Fenerbahçe, Brann deplasmanında öyle bir futbol oynadı ki, Avrupa’ya “Ben buradayım” mesajını yalnızca skorla değil, oyun üstünlüğüyle verdi. Tribünde olan Tedesco’nun yokluğuna rağmen, Zeki Murat Göle yönetimindeki sarı-lacivertliler Norveç ekibini 4 golle geçerken sahadaki disiplin, özgüven ve iştah, uzun süredir özlenen büyük takım ciddiyetini hatırlattı. Brann, tipik bir Kuzey ekibi düzeni ve presiyle maça hızlı başladı; fakat hesaplayamadıkları şey Talisca’nın sınıfıydı. Üç golle geceye damga vuran Brezilyalı, hem oyunun yönünü değiştirdi hem de daha önce kalesinde yalnızca üç gol gören rakibi çözdü. Mert Müldür’ün sağ bekteki agresif ve sağlam müdahaleleri, Nene’nin çabukluğu ve Kerem’in klas bitirişi, Fenerbahçe’nin sadece gol atmadığını; oyunu akılla, planla, kaliteyle yönettiğini gösterdi. Sarı-lacivertliler %65’lik topa sahip olma oranıyla maçı ilk dakikadan son dakikaya kadar domine etti.   ORTA SAHANIN ADI: İSMAİL – FRED Bu sezon net şekilde görüldü: İsmail ve Fred sahadaysa Fenerbahçe’nin orta sahasında rakip kolay kolay nefes alamıyor. İsmail’in stoperlerin arasına girerek oyunu kurması Osterwolde ve Skriniar’ı ileri taşıdı; merkezde kurulan kalabalık Brann’ı tamamen kilitledi. Daha 18. dakikada Archie Brown’un En-Nesyri’ye attığı kusursuz pas ve Helland’ın kırmızı kartı oyunun gidişatını belirledi. En-Nesyri’nin hareketliliği kırmızıyı getirirken Talisca’nın boş kalmasını da sağladı, ancak Faslı oyuncu kırmızı karta rağmen maçın geri kalanında beklentilerin altında kaldı. İlk yarıdaki 3-0’lık üstünlük, Fenerbahçe’nin zayıf kulübesine rağmen işi erken bitirdi. Eleştirilen Kerem, son 5 maçta 4 gole ulaşarak form grafiğini yükseltti; Talisca ise yaptığı hat-trickle Avrupa ve lig toplamında çift haneli gol sayısına çıkıp eleştirileri susturdu. İSKELET NETLEŞTİ Artık Fenerbahçe’nin ideal kadro omurgası belli: Ederson – Archie Brown – Samedo (Mert Müldür) – İsmail – Fred – Kerem – Talisca – Nene Bu takımın üzerine inşa edilen bir düzen her rakibe karşı işler. Nene oynadıkça büyüyor. Mert Müldür büyük maç oyuncusu; Samedo yoksa forma ona verilmeli. Sol bekte rakibe göre karar verilmeli: hücum istiyorsan Archie Brown, güç isteyen maçlarda Levent. Fenerbahçe stoperleri öne çıkarıp bekleri çizgiye kadar indirdiğinde, kanatlar içe kat ettiğinde ortaya çıkan oyun büyük takım oyunu. Duran’ın fiziksel olarak toparlanması ise teknik heyetin çözmesi gereken acil bir konu.   AVRUPA'DA HEDEF NET: İLK 8 VE FİNAL Zico dönemindeki Avrupa maçlarını hatırlayın. Fenerbahçe güçlü rakiplerden çekinmez, sahada ağırlığını koyardı. Bugün de aynı özgüven lazım. Galatasaray beraberliği, Başakşehir beraberliği… Bunlar Fenerbahçe için “iyi sonuç” değildir. Tedesco’nun bunu anlaması ve İslam Çupi’nin felsefesini içselleştirmesi gerekiyor. İngiltere’den Şampiyonlar Ligi’ne 5-6 takım gitmesi bekleniyor. Aston Villa ligde üçüncü sıraya yükseldi, Basel’i deplasmanda yendi. Bu nedenle 22 Ocak’taki Fenerbahçe maçına rotasyonla çıkmaları işten bile değil. Tarih tekerrür edebilir; Manchester United’ın yedek kadroyla çıktığı maçta Tuncay’ın hat-trick yaptığını unutmayalım. Fenerbahçe’nin önünde iki kritik maç var: 22 Ocak – Aston Villa (iç saha) 29 Ocak – Steaua Bükreş (deplasman) Şu an 11 puanda olan Fenerbahçe, bu iki mücadeleden 6 puan alırsa 17 puanla ilk 8’e girer. Bir galibiyet bir beraberlik dahi 15 puan demek, bu da üst turlarda önemli bir avantaj sağlar. Kısacası: UEFA Avrupa Ligi’nde final oynamak kesinlikle bir hayal değil. Ve unutmayalım; Fenerbahçe, Zeki Murat Göle ile çıktığı her maçı kazandı. Acaba gelecekte daha fazlası mı?..   Ali KARA