YERLİ MALI TÜRK'ÜN MALI
Eskiden okullarda, ‘’Yerli Malı Haftası’’ kutlanırken, evinden götürdüğü her yiyeceğin yerli olduğundan kimsenin kuşkusu olmazdı
Eskiden okullarda, ‘’Yerli Malı Haftası’’ kutlanırken, evinden götürdüğü her yiyeceğin yerli olduğundan kimsenin kuşkusu olmazdı. Hatırımda ise en çok evde yapılan, kek, börek, kete ve mis gibi kokan portakal, mandalina gibi meyveler kalmış. Evimiz de bulunan her yiyecek sağlıklıydı, yerliydi. Bu sadece yemek içmek anlamında değil, yaşamımızda olan her şey yerli ve doğaldı. Pijamamızdan, battaniyemize kadar her şey Sümerbank’tan alınırdı. Kullandığımız kalem, defter, giydiğimiz okul önlüğü, taktığımız kurdele, kullandığımız masa, sandalye, oynadığımız oyuncaklar hepsi bizimdi.
Bugün bizim diyebileceğimiz o kadar az şey var ki. Var olanlara sahip çıkacağız çoğaltıp paylaşacağız.
Okulda çocuğumuz derste çimlendirme yapacak olsa, götüreceği kuru fasulye Kırgızistan’dan, Nohut Meksika’dan, Sarımsak Çin’den, Soğan İran’dan, Elma Şili’den, Marul Mısır’dan…1946 yıllarından, itibaren 12 Aralık haftası ‘’Yerli Malı’’ haftası olarak kutlanmaya başladı. 1983 yılından sonra ise ‘’ Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası’’ olarak değiştirildi. Bu haftayı doğru şekilde kutlamak, anlamını ve amacını çocuklarımıza doğru anlatmak zorundayız. Eskiden, hangi bölgemizde, hangi ilimizde neyin yetiştiğini, nelerin o bölgeye özgü olduğunu ezbere bilirdik. Bugün Yerel-Atalık tohum sayısı bölgelere göre azalmış, hatta bazı yerel tohumlar neredeyse yok olmaya başlamıştır. Çin mallarıyla dolu tezgahlar, GDO’lu gıdalar, Hibrit tohumdan üretilmiş, sebzeler meyveler….Tüm bunların gölgesinde, okullarda yaşatılmaya çalışılan ‘’Yerli Malı’’ haftası etkinlikleri. Çocuklarının çantasına hazır meyve sularını, katkı maddeli sütleri, tropikal meyveleri, gdo’lu besinleri koyup ‘’Yerli Malı’’ kutlamasına gönderen annelere, babalara büyük görevler düşüyor. Yerli malına sahip çıkacaksak önce, yerel ürünleri üreten, kendi topraklarımızda yetişen ürünleri satan, yerli üreticiye sahip çıkmak zorundayız. Marketlerden değil, yerel pazarlardan, şirketlere bağlı aracılardan değil, küçük üreticilerden alıp ‘’ Yerli Malları’’ na sahip çıkmalıyız. Yerli, özellikle de yöresel ürünlere önem vermeli, biz talep ettikçe yerli üretimin daha çok artacağına inanmalıyız. ‘’Yerli Malı Haftası'nda da ithal ürünleri değil, kendi tohumumuzdan, toprağımızdan, tezgahımızdan en önemlisi de emeğimizden çıkan ürünleri kullanmalı ve yaşatmalıyız. Maliyetleri her geçen gün yükselen, üretemeyen çiftçiye destek vermeliyiz. Ülkemizin büyümesi, ekonomik bağımsızlık, halkın refah düzeyi ancak tarımda bilinçli büyüme ile mümkün olacaktır. İşte tüm bunları gerçekleştirdiğimiz zaman, gerçek anlamda ‘’Yerli Malı Haftası’’nı kutlayabilir; ancak o zaman, ‘’Yerli Malı Türk’ün Malı ‘’ diyebiliriz.
Ebru Oğuzhan Yeter
YORUMLAR


