Son günlerde küresel piyasalarda en çok konuşulan gelişmelerden biri ABD ile İran arasında geçici bir anlaşma ihtimalinin ortaya çıkması oldu. Taraflar arasındaki tansiyonun düşebileceğine yönelik haberler sonrasında Brent petrol fiyatı kısa süre önce gördüğü yüksek seviyelerden geri çekilerek 86 dolar seviyelerine kadar geriledi.
Piyasalar bu gelişmeyi olumlu karşıladı. Çünkü Orta Doğu'da gerilimin azalması, petrol arzına ilişkin endişelerin de azalması anlamına geliyor. Ancak petrol fiyatlarında yaşanan bu geri çekilmeye rağmen önemli bir gerçek değişmiş değil. Birkaç ay önce görülen 65-70 dolar seviyelerine dönüş artık eskisi kadar kolay görünmüyor. Jeopolitik riskler, enerji yatırımlarındaki yetersizlikler ve küresel talep görünümü petrol fiyatlarını geçmiş yıllara göre daha yüksek seviyelerde tutmaya devam ediyor.
Petrol fiyatlarında yaşanan bu geri çekilmeye rağmen mevcut seviyeler geçmiş yılların ortalamasının üzerinde kalmaya devam ediyor. Ayrıca enerji piyasalarında yaşanabilecek yeni gelişmeler petrolü yeniden yukarı taşıyabilir. Bu nedenle petrol fiyatlarının etkileyebileceği diğer emtiaları incelemeye başladık. Yaptığımız araştırmada ise petrol ile şeker arasında ilk bakışta görünmeyen ancak oldukça güçlü bir ilişki olduğunu gördük.
İlk bakışta petrol ile şeker arasında herhangi bir ilişki yokmuş gibi görünebilir. Sonuçta biri enerji piyasalarının, diğeri ise tarım piyasalarının ürünüdür. Ancak dünyanın en büyük şeker üreticisi ve ihracatçısı olan Brezilya bu iki emtiayı birbirine görünmez bir zincirle bağlamaktadır.
Brezilya'da yetiştirilen şeker kamışı yalnızca şeker üretiminde kullanılmıyor. Aynı zamanda etanol adı verilen biyoyakıtın da hammaddesini oluşturuyor. Petrol fiyatları yükseldiğinde benzin maliyetleri artıyor ve etanol daha cazip hale geliyor. Bu durumda Brezilyalı üreticiler şeker kamışının daha büyük bölümünü şeker yerine etanol üretiminde kullanabiliyor.
Her ne kadar petrol fiyatları son günlerde geri çekilmiş olsa da mevcut seviyeler Brezilya'da etanol üretimini ekonomik olarak cazip kılmaya devam etmektedir.
İşte şeker piyasasının kaderini değiştiren nokta tam olarak burada ortaya çıkıyor.Daha fazla etanol üretimi, daha az şeker üretimi anlamına geliyor. Daha az şeker üretimi ise küresel arzın daralmasına ve fiyatların yükselmesine neden olabiliyor. Bu nedenle emtia piyasalarını takip eden yatırımcılar yalnızca şeker fiyatlarını değil, petrol piyasasını da yakından izliyor.
Ancak şeker piyasasını etkileyen tek unsur petrol değildir.Dünyanın en büyük şeker üreticilerinden biri olan Hindistan'ın ihracata yönelik kısıtlayıcı politikaları küresel arz üzerinde baskı oluşturuyor. Diğer taraftan Brezilya'da üretim artış hızının yavaşlamasına ilişkin beklentiler ve iklim kaynaklı riskler de piyasa tarafından yakından takip ediliyor.
