TÜRKİYE'NİN BANKASI

O, sadece bir banka değil...

O, Cumhuriyetle birlikte temelleri atılan koskoca bir tarih. Atamızın ilmek ilmek emek vererek kurduğu, Türk milletinin çocuk gibi üstüne titreyip, güven duyarak büyüttüğü bir evlat...

Her bir çalışanı ve emeklisi için sığınılacak bir yuva, ömür boyu süren önemli bir okul, her bir müşterisi için fırtınalı günlerde sığınılacak en güvenli liman..

Bizler onunla büyüdük. Gelecek için o gri metal kumbaranın içinde damla damla hayallerimiz de büyüyordu. Birikimin, kendi ayakların üzerinde durmanın ilk adımıydı.

"Kumbara Dergisi" ile çocuk kalplerimiz arasında kurduğumuz o ilk dostluk köprüsünü hangimiz unutabiliriz ki? İşte bu yüzden o, sadece bugünün değil, bu ülkenin gençlerinin, yani geleceğimizin ta kendisidir. Peki, bu sarsılmaz güven nereden geliyor? Bunun cevabı, tam 104 yıl önce bugün, 26 Ağustos sabahı Afyon Kocatepe’de gizli. Mehmetçiğin elindeki barut kokusuyla, yoklukla, yoksullukla vatanı kurtarmak için fırladığı o büyük şahlanış, yani Büyük Taarruz, bir bankanın da doğum sancısıydı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, cephede kazanılan askeri zaferin ekonomik bağımsızlıkla taçlanmadıkça kalıcı olamayacağını çok iyi biliyordu. İşte bu yüzden, o kutlu taarruzdan tam iki yıl sonra, yine bir 26 Ağustos günü Türkiye İş Bankası’nı kurdu. Bu, askeri cepheden sonra iktisat meydanında başlatılan ikinci bir taarruzdu.

O yüzden İş Bankası demek, bu ülkenin can suyu demektir. Biri cephede kanla, diğeri bankolarda alın teriyle yazılmış iki destanın tek bir günde, tek bir ruhta birleşmesidir.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi;

‘’İş Bankası kurumu, Cumhuriyet tarihinde ekonomi bakımından başlı başına yer alacaktır. ’’

Bugün Türkiye’nin Bankası tam 102 yaşında...Cumhuriyetle birlikte, sonsuza kadar nice yüz yaşlara!