ADD Fethiye Şubesi Başkanı Filiz Topçu açıklamasında “Bu gün burada Türk Milletinin bağımsızlık yolculuğunda dönüm noktası olan Amasya genelgesinin yıldönümünde bir aradayız. İçinden geçtiğimiz süreçte hukukun, demokrasinin, laik Cumhuriyetin ve milletin iradesinin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha görüyoruz.
Cumhuriyetimizin kurucu değerlerine yönelen her türlü aşındırma girişimine karşı susmayacağız. Geri adım atmayacağız. Amasya genelgesi esarete, teslimiyete, manda ve himayeye karşı milletimizin ayağa kalkış iradesidir. Büyük Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Milletin İradesini Yine Milletin Azim ve Kararı Kurtaracaktır” sözü bu günde yolumuzu aydınlatmaktadır. Bu duygu ve düşüncelerle basın açıklamamızı yönetim kurulu üyemiz Sayın Tuğçe Güçlü’ye sözü bırakıyorum” dedi.
“AMASYA GENELGESİ, MİLLETİN KADERİNE EL KOYANLARA KARŞI ULUSAL İRADENİN İLANIDIR”
Günün anlam ve önemi hakkında açıklama yapan ADD Fethiye Şubesi yönetim kurulu üyesi Tuğçe Güçlü “22 Haziran 1919’da yayımlanan Amasya Genelgesi, Türk milletinin esareti kabul etmeyeceğini, manda ve himayeye boyun eğmeyeceğini, bağımsızlığından ve egemenliğinden asla vazgeçmeyeceğini tüm dünyaya ilan ettiği tarihi bir manifestodur. Amasya Genelgesi; yalnızca bir belge değil, çökmüş bir imparatorluğun karanlığından bağımsız bir Cumhuriyet’e uzanan yolun ilk büyük siyasal ve devrimci irade beyanıdır. O gün vatan işgal altındaydı. Millet yoksulluk içindeydi. Ordular dağıtılmış, tersanelere girilmiş, limanlara el konulmuş, ülkenin dört bir yanında emperyalist güçler cirit atar hale gelmişti. Saray ve teslimiyetçi çevreler ise milletin kaderini işgalcilerin merhametine bırakma gafletine düşmüştü. İşte böylesi ağır bir dönemde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları Amasya’dan bütün millete seslenmiş ve tarihe şu sarsılmaz iradeyi yazdırmıştır:
“MİLLETİN İSTİKLALİNİ YİNE MİLLETİN AZİM VE KARARI KURTARACAKTIR”
Bu söz, bir milletin yeniden doğuşunun özetidir. Bu söz, saraylara, mandacılara, işbirlikçilere ve emperyalizme verilen en net cevaptır. Bu söz, Cumhuriyet’in, halk egemenliğinin, tam bağımsızlığın ve devrimlerin temel taşıdır. Amasya Genelgesi ile ilk kez açıkça ilan edilmiştir ki; kurtuluşun yolu bir kişinin, bir zümrenin, bir sarayın, bir yabancı devletin ya da herhangi bir vesayet odağının iradesinde değil, doğrudan doğruya milletin kendi azim ve kararındadır. Bu nedenle Amasya Genelgesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesinin önsözüdür.
Erzurum Kongresi’ne, Sivas Kongresi’ne, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışına ve nihayetinde Cumhuriyet’in ilanına uzanan yürüyüşün en güçlü başlangıç noktalarından biridir. Bugün de Amasya Genelgesi’nin taşıdığı anlamı doğru okumak zorundayız. Çünkü Amasya’da yükselen irade; yalnızca geçmişin bir hatırası değil, bugün de yolumuzu aydınlatan bir Cumhuriyet pusulasıdır. Bugün ülkemizde hukukun üstünlüğünü zedeleyen, millet iradesini tartışmalı hale getiren, laik Cumhuriyet değerlerini aşındırmaya çalışan, demokrasiyi sandıktan ibaret gören, Cumhuriyet kurumlarını itibarsızlaştıran her anlayış; Amasya’da ilan edilen ulusal egemenlik ruhunun karşısındadır.
“AMASYA’DAN YÜKSELEN SES BUGÜN DE YOLUMUZU AYDINLATMAKTADIR”
Açıkça ifade ediyoruz; Millet iradesi yok sayılamaz. Cumhuriyet’in kurucu değerleri pazarlık konusu yapılamaz. Laiklikten, hukuktan, demokrasiden ve tam bağımsızlıktan geri adım atılamaz. Türkiye Cumhuriyeti, cemaatlerin, tarikatların, çıkar çevrelerinin ya da teslimiyetçi anlayışların yön vereceği bir ülke değildir. Bu ülke, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde emperyalizme diz çöktüren bir milletin eseridir. Bu Cumhuriyet; savaş meydanlarında, kongre salonlarında, Meclis kürsüsünde ve milletin yüreğinde kurulmuştur.
Amasya Genelgesi bize göstermiştir ki; millet kendi kaderine sahip çıktığında hiçbir güç onun bağımsızlık yürüyüşünü durduramaz. Bugün bizlere düşen görev, Amasya’da yakılan bağımsızlık meşalesini söndürmeden taşımaktır. Atatürk ilke ve devrimlerini, laikliği, bilimsel eğitimi, hukuk devletini, kadın erkek eşitliğini ve ulusal egemenliği kararlılıkla savunmaktır. Atatürkçü Düşünce Derneği olarak bir kez daha ilan ediyoruz; Bizler, Cumhuriyet’in kazanımlarını aşındırmaya çalışan her anlayışın karşısındayız. Bizler, ulusal egemenliğin yerine biat kültürünü koymak isteyen her zihniyetin karşısındayız. Bizler, aklın ve bilimin yerine dogmayı, yurttaşlık bilincinin yerine kulluk anlayışını dayatan her girişimin karşısındayız. Bizler, Atatürk’ün kurduğu laik, demokratik, sosyal hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ni sonuna kadar savunmaya kararlıyız. Amasya Genelgesi’nin 107. yıl dönümünde; başta Cumhuriyetimizin kurucusu, Büyük Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Milli Mücadele’nin tüm kahramanlarını saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz. Onların bizlere bıraktığı miras açıktır; Tam bağımsızlık. Kayıtsız şartsız millet egemenliği.
Laik ve demokratik Cumhuriyet. Aklın ve bilimin rehberliği. Çağdaş uygarlık hedefi. Bu mirasa sahip çıkmak, yalnızca bir anma görevi değil; bugünün ve yarının Türkiye’si için tarihsel bir sorumluluktur. Amasya’dan yükselen ses bugün de yolumuzu aydınlatmaktadır. Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır. Bu inançla bir kez daha haykırıyoruz: Yaşasın tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti! Yaşasın ulusal egemenlik! Yaşasın laik, demokratik Cumhuriyet! Yaşasın Mustafa Kemal Atatürk’ün devrimci yolu!” dedi.