Hayatını kaybeden iki kişiden birinin 7. sınıf öğrencisi Yüsra Seraç olduğu öğrenildi.
Adli tıpta açıklamalarda bulunan cenaze yakınları, Baba Mesut Seraç'ın 6 kişiyi kaza anında otobüsün içinden çıkardığını ancak kendi kızını kurtaramadığını belirtirken otobüs şoförünün hatalı olduğunu iddia etti. Ailenin okul için Diyarbakır'dan İstanbul'a döndükleri öğrenildi.
Dün Kuzey Marmara Otoyolunda Diyarbakır'dan yola çıkan yolcu otobüsü Işıklar gişelerine çarpması sonrası otobüste yangın çıkmış ve 2 kişi hayatını kaybetmişti.
1'i ağır 8 kişi yaralandı. Yaralıların hastanede tedavisi sürerken cenazeler Adli Tıp Kurumu götürüldü. Hayatını kaybeden iki kişiden birinin kimliği belli oldu. Ölen kişilerden birinin cesedinin 5 kişilik ailesiyle birlikte Diyarbakır'a giden 7. sınıf öğrencisi Yüsra Seraç'a ait olduğu öğrenildi. Yüsra'nın 10 yaşındaki kız kardeşi Nazlı Seraç'ın da ağır yaralandığı ve hayati tehlikesinin sürdüğü belirtildi.
7 yaşındaki diğer kardeşi Ali Osman Seraç'ın da kazada yaralandığı ve hastanedeki tedavisine devam edildiği öğrenildi. Öte yandan Adli Tıp Kurumuna gelen cenaze sahiplerinden ölenlerin kimlik tespiti için DNA örnekleri alındı. Kazada ölen ikinci kişinin ise aynı otobüse Elazığ'dan binen 54 yaşındaki bir kadına ait olduğu öğrenildi.
Ölen kadının eşi de Adli Tıp Kurumuna gelerek DNA örneği verdi. DNA eşleşmelerinin tamamlanmasının ardından cenazelerin ailelere teslim edileceği kaydedildi. Öte yandan acılı ailenin yaklaşık 9 önce başka bir evladını kaybettikleri ortaya çıktı. Ailenin okulların açılması nedeniyle Metro turizm tarafından kullanılan ek seferde yolculuk yaptığı öğrenildi.
Aile yakınlarından Kasım Seraç, ailenin okullar açıldığı için İstanbul'a döndüğünü belirterek, ‘'Dün saat 07.00'de Diyarbakır'dan yola çıkmışlar. Elazığ üzerinden geldiler. Saat 13.00'da telefon açtım, daha Bolu'daydılar. Ondan sonra saat 19.00 civarı böyle bir kaza duyduk. Oraya acil gittik. Otobüs o anda kül olmuştu. Babasıyla konuştum, babası şu anda konuşamaz halde. Kendisi böyle 4-5 tane yolcuyu ayağıyla çekip kendisi kurtarmış.
Onlar ailece gitti, 5 kişi. Anne, baba, üç çocuk. Bunların evi burada. Memlekette annesi rahatsızdı, annesini ziyarete gittiler. Ondan sonra dönüşte beraber geldiler. Okullar açıldığı için geldiler. Bilmiyorum, geliyor bariyerlere çarpıyor. Görüntülerden gördüğüm kadarıyla bariyerlere çarpınca artık bir şeyler patlıyor orada, mazot mudur nedir bilmiyorum. Yerler ıslaktı hafif yağmur yağmış'' dedi.
Baba Mesut Seraç'ın kaza esnasında başka çocukları kurtardığını söyleyen Seraç, ‘'O esnada Mesut Saraç, başka çocuklar da varmış, onları kurtarmaya çalışmış.
O esnada kapı açılmıyormuş. Defalarca cama vuruyorlar, camı açamıyorlar. Artık dışarıdan biri camı açınca içeri zaten duman dolmuş. O şekilde göz gözü görmüyormuş. Herkesi kurtardı, kızı maalesef içeride yandı. Şu anda anne ve babanın durumları perişan. Konuşamaz haldeler. Hani ihmal olduğunu düşünüyorum. Cezaları neyse çeksinler'' ifadelerini kullandı.
‘'Babası zaten daha toparlanamaz, baba 6-7 kişiyi kurtardı, hala kendini suçluyor, 'kızımı kurtaramadım' diyor''
Aile yakınlarından Habip Dalgın ise şoförün kusurlu olduğunu iddia ederek, ‘'Yüzde 100, bizim Mesut'un da dediği gibi şoför aşırı hızlı. Kaç saattir de arabayı sürmüş. Mola vermeden sürmüş. Böyle olmuş ama şoförde sıkıntı var. Allah kimseye yaşatmasın. Onu diyeyim, Allah hiç kimseye yaşatmasın. Bir bir aile yok oldu. Babası zaten bir daha toparlanamaz. Baba 6-7 kişiyi kurtardı, hala kendini suçluyor, 'Kızımı kurtaramadım' diyor'' şeklinde konuştu.
(İHA) -