Manşet

İmar rantı ve belediyelerdeki sazan sarmalı

İmar ve şehir hukuku son otuz yıl da para kazanmak ve kazandırmak üzerine onlarca defa değiştirildi, geçici maddeler, yönetmelikler eklendi, çıkarıldı.

1580 Sayılı Belediye Kanunun yerine çıkarılan 5393 Sayılı Kanun, 3194 Sayılı İmar Kanunu, ardından çıkarılan 5216 Sayılı Büyükşehir Kanunu ve onun tamamlayıcısı olarak çıkarılan bir dizi yasa ve yönetmelik ile belediyelerin şehirlerin imar pazarını rahatça yönetmelerini sağlandı.

AKP İktidarı bu düzeneği kurarken şehirlerin yönetiminin ellerinden gidebileceğine ihtimal vermediler.

2014 Yerel Seçimleri ile birlikte ellerinden yavaş yavaş giden belediyelerin kurulu düzeninin muhteşem gücü ile yeni seçilenler tanıştıkça aslında AKP'nin mutlak iktidar gücü de elinden kaymaya başladı ve 2024 Yerel Seçimleri ile bu güç büyük ölçüde kontrollerinden çıktı.

     Bürokrasinin içinden devşirilmiş danışmanlar, başkan yardımcıları, şirket müdürleri, yönetim kurulu başkanları ile yeni düzenek görünüşde kusursuz işliyordu ve siyasetin finansmanı da bu düzeneğin içinden kemiksiz çıkarılıyordu.

Ancak; Unutulan bir şey vardı...

Sizin bürokrasiden devşirdiğiniz danışmanlar kendilerini tek akıllı zannerken, bu düzeneği kuranlar uzaktan izliyorlardı.

 

PEKİ NE YAPILABİLİR?

- Belediye Meclislerine girecek olanlar zaten " Rant düzeneğinin " başına bela olmayacaklardan özenle seçildiği için " yapıcı bir uyum içinde" varoluş nedenlerine uygun peşin kabulleniş içindeler. Şehrin hakkını, Hukukunu savunmaları beklenemez.

- Kent Konseyi denilen oluşumun yönetmeliğindeki görev tanımlamalarına bakarsanız " sürdürülebilirlik, kent kültürü, kent bilinci, hesap sorma, hesap verme " muhteşem bir demokrasi manzumesi... Tamam yaptırım gücü yok ama söyleyecek sözü olanlar en başında engelleniyor...Kent Konseyi Seçimli Genel Kurullarında oy veren STK ların bir kısmı belediyelrin parklarında, yeşil alanlarında konuşlanıyor ya da belediyenin himayesinde yaşıyorlar...Elbette belediye'nin uygun gördüğü adaya oy verecekler.

- İmar pazarı son otuz yıldır tamamen denetimsiz bırakıldı. 1980'li yıllara kadar belediyelerin imar işleri her yıl rutin bakanlık müfettişlerince denetlenirdi ve gelenlerde kamu misafirhanelerinde konaklarlardı.

Sonra bu denetim sadece şikayet üzerine gönderilen denetçilere indirgendi zaten onlarda belediyenin oteli ya da yatı var mı? diye sorarak başladılar denetime..

 Belediyelerin hemşehrilerine daha uygun fiyata ve kalitede gıda maddesi ve ekmek temin etmek, uygun bedelle konut temin etmek üzere kurulan şirketleri isim ve vasıf değiştirdiler imar rantından pay almak üzere işlevlendirildiler...İçlerinden yeni şirketler vakıflar, ajanslar çıkarıldı...

       Şehirlerin bile isteye nasıl büyüyeceği planlanmadı, kerameti kendinden menkul parça başı imar planı değişiklikleri ile SAZAN SARMALI işletildi...

        Mesele bundan ibarettir....Değişir mi? O şehirde yaşayanlar değişmesini ister mi? Yoksa SAZAN SARMALINDAN herkes payına düşene razı olmaya devam mı eder?