızlık, böbrek fonksiyonlarında bozulma, tekrarlayan enfeksiyonlar veya kolay gelişen kemik kırıkları ihmal edilmemelidir. Özellikle bu belirtiler bir arada bulunuyorsa vakit kaybetmeden hematoloji uzmanına başvurulmalıdır. Multiple myelomda erken teşhis, yalnızca tedavi başarısını artırmakla kalmaz; böbrek yetmezliği, kemik kırıkları ve diğer organ hasarlarının önlenmesinde de kritik rol oynar. Doğru zamanda yapılan değerlendirme ve kişiye özel tedavi planlaması, hastalarımızın yaşam süresi ve yaşam kalitesini önemli ölçüde artırmaktadır."</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>(İHA)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/uzun-sureli-kemik-agrilarinizi-hafife-almayin</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 10:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/habercitv-com-tr/uploads/2026/08/dr-sertac-duruso.jpg" type="image/jpeg" length="90856"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rahim ağzı kanseri cerrahisinde yeni dönem]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/rahim-agzi-kanseri-cerrahisinde-yeni-donem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/rahim-agzi-kanseri-cerrahisinde-yeni-donem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Evrim Erdemoğlu, günümüzde büyük oranda önlenebilen nadir kanser türlerinden biri olan Rahim ağzı (serviks) kanserinin Hastalığın tedavisinde güncel tıp çalışmalarına dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erdemoğlu, geçmiş yıllarda erken evredeki her hastaya rahmin ve çevre dokuların tamamen alındığı çok geniş ameliyatlar uygulandığını belirterek; "Oysa güncel tıp çalışmaları, tümör boyutu 2 santimetreden küçük ve düşük riskli olan hastalarda çok daha basit ameliyatların da aynı derecede güvenli olduğunu gösteriyor. Üstelik bu sayede hastalar, ameliyat sonrasında idrar tutma veya kaçırma gibi sıkıntılı süreçleri çok daha az yaşıyor. Hatta çok erken yakalanan bazı vakalarda, sadece rahim ağzından küçük, koni şeklinde bir dokunun çıkarılması (konizasyon işlemi) bile tedavi için yeterli olabiliyor" dedi.</p>

<p>Rahim ağzı (serviks) kanserinin cerrahi tedavisinde son on yılda tıp dünyasında devrim niteliğinde adımlar atılıldığını , artık her hastaya en ağır ameliyatı yapmak yerine, "kişiye özel ve sadece gerektiği kadar" müdahale etme dönemi başladığını söyleyen Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Jinekolojik Onkoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Evrim Erdemoğlu rahim ağzı kanseri cerrahisindeki bu yeni ve hayat kurtaran yöntemler hakkında bilgi verdi.</p>

<p><img alt="Prof. Dr. Evrim Erdemoğlu (2) 1024X682" class="detail-photo img-fluid" height="682" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/08/prof-dr-evrim-erdemoglu-2-1024x682.jpg" width="1024" /></p>

<p>Önce korunma, sonra erken tanı</p>

<p>Kanserden korunma süreci önce virüsten kaçınmakla, ardından da düzenli kontrollerle sağlandığına dikkat çeken Prof. Dr. Evrim Erdemoğlu, bu korunmanın en önemli iki adımını HPV aşısı ve tarama testleri oluşturduğunu söyledi. Prof. Dr. Erdemoğlu, " Aşı, ilk cinsel ilişkiden önce (9-14 yaşlarında) yapıldığında en yüksek korumayı sağlıyor. Ancak virüs bulaşmış ya da hücre değişimi tedavisi görmüş kişilerde bile, hastalığın tekrarlama riskini azalttığı için ileri yaşlarda da büyük fayda getiriyor. Tarama süreci ise smear (Pap) ve HPV testleri ile kolayca yapılabiliyor. Rahim ağzı kanseri erken evrelerde neredeyse hiç belirti vermediği için bu testleri düzenli yaptırmak hayati önem taşıyor. Hastalık ilerleyip belirti gösterdiğinde ise en sık karşılaşılan durum, adet dönemleri dışındaki veya cinsel ilişki sonrasındaki anormal kanamalar olarak karşımıza çıkıyor. Bu tür şikayetleri olan hastaların hiç vakit kaybetmeden bir jinekoloji uzmanına başvurması büyük önem taşıyor" diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>Gereksiz büyük ameliyatlardan kaçınılıyor</p>

