Köşe Yazıları

HALA ANLAMADINIZ MI ?

HALA  ANLAMADINIZ  MI ?

Hala  dili kopas8ı  dil uzatanlar var,

Ya satılmış birer uşak her biri,

Ya  nerede  yaşıyor  bilmiyor, görmüyor,

Ya aklından zoru var  hainin biri.

                               Sevgili  okurlarım , can arkadaşlarım  artık baharın sıcaklığını  tam yaşamadan  yağmurların serinliğinden anlayamıyoruz. Her gün takvimin yaprakları değişiyor.gün dönüyor geceler geceleri kovalıyor. ,devran dönüyor  ,kervan yola devam ediyor. Öyle bir yaşam ki  günler hep bir öncekini hatırlatır oldu. umut etmenin ,direnmenin tam zamanı ,hayatı anlamak mı istiyorsun   şöyle bir etrafına bak. Kışın dağlarını süsleyen  evinin bahçesinde  sanki kurumuş çırıl çıplak kalmiş ağacının dallarını yeniden  bezeyen yemyeşil  yapraklara  açan bembeyaz çiçeklerine bak. Yeter. Önce   kışa  soğuga direnmiş  bahçeni  yeniden güzelleştiren çimlere bak. Yılarca evvel diktiğim fidanlar koca birer ağaç oldu meyveye durdu. Portakalın üzerinde  hala sarı  portakallar var bir dalları da yeni meyve vermek için beyaz çiçeklere büründü.  Zeytin ağacım dimdik  onu kesmeye hiç kıyamam  milletin tarlarında  rant uğruna kesilen zeytin ağaçlarını düşündükçe yeminle zeytin yiyemez oldum.

                               Ne zaman  Atamıza ait bir yazı okusam  Atamızı hep rahmet ve minnetle anıyor  içimi kaplayan özlemi  yaşıyorum .Eğer olmasaydı bu günleri  yaşıyor olabilir miydik? Bakın  Amerikalı  Prof..Dr.MCCARTY  Atatürk için ne diyor: “ Türkiye  !. Dünya Savaşını kaybetmiş ve adeta yıkılmıştı. Türkler artık yenilmişti  ve başlarına gelecek her şeyi kabul edeceklerdi. Başlarında  bir hükümet vardı ve bir vatan haini olan Damat Ferit  tarafında yönetiliyordu.   İtilaf ülkelerinin istedikleri her şeyi  yapmak istiyorlardı.İtilaf ülkeleri Türkleri  sonsuza kadar  yok etmek istiyorlardı. SEVR de  büyük  bir  Ermenistan,büyük bir Kürdistan olacaktı  ve Türklere küçük bir yer verilecekti. İngilizler, Fransızlar, Yunanlılar , İtalyanlar  torakları paylaştı İtilaf devletleri aslında  her şeyi  almak istiyordu. Geriye kalan ise çok küçük bir yerdi. Ve bütün Osmanlının borçlarının  o küçük devlet tarafından .  ödenmesini istiyorlardı. Aslında yapmak istedikleri şey Türkleri devamlı zayıf bırakmaktı. Bunu yapmak için Türklerin ordusu o0lmamalıydı. Devlet tamamen iflas halinde olacaktı. Ama bunlar olmadı Çünkü Türkler  ATATÜRK ‘ Ün  Liderliğinde  düşmanlardan kurtuldu Türkler  ATATÜRK’e  çok şey borçlu.” Evet işte Amerikalı prof.Dr. böyle  söylüyor. Ve  biz  Bir İngiliz Gemisiyle Yurt dışına kaçanların değil,yo0klular içinde   Cumhuriyeti  kuranların torunlarıyız. Ne mutlu Türküm  diyoruz.

                Sevgili  okurlarım ,can arkadaşlarım   Hadi bu hafta  makalemi burada noktalarken  gene  aklıma gelen bir  Kayserili fıkrasını yazıvereyim. :”  İki Kayserili  Kasabalarında bir tiyatro açmışlar. ,fakat kayseriler ç ok tutumlu  (Cimri) olduklarından  ve para vermek istemediklerinden  tiyatro her gün sıfır çekiyormuş. Bakmışlar iki ortak ne yapalım ,ne delim  diye  düşünüp sonunda  birinin aklına  bir fikir gelmiş. Ertesi gün  her tarafa ilanlar  asılmış “Cumartesi günü Tiyatromuza giriş  bedavadır” Kasaba halkı bedavayı okuyunca hiç kaçırırlar mı? Cumartesi günü  tiyatro ful çekmiş. Bizimkiler mükemmel bir oyun sergilemişler.her kes ayakta alkışlıyor .oyun bittikten sonra  kasaba halkı çıkışa doğru  yönelmiş  ama ne görsünler ? kapılar kilitli  ve  şu yazı yazıyor “ çıkış 10 lira” anladınız değil mi?

                Hepinize  gönül dolusu sevgi ve saygılarımı sunuyorum, huzurlu  mutlu günler sizlerin olsun . Kalın sağlıcakla!...