İzmir Yeminli Mali Müşavirler Odası Muğla İl Temsilcisi Yeminli Mali Müşavir Mehmet Kubilay Özcan, Türkiye'de yatırım fonlarında yaşanan krizin ardından yürürlüğe giren yeni yasal düzenlemeyi, yatırımcılara yapılacak ödemeleri ve devam eden belirsizlikleri değerlendirdi.
Özcan, sermaye piyasalarında güvenin korunmasının yalnızca yatırımcıların mağduriyetlerinin giderilmesine değil, denetim mekanizmalarının etkinliğine de bağlı olduğunu belirterek, “Vatandaşın birikimini emanet ettiği sistemde ne kadar parasının bulunduğunuve ne kadarını ne zaman geri alacağını bilmesi en doğal hakkıdır” dedi.
Yeni kanun kimleri kapsıyor?
22 Ekim 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilen ve 27 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7596 sayılı Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun ile belirli yatırım fonlarının tasfiyesine ve yatırımcıların alacaklarının ödenmesine yönelik özel bir düzenleme yapıldı.
Mehmet Kubilay Özcan, düzenlemenin bütün yatırım fonlarını kapsamadığını belirterek şunları söyledi:“Bu kanun, Sermaye Piyasası Kurulunun 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen ve kanunun yayımlandığı tarihte tasfiyesi henüz tamamlanmamış fonlara ilişkindir. Dolayısıyla her yatırım fonu sahibinin otomatik olarak bu düzenlemeden yararlanacağını düşünmek doğru değildir.”
Bir milyon liralık ödeme kimlere yapılacak?
Kamuoyunda en fazla merak edilen konunun bir milyon liraya kadar yapılabilecek ara ödemeler olduğunu belirten Özcan, bunun bir devlet garantisi veya herkese koşulsuz yapılacak bir ödeme olmadığını vurguladı.
“Bir milyon lira asgari ödeme değil, ara ödeme için belirlenen üst sınırdır. Örneğin net yatırım tutarı 400 bin lira olan bir yatırımcıya, sırf üst sınır bir milyon lira diye bir milyon lira ödenmeyecektir. Net yatırımı iki milyon lira olan bir yatırımcıya da ilk aşamada iki milyon liranın tamamının ödenmesi söz konusu değildir. Ödemeler fonun mevcut kaynaklarına, yatırımcının net yatırım tutarına ve ilgili hesaplama esaslarına göre yapılacaktır.”
Özcan, ara ödeme ile nihai ödemenin karıştırılmaması gerektiğini, ilk aşamada yapılan ödemenin tasfiye sonucunda hak kazanılacak tutardan düşüleceğini belirtti.

Hangi fonlarda ödemeler başladı, hangilerinde belirsizlik sürüyor?
Yeminli Mali Müşavir Özcan, 30 Ekim 2026 itibarıyla yedi fondaki 235 bin 705 yatırımcıya toplam 29,3 milyar liralık ara ödeme yapıldığının açıklandığını hatırlatarak, bu gelişmenin bütün fonların tasfiyesinin tamamlandığı anlamına gelmediğine dikkat çekti.
Özcan, para piyasası fonlarına öncelik verildiğini, diğer fonlar bakımından ise ödemelerin fonların dağıtılabilir kaynaklarına ve tasfiye işlemlerinin ilerleyişine bağlı olduğunu belirtti.
“Bugün bazı yatırımcılar paralarının bir bölümüne kavuşurken, bazı yatırımcılar hâlâ ne kadar ödeme alacaklarını ve ne kadar bekleyeceklerini bilmiyor. Bu belirsizliklerin giderilmesi, yatırımcı güveninin yeniden sağlanması açısından son derece önemlidir.”
TEFAS'ta bulunan fonlarla TEFAS dışındaki fonların durumu aynı mı?
Özcan, Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu (TEFAS) üzerinden alınan fonlarla platform dışında işlem gören fonların durumunun kamuoyunda zaman zaman yanlış değerlendirildiğini ifade etti.
“TEFAS, farklı portföy yönetim şirketlerinin fonlarının alınıp satılabildiği ortak bir platformdur. Ancak bir fonun TEFAS'ta bulunması, yatırımcının zarar etmeyeceği veya devletin bütün zararları karşılayacağı anlamına gelmez.”
TEFAS dışında bulunan fonların da tek başına bu nedenle güvencesiz sayılamayacağını belirten Özcan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Önemli olan fonun hangi platformdan alındığından çok, kanun kapsamındaki tasfiye kararına tabi olup olmadığıdır. TEFAS'ta işlem gören bir fon bu özel düzenlemenin dışında kalabileceği gibi, TEFAS dışında işlem gören bir fon da düzenlemenin kapsamında bulunabilir. Yatırımcıların bu ayrımı doğru anlaması gerekiyor.”
