MADEN Mİ, ZEYTİN Mİ?

Ebru Oğuzhan Yeter

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Ülkemizde son yıllarda çıkan orman yangınlarının çoğu, maden açısından zengin bölgelerde meydana geliyor. Çanakkale ile ilgili yapılan açıklamayı duyunca işin ne kadar korkunç boyutta olduğunu da görebiliyoruz. Bu da gösteriyor ki yangınlar bile bile yapılıyor ve özellikle maden olan bölgeler seçiliyor. Ve ne yazık ki yetersiz müdahale ve yetersiz ekipman sonucunda,  doğamız için için yanarak kendini bitiriyor…

Bu yangınların, yeni maden yasalarıyla eş zamanlı başlaması dikkat çekiyor ve kasıtlı olduğuna inanmamak mümkün değil.  Çevre tahribatına rağmen halkın büyük kısmı sessiz kalıyor. Ateş düştüğü yeri yakarken uzaktan seyredenler sadece üzülmekle ya da bana ne demekle kalıyor. Ne yazık ki örgütlü olmayı beceremiyoruz ya da örgütlü olmaktan korkuyoruz. Birçok bölgemizde madenlerle ilgili halkın direnişi sürerken, ülke olarak bizi bekleyen tehlikeleri anlatmaya çalışıyoruz. Direnen ailelerin sorunlarını dile getirmek ve onlara destek olmamız gerektiği konusunda sohbet ettiğimiz insanların düşünceleri şöyle;  Bizim buralarda maden yok ki. Üç beş zeytini sökmüşlerse ne olur ki? Biz ne yapabiliriz ki?

Devlet yapıyorsa bir bildiği vardır. Benim zeytin ağacım yok ne yapabilirim ? Benim zeytinlerime kimse dokunamaz gözüm gibi bakıyorum. Maden de lazım canım ülkenin kaynağı ne de olsa. Yabancılar çıkarıyorsa dağı da götürmüyorlar ya.. Ve daha neler neler. Elbette bu tepkiler ve yorumlar bizi yıldırmıyor. Elimizden geleni fazlasıyla yapmaya devam edeceğiz. Yeni çıkarılan yasalar ve bu torba yasa çevre koruma süreçlerini yok sayarken şirketlerin işini kolaylaştırıyor. Çoğu yabancı ve yabancı ortaklı şirketler ülkemizde at koştururken bizim halkımız hâlâ uyanmış değil ne yazık ki. Akbelen’de İkizköylü üreticilerin direnişlerini herkes yakından görmeli.

Onları dinleyip anlamalı. Bilmeliyiz ki ülkemizin bir ucunda yanan ağaç da, sökülen asırlık zeytin de, ölen inek de, vurulan bir tavşan da bizim sorumluluğumuzdadır. Madenler işbirlikçiler eliyle yurt dışına giderken bize kalan sadece.. Çöp, zehirli atık, kuraklık, kirlenmiş su ve tükenmiş bir doğa olacaktır. Tercih bizim. Fethiye Ziraat Odası ve üyelerimizin  destekleriyle çalışmalarımıza devam edeceğiz.

YAZARIN SON YAZILARI
BAĞIMSIZ BASIN - 12 Ocak 2026 22:45
YENİ YIL - 1 Ocak 2026 15:54
YERLİ MALI TÜRK’ÜN MALI - 15 Aralık 2025 11:21
ZEHİRLİ GIDALAR VE ÇÖKEN EKONOMİ - 17 Kasım 2025 12:28
SEYYAR MUALLİM KÜTÜPHANESI - 16 Ekim 2025 15:46
FETHİYE’DE KADIN ÇİFTÇİLER - 16 Ekim 2025 15:44
CUMHURİYETİ YAŞATMAK - 11 Ekim 2025 18:17
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