Sessiz ve sinsice bu şehirde çok şey değiştirildi.

Rant bölüşümünün bilinen düzeneği burada da işletildi.

Şehrin büyümesinden doğan imar rantı, kamu mülklerinin paylaşımı her şehir için büyük bir pazardır. Fethiye için de öyle oldu. Seksenli yılların ortalarından başlayarak bu pazar çok türeme zengin ve at sineği topladı Fethiye'ye.

1989-1994 Yılları arasında dönemin Belediye Başkanı Rahmetli Özer Olgun yaklaşık altı bin hektar üzerinde yaptığı imar uygulaması ile şehrin büyümesinden doğan imar rantını altı bin dekar da ki alanın tümündeki mülk sahiplerine dağıtarak bu süreci yavaşlattı ama devamını sonra ki gelen belediye başkanları sürdürmedi.

Bu şehrin gördüğü son bütünsel imar uygulamasından sonra bu alan seçilmişlerin ebedi iktidarlarının finansmanını da sağladıkları keyfi bir bölüşüm sofrası olarak kullanılmaya devam ediyor.

Fethiye de olup biten her şeyi son otuz yıldır sadece seyrediyoruz.

Rant bölüşümüne toplanan at sineklerinin giderek bu şehrin iklimini değiştireceğini hepimiz biliyorduk.

Öyle de oldu.

Düzenek kendi içinde Fethiye'nin en değerli sosyolojik mirasını da bozdu.

Beşkazalı olmak, öyle birilerinin zannettiği gibi efelenmek, posta koymak, racon kesmekten çok farklı bir toplumsal mutabakattı Fethiye de.

İçinde; Adalet, şefkat, ahlak, edep, görgü, gelenek barındıran bir misyonuydu.

Yaklaşık otuz yıldır bu değerin nasıl kaybediliyor olduğunu sık sık anlattım.

Oy verdiklerinizden çok başkaları bu şehri yönetmeye başladı, kadroları onlar belirliyor, çizilecekleri çiziyor, bela olma ihtimali olanları ta en başından imha ediyorlar.

Kemiksiz, lop, cillop gibi kendileri ile UYUMLU olanları istedikleri koltuklara yerleştiriyor.

Ve İNSANA YAPTIKLARI YATIRIMIN KARŞILIĞINI FAZLASIYLA ALIYORLAR.

Ne yazık ki; Bu şehri bu adamlara teslim ettik.

Ne seçimi olursa olsun, ağaların, baronların paylaşım hesaplarına uygun sonuçların alınacağı bir kıvama geldi Fethiye.

BEŞKAZALILIK mı? onu bile doğru anlatma ihtimali olanlar KÜLTÜR ELÇİLERİ için tehdit.

Bu şehrin gerçek BEŞKAZALILIK HİKAYESİ kaldı bir tek elimizde.

Nefes aldığım sürece de doğru olarak anlatacağım ve unutturmayacağım.