Küresel piyasalarda son üç yıla damga vuran en dikkat çekici fiyat hareketlerinden biri hiç şüphesiz altın tarafında yaşandı.

2023 yılı Ocak ayında 2.000 dolar seviyelerinde bulunan ons altın, 2026 yılı Ocak ayında 5.500 dolar seviyesini test ederek dolar bazında yaklaşık %275’lik bir yükseliş performansı ortaya koydu. Bu denli güçlü bir hareket, altının yalnızca klasik bir güvenli liman değil; aynı zamanda küresel güç dengelerindeki değişimin de önemli bir yansıması olduğunu gösteriyor.


Gram Altındaki Sert Yükseliş Ne Anlama Geliyor?

Ons altındaki yükseliş küresel dinamiklerle açıklanabilirken, gram altındaki artış çok daha farklı ve yerel faktörlerin etkisiyle şekillendi.

Mart 2021’de 422 TL seviyesinde bulunan gram altın, 2026 yılı Ocak ayında 8.000 TL seviyesini gördü. Yaklaşık 19 katlık bu artış, yalnızca ons fiyatındaki yükselişle açıklanamaz.

Burada belirleyici olan unsur; Türkiye’de uzun süredir devam eden enflasyonist süreç ve buna bağlı kur dinamikleri oldu.

Son dönemde uygulanan sıkı para politikasıyla dezenflasyon hedeflenirken, yüksek faiz politikasıyla döviz kurunun baskılanmaya çalışıldığı görülüyor. Ancak geçmiş yıllarda yaşanan kur geçişkenliği, gram altının fiyatında kalıcı bir yukarı yönlü taban oluşturmuş durumda.


Ons Altını Asıl Yükselten Dinamik Ne?

Ons altındaki yükselişi yalnızca enflasyonla açıklamak eksik kalır. Son yıllarda küresel ölçekte değişen güç dengeleri, altına olan talebi stratejik düzeyde artırdı.

ABD’nin uzun yıllardır sürdürdüğü ekonomik ve finansal hegemonya, Çin’in yükselişiyle birlikte ilk kez bu kadar güçlü şekilde sorgulanmaya başladı.

Çin’in üretim kapasitesi, ticaret fazlası, rezerv politikaları ve küresel ticaret ağlarını genişleten projeleri, dolar merkezli finans sistemine alternatif arayışları hızlandırdı.

Bu süreçte birçok ülke rezerv çeşitlendirmesine giderek dolar varlıklarını azaltıp altın stoklarını artırma eğilimine girdi. Yani talep yalnızca yatırımcıdan değil, merkez bankalarından da geldi.


ABD – Çin Rekabeti Altını Nasıl Etkiliyor?

Bugün ekonomik büyüklük açısından Çin öne çıkarken, askeri güç ve savunma teknolojileri açısından ABD üstünlüğünü koruyor.

Bu durum, rekabetin kısa vadede sonuçlanmayacağını gösteriyor.

Rekabet sürdükçe:

Ticaret savaşları

Teknoloji ambargoları

Bölgesel gerilimler

gündemde kalmaya devam edecek.

Küresel belirsizlik arttıkça ise altın, güvenli liman özelliğini koruyacaktır.


Jeopolitik Riskler Fiyatları Destekliyor

ABD – Çin rekabetine ek olarak;

Rusya – Ukrayna savaşı

İran – ABD gerilimi

Orta Doğu’daki çatışma ihtimalleri

küresel risk primini artıran başlıca unsurlar arasında yer alıyor.

Bu risk başlıkları var oldukça altın talebinin yapısal olarak güçlü kalması beklenir.


Küresel Faiz Döngüsü: Yön Değil, Hız Belirleyici

Küresel faiz beklentileri altın fiyatını tek başına belirleyen ana unsur değil; daha çok altındaki hareketin hızını ve dalga boyunu etkileyen bir mekanizma olarak çalışır.

Reel faizlerin düşmesi altına destek verirken, yükselmesi kısa vadeli düzeltmeleri beraberinde getirebilir. Ancak büyük resimde yönü belirleyen asıl unsur; belirsizlik, rezerv tercihleri ve risk algısıdır.


Teknik Görünüm Ne Söylüyor?

Teknik analiz perspektifinden bakıldığında ons altında ana trendin yukarı yönlü olduğu görülüyor.

4.681 dolar seviyesi üzerinde kalıcılık sağlandığı sürece, 5.834 dolar seviyesi güçlü direnç bölgesi olarak öne çıkıyor.

Elbette bu yükselişin kesintisiz olması beklenmemeli. Altın da diğer varlıklar gibi zaman zaman düzeltme ve dinlenme süreçleri yaşayacaktır. Ancak ana trendi belirleyen makro dinamikler değişmediği sürece geri çekilmeler orta vadeli alım iştahını canlı tutabilir.


Sonuç: Altını Yukarı Taşıyan Ana Hikâye

Özetle altın fiyatlarını yukarı taşıyan dört ana başlık öne çıkıyor:

Küresel belirsizlik ve güvenli liman talebi

ABD–Çin güç rekabeti ve rezerv tercihlerindeki değişim

Jeopolitik riskler

Türkiye’de kur ve enflasyon dinamikleri (gram altın özelinde)

Küresel faiz döngüsü ise bu başlıkların etkisini artırıp azaltan bir hızlandırıcı işlevi görüyor.

Kısa vadede dalgalanmalar yaşansa da, mevcut küresel risk başlıkları var oldukça altının portföylerdeki güvenli liman rolünü korumaya devam etmesi beklenebilir.


Not: Bu yazıda yer alan değerlendirmeler genel ekonomik analiz niteliğinde olup yatırım tavsiyesi kapsamında değildir.


Aydın Uçar
Piyasa Ekonomisti | Finansal ve Kurumsal Yönetim Danışmanı

E-posta: aydinucar1982@gmail.com

X: https://x.com/Aydinucar82

https://www.youtube.com/@360Finans