"TARIM İŞLERİ" KİTABINI YENİDEN KEŞFETMEK
1970’li yıllarda ortaokul 1, 2 ve 3
1970’li yıllarda ortaokul 1, 2 ve 3. sınıflarda okutulan "Tarım İşleri" adlı bir ders kitabına rastladım. Sayfalarını çevirdikçe hem hayranlıkla okudum ve o yılları hatırladım. Bu kitap, yalnızca tarımsal bilgi vermiyor, aynı zamanda bir toplumun doğayla olan bağını, üretimle olan ilişkisini, toprağa, hayvana, ağaca olan saygısını ve bağımsızlığı da öğretiyor. Kitapta; hayvancılıktan bağcılığa, arıcılıktan toprak işlerine, ormanlara, fide yetiştiriciliğinden ağaç budamasına kadar pek çok alanda uygulamalı, geliştirici, eğitici bilgiler ve görseller yer alıyor. Her bölüm, çocuklara doğayı tanıtan, üretmeyi öğreten, emeğin değerini anlatan bir anlayışla hazırlanmış. Dönemin şartlarına uygun, sade bir dille yazılmış. Bugünün bilgi yığınına dayalı, sınav odaklı eğitim anlayışıyla kıyaslandığında, bu kitabın yerini tutacak bir müfredat olduğunu düşünmüyorum. Ne yazık ki artık bu kitaplar, tozlu raflarda unutulmuş durumda. Oysa ki doğayla kopuk büyüyen nesillerin, marketten gelen ürünlerin nasıl üretildiğini bilmediği bir çağda yaşıyoruz. Tarım, giderek büyük sermayenin eline geçerken, biz ülke olarak üreten değil tüketen durumuna getirildik. Bugün zorunlu eğitimin süresini düşürmeyi planlayan bir yönetim anlayışıyla karşı karşıyayız. Bu kitap bize şunu hatırlatıyor: Toprağı unutan, geleceğini unutur. Tarımı ihmal eden toplumlar, sadece gıda krizine değil, kültürel bir çöküşe de sürüklenir. Bu yüzden bu tür eserleri korumalı, yeniden gün yüzüne çıkarmalı, gerekirse çağımıza uygun hale getirerek tekrar eğitim sistemimize kazandırmalıyız. Eğitim ve üretim seferberliğinde bu kitaplar yolumuzu aydınlatacak. Tarımsal üretim yeniden bir hayat bilgisi olacak ve sadece çiftçilerin değil, her bireyin hayatta kalma kılavuzu olacak. Tohuma, Toprağa ve Eski Dostlara Sahip çıkın. En çok da Eski Kitaplara.
Ebru Oğuzhan Yeter
YORUMLAR


