Hani ben her şeyi biliyorum diyenler, Aslında kardeşim  sen kimsin ki her şeyi bileceksin? Hayatta  hiç duymadığımız öğreneceğimiz Neler, neler varmış bir bilseydin!... Hep o0kumayı bir türlü sevemeyen bir nesil haline geldik. Hatta telefonda  uzunca gönderilen mesajları  ve yazıları  çoğu zaman silip okumadık bile. Bazen arkadaşlarımıza  bu  yazıyı lütfen sonuna kadar okur musunuz diye mesaj yazdığımız halde okumadınız   değil mi? Hangimiz  şu son günlerde  hangi kitabı  okudu ? bir yazsa da bizde imrensek  ,bakalım neler yaşanmış neler  anlatılmış öğrensek sayelerinde  ;.ama olmuyor bir türlü olmuyor değil mi? Bir türlü  okumakla pek ilgimiz kalmadı .  Şu televizyonlar çoğu insanımızı esir aldı , nerede  bir  vurdulu kırdılı  film var nerede erotik sahneleri olan bir aşk filmi var nerede   bunlarla ilgili dizi var onu takip eder olduk. İşte  bunun için yarınlardan ümit kesilir oldu  ,bir beklentimiz,  bir  güzel gelecek hayalimiz yok oldu gitti.haliyle tenkit etmek her zaman çok kolay oluyor , ama  tenkit ederken bile  dozu bir türlü ayarlamayı bile beceremez olduk.  Çok yazar arkadaşımızın bu yüzden başına gelmedik kalmıyor.!.. Bu gün sizlere  son günlerde okuduğum ibret alacağımız bir yazıyı aktaracağım .çünkü alıntı olan bir yazı bu: “ Arap kültüründe (kültürü varsa tabii) kız çocukları insandan sayılmadığı için kız çocuğu olanlar kızlarına isim vermez  numara verirlerdi. Vahide  bir isim değildi  birinci demekti, kıza verilen numaraydı.  Saniye  ikinci demekti. İkinci kızı olana verilen numaraydı. Selase ve Bite üçüncü demekti  üçüncü doğan kıza verilen numaraydı. RABİA  dördüncü demekti.dördüncü doğan kıza  verilen numaraydı. Bizimkilerse Rabia’yı çok mübarek ve çok dini içerikli bir isim zannederler, bilmiyorlar ki Araplar insandan saymadığı ve bir isim vermeye  lüzum görmediği kız çpcuklarına  işte böyle numara takarlardı. Tıpkı araçlara  takılan plaka numaraları gibi.Dünya kurulduğundan beri kız çocuklarını diri ,diri  toprağa gömen kültüre sahip TEK MİLLET Araplardı.Bunun esas sebebi ise tefecilik yapan fahiş faizlerle verdikleri  paraları ödemeyen kişilerin kızlarına , karılarına el koyup  pazarlayan insafsız ve ahlaksız Arap egemenlerinin eline düşmesinden  korkan Araplar ,yeni doğan  kız çocuklarını  diri ,diri toprağa gömerek bu akıbetten koruduklarının  zannederlerdi. Peki  O çağlarda Türk’ler nasıldı?  Türkler  kız  çocuklarına ,hatunlarına değer veren , onları  önemseyen ,insan yerine koyan ,komutanlar ve hakanlar  yetiştiren tek Tanrılı dine mensup  bir Milletti.İnsan hakları açısından da çağdaş kültürün  örneklerini vermiş  önder  uluslardandı. Eski Türkçede NAMUS sözcüğü yoktu .Çünkü namussuzluk nedir bilmezlerdi.Türk geleneğinde  kadın arkadaştı,,kadın anneydi,  kadın sevgiliydi,,  tek başına bir devletti.  Kadını dövmek , maalesef Türklerin Arap kültürüyle  tanıştıktan sonra   başlayan bir  olaydır. Eski Türk kültüründe ,örfünde  kadın her zaman el üstünde tutulurdu. Tarihe geçmiş Cengiz Han’ın  eşi için söylediği     BEN SİZİN HAN’INIZIM.,BU DA  BENİM  HAN’IM  sözle  --riyle dilimize yerleşen  HANIM kelimesi de bunu göstermektedir.  Yani kadın evin  HAN’ıydı. “ Bu kadar  aydınlatan bilmediğimiz bir yazıyı sizlerle paylaştım şimdi bir güzel  fıkra ile  bu haftaki yazımım bitireyim..” Hurıye , Nuriye ve  Düriye  75-80 yaşlarında çok eski üç arkadaştır.Bir gün  Huriye  ,Nuriye’ye telefon eder ve Düriye’ye gitmeye karar verirler. Biraz muhabbetten sonra  Düriye   -ay kusura bakmayın unuttum bir kahve yapayım da içelim der.Huriiye ,Nuriye bir şey demezler  ve yapılan kahvelerini içerler. Aradan biraz zaman geçince   Düriye   ay sizlere bir kahve bile yapamadım  hemen yapayım da içelim der. Kahveyi yapar  getirir bizimkiler de yine ses yok kahvelerini içerler.  Akşama doğru Huriye ve Nuriye kalkarlar.  Ve yolda bastonları ile tıkır tıkar  tin tin yürürken. Aralarında şöyle  konuşurlar. Huriye  - kız Nuriye  gördün mü Düriye’yi ne kadar pinti olmuş bize bir kahve bile ikram etmedi  deyince  Nuriye- Kız  Düriye’yi ne zaman gördün  demez mi?” Biraz gülümserken gülümsemem dudaklarımda kaldı acaba  yaşlanınca hep böyle  unutkan mı olacağız.?  Neyse  sevgili okurlarım  can arkadaşlarım  bu hafta da bu kadar  en güzel yarınlar sizlerin olsun.  En içten  sevgilerimle, hepinize  huzur dolu , mutlu günler  ve bir yaşsam diliyorum .Kalın sağlıcakla !...