Orhan Okutan / habercitv.com.tr Yazı İşleri Müdürü
Önceki belediye yönetiminin sosyal sorumluluk projesi kapsamında ayakkabı boyacılarına ücretsiz olarak tahsis ettiği lostra salonu, mevcut belediye yönetimince waffle kafeye dönüştürüldü.
Bir kentin kimliği sadece binalarla, yollarla, tabelalarla kurulmaz. Onu yaşatan, o sokaklarda çalışan, gülümseyen, üretmeye devam eden insanlardır. Fethiye’nin ayakkabı boyacıları da bu kentin belleğine, sesine ve ruhuna işte böyle kazınmıştı.
Fethiye Belediyesinin önceki yönetimi, ayakkabı boyacılarına daha iyi koşullarda çalışmaları amacıyla lostra salonu açmış, ücretsiz olarak tahsis etmişti. Kent estetiğine katkı sunan lostra salonu, özellikle kadınların da uğrak noktası olmuştu.
Turistlerle yerel halk arasında sıcak bağların kurulduğu, kültürel bir buluşma noktası haline gelmişti. Yalnızca bir çalışma alanı değil, bir yaşam kültürünün sembolüydü. Sokakta, güneşin altında çalışan boyacılar artık sabit bir çatı altına kavuşmuş, kentle aralarındaki bağ resmiyet kazanmıştı.
Bir turistin ayakkabısını boyatırken ettiği sohbet, o salonu bir hizmet noktasından çok, bir kültürel köprüye dönüştürüyordu. Kentin sosyal hayatına renk ve sıcaklık katan Romanların enerjisi, esnafla kurduğu samimi ilişki, kente canlılık kazandıran en özgün dokulardan biriydi.

Bugün, Atatürk Caddesi üzerinde faaliyet gösteren lostra salonu, Belediye yönetimi tarafından sessizce waffle satış noktasına dönüştürüldü. Kent belleği ve kamusal fayda yerini ticari işletmeye bıraktı. Sessiz sedasız yaşanan dönüşüm Gazetemiz yazarlarından Işık Taban’ın gündeme getirmesinin ardından vatandaşlardan tepki gördü.
Kapatılan lostra salonunun yer aldığı alan, kamusal alan statüsünde. Elbette kamusal alanlara ticarethane açılması teknik olarak tartışmalı bir konu; çünkü burada esas mesele, hangi yönetmeliğin ihlal edildiğini incelerken, “hangi değerin yitirildiğine” de bakmak gerekir.
Lostra salonunun kapatılması, sadece birkaç tezgâhın kaldırılması değil, kentin simgesel bir sesinin susturulması anlamına geliyor. O salon, emeğin, dayanışmanın, kent estetiğiyle halkın yaşam pratiği arasındaki harmoninin küçük ama güçlü bir ifadesiydi. Bugün aynı noktada ticari bir işletme var. Lostra salonunun yerinde artık ayakkabı cilasının kokusu değil, waffle hamurunun kokusu dolaşıyor.
Belki bu değişim, ekonomik açıdan “kentsel modernleşme” olarak görülebilir. Ancak bu durum, kentin çalışan insanıyla kurduğu sosyal uyumun, bir tür “görünmez kültürün” kaybı anlamına geliyor.
Bu dönüşüm, kamusal alanların özelleştirilmesi ve kent belleğinin silinmesi açısından önemli “olumsuz” bir örnek. Belediyenin bu değişimi hangi gerekçeyle yaptığı, kamuoyuna henüz açıklanmasa da, vatandaşlar tepkilerini, “Kentin hafızası, waffle kutusuna sığmaz” diyerek gösteriyor.