“İşletmeler borçlarını çevirmekte zorlanıyor”
2026 yılının ilk 7 ayında konkordato süreçlerine ilişkin 3 bin 529 karar verilmesinin dikkat çekici olduğunu belirten Demir, bu sayının 2024 yılının tamamında kaydedilen 3 bin 497 kararın üzerine çıktığını hatırlattı.
Demir, “Bu rakamları sadece istatistik olarak görmemek gerekiyor. Her konkordato kararının arkasında yatırım yapmaya, üretmeye ve istihdam sağlamaya çalışan bir işletme var. İşletmelerin finansman yükü ağırlaştıkça bunun çalışanlara ve piyasaya da yansıması kaçınılmazdır” dedi.
“Üreticinin maliyeti yükselirken rekabet gücü düşüyor”
Türkiye’de üretim maliyetlerinin azaltılması gerektiğini vurgulayan Mehmet Demir, ithalata dayalı ekonomik yapının hem işletmeler hem de tüketiciler açısından önemli bir maliyet oluşturduğunu savundu.
“Bir işletmenin en büyük sorunlarından biri öngörülebilir maliyet yapısının ortadan kalkmasıdır. Üretici yarın hangi maliyetle üretim yapacağını bilemiyorsa yatırım kararı almakta zorlanır. Bunun sonucunda üretim yavaşlar, istihdam zarar görür ve ekonomik büyüme baskı altında kalır.”
“Vatandaşın alım gücü korunmalı”
Ekonomik politikaların yalnızca şirketlerin değil, vatandaşın refahını da gözetmesi gerektiğini ifade eden Demir, yüksek enflasyonun toplumun geniş kesimlerinin satın alma gücünü zayıflattığını söyledi.
Demir, “Mesele yalnızca fiyatların yükselmesi değil. İnsanların kazandığı parayla ne kadar ürün ve hizmet alabildiğidir. Alım gücünün sürekli gerilediği bir ortamda ekonomik istikrardan söz etmek mümkün değildir” ifadelerini kullandı.
“Çözüm üretim ekonomisinden geçiyor”
Türkiye’nin ekonomik sorunlarının aşılması için üretim odaklı yeni bir yol haritasına ihtiyaç olduğunu belirten Mehmet Demir, Yeni Parti’nin ekonomi kadrolarının bu konuda önemli bir alternatif sunduğunu dile getirdi.
Demir, “Türkiye’nin ihtiyacı ithalata daha fazla bağımlı hale gelmek değil, kendi üretim kapasitesini büyütmektir. Çiftçiyi, sanayiciyi, esnafı ve işvereni destekleyen; istihdamı artıran ve vatandaşın alım gücünü koruyan bir ekonomik model kurulmalıdır. Yeni Parti’nin ekonomistleri ve ekonomik kadroları bu değişimin önemli bir parçasıdır” dedi.
“Ekonomide güven yeniden tesis edilmeli”
İş dünyasının önünü görebilmesi için güven ve istikrar ortamının güçlendirilmesi gerektiğini belirten Demir, “Türkiye'nin potansiyeli çok büyük. Ancak bu potansiyeli harekete geçirmek için üreticinin önünü gören, yatırımcının güvendiği ve vatandaşın refahını önceleyen bir ekonomik yönetim anlayışına ihtiyaç var” diye konuştu.