Meclis’e sunulan Torba Yasa teklifi, sadece köylüyü, çiftçiyi ya da meraları değil, hepimizi ilgilendiriyor. Bu yasa; topraklarımızı, ormanlarımızı, su kaynaklarımızı ve üretim alanlarımızı sermayeye açmayı hedefliyor. Eğer bu teklif yasalaşırsa, sadece bir coğrafya değil; bir yaşam biçimi, bir kültür, bir gelecek yok olacak. Bu Yasa Geçerse: Tarım ve mera alanları, madencilik ve enerji projelerine açılacak daha doğrusu peşkeş çekilecek. Doğal ormanlar ve su havzaları yok olacak. Tarım yapılamaz, hayvancılık sürdürülemez hale gelecek. Gıda üretimi düşecek, fiyatlar artacak. Güvenli gıdaya ulaşmak zorlaşacak, halk daha da yoksullaşacak. Köyler boşalacak, kırsal yaşam bitecek. Dışa bağımlılık derinleşecek, halk daha fazla denetim altına girecek. Bu yalnızca bir çevre meselesi değil; aynı zamanda bir ekonomik ve toplumsal yıkımdır. Toprak, Su, Tohum, Ormanlarımız; Bunlar bize atalarımızdan miras değil, çocuklarımızın emanetidir. Bu emaneti korumak hepimizin sorumluluğudur. Bu mesele bir parti ya da ideoloji meselesi değil. Nasıl bir ülkede yaşayacağımızın, gelecek nesillere, nasıl bir gelecek bırakacağımızın meselesidir. Bugün ses çıkarmazsak, yarın çok geç olabilir. Şunu da sormak zorundayız; "ABD'nin yeni başkanı, ilgili kararnameyi imzalarken şu ifadeleri kullandı: "Adil olmayan, tek taraflı Paris iklim dolandırıcılığından derhal çıkıyorum. Çin hiçbir yaptırıma uğramadan çevreyi kirletirken ABD olarak biz kendi sanayimizi sabote etmeyeceğiz” ABD ve daha bir çok ülke bu yasayı kabul etmezken biz neden ve kimin talimatıyla bu yasayı onaylıyoruz?
Torba Yasa’ya karşı çıkmak, geleceği savunmaktır. Kim yoksa, biz varız!
TORBA YASA’YA KARŞI HEP BİRLİKTE DİRENMELİYİZ!
Meclis’e sunulan Torba Yasa teklifi, sadece köylüyü, çiftçiyi ya da meraları değil, hepimizi ilgilendiriyor
Yorumlar




