Köşe Yazıları

Bahar sadece mevsim değildir.

Bazen bir duanın kabul vakti, bazen insan ruhunun yeniden dirilişidir. Toprağın çatlayıp içinden filiz vermesi neyse; umutlarını kaybetmiş bir insanın yeniden ayağa kalkması da odur.

Anadolu’nun kadim hafızasında önemli bir yere sahip olan Hıdırellez, çoğu zaman dileklerin tutulduğu, ateşlerin yakıldığı, baharın karşılandığı geleneksel bir gün olarak anlatılır. Ancak bu kadim geleneğe biraz daha derinden bakıldığında, karşımıza insanlığın ortak vicdanına dokunan semboller çıkar.

Halk inanışında Hızır ile İlyas’ın buluştuğu gün olarak kabul edilen Hıdırellez; aslında toprağın ve suyun, maddenin ve mananın, bedenin ve ruhun buluşmasının sembolüdür.

Kur’an’da geçen:
“Selâmün alâ İlyâsîn…”
yani “İlyaslara selam olsun” hitabı, yalnızca bir peygambere yönelik tarihsel bir selam değildir belki de. Bu ifade; hakikati yaşatan, iyiliği diri tutan, karanlık çağlarda insan kalabilen herkese verilmiş evrensel bir selam olarak da okunabilir.

Bugün insanlık büyük bir hız çağında yaşıyor.
Ekranlar büyüyor, kalpler küçülüyor. Bilgi artıyor ama hikmet eksiliyor. İnsan uzaya araç gönderiyor fakat yanı başındaki insanın yalnızlığını göremiyor.

İşte tam da böyle bir çağda Hıdırellez’in bize hatırlattığı şey; yenidenyeşermeninmümkünolduğudur.

Hızır’a gelince;sadeceolağanüstübir şahsiyet değil, tam zamanında yetişen merhametin adıdır.
Bir yetimin başını okşayan eldir.
Bir garibin duasına yetişen vicdandır.
Bir insanın karanlığa düşmesini engelleyen ince iyiliktir.

Ve belki “İlyaslara selam olsun” sözü de;
hakikati savunanlara,
ahlakı ayakta tutanlara,
ailesini koruyanlara,
çocuklarının ruhunu dijital karanlıktan sakınanlara,
adaleti kaybetmeyenlere yönelmiş manevi bir hitaptır.

Çünkü her çağın Firavunları olduğu gibi, her çağın İlyasları da vardır.

Bugün modern insanın en büyük ihtiyacı; yeniden baharı hissedebilmektir.
Sadece doğada değil, kalpte de bahar…

Kinlerin yerine merhametin,
öfkenin yerine hikmetin,
çıkarın yerine vicdanın filiz verdiği bir iç iklim…

Belki de Hıdırellez’in asıl mesajı budur:
İnsan, içindeki baharı kaybetmediği sürece dünya tamamen karanlık olmayacaktır.

“Selâmün alâ İlyâsîn…”
Hakikati yaşatanlara selam olsun.
İnsan kalabilenlere selam olsun.
İçindeki baharı öldürmeyenlere selam olsun.