Yapılan yazılı açıklamada; “Bugün, Esra Işık hakkında verilen tutukluluğa devam kararı, yargının bağımsızlığını yitirdiğinin ve "yargı sopasının" toplumsal muhalefeti sindirmek için bir araç haline getirildiğinin en somut kanıtıdır.
Yıllardır yaşadığı toprakları, doğayı ve havasını savunan; kök saldığı coğrafyadan kopmamak için direnen bir insanı "kaçma şüphesi" gerekçesiyle tutuklu yargılamak, sadece hukuka değil, akla ve vicdana da aykırıdır.
YARGI SOPASIYLA MUHALEFETSİZ TOPLUM HAYALİ KURULAMAZ
Siyasi iktidarın iki dudağı arasından çıkan kararlarla şekillenen bu süreçte verilmek istenen mesaj açıktır: "İtiraz etme, ses çıkarma, hakkını arama!" Ancak bilinmelidir ki;
• Toprağını savunanlar suçlu değil, bu toprakların gerçek sahipleridir.
• Adalet, muktedirlerin arzularına göre eğilip bükülebilecek bir sopa değildir.
• Baskı politikalarıyla sessiz, tepkisiz ve muhalefetsiz bir toplum yaratma hayalleri, hak mücadelesine çarparak yok olacaktır.
Esra Işık Yalnız Değildir!
Esra Işık’ın şahsında cezalandırılmak istenen, halkın iradesi ve direnme hakkıdır. Yaşam alanlarını korumak için verilen mücadeleyi "suç" gibi göstermeye çalışanlar, asıl suçu adalete olan güveni yerle bir ederek işlemektedir.
"Bizler, Cumhuriyet Halk Partisi Muğla İl Başkanlığı olarak; adaletin kişisel hırslara ve siyasi hesaplara kurban edilmesine asla izin vermeyeceğiz. Esra Işık’ın sergilediği o dimdik duruş, bizim de duruşumuzdur."
Hukuk bir gün herkese lazım olacaktır. Bu haksızlıklar karşısında susmayacak, Esra Işık ve onun gibi hak savunucularının özgürlüğü için mücadelemizi her platformda sürdüreceğiz.
Korku imparatorluğunuza karşı adaleti, baskılarınıza karşı özgürlüğü savunmaya devam edeceğiz!”