Onlar, bir evin direği, bir ailenin pusulası, çocuklarının ilk kahramanlarıdır. İşte babalar, tıpkı kökleri toprağın derinliklerine uzanan çınarlar gibi; görünmeden ayakta tutan, konuşmadan öğreten, varlığıyla güven veren insanlardır.
Modern çağ, hızın ve tüketimin merkezine insanı yerleştirirken, aileyi ayakta tutan manevi değerleri zaman zaman gölgede bırakmaktadır. Oysa insanın karakterini şekillendiren ilk mektep ailedir. Bu mektebin en önemli öğretmenlerinden biri de babadır.
Kur’an-ı Kerim şöyle buyurur:
“Rabbin, kendisinden başkasına kulluk etmemenizi ve anne-babaya iyilik etmenizi emretti...” (İsrâ, 23)
“Bana ve anne-babana şükret. Dönüş banadır.” (Lokman, 14)
Sevgili Peygamberimiz (sav) buyurmuştur:
“Babanın evladı üzerindeki hakkı, ona güzel isim vermesi ve güzel terbiye vermesidir.”
Bugün dünyanın birçok yerinde teknoloji gelişirken, insanlar birbirine yaklaşmak yerine bazen yalnızlaşmaktadır. Dijital ekranların çoğaldığı bir çağda, çocukların en çok ihtiyaç duyduğu şeylerden biri, bir babanın sıcak ilgisi, tecrübesi ve duasıdır.
Babalar Günü, sadece bir kutlama günü değil; vefanın, şükrün ve hatırlamanın günüdür. Yanımızda olan babalarımıza sevgimizi göstermenin, ebediyete irtihal etmiş babalarımızı dualarla yâd etmenin zamanıdır.
Çünkü bazı insanlar vardır ki, gölgesi eksik olunca fark edilir.
Ve bazı çınarlar vardır ki, kökleri toprağın altında olsa da duaları gökyüzüne uzanmaya devam eder.Başta şehit babaları olmak üzere; alınteriyle evlat yetiştiren sevgisini fedakrlıkla yoğuran bütün babaların varlığını milletin duası ve duasının bereketi olarak görüyoruz. Çünkü bazı insanlar sadece baba değildir. Bir milletin vicdanı geleceğini ayakta tutan görünmez kuvvetlerdir.
Hulasa araba arkası edebiyatı diye birşey var olduğunu varsayarsak en yaygın olanı “Babamsağolsun”sticker’ dikkatimizi çeker. Düşünsenize İngiltere’de bir arabanın arkasında “Thanks To My Father” yazıyor…
Sizsiz olun sevgili çocuklar bir problemi çözdüğünde “Büyüksün baba” dediğiniz babalarınızı yüreklerinize yazın hiç silinmesin…