Geçtiğimiz günlerde 2024 Yerel Seçimlerinde AK Parti Muğla Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Prof.Aydın Ayaydın’ın Fethiye ziyareti çok konuşuldu. Kimi neden ziyaret etti? İftar yemeğine kimleri neden davet etmedi? Tartışmalarını uzun uzun takip ettik. Siyasi ikbal hesaplarının özellikle de Fethiye da akıl almaz girift ilişkilerini ve sonuçlarını biliyoruz da bunun yaşadığımız şehre hiçbir faydası yok. Tam aksine olası çıkış yollarını da tıkayan kirli bir yumak bu ilişkiler. Bu ziyaretin üzerinde konuşulması gereken ve ortak akıl yürütülmesi gereken tek bir kelamı vardı. Sayın Ayaydın’ın “ Eğer onlar bir adım atarsa ben Hükümet nezdinde üç adım atmaya hazırım “ sözü. Sayın Ayayadın’ın böyle bir sözü verebilecek atanmış ya da seçilmiş bir görevi yok uhdesinde bunu biliyoruz. Ancak; Merkezi Hükümet içinde bu sözün takipçiliğini yapabilecek siyasi gücü de var. Sadece “ eski vekil “ sıfatı ile bu şehirde “ başlarına bela olmadan “ kimin nereye uygun olacağına karar verenler bu ebedi vesayet yetkilerini nereden alıyorlarsa bu eski vekil de oradan yetki alıyordur. Yerel yönetimlerde; Özellikle de Büyükşehir yapılanmaları sonucunda kabul etseniz de etmeseniz de öz gelirleri ile gerçekleştirmeleri mümkün olmayan büyük alt yapı ve tesis yapılarını Merkezi Hükümetlerin desteği ile gerçekleştirmeleri mümkündür. Tıpkı; Fethiye Limanının temizliği ve kirleten faktörlerin minimize edilmesi işi gibi parasal büyüklüğü olan ve birçok kurumun ortak hareket etmesi gereken işler de olduğu gibi. Önceki MBŞB Başkanı Osman Gürün 2023 Fethiye Limanının temizliği ile ilgili yapılması gerektiği gibi bir dizi çalışma yürütmüştü. 640 bin lira ödeyerek bir ön inceleme yaptırmış ve yaklaşık 13 metre alüvyonun 3 ya da 5 metre temizlenmesinin mümkün olduğunu ve 2023 Yılı değerlerine göre bu işin maliyetinin yaklaşık 21 milyon 700 bin Euro olduğunu 03 Ağustos 2023 Günü Fethiye de anlatmıştı. Bu noktadan sonra, yapılması gereken kesin fizibilite raporunu da içeren bir ihale dosyası hazırlanarak ihaleye çıkılmasıydı. Yani; Sayın Ayaydın’ın kastettiği ilk adım bu olabilir. Sonrasında; Bu büyük bütçeli ve birden fazla kurumun birlikte hareket etmesi gereken işin ikinci adımı DSİ sorumluluğundaki derelerin betonlanmış taban tekneleri nedeni ile kolayca denize akan rüsümat’ın toplandığı çökertme havuzlarının yapılması için işbirliği protokollerinin yapılması, Ulaştırma ve Alt Yapı Bakanlığından gerekli izinlerin alınması ve araç gereç ekipman ile Merkezi Hükümet Bütçe desteğinin sağlanması gelecektir. Üçüncü adımda; Büyük bütçeli bu projenin gerçekleşebilmesi için gerekli dış krediler bulunması halinde bu kredilerin kullanılabilmesi için gerekli olan Hazine Garantilerinin sağlanması olacaktır. Bütün bunları elbette kahir miktarda istihdam edilen büyükşehir ve ilçe belediyelerindeki danışmanlar biliyorlardır. Böyle ağır bir taşın altına ellerini koymak yerine; Seçim dönemlerine denk getirilebilecek gösterişli törenler yapılabilecek işleri tercih ederek bu sorumluluktan siyasetin cıvık zemininde laf ebeliği ile kaçıyorlar. Yoksa; MBŞBB’nı  Ahmet Aras da “ bir gemi getirmekten aciz değiliz “ derken bu işin bir gemi ile çözülemeyecek bir iş olduğunu elbette biliyordur. 17.Mart.2025 Işık Taban