3 yayadan 1'inin ölümüne neden olan kaza anı kamerada
3 yayadan 1'inin ölümüne neden olan kaza anı kamerada
İçeriği Görüntüle

Orhan Okutan / habercitv.com.tr Yazı İşleri Müdürü

Mimarlar Odası Muğla Şube Başkanı Suat Selvi, haberimizi eleştirmek için yaptığı açıklamada, odanın demokratik bir işleyişe sahip olduğunu, şube ya da temsilciliğin kendi görüşünü savunabileceğini ve bu nedenle görüş ayrılıklarının olabileceğini söylemiş.
İlginçtir, biz de haberimizde tam olarak bunu yazmıştık! Aslında görüş ayrılığını Şehir Plancıları Odası Muğla Şubesinin sessizliğine dikkat çekmek için de vurgulamıştık.
Ancak Selvi’nin açıklamasıyla birlikte fark ettik ki, bizim “görüş ayrılığı” olarak tanımladığımız durum aslında çok daha derinmiş. Meğer ortada bir fikir ayrılığından çok, bir eksen kayması varmış.


 

Salı Pazarı’na yapılması planlanan katlı otopark projesine ilişkin plan değişikliğine itiraz edilmesi konusunda, Mimarlar Odası Fethiye Temsilciliği tarafından yapılan oylamanın, yanlış anlaşılma sonucu Mimarlar Odası Muğla Şubesi’nde de yapıldığı şeklinde hatalı yazdığımızı, daha önce “Düzeltme” yaparak paylaşmıştık.

Ancak anlaşılan o ki, bu açıklama Mimarlar Odası Muğla Şube Başkanı Suat Selvi’yi tatmin etmemiş. Selvi, hakkımızda yaptığı açıklamada sert konuştu: “ FETHİYE ALTERNATİF BAKIŞ“ isimli hesaptan yayınlanan beyanlar gerçeği yansıtmaktan uzak, duyumlar üzerine kurgulanmış bir metindir” dedi.

Elbette kendince haklı gerekçeleri olabilir — tıpkı benim de bu kez yanıt verme gereği duymam gibi.

 

HAKLISINIZ “GÖRÜŞ AYRILIĞI” NİTELENDİRMESİ HATALIDIR

Haberimizde, “Mimarlar Odası Muğla Şubesi yönetiminde görüş ayrılığına neden oldu. Şube itiraz etmezken, Fethiye Temsilciliği oy çokluğuyla itiraz etti” dedik.

Ama hiçbir zaman “kavga ettiler, tartıştılar” demedik. Arada kavga dövüş varmış gibi bir durum oluşturmayı da amaçlamadık. Temsilcilik itiraz ederken Şube sessiz kaldı dedik.

Somut olmayan konularda farklı görüşlerin olması elbette doğaldır.

Ancak biz katlı otopark konusunda “görüş ayrılığı” ifadesini hatalı olarak kullandık.

Neden hatalı olduğunu açıklayayım.

 

KANUN VARKEN GÖRÜŞ AYRILIĞI OLMAZ, YA YASALDIR YA DA YASAL DEĞİLDİR!

Açıklamanızda, meslek kuruluşlar arasında görüş ayrılığı olduğunu yazdığımızı “Herhangi bir konu tartışıldığında derneklerde, meslek odalarında, sendikalarda, siyasi partilerde görüş ayrılığı olması demokratik ve özgür düşünce sistematiğinin doğal sonucudur” diyorsunuz.

 

Çerçevesi kanun, mevzuat ve yönetmeliklerle açıkça tanımlanmış konularda “görüş ayrılığı” olamaz.

Bir temsilcilik ile bir şubenin aynı konuda farklı tutum sergilemesi, demokratik bir çeşitlilik değil, örgütsel bir tutarsızlıktır. Çünkü yasal çerçeve çizilmişse, yorum alanı yoktur.

Katlı Otopark Projesi örneğinde bu durum açık biçimde görülüyor.

Askıya çıkan plan değişikliği, 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili yönetmeliklere aykırıdır.

Mimarlar Odası Fethiye Temsilciliği bu gerekçeyle resmi itirazda bulundu. İtirazını yasa ve yönetmeliklere aykırılığa dayandırdı.

Ancak Şube sessiz kaldı.

Dolayısıyla bu konu, “farklı görüşler olabilir” denilerek geçiştirilemez.

Kanuna, bilime ve kamu yararına aykırı bir plan değişikliğinde herkesin ortak tavrı nettir:

“Yasal değildir.”

 

KONU, KİMİN YAPTIĞI DEĞİL, NEYİN DOĞRU OLDUĞUDUR

Mimarlar Odası Muğla Şube Başkanı Suat Selvi açıklamasında, Salı Pazarına yapılması planlanan katlı otopark konusunda “Teknolojinin geldiği noktada -2 bodrum kat yapmanın problem olmadığını, proje yarışmasıyla estetik ve fonksiyonel çözümler geliştirilebileceğini” söylüyor.

Bu ifadeden, Fethiye Temsilciliği’nin plan değişikliğine yasa ve mevzuata aykırılık gerekçesiyle itiraz ettiği katlı otopark projesinin, yarışmayla hazırlanırsa kabul edilebileceğini, yani projeyi desteklediği anlamı da çıkarılabilir.

Oysa konu, kimin yaptığı değil, yapılanın yasaya uygun olup olmadığıdır.

 

MİMARLAR ODASI KARARLI TUTUMUYLA TANINIRDI

Mimarlar Odası bugüne kadar kente karşı işlenen suçlarda gösterdiği kararlı tutumla tanındı.

Bu sessizlik, açıklamalardaki yasaya aykırılıkların görmezden gelinmesi, o çizgiden bir sapmaya işaret ediyor.

Çünkü sessiz kalmak, yasal süreçleri işletmemek ya da proje yarışmasıyla estetiklik kazandırmak gibi düşünceler projeye dolaylı biçimde onay vermektir.

Ve bu, “görüş ayrılığı” değil, “ekseni kaymış” bir duruştur.

Yetki ve imkan elinizdeyken düşüncenizi hayata geçiremiyorsanız, salon toplantılarında yaptığınız konuşmaların bir anlamı kalmaz.

Biz olayı böyle okuyoruz.

Şimdi açıklanması gereken tek konu şu:

Siz “görüş ayrılığı olabilir” derken, itiraz etmeme gerekçeniz nedir?

Bu soruya net yanıt vermedikçe, yapılan açıklamanız sadece bir savunma metni olmaktan öteye geçmeyecektir.

Kente karşı işlenen suçlarda da, bize yanıt verirken gösterdiğiniz azim ve kararlılığı gösterebilseydiniz; bugün bu kadar karmaşanın içinde yaşamıyor olurduk.

Saygıyla kamuoyuna duyurulur.