Orhan Okutan / habercitv.com.tr Yazı İşleri Müdürü

Hazine’nin ecrimisil politikasında son dönemde uyguladığı sert artışlar, özellikle kıyı bölgelerinde yaşayan vatandaşları ve turizm işletmelerini zora soktu. 2016’dan bu yana yürürlükte olan 374 Sayılı Tebliğ’in verdiği geniş yetkiler, artık doğrudan piyasa rayicine endeksli rakamlarla karşımıza çıkıyor. Devlet, kendi arazisi üzerinde kurulu ev ya da işyerlerini, sanki ticari bir mülkün kiracısıymış gibi ücretlendirmeye başladığı için, vatandaşın yaşadığı şaşkınlık haksız sayılmaz.

 

14 BİN TL’DEN 492 BİN TL’YE: VATANDAŞ KENDİ EVİNDE KİRACI

Örnekler çarpıcı.

2016–2020 arasında 14 bin TL ecrimisil ödeyen bir vatandaşın, aynı taşınmaz için 2021–2025’te istenen rakam 492 bin TL.

Buradaki artış sadece enflasyon ya da dövizle açıklanabilir türden değil.

2020 sonunda dolar 7,4 TL iken bugün 42 TL; yani 5,7 kat arttı.

Ama ecrimisil 35 kat arttı.

Böyle bir tabloda, vatandaşların

“Kendi yaptığımız evde kiracıya döndük”

demesi bir abartı değil, gösterge niteliğinde bir tespit.

 

ÇALIŞ PLAJI’NDA 900 BİN TL → 9 MİLYON TL

En çarpıcı artışlar ise kıyı bandında.

Çalış Plajı’ndaki bir turizm işletmesi 2020–2022 döneminde 900 bin TL öderken, 2023–2025 dönemi için talep edilen rakam tam 9 milyon TL.

Tebliğin “gelir getirici kullanım”a özel vurgu yapması, işletmelere adeta “ticaret yapıyorsan rayiç bedeli öde” mesajı veriyor.

Ancak burada sorun şu: Rayiç bedel dediğimiz şey, özel bir mülkün serbest piyasadaki kira değeri.

Oysa konuştuğumuz şey Hazine taşınmazı; yani kamu malı.

 

DEVLET KİRACI MI ARIYOR, KAMU DÜZENİ Mİ KORUMAK İSTİYOR?

Çelişki tam burada başlıyor.

Devlet bir yandan “Hazine arazisini işgal ediyorsun” diyor;

öte yandan bu “işgal”in bedelini özel mülk kirası gibi hesaplıyor.

Bu durum, ecrimisilin amacını tartışmalı hâle getiriyor:

Asıl hedef kamu düzenini sağlamak mı, yoksa kamu gelirlerini maksimuma çıkarmak mı?

Tebliğ’in sağladığı geniş takdir yetkisi, idarenin elini fazlasıyla güçlendiriyor. Özellikle turistik bölgelerde ecrimisil artık ceza niteliğini aşmış, fiilen yüksek kira haline gelmiş durumda.

 

VATANDAŞIN SESİ:

“Evi biz yaptık, arsası devletin. Ama rakamlar böyle giderse ikisi de elimizden gidecek.”