<p>Geçmiş yıllarda erken evredeki her hastaya rahmin ve çevre dokuların tamamen alındığı çok geniş ameliyatlar uygulandığını, güncel tıp çalışmalarının, tümör boyutu 2 santimetreden küçük ve düşük riskli olan hastalarda çok daha basit ameliyatların da aynı derecede güvenli olduğunu gösterdiğini kaydeden Prof. Dr. Erdemoğlu, üstelik bu sayede hastaların, ameliyat sonrasında idrar tutma veya kaçırma gibi sıkıntılı süreçleri çok daha az yaşadığını, hatta çok erken yakalanan bazı vakalarda, sadece rahim ağzından küçük, koni şeklinde bir dokunun çıkarılmasının (konizasyon işlemi) bile tedavi için yeterli olabildiğini kaydetti.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Anne olma şansı korunabiliyor</p>

<p>Çocuk sahibi olmak isteyen genç hastalarda rahmi koruyan cerrahi seçeneklerin ön plana çıktığı bilgisini paylaşan Prof. Dr. Evrim Erdemoğlu, tümörün küçük olması ve kanserin lenf bezlerine sıçramaması durumunda, sadece rahim ağzının alınması gibi yöntemlerle rahmin gövdesi korunabildiğini hatırlattı. Erdemoğlu şöyle devam etti: " Deneyimli merkezlerde uygulanan bu yöntemle hastalar hem kanserden kurtuluyor hem de sonrasında anne olabiliyor. Rahim tamamen alınmak zorunda kalınan durumlarda, kemoterapi veya ışın tedavisinden önce yumurta ya da embriyo dondurulabiliyor, yumurtalıklar ışın alanının dışına taşınabiliyor. Bu nedenle üreme çağındaki her hastaya, hastalığın evresi ne olursa olsun tedaviden önce mutlaka doğurganlık danışmanlığı veriliyor. Eskiden ameliyatlarda leğen kemiği içindeki tüm lenf bezleri temizleniyordu. Ancak bu durum hastalarda yaşam boyu süren, bacaklarda aşırı şişme (lenfödem) problemine yol açıyordu. Bugün ise kanserin ilk uğrayacağı "nöbetçi" lenf bezi özel bir boyayla işaretlenip cerrahi sırasında inceleniyor. Eğer bu nöbetçi bez temiz çıkarsa diğer bezlere hiç dokunulmuyor. Bu yöntem hastayı kanserden korurken, ameliyat sonrası hayat kalitesini de en üst düzeyde tutuyor"</p>

<p></p>

<p>Günümüzde rahim ağzı kanseri cerrahisinin artık daha küçük, daha akıllı ve tamamen kişiye özel hale geldiğini kaydeden ve tedavinin mutlaka farklı uzmanlık alanlarının bir arada çalıştığı, deneyimli merkezlerde planlanmasının ve "tümör kurulu" kararıyla yürütülmesi başarı şansını ciddi oranda artırdığını söyleyen Erdemoğlu, doğru hastaya uygulanan doğru ameliyatın, hem kanseri tamamen geride bırakmayı hem de hayata ve annelik hayallerine kaldığı yerden devam etmeyi mümkün hale getirdiğini sözlerine ekledi.</p>

<p>(İHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/rahim-agzi-kanseri-cerrahisinde-yeni-donem</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 09:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/habercitv-com-tr/uploads/2026/08/prof-dr-evrim-erdemoglu-1-1024x549.jpg" type="image/jpeg" length="68445"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İl Sağlık Müdürü Dr. Akça, saha ziyaretlerini Marmaris'te sürdürdü]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/il-saglik-muduru-dr-akca-saha-ziyaretlerini-marmariste-surdurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/il-saglik-muduru-dr-akca-saha-ziyaretlerini-marmariste-surdurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla İl Sağlık Müdürü Dr. Eriş Başaran Akça, Marmaris'te hizmet veren sağlık kuruluşlarını ziyaret ederek sunulan sağlık hizmetlerini yerinde inceledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ziyaret programı kapsamında Marmaris Sağlıklı Hayat Merkezi, Marmaris 5 No'lu Hisarönü Aile Sağlığı Merkezi, Marmaris 6 No'lu Bozburun Aile Sağlığı Merkezi ile Marmaris 4 No'lu Bozburun Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu ziyaret edildi.</p>

<p></p>

<p>İncelemelerde sağlık kuruluşlarının fiziki yapıları, hizmet sunum süreçleri ve yürütülen çalışmalar değerlendirilirken, vatandaşlara sunulan sağlık hizmetlerinin etkinliği ve kalitesine ilişkin yetkililerden bilgi alındı.</p>

