Trafik kazası: 1 ölü
Trafik kazası: 1 ölü
İçeriği Görüntüle

Orhan Okutan / Özel Haber

Koca Çalış’ta tapusu iptal edilen 150 dönümlük arazi, sezon bittikten sonra boşaltılarak gizemli kiracılarına verilecek. Fethiye Belediyesi’nin işletmelere baskı yaparak boşaltma girişimi, bu ne şiddet bu ne celal dedirten cinsten.

Yaklaşık 11 yıldır hazırlanamayan uygulama imar planının geç kalması, bölgede birçok olumsuzluğu da beraberinde getirdi. Bölge kaçak yapılaşmadan nasibini aldı. Tarla görünen araziler turizm tesis alanı ve konutla doldu.

Diğer tarafta Muğla Büyükşehir Belediyesi’nde onaylanmayı bekleyen uygulama imar planı, daha onaylanmadan değişime uğradı. Birçok yeşil alan kaçak yapılaşmadan nasibini alarak yok edildi. İmar planında özel yat çekek ve imal alanı görünen bölge, turizm tesisleri ve konutların arasında kalmasına rağmen, yapılaşma şartları belirlenmeden faaliyetine başladı.

Uygulama imar planı onaylandıktan sonra beğenmeyenlerin mahkemeye vermesi başlayacak. Hisseli parsellerde de ortak iş yapılamayacağı için izaleyi şuur davaları açılacak.

Bu haberimizde, tapusu iptal edilen 149 dönümlük araziyi işleyeceğiz.



HAK SAHİPLERİ DIŞARI KİRACILAR İÇERİ

Koca Çalış’ta tapusu iptal edilen 150 dönümlük arazi, sezon bittikten sonra boşaltılarak gizemli kiracılarına verilecek. Fethiye Belediyesi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın isteğini gerekçe göstererek, düğün salonları, kafe ve restoranların bulunduğu arazinin boşaltılması için ciddi baskı yapmış ve işletmecilere kasım ayında araziyi boşaltacaklarına dair taahhütname imzalatmış. Bu baskının bölgeye yeni bir planlamanın yapılacak olmasından kaynaklandığı iddia ediliyor.

 

DENİZ KENARINDAKİ DEVASA ARAZİ

GİZEMLİ KİRACILARA MI VERİLECEK?

Koca Çalış bölgesinde yaz aylarında düğün yapılan işletmeler ile sörf kafe gibi yıllardır ruhsat alarak çalışan işletmelerin bulunduğu 156 dönüm arazinin, yaklaşık 149 dönümün tapusu, mahkeme tarafından kıyı kenar çizgisinin içinde kaldığı için 3 yıl önce iptal edildi.  Hak sahipleri mahkemeye verdi ancak kaybetti. Yaklaşık 30 yıldır süren bir dava. Sunset ve Jiva Beach Otellerin kullandığı benzer durumdaki 7 dönüm arazinin tapusuna ise dokunulmadı.

 

ARAZİ KIYI KENAR ÇİZGİSİNİN İÇİNDE BIRAKILMIŞ

Kıyı kenar çizgisi belirlenirken arazinin dış sınırı kıyı kenar çizgisi olarak gösterilmiş. Kıyı kenar çizgisi ile deniz arasında 80 metreye çıkan yerler var. Yakınlarında denize 15-20 metre olan arazilerin kıyı kenar çizgisinin dışında bırakılması, hak sahiplerince büyük bir çelişki olarak yorumlanıyor.



30 YILLIK İŞLETMELER VAR

Yıllar önce İncirköy’den Çiftlik Mahallesi’ne yerleşen aileler kooperatif olarak o dönemin ağalarından satın aldığı 156 dönüm arazi, köylünün ortak alanı gibi. Arazi kooperatifin olduğu için, kooperatif ortağı olan Çiftlik sakinleri, arazi üzerinde hak sahibi oluyor. Hak sahiplerinden birçoğu öldüğü için hak sahipliği miras olarak varislerine geçmiş.

Hak sahipleri tek tapu üzerinde belirli bölgeleri sahiplenerek işletme açıp çalıştırmaya başlamış. Ancak Çalış bölgesinde olduğu gibi yapılaşma yoluna gidilmemiş. Birçok hak sahibi de ya ölmüş ya da Fethiye dışına taşınmış. Şu anda Koca Çalış sahilinde bulunan işletmelerin büyük kısmı miras sahipleri. Daha sonra kıyı kenar çizgisi belirlenirken arazinin tamamı kıyı kenar çizgisi içinde bırakılmış. O dönemde kimse yol yordam bilmediği için uğraşmamış. Şimdi tapuları elinden alınan hak sahipleri, 20-30 seneden beri ruhsatlı olarak çalıştırdıkları işyerinden atılacakları kasım ayını bekliyorlar.

 

FETHİYE BELEDİYESİ ALANIN

BOŞALTILMASI İÇİN CİDDİ BASKI YAPMIŞ

Fethiye Belediyesi sezon yaklaşırken alanın boşaltılması için işletmeleri ciddi derecede baskı yapmış. Sezon için anlaşmalar yapıldığı öne sürülerek, kasım ayında boşaltılması kararı alınmış.

Fethiye Belediyesi’nin bu alanın boşatılmasında aceleci ve istekli davranmasının altında yatan neden merak edilmiyor değil. İster istemez “Neden bu istek? Neden bu acelecilik?” sorularını da akıllara getiriyor.

Bölge halkının iddiası bu alanın Çevre Şehircilik Bakanlığı tarafından bir şirkete kiralanacağı yönünde. Bu gerçekleşirse, onlarca işletmenin yaptığı iş sadece alanı kiralayan şirkete devredilmiş olacak. Gelirin tabana yayılmasının dışında tek elde toplanmasıyla sonuçlanacak. Bölge uzun süre basın ve halkın gündemini meşgul etmeye devam edecek.

 

İŞGALCİ DEĞİLİZ HAK SAHİBİYİZ

Hak sahipleri tapu iptal edildiği için, şu anda hazineye ecri misil ödüyorlar. Tapulu alanlarında Belediye’den aldıkları ruhsatla çalışan işletmeler, tapularının iptal edilmesiyle adeta sokağa atılma konumuna geldiler.

Vatandaşlar “Bu arazi bize atalarımızdan kaldı. Biz burada işgalci değiliz. Devletin verdiği tapuya güvendik. Ruhsat aldık işletmemizi çalıştırıyoruz. Yapı kayıt belgesi aldık. Onu da sonradan iptal ettiler. Şimdi de “tapunuzu iptal ettik çıkın gidin” diyorlar. Bizim arazimizden denize daha yakın olan birçok arazinin tapusu iptal edilmedi. Denizin içine giren araziler var” diyorlar.