Sorunun kökten çözümü ne merkezi idarenin nede yerel yönetimlerin işine gelmiyor. Pazarın daralmasını hiçbir siyasi otorite istemiyor.
Onlarca defa yazdım, paylaştım ama bıkmadan tekrarlamaya devam edeceğim.
Şehirlerin büyüme projeksiyonları mevcut fiili yapılaşma baskıları da gözetilerek en az otuz yıl öncesinden belirlenmeli ve planlamalar da bu projeksiyona göre yapılmalıdır.
Büyükşehir yapılanmalarına Muğla ve ilçelerinin de dahil olduğu 6360 Sayılı Yasa değişikliğinin ardından yapılan 2014 Yerel Seçimlerinden hemen sonra yapılması gerektiği gibi Muğla Büyükşehir Belediyesi mevcut Nazım İmar Planında Muğla’nın bütün ilçelerini kapsayacak şekilde bir revizyona gitti. Bu çalışma ve ardından uzun itiraz, yargı süreçleri de tamamlandı.
Ancak; Revizyon imar planının uygulanması için gerekli olan 1/5000 ölçekli alt planlar önceliği nasıl belirlendiği bilinmeyen seçili bölgelerde yapılarak uygulama işletiliyor.
1/5000 ölçekli planlar Muğla’nın 13 ilçesinin tamamını kapsayacak şekilde yapılsa ilçe belediyelerinin de 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planlarını bir yıl içinde yapma mecburiyetlerini de getirecek. Yapılmaması halinde görev tekrar Büyükşehir belediyelerinin sorumluluğuna dönecek.
Yani; “ Koruma Bölgesindeyiz o nedenle imar planı yapma yetkimiz yok “ diyen yerel yöneticiler doğruyu söylemiyor.
Planlama yetkiniz elinizden alınmadı. Neredeyse her belediye meclis toplantısı gündemi içinde olan “ parça başı uygulama imar planı “ değişikliğini şehirlerin tamamını kapsayacak şekilde elbette yaparsınız. Sadece; Koruma bölgelerinde bu değişiklikler bakanlık onayı gerektirir ve askı, itiraz, yargı süreleri sonunda kesinleşir.
Muğla’nın tamamını kapsayan “ Revizyon İmar Planını “ herkesin faydalanacağı şekilde işletseniz muhtemelen bu gün kaçak yapılaşma sorunu bu ölçek de yaşanmayacaktı.
Merkezi idarede, yerel yönetimlerde bunu istemiyor, Pazar daralsın, pazarın getirilerinden beslenen at sinekleri süreleri dağılsın istemiyorlar.
Bu açmaz hepsini doyuracak ve siyasetin finansmanını da çıkaracak kadar namütenahi bir Pazar.
Herkes bol bol şehirlerin ve hemşehrilerinin içinde boğuldukları bu bataklığın üstünde iktidarlarını sürdürüyorlar ve pişkin pişkin konuşuyorlar.
Soracak, sorgulayacak da kimse yok nasılsa.
Meydan sizin.





