BU BİLMECEYİ ÇÖZEN VAR MI?
Yuvarlanıp gidiyoruz , dur durak bilmeden
Nasıl yaşadık nasıl yaşıyoruz farkında değiliz.
Bir varmış bir yokmuş denilen masaldaki gibi,
Ne kadar kısa gelse ne kadar zor olsa da hayat..
Dostlarım bu gün sanki içime bir karamsarlık çöktü birden .Neresinden el atsak ,neresinden baksak yaşamak hep güzeldi. Ama sonunda ölüm olmasaydı.İşte bir yakınımı kaybedince bir karamsarlığın içinde kalıverdim birden. İnsan öylesine nankör kü yaşarken kendisine hiç sormuyor. Neden bu kadar kırıcı oldum? neden bu kadar çok yalan söyledim, neden insanları bir birine birer hasım birer düşmen haline döndürdüm. Her şey sadece benim istediğim gibi olacak diye bu kadar direttim. Sanki ben her şeyi bilen her şeye hükmeden birisi oldum diyen bencil biri oldum. Ama hayatta bir bilmece var ,Hiç çözende olmadı Nerde ne zaman kaç yaşında yok olup gideceğiz? Bunun hesabını yapan bir bilen çıktı mı? Asla çıkmadı ve çıkmayacak onun için ne kırmalı ne de hükmetmeli insanca yaşayıp yapıcı kucaklayıcı bir yaşama merhaba demeli. İşte bu arada MOLİERE bir deyişi aklıma geldi onu sizinle paylaşayım istedim :” Sizi gülümsetebilen insanların peşine takılın, çünkü sadece bir gülümseme karanlık bir günü aydınlatabilir.” Evet işte hayatımıza renk verecek olan tatlı bir gülüş içten bir sevgidir.Nerde bulursak kaçırmayalım ….
Sevgili okurlarım her halde hayatımızda iki türlü insan var tıpkı benzediğimiz iki Ağaç gibi İşte bu gün sizlere bu iki ağacı kısaca anlatmak istedim . Birincisi KAVAJK AĞAC o, ikicisi de ZEYTIN AĞACI,
Önce KAVAK AĞACI .
İnce uzun dalları hatta Selvi boylu diye isimlendirdiğimiz bir sevgili Uzan boylu sanki tepeden bakan insanlar gibi ama rüzgar esince yeşil yaprakları kıpır, kıpır oynaşır sert eserse rüzgar o tarafa değil aksi yöne kıvrılır pek nadir olarak kırılıverir ustasından azar işitmiş çırak gibi. Hiç sağlam değildir. Zaten bir meyvesi de yoktur. .Hani bakın yakınlarınıza kazandığını kaybetmemek için nelere karşı kıvrılmıştır. Siyasette bir yerlere gelebilmişse mutlaka hamurunda bir şeyler olmuştur.
ZEYTİN AĞACI
Hiç kimseye tepeden bakmaz rüzgar ne kadar ser eserse essin asla eğilmez bükülmez kıvrılmaz. Dallarını sert sopayla dövseniz sde size darılmaz kırarsınız ama o size küsmez bu sene dövdüyseniz bir sene sonra gene meyveleriyle gelir size. İşte kin tutmadığının bir karşılığıdır bu. Size sofranıza kırma zeytin olu sıkarsınız yağ olur posası atılmaz pirina olur sobanızda yakacak olur yağından
Sabun yaparsınız sizi temizleyen bir gereç olur. O öyle bir ağaçtır ki ne kadar acılasanız da size kırılmaz size hep destek olur. yaşayan bütün insanlarımız neden bir zeytin ağacı gibi olmasın. Gerçek dost arıyorsanız zeytin ağacı gibi olun.
Sevgili okurlarım can arkadaşlarım bu haftada bu kadar . Makalemi burada noktalıyorum hepinize en içten sevgilerimi sunuyorum mutlu ,huzur dolu günler sizin olsun Kalın sağlıcakla!…