<p><img alt="İl Sağlık Marmaris (1) 1024X768" class="detail-photo img-fluid" height="768" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/08/il-saglik-marmaris-1-1024x768.jpeg" width="1024" /></p>

<p><img alt="İl Sağlık Marmaris (3) 1024X768" class="detail-photo img-fluid" height="768" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/08/il-saglik-marmaris-3-1024x768.jpeg" width="1024" /></p>

<p>SAĞLIK ÇALIŞANLARIYLA İSTİŞARE YAPTI</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dr. Eriş Başaran Akça, sağlık çalışanlarıyla bir araya gelerek birinci basamak sağlık hizmetleri, koruyucu sağlık hizmetleri ve acil sağlık hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin süreçleri değerlendirdi.</p>

<p></p>

<p>Ziyaretlerde hizmet sunumunda karşılaşılan ihtiyaçlar, planlanan iyileştirmeler ve sağlık çalışanlarının görüş ile önerileri ele alınırken, karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu.</p>

<p><img alt="İl Sağlık Marmaris (4) 1024X768" class="detail-photo img-fluid" height="768" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/08/il-saglik-marmaris-4-1024x768.jpeg" width="1024" /></p>

<p><img alt="İl Sağlık Marmaris (2) 1024X768" class="detail-photo img-fluid" height="768" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/08/il-saglik-marmaris-2-1024x768.jpeg" width="1024" /></p>

<p>VATANDAŞ ODAKLI SAĞLIK HİZMETİ VURGUSU</p>

<p></p>

<p>İl Sağlık Müdürü Akça, vatandaş odaklı, erişilebilir ve kaliteli sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliğinin önemine dikkat çekti.</p>

<p></p>

<p>Sağlık kuruluşlarının fiziki koşulları, hizmet kapasitesi ve ekiplerin koordinasyonu yerinde incelenirken, sağlık hizmetlerinin daha etkin yürütülmesine yönelik değerlendirmeler yapıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/il-saglik-muduru-dr-akca-saha-ziyaretlerini-marmariste-surdurdu</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 13:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/habercitv-com-tr/uploads/2026/08/il-saglik-marmaris-5-1024x768.jpeg" type="image/jpeg" length="92614"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Tek tip ya da tek öğün beslenmeyi asla önermiyoruz"]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/tek-tip-ya-da-tek-ogun-beslenmeyi-asla-onermiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/tek-tip-ya-da-tek-ogun-beslenmeyi-asla-onermiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özellikle yaz günlerinde kilo vermek amaçlı gündeme gelebilen tek tip ve tek öğün beslenmelere karşı uzmanlar uyarıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyetisyen Gamze Ustabaş, "Yaz aylarında tek tip ya da tek öğün beslenme seçenekleriyle gelen danışanlarımız oluyor. 2 durumu da asla önermiyoruz, kişilerin kıtlık metabolizmasını aktif ediyor. İnsan vücudunun çeşitli beslenmeyi alması gerekiyor. İki tür de maalesef ki kişide mineral, vitamin eksikliğine, insülin dalgalanmasına, kronik hastalıkları olan kişilerde bu durumların daha agresifleşmesine sebep olur" dedi.</p>

<p>Kilo vermek ya da çeşitli sebeplerle kişilerin tek bir gıda tüketerek yaptığı tek tip beslenme ve günün sadece bir öğününde beslenmeleri şeklinde ifade edilen tek öğün beslenmelere karşı uzmanlar uyarıyor. Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nden Diyetisyen Gamze Ustabaş, sağlıklı bir insanın beslenmesinde ürün çeşitliliğini sağlaması gerektiğini ifade ederek risklere ilişkin konuştu. Balıkçılar ise, balığın beslenmede göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.</p>

<p></p>

<p><img alt="Diyetisyen Gamze Ustabaş (2) 1024X640" class="detail-photo img-fluid" height="640" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/08/diyetisyen-gamze-ustabas-2-1024x640.jpg" width="1024" /></p>

