"Çakallar kuzunun bol olduğu yeri değil, sahipsiz kaldığı yeri severler." Muğla’nın sahipli ya da sahipsiz olduğunu hep birlikte göreceğiz.
Gazeteci Özcan Özgür, severiz sevmeyiz ama Muğla’da “kentin belleği” övgüsünü hak eden bir meslek erbabıdır. Kimse kimseyi sevmek zorunda değil zaten. Olması gereken saygı duyulmasıdır. Yazısını beğenmedim diye kimse kimseye hakaret etme hakkını kendinde bulmamalı.
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın özel danışmanı(!) Levent Arkan, sosyal medya hesabından Gazeteci Özcan Özgür’e, yazısı nedeniyle sağlık sorunları üzerinden nezaketsiz, ahlaki değerlerini kaybetmiş ve öfkeli bir şekilde saldırdı.
Lider, ekibini seçmekle birlikte onların davranışlarının sorumluluğunu da taşır. Bu insanlık dışı hareket danışmanın tavrı olmaktan çıkıp Ahmet Aras’ın sorumluluğundadır.
Kurumun itibarını zedelediğine girmeden insani yönden değerlendirdiğimizde, bu davranış; düşünce olgunluğuna ulaşamamış, insanca düşünüp davranamayan, empati geliştiremeyen, temel nezaket sınırlarını kavrayamayan bir insanın tavrıdır.
Bu yapıda bir kişinin, hangi birikimle kime ne faydasının olduğunu anlamakta zorluk çekiyoruz. Bu noktada “Ahmet Aras, bu zata ne danışıyor?”, “Ahmet Aras, Bodrum Belediye Başkanlığı döneminden beri bu zatın hangi bilgi ve deneyiminden faydalanmıştır da, partililere vs hakaret eden bir kişiyi yanında taşıyor?” diye düşünmeden edemiyor insan.
Meslektaşlarına sahip çıkan Muğla Basın Çalışanlarını yürekten kutluyor, yanlarında olduğumuzu hatırlatıyoruz: “BASINA VE KAMUOYUNA SESLENİYORUZ!. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ahmet Aras; Büyükşehir bünyenizde özel danışmanınız olarak görev yapan Levent Arkan’ın, Gazeteci Yazar Özcan Özgür’ün eleştiri içeren köşe yazılarına yönelik son iki gündür sosyal medyada yaptığı iki ayrı paylaşım; insani, vicdani ve hukuki açıdan uygun düşmeyen paylaşımlardır. Bir belediye başkanının danışmanı, makamı gereği yalnızca kendi kişisel görüşlerini değil, temsil ettiği kurumun saygınlığını da gözetmekle sorumludur. Bu nedenle kamuoyuna açık paylaşımlarında üslup, içerik ve muhatap seçiminde özen göstermek hem insani hem vicdani hem de hukuki bir yükümlülüktür. Kişileri, özel hayatı ve aileyi hedef alan, alaycı ve küçültücü ifadeler; insani değerlerle bağdaşmadığı gibi, kamuoyunda temsil edilen makamı da zedeler. Vicdanî açıdan bakıldığında, kişisel öfke ve hesaplaşmaları kamuya açık mecralara taşımak yerine, sorunları yüz yüze ve medeni bir şekilde çözmek, en temel insani sorumluluktur. Hukuki açıdan ise, kişisel haklara ve özel hayata dair imalarda bulunmak, hakaret veya itibar zedeleyici söylemler; Türk Ceza Kanunu ve Basın Kanunu açısından sonuç doğurabilecek niteliktedir. Unutulmamalıdır ki, kamu görevlisinin veya danışmanın sözleri yalnızca kendisini değil, belediye başkanı olarak sizi ve kurumunuzu da doğrudan bağlar. Danışman tarafından yapılan bu iki yakışıksız, belden aşağı paylaşım, belediye başkanı olarak sizin otoritenizi tartışmaya açmış durumdadır. Sonuç olarak; bir danışmanın görevi polemik yaratmak değil, toplumsal barışı, kurum saygınlığını ve kamu vicdanını korumaktır. Aksi davranışlar, hem insani hem vicdani hem de hukuki sorumluluğun ihlalidir. Belediye başkanı olarak bu duruma son verilmesi için gerekeni yapmanız beklenmektedir. Muğla Basın Çalışanları.”