Manşet

Mahkemeden Göcek koyları için kritik karar

Muğla 2. İdare Mahkemesi, Göcek ve Dalaman koylarında uygulanması planlanan Mapa-Şamandıra Projesi için verilen "ÇED Gerekli Değildir" kararının yürütmesini oy birliğiyle durdurdu. Mahkeme, projenin çevresel etkilerinin bilimsel olarak yeterince ortaya konulmadığına hükmetti.

Mahkeme, bilimsel eksikliklere dikkat çekti; Göcek Halk Meclisi: "Göcek'i, Göcek'te yaşayanları dinlemeden yönetemezsiniz"

Muğla 2. İdare Mahkemesi, Göcek ve Dalaman koylarında uygulanması planlanan Mapa-Şamandıra Sistemlerinin Kurulması ve İşletilmesi Projesi kapsamında Muğla Valiliği tarafından verilen "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının yürütmesini oy birliğiyle durdurdu.

Mahkeme, proje dosyasında çevresel etkilerin bilimsel verilerle yeterince ortaya konulmadığını belirterek, işlemin uygulanmasının telafisi güç zararlar doğurabileceğine hükmetti.

Kararın ardından Göcek Halk Meclisi de kamuoyuna yaptığı açıklamada, mahkemenin kararının bilimsel değerlendirmelerin ve yerel halkın görüşünün önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti.

MAHKEME: BİLİMSEL İNCELEMELER YETERSİZ

Muğla 2. İdare Mahkemesi'nin gerekçeli kararında, proje tanıtım dosyasında birçok önemli konuda ciddi eksiklikler bulunduğu vurgulandı.

Mahkemeye göre;

Göcek koylarının oşinografik özellikleri yeterince incelenmedi.

Su değişim kapasitesi, akıntı sistemi, rüzgâr ve dalga analizleri bilimsel olarak ortaya konulmadı.

Proje kapsamında yaklaşık 2 bin 100 teknenin oluşturacağı çevresel yük değerlendirilmedi.

Bölgenin önemli yaşam alanlarından olan Akdeniz fokları ve yunus türleri hakkında yeterli araştırma yapılmadı.

Sualtı ve karasal arkeolojik kültür varlıkları ile kuş yaşamına ilişkin çalışmaların eksik olduğu tespit edildi.

Mahkeme, bu eksiklikler nedeniyle projenin çevresel etkilerinin yeterince değerlendirilmediğine kanaat getirerek, "ÇED Gerekli Değildir" kararının hukuka uygun olmadığı sonucuna ulaştı.

"TELAFİSİ GÜÇ ZARARLAR DOĞABİLİR"

Kararda ayrıca, dava konusu işlemin uygulanmaya devam edilmesi halinde çevre üzerinde telafisi güç zararların oluşabileceği belirtildi.

Mahkeme, bu gerekçeler doğrultusunda 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca, teminat alınmaksızın yürütmenin durdurulmasına oy birliğiyle karar verdi.

GÖCEK HALK MECLİSİ: "BU KARAR ÇOK AÇIK"

Kararın ardından yazılı açıklama yapan Göcek Halk Meclisi, Muğla 2. İdare Mahkemesi'nin kararının son derece açık olduğunu belirterek, kararın derhal uygulanması gerektiğini ifade etti.

Açıklamada, bilirkişi raporunda da proje tanıtım dosyasının özellikle oşinografi, deniz memelileri, arkeoloji ve yaban hayatı yönünden ciddi eksiklikler içerdiğinin ortaya konulduğu vurgulandı.

Göcek Halk Meclisi, yıllardır dile getirdikleri uyarıların mahkeme kararıyla doğrulandığını savunarak, doğayı koruma amacı taşıyan projelerin ancak bilimsel veriler ışığında hazırlanması gerektiğini belirtti.

"GÖCEK'İ, GÖCEK'TE YAŞAYANLARI DİNLEMEDEN YÖNETEMEZSİNİZ"

Açıklamada dikkat çeken ifadelerden biri de şu oldu:

"Göcek yalnızca bugünün değil, çocuklarımızın da ortak mirasıdır. Göcek'i, Göcek'te yaşayan insanları dinlemeden yönetemezsiniz." Denildi.

Açıklma şöyle: “Göcek ve Dalaman koylarında uygulanması planlanan Mapa-Şamandıra Projesi hakkında Muğla Valiliği tarafından verilen "ÇED Gerekli Değildir" kararının yürütülmesi, Muğla 2. İdare Mahkemesi tarafından durdurulmuştur. Kanun gereği bu kararın derhal uygulanması gerekmektedir.

Mahkemenin kararı oy birliği ile alınmıştır ve son derece açıktır. Dosya üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde, proje tanıtım dosyasının özellikle oşinografi, deniz memelileri, arkeoloji ve yaban hayatı bakımından ciddi eksiklikler içerdiği ortaya konulmuştur. Mahkeme de bu tespitleri dikkate alarak, projenin çevre üzerindeki etkilerinin yeterince araştırılmadığı sonucuna ulaşmıştır.

Kararda özellikle; Göcek koylarının su değişim kapasitesi, akıntı sistemi, rüzgâr ve dalga hareketlerine ilişkin bilimsel çalışmaların yapılmadığı, yaklaşık 2 bin 100 teknenin yaratacağı çevresel yükün ortaya konulmadığı, Akdeniz fokları ve bölgede yaşayan yunuslar hakkında yeterli araştırma bulunmadığı, sualtı kültür varlıkları ile kuş yaşamına ilişkin incelemelerin yetersiz olduğu belirtilmiştir.

Mahkeme, bu eksiklikler giderilmeden verilen "ÇED Gerekli Değildir" kararının hukuka uygun olmadığına hükmetmiştir. Bu kararın en önemli tarafı ise şudur:

Mahkeme, geç de olsa mevcut hukuka aykırılıklara müdahale etmiştir. Çünkü Göcek gibi Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilmiş bir coğrafyada yapılacak her uygulamanın bilimsel verilerle ortaya konulması ve en küçük tereddüde yer bırakmayacak şekilde değerlendirilmesi gerekir.

Bizim bu dava boyunca söylediğimiz de tam olarak buydu. Kimse koyların korunmasına karşı değildir. Aksine, Göcek'in korunmasını en çok isteyenler bu davayı açanlardır. Ancak doğayı koruma iddiasıyla hazırlanan bir projenin gerçekten doğayı koruyup korumadığı bilimsel olarak ortaya konulmadan, bu koylarda geri dönüşü olmayan uygulamalara başlanmaması gerekirdi.

Göcek, yalnızca bugünün değil; çocuklarımızın da ortak mirasıdır. Yıllardır söylenen bir gerçeği bu karar bir kez daha hatırlatmıştır:

"GÖCEK'İ, GÖCEK'TE YAŞAYAN İNSANLARI DİNLEMEDEN YÖNETEMEZSİNİZ."

Yerel halkın, bilim insanlarının, meslek odalarının ve sivil toplumun görüşü alınmadan hazırlanan hiçbir proje sağlıklı işlemez. Çünkü bu koyları en iyi tanıyanlar, onları her gün yaşayan insanlardır.

Koruma, ancak katılımcı bir anlayışla mümkündür. Bilimin rehberliğinde ve halkın desteğiyle yürütülen projeler kalıcı olur. Yerel toplumun iradesi ve bilimsel katkısı dışlanarak yürütülen hiçbir çevre projesinin uzun vadede başarılı ve sürdürülebilir olması mümkün değildir.”