<p>Vatandaşlara uyarılarda bulunan Diyetisyen Gamze Ustabaş, "Kişi ya tek öğün besleniyor ya da bir öğün içerisinde tek bir besin tüketebiliyor. Burada 2 durumu da önermiyoruz. Öğünün içerisinde sadece meyve yiyebiliyor ya da sadece hayvansal gıda tüketebiliyor. Genel itibariyle tek tip ya da tek öğün beslenmeyi asla önermiyoruz. İnsan vücudunun çeşitli beslenmeyi alması gerekiyor, hem karbonhidrat, yağ hem protein, vitamin ve mineral açısından. İki tür de maalesef ki kişide mineral, vitamin eksikliğine, elektrolit dengesizliğine, insülin dalgalanmasına kronik hastalıkları olan kişilerde bu durumların daha agresifleşmesine sebep olur. Yaz aylarında tek tip ya da tek öğün beslenme seçenekleriyle gelen danışanlarımız oluyor ama günün sonunda bu tarz bir beslenmeyle kilo alıp tekrardan kilosunu korumayan danışanlarla da çok karşılaşıyoruz" dedi.</p>

<p></p>

<p>"Kişilerin kıtlık metabolizmasını aktif ediyor"</p>

<p>Bu tip beslenmelerin oluşturabileceği sorunlara yönelik bilgi veren Ustabaş, "Uzun vadede tek tip ve öğün beslenmek maalesef ki kişilerin kıtlık metabolizması (Vücudun uzun süreli açlık veya çok düşük kalori alımı karşısında enerjiyi koruma ve yağ depolama refleksi)nı aktif ediyor. Yaptıkları küçük bir kaçamakla verdikleri kiloları hızlı bir şekilde geri de alıyorlar. Uzun vadede yapanlarda zaten protein eksikliği de olduğu için saç dökülmesi ciltte bozulmaya kadar giden süreçler oluyor. Kişi hem sebzesini, kuru baklagilini, etini, balığını tüketecek. Haftada 2 balık tüketilmesini bu noktada öneriyoruz çünkü Omega-3 kaynağı ve kişinin bilişsel fonksiyonlarına, deri sağlığına çok çok iyi geliyor. Bunlar göz ardı ediliyor. Sadece gebelerde önermediğimiz durum; büyük balıklar, dip balıklarını ağır metalden kaynaklı önermiyoruz ama küçük balıklar gebelerde önerdiğimiz balık türleri" şeklinde konuştu.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Kişilerde sağlık problemlerine, kilo alımlarına sebep oluyor"</p>

<p>Yaz aylarında dikkate edilmesi gereken gıdalara ilişkin de bilgi veren Ustabaş, "Süt, süt ürünleri, kremalı besinler genel itibariyle sıcakla bozulmaya daha yatkın besinler oluyor. Dikkat edersek riskleri azaltmış oluruz. Tek öğünle beslenen danışanlarım oluyor, günü aç bırakıp akşam öğününü yapmaya çalışıyorlar ama istedikleri verimde bir kilo kaybı olmuyor. Tek öğününde protein ağırlıklı besleniyor olsun ama uzun vadede aldığı günlük kaloriyi tamamlayamadığı; karbonhidrat, protein, yağını sağlıklı bir şekilde alamadığı için otomatik yine kişilerde sağlık problemlerine, kilo alımlarına sebep oluyor. Rutinde günde 2-3 öğün beslenmek, öğünler arasında ortalama 4-5 saat olabilir. Vatandaşların bu işin uzmanı kişilerden destek almasını öneririm. Sosyal medya bu alanda kirli. Kişilerin hormonal sistemi de bozulur.</p>

