Düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamileliğin gerçekleşmemesi olarak tanımlanan infertilite, önemli üreme sağlığı sorunları arasında yer alıyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünya genelinde üreme çağındaki yaklaşık her 6 kişiden biri yaşamının bir döneminde infertilite sorunu yaşıyor.

Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Gamze Karababa, kadınlarda infertilite açısından genetik özellikler ve ilerleyen yaş gibi değiştirilemeyen faktörlerin yanı sıra yaşam alışkanlıklarının da önem taşıdığına dikkat çekti.

Karababa, obezite veya aşırı zayıflık, sigara ve alkol tüketimi, hareketsiz yaşam ve sağlıksız beslenme gibi etkenlerin üreme sağlığını olumsuz etkileyebildiğini belirterek sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini vurguladı.

D R. G A M Z E K A R A B A B A 609X768

35 YAŞTAN SONRA ZAMAN DAHA ÖNEMLİ

Kadınların belirli bir yumurta rezerviyle dünyaya geldiğini hatırlatan Dr. Karababa, yıllar içinde hem yumurta sayısının azaldığını hem de kalan yumurtalarda kromozomal bozukluk görülme olasılığının arttığını belirtti.

Üreme kapasitesindeki azalmanın özellikle 35 yaşından sonra belirginleştiğini, 40 yaşından sonra ise daha hızlı seyrettiğini ifade eden Karababa, 35 yaş ve üzerindeki kadınların 6 ay boyunca düzenli ve korunmasız ilişkiye rağmen hamilelik oluşmaması halinde hekime başvurmalarını önerdi.

1- HAMİLELİK PLANINI SÜREKLİ ERTELEMEK

Eğitim, kariyer ve sosyal yaşam nedeniyle çocuk sahibi olma planı ileri yaşlara ertelenebiliyor. Ancak ilerleyen yaşla birlikte doğal hamilelik ihtimali azalırken düşük ve embriyodaki kromozomal anomali riskinin de arttığı belirtiliyor.

Doğrusu: Hamilelik uzun süre ertelenecekse yaş ve tıbbi özellikler doğrultusunda üreme potansiyelinin değerlendirilmesi ve uygun seçeneklerin kadın hastalıkları ve doğum uzmanıyla görüşülmesi öneriliyor.

2- SİGARA VE NİKOTİN ÜRÜNLERİ KULLANMAK

Sigara dumanındaki toksik maddeler yumurtalık dokusuna zarar verebiliyor, yumurta kaybını hızlandırabiliyor ve hamileliğin gerçekleşme süresini uzatabiliyor. Elektronik sigaraların da üreme sağlığı açısından güvenli bir alternatif olmadığına dikkat çekiliyor.

Kongo’daki Ebola salgınında can kaybı 4 bin 18’e yükseldi
Kongo’daki Ebola salgınında can kaybı 4 bin 18’e yükseldi
İçeriği Görüntüle

Doğrusu: Hamilelik planlayan kadınların sigara ve diğer nikotin ürünlerinden uzak durmaları, pasif sigara dumanına maruziyeti de mümkün olduğunca azaltmaları gerekiyor.

3- KİLO KONTROLÜNÜ İHMAL ETMEK

Fazla kilo; insülin direnci, hormonal düzensizlikler ve yumurtlama sorunlarıyla ilişkilendiriliyor. Aşırı düşük kilo, ciddi kalori kısıtlaması ve yoğun egzersiz ise adet düzensizliğine, hatta bazı durumlarda yumurtlamanın durmasına yol açabiliyor.

Doğrusu: Kısa sürede hızlı kilo kaybı yerine dengeli beslenme ve düzenli fiziksel aktiviteyle sağlıklı ve sürdürülebilir bir vücut ağırlığı hedeflenmeli.

4- AŞIRI ALKOL TÜKETMEK

Sık ve yüksek miktarda alkol tüketiminin hormonal dengeyi ve yumurtlama düzenini olumsuz etkileyebileceğine ilişkin veriler bulunuyor.

Dr. Karababa, hamilelik oluştuğunda alkol kullanılmaması gerektiğini belirterek, “Güvenli olduğu kanıtlanmış bir alkol miktarı olmadığı için en doğru yaklaşım alkol tüketmemektir.” dedi.

5- HAREKETSİZ YAŞAM VE SAĞLIKSIZ BESLENME

Üreme sağlığını tek başına artıran mucizevi bir besin veya özel bir “doğurganlık diyeti” bulunmuyor. Ancak uzun süreli sağlıksız beslenme ve hareketsizlik; kilo artışı, insülin direnci ve metabolik sorunlar üzerinden hormonal sistemi ve yumurtlamayı etkileyebiliyor.

Doğrusu: Sebze, meyve, tam tahıllar, kaliteli protein kaynakları ve sağlıklı yağları içeren dengeli beslenme modeli tercih edilmeli. Aşırı işlenmiş ve yüksek şeker içeren gıdalar sınırlandırılırken kişinin sağlık durumuna uygun düzenli egzersiz yapılmalı.

6- JİNEKOLOJİK KONTROLLERİ AKSATMAK

Yumurtlama bozuklukları, endometriozis, rahim ve yumurtalıklarla ilişkili bazı hastalıklar her zaman belirgin şikâyetlere yol açmayabiliyor.

Dr. Karababa; adet düzensizliği, uzun süren adet gecikmeleri, şiddetli adet ağrısı, ara kanama, geçirilmiş pelvik enfeksiyon veya yumurtalık ameliyatı öyküsü gibi durumların göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.

Doğrusu: Jinekolojik kontroller aksatılmamalı; özellikle adet düzeninde veya mevcut şikâyetlerde değişiklik olması halinde hekime başvurulmalı.