Orhan Okutan / habercitv.com.tr Yazı İşleri Müdürü
Bir kaza görüntüsünün sansürsüz paylaşılması tartışma yaratmış olabilir. Bu kaza özelinde görüntünün sansürsüz yayınlanıp yayınlanmaması tartışmaya açıktır.
Ki ulusal basın kuruluşlarının neredeyse tamamına yakını sansürsüz yayınlamıştır. Evet, bu tür görüntülerin yayını dikkatle ele alınmalıdır. Hata yapılmış bile olabilir. Çok kişinin çalıştığı ortamlarda bu olabilir. Ancak bir uyarıyı dile getirmenin yolu, mesleki kibirle ahkâm kesmek değildir. Eleştirinin de bir üslubu, gazeteciliğin de bir ahlakı vardır.
Gazetecilik sadece görüntü, bilgi ve haber akışıyla değil; meslek içi ilişkilerdeki tavırlarla da şekillenir. Dostluk, eleştiriyi dışlamaz ama eleştirinin dili, şekli ve zamanı dostluğu sınar. Uyarmak ahkam keserek yapılmaz. Hele hele yaptığı haberleri alacağı reklam parasını düşünerek şekillendiriyorsa, mesleğin temel işleviyle çelişen haberciliği sorgusuz, eleştirisiz bir rutine sıkıştırmışsa, o zaman o eleştirinin samimiyeti de sorgulanır. İnsanlar, başkasının mesleği nasıl yapması gerektiğine dair ahkâm kesmeden önce, kendi habercilik pratiğini de gözden geçirmelidir.
Bir hata varsa uyarılır, ama dostluk bunun zeminidir. Bir meslektaşın mesleğini nasıl yapması gerektiğine yukarıdan konuşmak, gazeteciliğin değil, egonun sesidir. Ve en çok da mesleğe zarar verir.
Bir atasözünün anlattığı gibi “boş tenekeden çok ses çıkar”. Herkesin kendi işini yapması dileğiyle.
Eleştirinin de bir üslubu vardır
Orhan Okutan / habercitv
Bunlar da ilginizi çekebilir