Kadın Aktüel Haber’in bu ayki "Farkındalık Yaratan Kadınlar" dosyasında, sanatı hem bir varoluş hem de bir kültürel direniş mücadelesine dönüştüren Lale Yavaşoğlu’nun ilmek ilmek işlediği o anlamlı yolculuğunu aktarıyoruz.
BİLAL BAYKAN: LALE HANIM, YİRMİ BEŞ YILI AŞKIN SÜREDİR GELENEKSEL EL SANATLARI ALANINDA USTA ÖĞRETİCİ VE SANATÇI OLARAK ÇALIŞMALAR YÜRÜTÜYORSUNUZ. İĞNE OYASI İLE BAŞLAYAN BU SERÜVEN, BAYIR’IN KARA TEZGÂH DOKUMALARIYLA NASIL KESİŞTİ?
Lale Yavaşoğlu: İğne oyası, kanaviçe ve nakışla başlayan sanat yolculuğum, Muğla’nın Bayır Mahallesi’nde kara tezgâh dokuma kumaşlarla tanışmamla tamamen yeni bir yön kazandı. Sandıklarda saklı kalan, geçmişin izlerini taşıyan bu dokumaları iğne oyası, kanaviçe ve farklı el sanatları teknikleriyle harmanlayarak yeniden kullanılabilir tasarımlara dönüştürmeye başladım. Çanta, kıyafet, masa örtüsü, takı ve dekoratif ürünlerden oluşan çalışmalarımda geleneksel değerleri korurken, onları günümüz yaşamına uyarlamaya büyük özen gösteriyorum.
BİLAL BAYKAN: ASLINDA BAYIRLI DEĞİLSİNİZ AMA YÖRENİN KÜLTÜRÜNÜ BİR BAYIRLIDAN FARKSIZ, HATTA DAHA GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE SAHİPLENMİŞ DURUMDASINIZ. SİZİ BU KÜLTÜREL MİRASA BU KADAR DERİNDEN BAĞLAYAN NE OLDU?
Lale Yavaşoğlu: Haklısınız, Bayırlı değilim. Ancak görev yaptığım yörede karşıma çıkan bu kadim dokuma kültürünün yok olmak üzere olması beni derinden etkiledi. Zamanla yalnızca bir sanatçı ve öğretici olarak kalmak istemedim; öğrencilerimin ve Bayırlı dokuma ustalarının sesi olmaya karar verdim. Bu yolculukta en büyük amacım, yok olmaya yüz tutmuş kara tezgâh dokuma kültürünü yaşatmak, gelecek nesillere aktarmak ve Bayırlı kadınların emeğini görünür kılmaktır. Öğrencilerim ve yöredeki kadınlarla birlikte üretmeye, öğrenmeye ve bildiklerimizi paylaşmaya aralıksız devam ediyoruz.
BİLAL BAYKAN: ELBETTE HER BAŞARI HİKAYESİNİN ARKASINDA ZORLU MÜCADELELER YATAR. BU KÜLTÜRÜ YAŞATMAYA ÇALIŞIRKEN NE GİBİ ENGELLERLE KARŞILAŞTINIZ?
Lale Yavaşoğlu: Birçok zorlukla baş etmek zorunda kaldık. Bu kültürü yaşatabilmek için sayısız resmî kurumun kapısını çaldık. Bize çok sözler verildi ancak ne yazık ki çoğu tutulmadı. Bazen kapılar yüzümüze kapandı, bazen de emeklerimiz görmezden gelindi. Uygun atölyeler ve çalışma alanları bulamadık; kimi zaman atıl depolarda, kenarda kalmış odalarda ve gerçekten zor şartlar altında çalıştık.
Ancak hiçbir olumsuzluk bizi üretmekten ve mücadele etmekten vazgeçiremedi. Sanat sevgimizi yok edemedi. Sanat için bir araya gelen o yürekler, ortaya çıkan her yeni eserle daha da güçlendi. Öğrencilerimin ürettikçe gözlerinde gördüğüm mutluluk ve gurur, bütün zorluklara rağmen doğru yolda olduğumuzu bana hep kanıtladı.
BİLAL BAYKAN: TÜM BU ZORLUKLARA RAĞMEN T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI TARAFINDAN "SOMUT OLMAYAN KÜLTÜREL MİRAS TAŞIYICISI" OLARAK SANATÇI TANITMA KARTI ALMAYA HAK KAZANDINIZ. BU UNVAN VE KURDUĞUNUZ "LALE TASARIMHANE" İLE GELECEĞE DAİR HEDEFLERİNİZ NELERDİR?
Lale Yavaşoğlu: Bakanlık tarafından bu şekilde değerlendirilmek benim için gerçekten büyük bir onur oldu. Fakat ben bu başarıyı yalnızca kendime değil; birlikte ürettiğim kadınlara, öğrencilerime ve bilgisini bizlerle cömertçe paylaşan yöre ustalarına ait görüyorum.
Bugün "Lale Tasarımhane" çatısı altında geleneksel dokumaları çağdaş tasarımlarla buluşturmaya devam ediyorum. En büyük hedefim; Bayır’ın kara tezgâh dokumalarının daha geniş kitleler tarafından tanınması, kadınların özgürce ve rahatça üretim yapabileceği kalıcı bir atölyenin kurulması ve bu kültürel mirasın ulusal ve uluslararası platformlarda hak ettiği şekilde temsil edilmesidir. Benim sanat yolculuğum; sabırla, emekle ve vazgeçmeden çalışarak geçmişten geleceğe bir köprü kurma çabasıdır.
BİLAL BAYKAN: SON OLARAK; "FARKINDALIK YARATAN KADINLAR" DOSYAMIZ ARACILIĞIYLA YETKİLİLERE VE OKURLARIMIZA NASIL BİR MESAJ İLETMEK İSTERSİNİZ?
Lale Yavaşoğlu: Yöreye ait böylesine değerli bir kültürü görmezden gelen, yok sayan ve gereken ilgiyi göstermeyen bütün yetkililere seslenmek istiyorum: Sanata gem vuramazsınız. Üretme isteğini, emeği ve kültürel mirasa duyulan sevgiyi durduramazsınız. Siz ancak desteğinizi esirgeyerek kendi sorumluluğunuzu ertelemiş olursunuz.
Buradan herkese çağrımdır; gelin, bu mücadelenin bir parçası olun. Taşın altına elinizi siz de koyun. Bazen vereceğiniz küçük bir destek, büyük bir emeğin önünü açar; umutla çalışan yüreklere güç ve merhem olur. Bu kültürü yaşatmak yalnızca sanatçıların ve yöre kadınlarının değil, hepimizin ortak sorumluluğudur.
(Farkındalık Yaratan Kadınlar Röportaj: Bilal Baykan (Kadın Aktüel Haber Kurucusu)