<p></p>

<p>"Türkiye’de 10 kere balık tüketiyorsak, dış ülkelerde 100 tüketiyorlar"</p>

<p>Balığın insan vücudu için faydasına dikkat çeken ve ihmal edilmemesi gerektiğini ifade eden Balıkçı Kenan Balcı, "Dededen oğula, oğuldan toruna herkesin tavsiye ettiği tek bir madde var; o da balık. Balık, sindirimi kolay, gevrek, etli, yıpranan dokuları onaran, içinde katkı maddesi bulunmayan besin kaynağı. Doktorlarımız öneriyordu, şimdi herkes öneriyor. Neden; balığın faydalarını gördük. Türkiye’de 10 kere balık tüketiyorsak, dış ülkelerde 100 tüketiyorlar. Karadeniz’in, Marmara’nın balıkları çok lezzetli, herkesin tavsiyesi balık. Tek tip beslenme olur mu, tek besin ne yiyebiliriz? Çeşitlilik yapacağız, diğer besinlerimizden faydalanmamız lazım. Dedelerimizden, babalarımızdan, ustalarımızdan ve öğretmenlerimizden öğrendiğimiz bilgileri sizlere sunuyorum" dedi.<strong> (İHA)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/tek-tip-ya-da-tek-ogun-beslenmeyi-asla-onermiyoruz</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 09:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/habercitv-com-tr/uploads/2026/08/diyetisyen-gamze-ustabas-1-1024x725.jpg" type="image/jpeg" length="14434"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Muğla'da bir ilk: 4 santimetrelik böbrek taşı tek seansta temizlendi]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/muglada-bir-ilk-4-santimetrelik-bobrek-tasi-tek-seansta-temizlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/muglada-bir-ilk-4-santimetrelik-bobrek-tasi-tek-seansta-temizlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde bir ilke imza atıldı. Üroloji Anabilim Dalı tarafından, Muğla'da ilk kez uygulanan Endoskopik Kombine İntrarenal Cerrahi (ECIRS) yöntemiyle, böbreğinde yaklaşık 4 santimetre büyüklüğünde taş bulunan 56 yaşındaki hasta tek seansta sağlığına kavuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İleri düzey kapalı böbrek taşı cerrahisi olarak bilinen ECIRS yöntemiyle gerçekleştirilen operasyonda, aynı anda hem ciltten hem de idrar yolundan giriş yapılarak böbrekteki taş hiçbir kalıntı bırakılmadan tamamen temizlendi. Dünyada ve Türkiye'de sınırlı sayıda merkezde uygulanabilen bu modern yöntem sayesinde hasta başarılı bir operasyonun ardından sağlığına kavuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>OPERASYONU DENEYİMLİ EKİP GERÇEKLEŞTİRDİ</p>

<p></p>

<p>Operasyon, Üroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hasan Deliktaş öncülüğünde, Dr. Öğr. Üyesi Uğur Aydın ve Dr. Öğr. Üyesi Engin Dereköylü tarafından gerçekleştirildi. Anestezi süreci ise Doç. Dr. Eylem Yaşar ve Anesteziyoloji ve Reanimasyon Kliniği ekibi tarafından yürütüldü.</p>

<p></p>

<p>"BÜYÜK VE KOMPLEKS TAŞLARDA YÜKSEK BAŞARI SAĞLIYOR"</p>

<p><img alt="Muğla Eğitim Ve Araştırma (2)" class="detail-photo img-fluid" height="750" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/07/mugla-egitim-ve-arastirma-2.png" width="1000" /></p>

<p>Operasyonla ilgili değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Hasan Deliktaş, ECIRS yönteminin üst üriner sistem taşlarının tedavisinde iki cerrahın eş zamanlı ve koordineli çalışmasını gerektiren ileri düzey bir cerrahi teknik olduğunu belirtti.</p>

<p></p>

<p>Deliktaş, özellikle büyük ve kompleks böbrek taşlarında yüksek başarı oranı sağlandığını ifade ederek, bu yöntem sayesinde hastaların daha kısa sürede iyileştiğini, komplikasyon riskinin azaldığını ve tedavi başarısının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<p></p>

<p>MUĞLA'DA SAĞLIKTA ÖNEMLİ BİR ADIM</p>

<p><img alt="Muğla Eğitim Ve Araştırma (3)" class="detail-photo img-fluid" height="750" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/07/mugla-egitim-ve-arastirma-3.png" width="1000" /></p>

<p>Muğla'da ilk kez başarıyla uygulanan ECIRS yöntemiyle önemli bir sağlık hizmetine daha imza atan Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi, ileri teknolojiye dayalı tanı ve tedavi yöntemlerini vatandaşlarla buluşturmaya devam ediyor.</p>

<p></p>

<p>Başarılı operasyonu gerçekleştiren Üroloji Anabilim Dalı ile Anesteziyoloji ve Reanimasyon Kliniği ekipleri tebrik edilirken, tedavisi tamamlanan hastaya da geçmiş olsun dilekleri iletildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/muglada-bir-ilk-4-santimetrelik-bobrek-tasi-tek-seansta-temizlendi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 23:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/habercitv-com-tr/uploads/2026/07/mugla-egitim-ve-arastirma-1.png" type="image/jpeg" length="68761"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İl Sağlık Müdürü Dr. Eriş Başaran Akça'dan Yatağan’da ziyaret]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/il-saglik-muduru-dr-eris-basaran-akcadan-yataganda-ziyaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/il-saglik-muduru-dr-eris-basaran-akcadan-yataganda-ziyaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla İl Sağlık Müdürü Dr. Eriş Başaran Akça, Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yatağan Ek Hizmet Binası'nı ziyaret ederek sunulan sağlık hizmetlerini yerinde inceledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ziyaret kapsamında Acil Servis, Palyatif Bakım Merkezi, Diyaliz Ünitesi, yataklı servisler ve polikliniklerde incelemelerde bulunan Akça, sağlık hizmetlerinin işleyişi hakkında yetkililerden bilgi aldı. Yapılan değerlendirmelerde tespit edilen ihtiyaçların en kısa sürede karşılanması için gerekli planlamaların yapıldığı ve çalışmaların başlatıldığı bildirildi.</p>

