Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsü’nde sağlık çalışanlarıyla iftar programında bir araya geldi.
Tüm sağlık mensuplarının 14 Mart Tıp Bayramı'nı kutlayan başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kendilerini, aziz milletimizin sağlık ve sıhhatine adamış, bu uğurda varını yoğunu ortaya koymuş fakat artık ebedi aleme göç etmiş sağlık çalışanlarımızı da rahmetle yad ediyorum. Tıphane-i Amire ve Cerrahhane-i Amire’yi kurarak ülkemizde modern tıp eğitimini başlatan büyük şahsiyetlere rahmet diliyorum. İnanıyorum ki, Milli Mücadelede cepheden cepheye koşan hekimlerimizin, hemşirelerimizin cesaret ve metaneti, sizlerin de gönlünüzü ve ruhunuzu coşturuyor. Bazı meslekler eda mesleği, bazıları ise feda mesleğidir. Sağlık ordumuz çok yüksek tempo ve vefa ile çalışarak, yeri geldiğinde ailelerine ayıracakları zamandan feragat ederek, kendilerini, milletimiz için adeta feda eden bir karaktere sahiptir. Bizde, tüm imkanlarımızı kullanarak, tüm kaynaklarımızı seferber ederek, sağlık camiamızın yanında olmaya gayret ediyoruz. Şunu büyük bir gururla ifade etmek isterim ki, sağlık sistemimiz bugün, hiç olmadığı kadar güçlüdür, dayanıklıdır. Hastanelerimiz, sağlık tesislerimiz, geçmişle kıyas kabul etmeyecek şekilde modern bir donanım ve altyapıya sahiptir" şeklinde konuştu.

"23 yılda mevcut hastanelerimizin yüzde 80’ini yeniledik veya yeniden inşa ettik"
"Covid-19 salgınından, 6 Şubat depremlerine, sağlık sistemimiz tüm zorlu sınavlardan alnının akıyla geçmeyi başarmıştır" diyen Erdoğan, "Tıp ve fikir dünyamızın abidevi isimlerinden İbn Sina, 'hiç kimse görmek istemeyen kadar, ama değildir' diyor. Ülkemizde de yapılanı görmemek kadar ısrar edenler var. Hakkı teslim etmekten gocunan, ülkenin nereden nereye geldiğine inatla gözlerini kapatan, sayısı az ama sesi çok çıkan bir kesim var. Kendi ülkesinin ve milletinin başarısına karşı duyarsız olanlara, kayıtsız ve bigane olanlara, ne anlatsak beyhude. Sağlık çalışanlarımızın fedakarlıklarını yok sayanlarını, ademe mahkum ediyoruz. Biz hep işimize baktık, sağlık hizmetlerine odaklandık. Sağlık hizmetlerimizin çabasını yükseltme gayreti içerisinde olduk. Bu anlayışla çalışarak, 23 yılda yatırımlarımızla, projelerimizle, reform ve hizmetlerimizle sağlık alanında tarihi nitelikte adımlar attık. 2002 yılında 329 bin sağlık çalışanımız vardı. Yaklaşık 4 kat artışla bu sayı 1 milyona çıktı. Hekim sayımızı 92 binden 233 bine, ebe sayımızı 113 binden 213 bine yükselttik. Sadece geçen yıl, 36 bin 253’ü hekim ve 14 bin 473’ü hemşire olmak üzere toplam 75 bin 255 personel ataması gerçekleştirdik. 23 yılda mevcut hastanelerimizin yüzde 80’ini yeniledik veya yeniden inşa ettik. 794 yeni hastaneyi hizmete vererek, kamu hastanelerindeki yatak sayımızı 173 bine çıkardık. 2002’de 18 bin olan nitelikli yatak sayımız, bugün 184 binin üzerinde. Tüm sağlık tesisindeki yatak sayımız ise 270 bini aşmış durumda. Göreve geldiğimizde sadece 58 olan yatak sayımız bin 63’e, bilgisayarlı tomografi sayımız 323’ten, bin 400’e yükseldi. Şehir hastanelerimiz, yalnızca yatak sayılarıyla değil, yüksek teknolojiye sahip altyapıları, modern tıp cihazları, donanımlı ameliyathaneleri ve yoğun bakım kapasiteleriyle çok kritik roller üstleniyor" dedi.

"Okulda ve hastanede şiddete asla tahammülümüz yoktur"
Gazze’de yaşananlara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gazze soykırımında, kadınlarla, çocuklarla, doktorların, hemşirelerin ve sağlık çalışanlarının da, acımasızca şehit edildiğini gördük. Bin 700’e yakın sağlık çalışanı Gazze’de, İsrail’in devlet terörünün kurbanı oldu. Gözünü kan bürümüş bir şebeke, Gazze’de olduğu gibi İran ve Lübnan’da da okulları ve hastaneleri vurmaya devam ediyor. Bu cinnet hali karşısında insanları savunan, diyalog ve diplomasi ile krizlere çözüm arayan ülkelerin başında Türkiye vardır. Ülkemizde olduğu gibi bölgemizde, dünyada da sadece yaşatmanın, sadece insani değerleri korumanın derdindeyiz. Petrolün, altının, doğalgazın, merceğin değerinden bakan değil, hakkın, adaletin, merhametin, şefkatin ve insanlık onurunun nazarından bakan insani tavrımızı muhafaza edeceğiz. Hükümet olarak dünyada barışı ve huzuru savunurken, ülkemizde buna gölge düşürecek hiçbir eyleme kayıtsız kalamayız. Sağlık çalışanlarımızın, görevlerini huzuru ile yapabilmeleri temel önceliklerimizden biridir. Okulda ve hastanede şiddete asla tahammülümüz yoktur. Buna rağmen, sınırlı da olsa zaman zaman sağlık çalışanlarımıza yönelik şiddet olaylarına rastlıyoruz. Bu menfur hadiselerle ilgili gerekli tedbirleri alıyoruz ve alacağız. Ne sağlık hizmeti almak için hastaneye giden insanımızın örselenmesine, ne de bu hizmeti veren sağlık çalışanlarımızın şiddete ve hakarete maruz kalmasına müsaade ederiz" diye konuştu. (İHA)



