Birinci Dünya savaşında; Almanya, Avrupa’nın tamamını işgal etti. Buna Yunanistan da dâhildi. Önce kendi ülkesinde yaşayan Yahudileri, sonrada işgal ettiği her ülkede binlerce Yahudi’yi kitleler hallide önce öldürdü, sonrada kasap çengellerine takarak gaz odalarında yaktı.
ROMANLAR, Naziler tarafından toplumun saf yapısını bozuyorlar, sosyal hayatı dejenere ediyorlar diyerek” YAHUDİLERLE, ROMANLARIN “Birlikte imha edilmelerine karar verdiler.
1944 yılının 2-3 Ağustos’unda da yüzlerce çingeneyi gaz odalarında ve fırınlarda yaktılar. Yahudi katliamı kabul edildi amma, Çingene katliamının ispat edilmesi çok zor oldu.2.Dünya savasında Naziler tarafından soykırıma uğrayan Ramanların çoğu toplama kamplarında hayatlarını yitirdi.1934 ile 1945 yıllarında çoğu kadın olmak üzere 300 binden fazla kişi zorla kısırlaştırıldı. Anestezi kullanmadan yapılan bu kısırlaştırmalarda, Roman kadınları kıvrana kıvrana sonsuz acılar içinde can verdiler.
8 NİSAN 1971 Tarihinde toplanan Birinci Uluslararası Roman Kongresi, bu tarihin” Dünya romanlar günü” olarak kutlanmasına karar verdi. Oysa bugünlere kadar gelindiğinde; Irkçılık ve ayrımcılığın hızında hiçbir azalma olmadı. Fransa’da, İtalya’da, İskandinav ülkelerinde yaşayan çok sayıda Ramanlar sınır dışı edildi, Romanya ve Bulgaristan’a gönderildi.
Türkiye’de de Romanların en büyük meselesi konut kısır döngüsüdür. İhtiyaç duyulan sayı üç milyon civarında olduğu hesaplanmış, Bunun yüzde sekseni gecekondularda yaşıyor. Yüzde yirmisi de en kötü evlerde ve çadırlarda yaşamaktadırlar. Şehir Merkezine yakın mahallelerde yapılan kentsel dönüşümler, Romanlara refah payı getirmemiştir. Daha da kötü şartlarda barınmalarına sebep olmuştur. Buğun Romanlara kiralık ev vermiyorlar, ev bulamıyorlar. Toplumsal ön yargılar ve potansiyel suçlamaların önü artı bitmiyor. Eğitim de içler acısı, İstihdamda yine yokuz, taammüden Kamuda ve yarı kamuda hiç mi hiç yokuz.
Roman eylem planları, Romanlara neler getirdi……? yaşamımızdaki hayat standarttı iyileşti mi? İstihdam, barınma ve sağlık gibi temel haklara ulasa bildik mi…? Devam eden 2023/2030 Eylem planı ne yenilikler getirdi? Toplumsal hayata tam katılım sağlaya bildik mi? kronik hale gelen uyuşturucu madde bağımlığı yüzünden genç kardeşlerimiz her gün ölüyor, sağlıkları tevekkeli oluyor. Satıcılar artıyor…artıkça da kullananlar artıyor. Kocaman bir gençlik eriyip elden gidiyor. Hükümet, Anne, baba Deva olabiliyor mu?
ATV ’NİN İzmir/Tepecikte yaptığı sözde bir belgeseli var. Sunucu Roman havasıyla karşılanıyor. Ardından Kibariye’nin” Kırmızı severler “etsiz yemek yemezler, çalgısız yaşayamaz ölürler”. Sarkışına iştirak ederek göbek atıyorlar. Sunucu ne kadar neşeli insanlarsınız ne kadar sevecensiniz diyar. Bacımızın biri, “Allah Neşemizi bozmasın başka bir şey istemeyiz” diyor. Sonra Adam gibi bir adam çıkıyor…muhabire soruyor…Bu bakkalda yarım sana yağı satılıyor, Bunu hiçbir yerde göremezsin diyor. İste Sorunlarımızın asıl amacı budur. Tam paket, niye alamıyor musunuz diye sormuyor….
Çünkü Romanları; hüzünlü, düşünceli, neşesiz, kırmızı sız, çalgısız, göbeksiz yaşamlarını görmek istemiyor, düşünemiyorlar. Aslında, hüzün Romanlara, Neşelenmek ise, gancolara kalmalıdır. Sözde Egemen sınıf Romanların asıl sorunlarını örtbas ederek gündemi değiştiriyorlar. Sorunları görmemezlikten geliyorlar.
ROMAN STK.SÖZÜM SİZE:
Tenekeli mahallede Çocuklar uyuşturucudan nafile olurken, sözde belgesellerde, videolarda nasıl böylesine neşeli insanlar olabiliyoruz?
ROMANLAR’DA…KATLEDİLDİ… “PORAJMOS ROMAN DİLİNDE “YOK ETME”
Birinci Dünya savaşında; Almanya, Avrupa’nın tamamını işgal etti
Bunlar da ilginizi çekebilir