Dünya Şeker Üretiminde Lider Ülkeler
|
Ülke |
Üretim (Milyon Ton) |
Dünya Payı (%) |
|
Brezilya |
45,5 |
%21,7 |
|
Hindistan |
31,0 |
%14,8 |
|
Çin |
10,0 |
%4,8 |
|
Tayland |
8,5 |
%4,1 |
|
ABD |
8,2 |
%3,9 |
|
Diğer Ülkeler |
106,0 |
%50,7 |
|
Toplam |
209,0 |
%100 |
Kaynak: USDA, ISO, Czarnikow (2024/25 Tahmini)
Tablodan da görüldüğü üzere dünya şeker üretiminin yaklaşık üçte biri yalnızca Brezilya ve Hindistan tarafından gerçekleştirilmektedir. Bu nedenle bu iki ülkede yaşanabilecek üretim sorunları veya ihracat politikalarındaki değişiklikler küresel fiyatlar üzerinde doğrudan etkili olabilmektedir.
Özellikle El Niño ve La Niña gibi iklim olayları, Hindistan ve Brezilya başta olmak üzere birçok üretici ülkede verim kayıplarına neden olabiliyor. Dünya şeker üretiminin önemli bölümü birkaç ülkenin elinde toplandığı için bu ülkelerde yaşanacak üretim sorunları fiyatlar üzerinde beklenenden daha büyük etkiler yaratabiliyor.
Şeker fiyatlarının son iki yılda aşağı yönlü seyretmiş olması, petrol ile şeker arasındaki ilişkinin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Aksine bu dönemde Hindistan'ın ihracat politikaları, Brezilya'nın güçlü üretim performansı ve küresel arzın beklenenden yüksek gerçekleşmesi petrolün yukarı yönlü etkisini büyük ölçüde dengelemiştir. Ancak bu durum aynı zamanda piyasanın geleceğe yönelik riskleri yeterince fiyatlamadığı anlamına da gelebilir.
Şeker fiyatları son iki yıldır aşağı yönlü bir seyir izlediği için yatırımcı ilgisi büyük ölçüde azalmış durumda. Ancak tam da bu nedenle piyasa bazı riskleri yeterince fiyatlamıyor olabilir. Petrol fiyatlarının yüksek seyretmeye devam etmesi, Hindistan'ın ihracat politikalarının sürmesi ve iklim kaynaklı risklerin artması halinde şeker piyasasında yeni bir yükseliş döngüsü oluşma ihtimali göz ardı edilmemelidir.
Temel gelişmelerin yanı sıra teknik görünüm de dikkat çekici sinyaller vermektedir. Şeker fiyatları son iki yıldır devam eden düşüş trendi sonrasında uzun vadeli destek bölgelerinde işlem görmekte olup, bazı teknik göstergeler satış baskısının zayıfladığına işaret etmektedir. Bu durum temel dinamiklerle birlikte değerlendirildiğinde şeker piyasasında yeni bir yükseliş döngüsünün oluşabileceği ihtimalini güçlendirmektedir.
Elbette her senaryoda olduğu gibi burada da riskler bulunuyor. Petrol fiyatlarında sert düşüşler yaşanması, Hindistan'ın ihracat kısıtlamalarını kaldırması veya Brezilya'da beklenenden güçlü bir üretim sezonu görülmesi yükseliş beklentilerini zayıflatabilir.
Sonuç olarak petrol fiyatlarında yaşanan son geri çekilmeye rağmen şeker piyasasındaki yükseliş potansiyelinin tamamen ortadan kalktığını söylemek için henüz erken görünüyor. Petrol fiyatlarının görece yüksek kalmaya devam etmesi, Hindistan'ın ihracat politikaları, Brezilya'nın üretim görünümü ve iklim kaynaklı riskler birlikte değerlendirildiğinde şeker piyasasının önümüzdeki dönemde yatırımcılar tarafından daha yakından takip edilmesi gereken emtialardan biri olduğu görülmektedir.
Çünkü bazen piyasalardaki en önemli fırsatlar herkesin konuştuğu alanlarda değil, gözden kaçan ilişkilerin içinde saklıdır.
Aydın Uçar — Piyasa Analisti | Finansal ve Kurumsal Yönetim Danışmanı
E-posta: aydinucar1982@gmail.com
YouTube: https://www.youtube.com/@360Finans