Aslında hiç siyasi yazı kaleme alasım yok. Sanki fikirler boşa akıyor, konuşmalar dinlenmiyor, zaman suya düşen yaprak misali suyolunda öylece akıp gidiyor gibi.
Bundan tam 24 sene önce tek başına iktidara gelen Ak Parti tarafından yönetiliyoruz ve yönetilmeye de devam edilecek gibi gözüküyoruz. Arkadaş sohbeti sırasında Özgür Özel’in CHP’ye vedasını ve yeni parti kuruluşunu konuşuyorduk. Vayyy be ne partiymiş dedim, o gelmeden koalisyonlar çok renkli partiler vardı, yarış vardı partiler arası. ANAP kalmadı, DYP kalmadı, DSP kalmadı, Genç Parti Kalmadı, Demokrat Parti kalmadı . yeni partiler kuruldu ve yine olmadı. Birkaç parti birleşti yine olmadı. Rakip MHP inanılmaz sert muhalefet yapıyordu yandaş oldu. İYİ parti Meral Akşener ile muhalif oldu, tutmadı. Muharrem İnce sanki tek rakip adaymış gibi mikrofonlarda “Muharrem Muharrem” diye seslendi sayın Cumhur Başkanımız ve Ak Parti Genel Başkanı R.Tayyip Erdoğan ve Muharrem efsanesi de bitti. Saydıklarım sayamadıklarım bir şekilde sahalardan çekildi. Bazen kasetle, bazen mallarına el konularak, bazen farklı kaybedişlerle ama hepsi tarihin tozlu sayfalarına gömüldüler.
Bu süreçte pek çok yeni partiler kuruldu ama baraj altı parti olmaktan öteye maalesef gidemediler. Güçlü sayılabilecek rakipler bir bir silinirken baktık ki sahada bir Ak Parti birde CHP kaldı. Bu sene hepimiz Mutlak Butlan diye bir terimden haberdar olduk. CHP kongresi yeniden tekrarlanmasına rağmen hiç yapılmamış kabul edildi. Eski Başkan Kemal Kılıçtaroğlu eski koltuğuna atanarak geri geldi. Parti içi mücadele sonuç vermedi ve Özgür Özel ve ekibi yani CHP’nin %50 sinden fazlası partiyi terk edip başka parti kurma kararı aldı. Böylece son rakip de Kılıçla bölünmüş oldu.
26 yaşında bir gencimiz bu gün seçim olsa ben oyumu Ak Partiye veririm dedi. Bende ona sordum, beğeniyor musun partiyi? … “Aslında ekonomiyi iyi yönetemediklerini düşünüyorum, işsizlik de canımı sıkıyor, başka ülkelerin yaşam koşullarını da internetten takip ediyorum bize göre çok daha iyi durumdalar. Eğitim sistemi de çok başarılı değil” dedi bana.
Ben de ona madem bunlardan hoşnut değilsin neden beğenmediğin bir partiye oy vermeyi düşünüyorsun, dedim. … “ya kötü de yönetseler nasıl yönettiklerini biliyorum, diğerlerini bilmiyorum” dedi. Evet işte bu! Sen 2 yaşındaydın mevcut yönetim başa geldiği zaman. Tam 24 senedir tek gördüğün yönetim de bu. Haklısın dedim. Şimdi geçmişi bilen insanlara durum izah etmek zorken, ülkenin yüzünü bir an önce üretime dönmesi gerek yoksa tükeneceğiz, dışa bağımlı bir ülke olduk her şeyimiz ithal, ormanlarımız yok oldu, tarım bitmek üzere, hayvancılık can çekişiyor, elalem yapay zekayı ameliyatta bile kullanıyor, biz sınava okunmuş pirinç yutarak gidiyoruz, millet uzayı keşfediyor bizde daha oturduğu ilçenin dışına çıkmamış insanlar güruhu var, yeraltı kaynaklarımız, coğrafi konumumuz şahane, tarihimiz eşsiz ama biz bunların hiç birine sahip çıkamıyoruz. Kendi yerel turistimizi bile komşu ülkelere kaptırdık. Vs…. bu konu sakız gibi uzar gider de bunları anlatıp kabul ettirememişiz, yeni nesil başka yönetim görmemiş gençlere bunları nasıl anlatacağız ki.
Artık çok da mevzu bahis olmayan o eski sohbetlerde konuşulan “ne olacak bu memleketin hali” konu başlığı bile bayatladı. Ama siz bu yazımı okuyanlar yine de bu konuyu gündem yapın aranızda “sahi ahali, ne olacak bu memleketin hali?”
Next