Yatırımcılar için ödeme takvimi açıklanmalı
“30 Ekim itibarıyla olağan ve olağanüstü tasfiye süreçleri birlikte değerlendirildiğinde 100 fonda yaklaşık 299 bin yatırımcı için toplam 97,3 milyar liralık ödeme açıklandığını görüyoruz. Ancak esas mesele, henüz alacağının tamamına kavuşamayan yatırımcıların durumudur.”
Özcan, özellikle bir milyon liranın üzerinde net yatırımı bulunan vatandaşların kalan alacakları bakımından belirsizliğin giderilmesi gerektiğini söyledi.
“Örneğin üç milyon liralık net yatırımı bulunan bir vatandaşın ilk aşamada bir milyon lira ara ödeme alması, kalan iki milyon lirasının hangi tarihte ve ne ölçüde karşılanacağı sorusunu ortadan kaldırmaz. Bu nedenle her fon için ayrı ödeme takvimi, mevcut kaynaklar ve tasfiye sürecinin ilerleyişi kamuoyuna açıklanmalıdır.”
Fonların Mevcut Durumuna İlişkin Tabloyu Paylaştı
Yeminli Mali Müşavir Özcan, yatırımcıların mevcut durumu daha kolay anlayabilmesi amacıyla fonların ödeme ve tasfiye süreçlerine ilişkin aşağıdaki tabloyu paylaştı.
|
Fon / Tasfiye grubu |
Mevcut durum |
Ödemeyi yürüten kuruluş |
|
Tera Portföy’ün olağanüstü tasfiye kapsamındaki fonları |
Para piyasası fonlarına öncelik verilerek ara ödeme süreci başladı |
Türkiye İş Bankası |
|
Pusula Portföy’ün olağanüstü tasfiye kapsamındaki fonları |
Para piyasası fonlarına öncelik verilerek ara ödeme süreci başladı |
Ziraat Bankası |
|
Atlas Portföy’ün olağanüstü tasfiye kapsamındaki fonları |
Para piyasası fonlarına öncelik verilerek ara ödeme süreci başladı |
Ziraat Bankası |
|
A1 Capital, Bulls, Pardus ve Hedef Portföy’ün olağan tasfiye kapsamındaki fonları |
93 fonda 63.759 yatırımcıya toplam 68 milyar TL ödeme yapıldığı açıklandı |
İlgili tasfiye kuruluşları |
|
Ödemesi tamamlanmamış diğer tasfiye kapsamındaki fonlar |
Kesin ödeme tarihi ve kalan alacakların karşılanma durumu fon bazında açıklığa kavuşturulmalı |
İlgili tasfiye kuruluşları |
Tabloyu değerlendiren Mehmet Kubilay Özcan, açıklamaların önemli olmakla birlikte yatırımcıların bütün sorularına cevap vermediğini belirtti.
Denetim, zarar ortaya çıkmadan önce etkili olmalıdır
Yeminli Mali Müşavir Özcan, yaşanan gelişmelerin yalnızca bir ödeme ve tasfiye meselesi olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayarak denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
“Yeminli Mali Müşavirlik mesleğini icra eden bir kişi olarak özellikle vurgulamak isterim ki denetimin asıl amacı, zarar meydana geldikten sonra sorumluları tespit etmekten ibaret değildir. Esas olan, riskleri önceden görmek, usulsüzlükleri zamanında belirlemek ve yatırımcıyı koruyacak tedbirlerin gecikmeden alınmasını sağlamaktır.”
Özcan, fon yönetimi, iç kontrol, risk yönetimi, portföy saklama, bağımsız denetim ve kamu gözetimi mekanizmalarının etkinliğinin değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
“Yatırımcıların parasının korunması kadar, bu krizin neden ortaya çıktığının ve mevcut denetim mekanizmalarının neden yeterince önleyici olamadığının açıklığa kavuşturulması da önemlidir. Güvenin yeniden sağlanması, ancak şeffaflık ve hesap verebilirlikle mümkündür.” dedi.
Güvenin teminatı etkin denetimdir
Mehmet Kubilay Özcan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Sermaye piyasalarının temeli yatırımcının duyduğu güvendir. Bu güvenin teminatı yalnızca kanunlar değil, o kanunların etkin uygulanması, bağımsız denetim ve hesap verebilirliktir. Bugünün mağduriyetlerini giderirken yarın aynı sorunların yaşanmasını önleyecek sistemi de kurmak zorundayız. Çünkü kaybedilen para zamanla geri kazanılabilir; ancak kaybedilen güvenin yeniden kazanılması çok daha zordur.”
Next