<p><img alt="Il Sağlık Müdürü (5) 916X768" class="detail-photo img-fluid" height="768" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/07/il-saglik-muduru-5-916x768.jpeg" width="916" /></p>

<p>UZMAN HEKİM KADROSU GÜÇLENİYOR</p>

<p></p>

<p>İl Sağlık Müdürü Dr. Eriş Başaran Akça, hastanenin uzman hekim kadrosunu güçlendirmek amacıyla yeni görevlendirmeler yapıldığını belirterek, farklı branşlarda göreve başlayan uzman hekimlerle birlikte Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yatağan Ek Hizmet Binası'nın sağlık hizmeti sunum kapasitesinin daha da artırıldığını ifade etti.</p>

<p></p>

<p>HASTALARLA DA GÖRÜŞTÜ</p>

<p><img alt="Il Sağlık Müdürü (1) 916X768" class="detail-photo img-fluid" height="768" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/07/il-saglik-muduru-1-916x768.jpeg" width="916" /></p>

<p>Ziyaret sırasında hastalar ve hasta yakınlarıyla da bir araya gelen Akça, vatandaşların sağlık hizmetlerine ilişkin memnuniyetlerini, talep ve önerilerini dinledi.</p>

<p></p>

<p>Ziyaretin sonunda sağlık hizmetlerinin daha etkin, kaliteli ve vatandaş odaklı bir anlayışla sürdürülebilmesi amacıyla yürütülen çalışmalar değerlendirilirken, hizmet kalitesinin artırılmasına yönelik istişarelerde bulunuldu.</p>

<p><img alt="Il Sağlık Müdürü (2) 916X768" class="detail-photo img-fluid" height="768" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/07/il-saglik-muduru-2-916x768.jpeg" width="916" /></p>

<p><img alt="Il Sağlık Müdürü (3) 916X768" class="detail-photo img-fluid" height="768" src="https://habercitvcomtr.teimg.com/habercitv-com-tr/uploads/2026/07/il-saglik-muduru-3-916x768.jpeg" width="916" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/il-saglik-muduru-dr-eris-basaran-akcadan-yataganda-ziyaret</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 23:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/habercitv-com-tr/uploads/2026/07/il-saglik-muduru-4-916x768.jpeg" type="image/jpeg" length="56763"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu: "Seydikemer Devlet Hastanesi'ndeki hastaların nakli tamamlandı"]]></title>
      <link>https://www.habercitv.com.tr/bakan-memisoglu-seydikemer-devlet-hastanesindeki-hastalarin-nakli-tamamlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habercitv.com.tr/bakan-memisoglu-seydikemer-devlet-hastanesindeki-hastalarin-nakli-tamamlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Seydikemer’de devam eden orman yangını nedeniyle tedbir amacıyla tahliye edilen Seydikemer Devlet Hastanesi'ndeki tüm hastaların çevre hastanelere güvenli şekilde nakledildiğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Memişoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, yangın nedeniyle alınan tedbirler kapsamında hastaların nakil işlemlerinin tamamlandığını belirtti.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Memişoğlu paylaşımında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>"Muğla Seydikemer'deki yangın nedeniyle, tedbiren Seydikemer Devlet Hastanemizde bulunan hastalarımızın çevre hastanelerimize nakilleri tamamlanmıştır.</p>

<p>İlgili kurumlarla tam koordinasyon içerisinde süreci yakından takip ediyor, sağlık hizmetlerimizin kesintisiz devamı için gerekli tüm tedbirleri alıyoruz.</p>

<p>Yangından etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.</p>

<p>Rabbim ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten muhafaza eylesin."</p>

<p>Sağlık Bakanlığı'nın, yangın bölgesindeki sağlık hizmetlerinin kesintisiz sürdürülmesi için ilgili kurumlarla koordinasyon içinde çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habercitv.com.tr/bakan-memisoglu-seydikemer-devlet-hastanesindeki-hastalarin-nakli-tamamlandi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 19:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habercitvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/habercitv-com-tr/uploads/2026/07/seydikemer-kavakli-yangin-aa-34-1024x768.jpg" type="image/jpeg" length="69434"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
