AĞAÇ GİBİ DÜŞÜNMEK: Kökü sağlam olmayanın geleceği de sağlam olmaz

Her çağın kendine özgü bir hastalığı vardır. Bugünün en büyük hastalığı bilgi eksikliği değil; köksüzlüktür. Dijital çağda bilgi artarken anlam arayışı zayıflamaktadır.

“Görmedin mi Allah nasıl bir misal verdi? Güzel bir söz, kökü sağlam, dalları göğe yükselen güzel bir ağaç gibidir...” (İbrahim 24–25)

Bu benzetme yalnızca edebî değildir; insanın psikolojik, ahlaki ve toplumsal gelişimine dair evrensel bir model sunar. Bilim ağacın nasıl yaşadığını açıklar; Kur'an ise ağacın insana ne öğrettiğini...

Kökler, değerleri ve psikolojik dayanıklılığı; dallar öğrenmeyi ve gelişimi; meyveler ise topluma bırakılan faydayı temsil eder. Nöroplastisite insan beyninin öğrenerek gelişebildiğini, ekoloji ise ağaçların dayanışma içinde yaşadığını göstermektedir. İnsan da bilgiyle birlikte hikmeti, rekabetle birlikte dayanışmayı öğrenmelidir.

Bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz şey daha büyük binalar değil, daha sağlam köklerdir. Çünkü insan geleceğe sahip olduğu imkânlarla değil, bağlı olduğu değerlerle yürür.

Muammer GÖKMEN
Uzman Vaiz