Eğitim

Önder Uçak’tan çağrı: “Önlükten önce yönetmelik değişmeli”

Eğitim-Bir-Sen Muğla Şube Başkanı Önder Uçak, öğretmenlerin önlük giyip giymemesi üzerinden yürütülen tartışmanın asıl sorunu gölgelediğini belirtti. Kamu çalışanlarının kılık ve kıyafetini düzenleyen 1982 tarihli yönetmeliğin günümüz şartlarına göre yenilenmesini isteyen Uçak, “Mesleki vakar ile kişisel özgürlük arasında makul bir denge kurulmalı” çağrısında bulundu.

Öğretmenlerin önlük kullanmasına yönelik tartışmalar eğitim camiasında farklı görüşlerin ortaya çıkmasına neden oldu. Bir kesim, önlüğün öğretmenin mesleki kimliğini ve toplumdaki saygınlığını güçlendireceğini savunurken bazı eğitimciler ise kıyafet tercihinin zorunluluk hâline getirilmesine karşı çıkıyor.

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Eğitim-Bir-Sen Muğla Şube Başkanı Önder Uçak ise tartışmanın “Önlük giyelim mi, giymeyelim mi?” sorusuyla sınırlandırılmasının doğru olmadığını ifade etti. Uçak, önlük tartışmasının ötesinde, kamu personelinin kılık kıyafetini düzenleyen mevcut mevzuatın ele alınması gerektiğini vurguladı.

“MESELEYİ YALNIZCA ÖNLÜK ÜZERİNDEN TARTIŞMAK EKSİK KALIR”

Önlük giymenin öğretmenin mesleki saygınlığını kendiliğinden artırmayacağını belirten Uçak, önlük kullanmayan bir eğitimcinin de mesleki vakarını kaybetmiş sayılamayacağını dile getirdi. Öğretmenin saygınlığının kıyafetinden önce mesleki yeterliliği, öğrencileriyle kurduğu ilişki, eğitime sunduğu katkı ve çalışma koşullarıyla değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekildi.

Uçak’ın değerlendirmesinde, öğretmenlerin kamu hizmetinin ciddiyetine uygun, sade ve özenli giyinmesinin önemli olduğu ancak bu yaklaşımın kişisel özgürlükleri sınırlandıran ayrıntılı kurallara dönüştürülmemesi gerektiği ifade edildi.

44 YILLIK YÖNETMELİK YENİDEN GÜNDEMDE

Tartışmalar, 16 Temmuz 1982 tarihinde yürürlüğe giren Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık ve Kıyafetine Dair Yönetmelik’i de yeniden gündeme taşıdı. Kamu çalışanlarının sade, temiz ve görevin gerektirdiği ciddiyete uygun giyinmesini amaçlayan yönetmelik; kıyafetle birlikte saç, sakal ve bıyığa ilişkin ayrıntılı hükümler de içeriyor.

Aradan geçen 44 yılda çalışma hayatı, toplumsal yapı ve eğitim anlayışının önemli ölçüde değiştiğine dikkat çeken Uçak, 1982’nin şartlarında hazırlanan bir düzenlemeyle 2026’nın kamu yönetiminin sürdürülemeyeceğini savundu.Yapay zekâ, dijital dönüşüm, yeni eğitim modelleri ve okulun değişen rolü tartışılırken kamu çalışanlarının dış görünüşüne ilişkin eski sınırlamaların hâlâ gündemde tutulması eleştirildi.

YÖNETMELİĞİN BAZI HÜKÜMLERİ YARGIDAN DÖNDÜ

Mevcut yönetmelikte yer alan bazı kısıtlamalar daha önce yargı kararlarına da konu oldu. Danıştay İkinci Dairesinin 18 Kasım 2020 ve Danıştay Onikinci Dairesinin 20 Nisan 2022 tarihli kararlarıyla saç, sakal ve bıyığa ilişkin bazı sınırlamalar hukuken geçersiz hâle geldi. Bu kararların, yönetmeliğin güncelliğini ve uygulanabilirliğini kaybeden hükümlerinin idare tarafından yeniden ele alınması gerektiğini gösterdiği belirtildi.Uçak, hayatın doğal akışına ve zamanın ruhuna uygunluğunu kaybeden düzenlemelerin değiştirilmesi için sürekli mahkeme kararlarının beklenmemesi gerektiğine dikkat çekti.

SERBEST KIYAFET MÜCADELESİ 2013’TE BAŞLADI

Kamuda kılık kıyafet serbestliği tartışmasının yeni olmadığına işaret eden Uçak, Eğitim-Bir-Sen’in 2 Ocak 2013 tarihinde başlattığı sivil itaatsizlik eylemini hatırlattı.Öğretmenler ve eğitim çalışanları, söz konusu eylem kapsamında iş yerlerine serbest kıyafetle gitmişti. Mücadelenin yalnızca belirli bir kıyafetin serbest bırakılmasını amaçlamadığı; kamu personelinin dış görünüşünü ayrıntılı biçimde tarif eden anlayışa itiraz niteliği taşıdığı kaydedildi. O dönemde bazı sendikaların serbest kıyafet eylemine karşı çıktığını hatırlatan Uçak, bugün benzer taleplerin farklı çevreler tarafından dile getirilmesini olumlu ancak sendikal hafıza bakımından dikkat çekici buldu.

“SENDİKAL MÜCADELE AYNI ZAMANDA HAFIZA İŞİDİR”

Kılık kıyafet meselesinin geçmişte siyasi, ideolojik ve sendikal tartışmaların merkezine yerleştirildiğini belirten Uçak, Eğitim-Bir-Sen’in yıllar önce savunduğu taleplerin bugün daha geniş bir kesim tarafından benimsenmesinin önemli olduğunu ifade etti.Bununla birlikte geçmişte hangi kurumun nasıl bir tutum sergilediğinin unutulmaması gerektiğini söyleyen Uçak, “Sendikal mücadele biraz da hafıza işidir” değerlendirmesinde bulundu.

BAKANLIĞA ORTAK ÇALIŞMA ÇAĞRISI

Önder Uçak, Millî Eğitim Bakanlığının eğitim sendikaları ve kamu çalışanlarının katılımıyla yeni bir kılık kıyafet yönetmeliği hazırlaması gerektiğini belirtti.Yeni düzenlemenin açık, ölçülü ve uygulanabilir olması gerektiğini ifade eden Uçak, hem kamu hizmetinin ciddiyetini koruyan hem de çalışanların kişisel tercihlerine gereksiz müdahaleleri önleyen bir çerçeve oluşturulmasını istedi.