En tehlikeli hırsızlık: Allah ile insan arasına girmek

Din istismarına karşı toplumsal bağışıklık nasıl inşa edilir? "Bir toplumun kaleleri önce taşları yıkılarak değil, zihinleri işgal edilerek ele geçirilir..."

Bazı hırsızlar cüzdan çalar… Bazıları emek çalar… Bazıları umut çalar…

Fakat bunların içinde en tehlikelisi, Allah adına konuşarak insanın inancını çalanlardır.

Çünkü para yeniden kazanılabilir; makam yeniden elde edilebilir. Fakat istismar edilmiş bir vicdanın yeniden güven duyması yıllar alabilir. Dini istismar edilen bir insan, çoğu zaman sadece bir gruba değil; dine, , hatta Allah'a karşı bile mesafe koyabilir.

Allah adına delilsiz konuşmak büyükbir sorumluluktur. Kur'an, "Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme." (İsrâ 17/36) diye uyarır.

Modern psikoloji, belirsizlik ve yalnızlık dönemlerinde insanların manipülasyona daha açık olduğunu gösterir. Din istismarcıları da bu kırılganlıkları kullanarak aidiyet duygusunu suistimal eder.

Hz. Peygamber (sav), istişareyi esas alan, hesap verebilir bir toplum inşa etmiştir. Kur'an: "Onların işleri aralarında danışma iledir." (Şûrâ 42/38).

Dijital çağda bağlamından koparılan ayetler, hadisler ve sansasyonel içerikler büyük hızla yayılmaktadır.

Din istismarına karşı korunmanın temel ilkeleri:

• Kur'an ve sahih sünneti güvenilir kaynaklardan öğrenmek.

• Hiç kimseyi sorgulanamaz kabul etmemek.

• Delil ve istişare kültürünü canlı tutmak.

• Şeffaflık ve hesap verebilirliği benimsemek.

• Dijital içerikleri doğrulamadan paylaşmamak.

• Çocuklara eleştirel düşünmeyi öğretmek.

Hakiki din özgürleştirir; istismar ise bağımlı hâle getirir. İnancı korumanın yolu aklı, vicdanı ve sahih bilgiyi birlikte korumaktır.

Muammer GÖKMEN

Uzman Vaiz