Sistem işliyor ama kurallar belli değil
Başkan Ugan‘a göre mapa-şamandıra uygulamasının temel sorunu, arkasında bir detaylı yönetmelik ya da şeffaf uygulama tebliği bulunmamasıdır. “Araba yıkama istasyonu için bile şunlar şunlar gerekir diye bir mevzuat var. Burada herhangi bir kurallar zinciri yok” diyen Ugan, online rezervasyon sisteminin neye göre çalıştığının da kamuoyuyla paylaşılmadığını vurguladı.
Tonozların denize atım aşamasında proje tanıtım dosyasına göre bir çok değişiklik yapıldığı, mapaların yapılmadığı, sığ deniz sularına kıç halatları bağlamak için beton bloklar koyulduğunu söyledi.
Tarifelerin şeffaf olmadığını, ticari tekneler için indirim yapılacağının açıklandığını ancak sahadaki uygulamada bunun karşılığı bulunmadığını aktardı.
Balıkçılar, yerli halkın tekneleri, amatörlere olmadığı gibi ticari tekneler için çözüm yok.
Sistemin en büyük açıklarından birinin ticari tekneleri kapsayan düzenlemelerdeki belirsizlik olduğunu belirten Ugan, özel tekne ile ticari teknenin deniz kullanımının birbirinden farklı olduğunu hatırlattı. “Ticari tekne yolcularını farklı koylara götürmek zorunda. Yolcular bugün yüzelim, bugün yürüyelim, bugün yoga yapalım dediğinde koy değiştirmek durumunda kalıyorlar” hatta gün içinde bile birkaç koy değiştirmek zorundalar dedi. Her seferinde gün içinde bile olsa yer değiştirdikçe para ödemeleri gerekecek . Rezervasyon sisteminin bu esnekliğe cevap veremediğini, durumun Türkiye’ye gelen turistlerin memnuniyetsizliğine kadar uzanabilecek bir risk barındırdığını söyledi.
Otel mantığı deniz turizmiyle uyuşmuyor
Ugan, sistemin deniz turizminin doğasına aykırı biçimde kurgulandığını da eleştirdi. “Trende varış saati bellidir, denizde değildir. Rüzgar, dalga, arıza, hasta yolcu — bunların hepsi programın dışına çıkmayı gerektirebilir. Şu an bunlara cevap veremiyorsunuz” dedi. Tonoz kullanımının belirli saatlerle sınırlandırılmasını otel check-in/check-out mantığına benzeten Ugan, deniz turizminin bu mantıkla yönetilemeyeceğini ifade etti.
Rezervasyon penceresinin yalnızca 15 günlük açık tutulmasının da sorun yarattığını anlatan Ugan, yabancı turistlerin ve tekne kiralayan firmaların rotalarını aylar öncesinden planladığını, şu anki sistemin bu planlamaya imkân vermediğini söyledi.
Bilirkişi raporuna göre 4 bilim dalına göre ÇED gerekli olduğu halde “ÇED gerekli değildir” kararına açtığımız dava henüz sonuçlanmamıştır.
Bakanlıklar arası koordinasyon eksikliği
Ugan, mapa-şamandıra uygulamasının Çevre Bakanlığı tarafından hayata geçirildiğini, ancak deniz turizmini doğrudan etkileyen bu kararın Turizm Bakanlığı ve Ulaştırma Bakanlığı’nı kapsamamasının ciddi bir koordinasyon açığı yarattığını vurguladı. Tonozların teknik denetimi, sigorta sorunları ve şamandıraların dayanıklılığına ilişkin soruların yanıtsız kaldığını da ekledi.
Tonoz atılmayan koylar soru işareti
Göcek’teki bazı koyların tonoz uygulaması dışında bırakıldığına dikkat çeken Ugan, bu tercihinin gerekçesinin kamuoyuyla paylaşılmadığını belirtti. “Bir koyda kalabiliyorsunuz, öbür koyda kalamıyorsunuz. Arkada bir tesis mi planlanıyor, o alan bir yere mi ayrıldı? Bunların hepsi soru işareti” dedi. Şeffaflık eksikliğinin sektörde derin bir güvensizliğe yol açtığını vurguladı.Diğer taraftan sistemin tanıtımı yapılırken koylara düzen gelecek, uzun süre aynı koyda duran tekneler bunu yapamayacak denilmişti. Bazı koylarda bu yok, o koylarda bu uzun süre kalmak mümkün olacak anlamına mı geliyor, bilemedik.
Mapa şamandıra ile deniz çayırlarını korumaya çalışıyoruz deniliyor ama koylarda kiralamalar ve yapı ruhsatları ile doğa tahrip edilmektedir. Bu da yat turizmini bitirmeye doğru gidiyoruz. Özel şirketler değil devlet eli ile koruma istiyoruz.
Koy koy dava: İnceburun, Ayten, Osman Ağa, Kargılı, Kumburnu
Ugan, bölgedeki koy yapılaşmasına karşı sürdürdükleri hukuki mücadeleyi de aktardı. Ayten Koyu’nda (Poruklu) devam eden marina projesine itiraz ettiklerini ve dava açtıklarını söyledi. İnceburun’da daha önce Muçev tarafından yapılan kiralamaya, Osman Ağa Koyu’nda başlayan restoran yapımına karşı da yürütmeyi durdurma ve ruhsat iptali davaları açıldığını bildirdi. “Ağaçları kestiler, sazları tahrip ettiler” diyen Ugan, Osman Ağa’daki inşaatın şu an durduğunu belirtti.
Kargılı Koyu’nda da kiralama süreçlerinin başladığını aktaran Ugan, tüm bu gelişmelerin deniz turizminin temel cazibesini yok etme riski taşıdığını söyledi: “Her koyda bir tesis olursa yat oraya gelmez. Bunu anlatamıyoruz açıkçası.
Ayrıca bir yere çöp bırakıyorlar diye orasının özelleştirilmesini doğru bulmuyoruz. Çöp bırakanlar cezalandırılsın, halk değil….”
“Başta tartışılmadı”
Ugan, tüm sorunların kaynağına ilişkin değerlendirmesini şöyle özetledi: “Konu denizcilik geleneklerine göre enine boyuna başta tartışılmadı. Sorunu önlemek için bir şey yapıyorlar ama orada başka bir sorun doğuruyor.” Mapa şamandıra için iki kez çalıştay düzenlendiğini, bu çalıştayların sonuç raporlarının bulunduğunu ancak raporlardaki tespitlerin uygulamaya yansıtılmadığını da vurguladı.
Muğla kıyıları için bir KIYI MASTER PLANI yapılması acil ve önemlidir. Bu yapılmadan yeni hiçbir yapılaşmaya izin verilmemesi gerekir. (Kaynak: YatMarina.com.tr)