Dava mı, yol arkadaşlığı mı?
Orhan Okutan / Habercitv.com.tr Yazı İşleri Müdürü
Aydın’da olduğu kadar neredeyse tüm Türkiye’de hem CHP hem de AKP tabanı, Özlem Çerçioğlu’nun ani parti değişikliğinin yarattığı çelişkili duygularla boğuşuyor. Siyasette “bedel ödeme” inancı, yerini sessiz kabullenişe bırakma eğiliminde.
Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun “durup dururken” CHP’den AKP’ye geçtiğine inananlardan değilim. “CHP yanlış yoldaymış, AKP doğru yoldaymış, düşüncem değişti” diyerek karar verdiğini de sanmıyorum.
Seçmen için siyaset, yeri geldiğinde bedel ödenen bir dava, bir ülkü, bir ideal meselesidir. CHP’li seçmenler, dün Genel Merkezin tercihiyle destek verdikleri Çerçioğlu’na bugün sert çıkıyorsa, bunun sebebi de bu inançtır. Diğer ideoloji partilerinde olduğu gibi, CHP’de de üyeler, öne çıkan isimlerin davanın gerektirdiği bedeli ödemesini bekler.
BEDEL ÖDEMEYENLER VE ELEŞTİRİNİN DOĞALLIĞI
Milletvekili, belediye başkanı gibi öne çıkan siyasetçilerin, yeri geldiğinde hiçbir bedel ödememeleri seçmen gözünde affedilmez. Çünkü seçmen samimidir, duygusaldır. Çerçioğlu olayına da bu pencereden bakmak gerekir.
AKP’LİLERİ DAHA ZOR BİR SINAV BEKLİYOR
Özellikle Aydın’da siyaset yapan AKP’liler için durum daha da çetrefilli. Dün eleştirdikleri ismi bugün övmek zorundalar. Dün “yanlış” dedikleri konulara bugün “o kadar da sorun değil” diyebilmek için gerekçe üretmek kolay değil.
LİDERLE VAR OLMAK BEDEL GEREKTİRİR
Kendilerine sorulsa, “Çerçioğlu’nun AKP’ye geçmesini ister miydiniz?” diye, yanıt muhtemelen net olmazdı. Ama emir Saray’dan gelince, kabul etmemek olmaz. Eleştiremez, karşı çıkamazlar. Karşı çıkan, “Reis karşıtlığı” yaftasıyla bir dakika içinde kapının önüne konur. Liderle var olan partilerde kural bellidir: Dün söylediklerinin tersini bile alkışlayacaksın.
SİYASET Mİ, PSİKOLOJİ Mİ?
Bu edilgen tavrın, sorgusuz sadakatin ve tersine dönüşlerin hangi ruh hâlinden beslendiğini anlamak artık siyasetin değil, psikolojinin alanına giriyor.